Yargı Çevresi Dışında Yemin: HMK Madde 236, İstinabe ve SEGBİS Usulü

HMK Madde 236, yemin edecek kişinin davanın görüldüğü mahkemenin yargı çevresi dışında (başka bir ilde) ikamet etmesi halinde uygulanacak yemin usulünü düzenler. Gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere “Yüz yüzden utanır” prensibiyle yemin, kural olarak davanın asıl hâkimi önünde (yüz yüze) edilmesi gereken manevi ağırlığı yüksek bir işlemdir. Ancak kanun koyucu, kişinin başka bir ilde olması durumunda oluşacak seyahat ve masraf zorluklarını gidermek için SEGBİS (ses ve görüntü nakli) veya İstinabe (başka mahkemeden yardım isteme) usulünü öngörmüştür. Bu usullere uyulmadan il dışındaki tarafa doğrudan yemin davetiyesi gönderilmesi, Yargıtay tarafından mutlak bozma sebebi sayılmaktadır.


HMK Madde 236: Kanun Metni

MADDE 236- (1) Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanunun 343 üncü maddesine tekabül etmektedir. Yemin edecek kişinin, yeminin etkisini artırıcı seremoninin oluşacağı ve karşı tarafın veya vekilinin de bulunacağı hüküm mahkemesine, kural olarak gelmesinde, “Yüz yüzden utanır” darb–ı misalinde söylendiği üzere fayda umulmuştur. Ancak bu kişi mahkemenin bulunduğu ilin de dışında ise ve bulunduğu yerden görüntü ve ses nakli mümkün değilse, istisnaen ve istinabe suretiyle yemin eda ettirilecektir. Bulunduğu yerden aynı anda görüntü ve ses nakli mümkün olan yerlerde, yeminin mutlaka hüküm mahkemesi ile kurulacak görüntü ve ses nakli yolu ile yapılması öngörülmüştür. Benzer bir hüküm Federal Almanya Medeni Usul Kanununun 128/A ve 479. paragraflarında da vardır.


Hukuki İncelemeler

Asıl Kural: Yeminin Hüküm Mahkemesinde Edası

Yemin merasiminin asıl yeri, yargılamayı yapan (hüküm verecek olan) mahkemenin salonudur. HMK 236’nın ilk cümlesine göre, kişi davanın görüldüğü yerin “yargı çevresi dışında” (örneğin aynı ilin başka bir ilçesinde veya yakın bir komşu ilde) oturuyor olsa bile, kural olarak yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Hâkimin yüz yüze temas kurması, yalan yere yeminin cezasını bizzat ihtar etmesi ispat hukuku açısından daha etkilidir.

İstisna 1: Başka İlde SEGBİS (Ses ve Görüntü Nakli) ile Yemin

Yemin edecek taraf, mahkemenin bulunduğu il dışında (başka bir şehirde) yaşıyorsa, seyahat külfeti göz önüne alınarak bir istisna getirilmiştir. Bu durumda mahkeme, kişinin bulunduğu ildeki adliyeye müzekkere yazarak, yemin işlemini SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden gerçekleştirir. Kişi kendi ilindeki adliyeye gider, ekrana çıkar; davanın asıl hâkimi ekran üzerinden yemin konusunu açıklar, ihtarını yapar ve HMK 233’teki formülü okutarak yemini icra ettirir.

İstisna 2: SEGBİS Yoksa İstinabe Yoluyla Yemin

Eğer yemin edecek kişinin bulunduğu ilde/ilçede teknik altyapı eksikliği gibi nedenlerle aynı anda ses ve görüntü nakli (SEGBİS) mümkün değilse, en son çare olarak İstinabe usulüne başvurulur. Asıl mahkeme, kişinin bulunduğu yerdeki nöbetçi mahkemeye bir “istinabe talimatı” yazar. Talimatta yemin konusu sorular ve formül yer alır. Kişi o mahkemeye gider ve yemini istinabe olunan yerdeki (başka) hâkimin huzurunda eder. Bu, kanunun öngördüğü en istisnai durumdur.

Avukat Görüşü: Hatalı Tebligat ve Yeminden Kaçınma Riski

Avukatlık pratiğinde mahkemelerin sıkça yaptığı bir hata şudur: Yemin edecek taraf başka bir ilde oturmasına rağmen, mahkeme SEGBİS veya istinabe işlemi yapmadan doğrudan tarafın başka ildeki adresine “duruşma gününde mahkememizde hazır ol, gelmezsen yemin etmiş sayılmazsın (HMK 229)” ihtarlı tebligat gönderir. Taraf o gün uzak ildeki mahkemeye gidemez ve mahkeme “yeminden kaçındı” diyerek aleyhe karar verir. Bu açıkça usule aykırıdır. Başka ilde oturan tarafa SEGBİS veya istinabe davetiyesi çıkarılmadan, doğrudan merkez mahkemeye çağrılması hukuken geçersizdir ve bozma nedenidir (Bkz. aşağıdaki Yargıtay Kararı).


