Sağır ve Dilsizlerin Yemini: HMK Madde 234, İşaret Dili Uzmanı ve Yemin Usulü
HMK Madde 234, engelli bireylerin adalete erişimini ve ispat haklarını güvence altına alan özel bir usul kuralıdır. İşitme veya konuşma engeli bulunan (sağır ve dilsiz) tarafların yemin merasiminin nasıl yapılacağı, kişinin okuma-yazma bilip bilmemesine göre ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur. Bu düzenleme, anayasal bir hak olan “hukuki dinlenilme hakkının” (HMK m.27) en somut yansımalarından biri olup, engelli bireyin yemin metnini tam olarak anlamasını ve kendi vicdani kanaatini hiçbir şüpheye yer bırakmadan mahkemeye aktarabilmesini sağlar. Mahkemelerin bu usule uymadan yaptıracağı işlemler, adil yargılanma hakkının ihlali sayılarak Yargıtay nezdinde bozma sebebi oluşturur.
HMK Madde 234: Kanun Metni
MADDE 234- (1) Okuma ve yazma bilen sağır veya dilsizler, yemin hakkındaki beyanlarını yazıp imzalayarak yemin ederler.
(2) Okuma ve yazma bilmeyen sağır veya dilsizler, işaretlerinden anlayan bir bilirkişi aracılığıyla yemin ederler.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Ceza Muhakemesi Kanununun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasına muvazi olarak, sağır ve dilsizlerin nasıl yemin edeceklerinin açıklanmasında yarar görülmüştür. Sağır ve dilsiz olmadığı hâlde sağır ve dilsizmiş gibi davranıp bu madde çerçevesinde eda olunan yemin dahi, yemini eda eden kişinin iradesinin açıklanması niteliğinde olduğundan, değerinden bir şey kaybetmez.
Hukuki İncelemeler
Okuma ve Yazma Bilen Sağır/Dilsizlerin Yazılı Yemini (HMK 234/1)
Yemin edecek taraf sağır veya dilsiz olmakla birlikte okuma ve yazma biliyorsa, araya herhangi bir tercüman veya bilirkişi sokulmaz. HMK 233’te düzenlenen yemin formülü (“…namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum”) yazılı olarak bir kâğıda dökülür. Taraf, mahkeme huzurunda bu kâğıdı bizzat okur, yemin beyanını yazıyla ifade eder ve altını imzalar. Bu işlem tutanağa geçirilir ve imzalanan yemin metni dosya arasına alınır.
Okuma ve Yazma Bilmeyenler İçin İşaret Dili Uzmanı Zorunluluğu (HMK 234/2)
Taraf hem sağır/dilsiz hem de okuma-yazma bilmiyorsa, yeminin anlam ve öneminin ona aktarılması ve onun vicdani beyanının mahkemeye yansıtılması ancak “işaret dili” ile mümkündür. Bu durumda mahkeme, tarafın işaretlerinden anlayan (genellikle adli yargı adalet komisyonu bilirkişi listesinde kayıtlı bir işaret dili tercümanını) bilirkişi olarak atar. Bilirkişi önce mahkemenin yemin ihtarını tarafa işaret diliyle aktarır, ardından tarafın işaret diliyle verdiği yemin beyanını mahkemeye sözlü olarak tercüme eder. Bilirkişinin yemin merasimindeki rolü tutanağa açıkça yazılmalıdır.
Sağır ve Dilsiz Taklidi Yaparak Yemin Etmenin Geçerliliği
Madde gerekçesinde son derece ilginç ve spesifik bir hukuki duruma dikkat çekilmiştir: Bir kişi gerçekte sağır veya dilsiz olmadığı halde, mahkemeyi yanıltarak sağır ve dilsizmiş gibi davranır ve HMK 234 kapsamında (yazarak veya bilirkişi aracılığıyla) yemin ederse ne olur? Gerekçeye göre bu yemin geçerlidir ve değerinden hiçbir şey kaybetmez. Çünkü kişi hangi yolla olursa olsun (yazıyla veya işaretle) kendi iradesini açıklamış ve yemin formülünü kabul etmiştir. Yalan yere yemin etmişse, cezai sorumluluğu aynen devam eder.