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2015/12538, Karar: 2016/5988 (Başka İlde Oturana Doğrudan Tebligat Yapılamayacağı)

ÖZET: Başka bir ilde ikamet eden tarafa HMK 236 uyarınca SEGBİS veya istinabe yoluyla yemin davetiyesi çıkarılması zorunludur. Mahkemenin bu yasal kurala uymadan kişiye “doğrudan yemin davetiyesi” tebliğ etmesi ve duruşmaya gelmediği için onu “yeminden kaçınmış (ikrar etmiş)” sayması hukuka aykırıdır ve mutlak bozma sebebidir.

Kararın Esası: Yerel mahkemedeki davada, davacı taraf davalıya yemin teklif etmiş; davalı duruşmaya gelmeyip yemine icabet etmediği için mahkemece “iddiaları ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılarak” aleyhine karar verilmiştir. Ancak dosyada davalının ikametgâh adresinin “başka bir ilde” olduğu sabittir.

Yargıtay Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını şu tespitlerle bozmuştur:

  • Davalının adresi başka bir ildedir ve işbu davayı gören mahkemenin yargı çevresi dışında oturmaktadır.
  • HMK’nın 236. maddesi uyarınca, il dışında oturan kişiye (SEGBİS imkanı yoksa) “istinabe yoluyla” yemin teklifinde bulunulması emredici kuraldır.
  • Mahkemece bu emredici hükme uyulmamış, davalıya (bulunduğu ildeki adliyeye gitmesi için değil) doğrudan asıl mahkemeye gelmesi için yemin davetiyesi tebliğ edilmiştir.
  • HMK 236’ya aykırı bu işlem nedeniyle, davalıya “usulünce yemin teklif edildiği” söylenemez. Usulünce tebligat yapılmadığından kişinin yeminden kaçındığı da kabul edilemez. Karar bozulmalıdır.

Pratik Çıkarım: Müvekkiliniz il dışındaysa ve eline doğrudan “Ankara/İstanbul vs. mahkemesine yemin için gelin” yazan bir tebligat ulaştıysa; derhal mahkemeye HMK 236 uyarınca müvekkilin il dışında olduğunu, yemin işleminin SEGBİS veya bulunduğunuz yerdeki mahkeme vasıtasıyla (istinabe) yapılmasını talep eden bir dilekçe sunun.


HMK Madde 236 (Yargı Çevresi Dışında Yemin) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Davam İstanbul’da görülüyor ama ben İzmir’de oturuyorum. Yemin için İstanbul’a gitmek zorunda mıyım?

Hayır. HMK 236 uyarınca davanın görüldüğü ilin (İstanbul) dışında oturduğunuz için İstanbul’a gitmek zorunda değilsiniz. İstanbul’daki mahkeme, İzmir Adliyesine bir yazı (talimat) yazarak yemin işleminizi İzmir’de SEGBİS (kamera) yoluyla veya İzmir’deki bir hâkim huzurunda etmenizi sağlamak zorundadır.

Aynı ilin farklı bir ilçesinde oturuyorum, yine SEGBİS ile yemin edebilir miyim?

Kanuna göre “il dışında oturma” durumu SEGBİS/istinabe için şart koşulmuştur. Aynı il sınırları içindeyseniz (örneğin dava Kartal’da siz Silivri’de oturuyorsanız), kural olarak mahkemeye bizzat gitmeniz gerekir. Ancak çok geçerli bir mazeretiniz (hastalık, ağır ulaşım zorluğu vb.) varsa mahkemenin takdiriyle SEGBİS açılabilir.

Mahkeme il dışında olmama rağmen doğrudan bana tebligat yolladı ve gitmediğim için davayı kaybettim. Ne yapmalıyım?

HMK 236 hükmü ve yerleşik Yargıtay kararları gereğince, il dışında oturan kişiye doğrudan asıl mahkemeye gelmesi için yemin davetiyesi çıkarılamaz. Eğer bu yüzden “yeminden kaçındı” sayılarak dava aleyhinize sonuçlandıysa, bu durum usule aykırı olduğundan İstinaf/Yargıtay aşamasında kararın bozulmasını sağlayabilirsiniz.

İstinabe yoluyla yemin nedir?

Davanızın görüldüğü mahkemenin, sizin bulunduğunuz (ikamet ettiğiniz) yerdeki başka bir mahkemeye yazı yazarak “Benim yerime bu kişiyi çağır ve şu formülü okutarak yemin ettir” demesidir. Bu işlem SEGBİS (kamera sistemi) ile yapılamıyorsa başvurulan hukuki yardımlaşma yöntemidir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.