Avukat Görüşü: Bilirkişinin Tarafsızlığı ve Masrafı
HMK 234/2 kapsamında atanacak bilirkişinin (işaret dili uzmanı) tarafsızlığı hayati önem taşır. Yemin edecek tarafın kendi akrabası veya yakını bilirkişi olarak atanamaz; zira tercümenin doğru yapılıp yapılmadığını mahkemenin denetleme imkanı yoktur. Avukat olarak karşı taraf yemin ederken tercüman atanacaksa, tercümanın resmi yeminli tercüman veya bilirkişi listesinden seçilmesini talep edin. Ayrıca, bu bilirkişinin ücreti bir “yargılama gideri” olup, yemin deliline dayanan (yemin teklif eden) tarafça avans olarak dosyaya yatırılmalıdır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas: 2015/5355, Karar: 2016/20276 (Sağır ve Dilsizlerin Yemini ve Hukuki Dinlenilme Hakkı)
ÖZET: Sağır veya dilsiz olan tarafa, HMK 234’te belirtilen okuma-yazma durumu tespit edilmeden ve gerekiyorsa işaret dili uzmanı (bilirkişi) atanmadan yemin teklif edilmesi veya yemin ettirilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılarak bozma nedeni oluşturur.
Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Yargıtay, engelli bireylerin taraf olduğu hukuk davalarında ispat araçlarının kullanılmasını doğrudan Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK m.27) ve Anayasa m.36 kapsamındaki Adil Yargılanma Hakkı çerçevesinde değerlendirmektedir. Bu içtihat çerçevesinde:
- Mahkeme, yemin edecek tarafın sağır veya dilsiz olduğunu tespit ettiğinde, ilk olarak kişinin “okuma ve yazma” bilip bilmediğini saptamak zorundadır.
- Okuma yazma bilmiyorsa, mahkemenin re’sen (kendiliğinden) bir işaret dili bilirkişisi çağırması emredici bir kuraldır.
- Bilirkişi hazır edilmeden veya yemin metni usulüne uygun şekilde yazılı olarak imzalatılmadan “yeminden kaçınmış (ikrar etmiş) sayılmasına” karar verilmesi, hukuka aykırıdır ve ağır bir usul hatasıdır.
Pratik Çıkarım: Müvekkiliniz sağır veya dilsiz ise ve karşı taraf yemin teklif etmişse, duruşmadan önce mutlaka mahkemeye müvekkilinizin durumunu (okuma yazma bilip bilmediğini) bildiren bir dilekçe sunun ve gerekiyorsa işaret dili bilirkişisi hazır edilmesini talep edin. Aksi takdirde, meramını anlatamayan müvekkiliniz sırf usuli eksiklikler nedeniyle yeminden kaçınmış sayılarak davayı kaybedebilir.
HMK Madde 234 (Sağır ve Dilsizlerin Yemini) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Sağır ve dilsiz bir kişi mahkemede nasıl yemin eder?
Bu durum kişinin okuma yazma bilip bilmediğine göre değişir. Okuma yazma biliyorsa yemin beyanını bir kağıda yazar ve imzalar (HMK 234/1). Eğer okuma yazma bilmiyorsa, mahkemenin atayacağı ve işaret dilinden anlayan bir bilirkişi (tercüman) aracılığıyla yemin eder (HMK 234/2).
Okuma yazma bilmeyen sağır ve dilsizler için tercüman ücretini kim öder?
Yemin delili, kural olarak yemin teklif eden tarafın başvurduğu bir ispat aracıdır. Bu nedenle, işaret dili bilirkişisinin ücreti (HMK 324 uyarınca delil avansı olarak), yemin deliline dayanan yani yemin teklif eden tarafça ödenmelidir.
Sağır ve dilsiz birine akrabası tercümanlık (bilirkişilik) yapabilir mi?
Kural olarak hayır. Mahkemede yapılacak tercümenin objektif ve tarafsız olması esastır. Bu nedenle mahkeme, adalet komisyonu listesinde kayıtlı resmi bir işaret dili uzmanını bilirkişi olarak atamalıdır. Akrabaların veya menfaat bağı olan kişilerin tercümanlığına itiraz edilmelidir.
Gerçekte sağır/dilsiz olmayan biri taklit yaparak yemin ederse ne olur?
HMK 234 gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, kişi yalan söyleyerek sağır veya dilsiz taklidi yapsa ve yazarak veya işaret diliyle yemin etse dahi, bu yemin hukuken geçerlidir. Kişi kendi iradesini bir şekilde açıklamıştır ve yeminin ispat gücü doğar. Ancak kişinin yalan söylediği (taklit yaptığı) anlaşılırsa, mahkemeyi yanıltmaktan ve yalan beyandan dolayı ayrıca yasal işlem yapılabilir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.