Yemini Yerine Getirecek Kimseler: HMK Madde 232, Tüzel Kişi Adına Yemin ve Yargıtay İçtihatları
Yemin serisinin önceki maddelerinde (HMK 225-231) yeminin konusu, yasak alanları, teklif usulü, iade mekanizması, yeminden kaçınmanın sonuçları ve ölüm/ehliyet kaybı halleri incelenmişti. HMK Madde 232 ise pratikte en çok sorun çıkaran konulardan birini düzenler: Yemini kimin yerine getireceği. Gerçek kişilerde cevap açıktır — tarafın kendisi. Ancak davada taraf bir şirket, dernek veya vakıf (tüzel kişi) ise, ya da taraf küçük veya kısıtlı bir kişi ise, yemini kim eda edecektir? Madde, bu soruya üç fıkralı net bir cevap verir ve özellikle tüzel kişilerde “hangi temsilcinin, hangi tarihteki temsilcinin” yemin edeceği konusunda Yargıtay’ın son derece öğretici kararlarıyla pekiştirilmiştir.
HMK Madde 232: Kanun Metni
MADDE 232- (1) Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur.
(2) Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir.
(3) Ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinde olduğu gibi yeminin teklif olunacağı kimselerle, iade veya eda edecek kimseler gösterilmiştir.
Birinci fıkra, yeminin tarafa teklif olunabileceğini ve ancak onun tarafından iade veya reddolunabileceğini ortaya koymaktadır. Daha başka bir ifade ile, dava ve taraf ehliyeti olan veya bunların kanunî temsilcisi bulunan gerçek kişiler yemine muhatap olacaktır. Akdî temsilci olan vekil (avukat) yemini ret veya eda edemez.
Tüzel kişiler ise temsile yetkili organları tarafından davada temsil olunabilecek, yemin, tüzel kişi adına temsile yetkili organ durumunda olan gerçek kişi tarafından iade veya eda edilecektir. “Kanunî mümessil” kavramını, tüzel kişiler bakımından, istisnaları dışında organ olarak anlamak gerekir. Organların ne olduğu ve bunların yetkisi ve usul işlemlerini ne suretle yerine getirecekleri ise zaten ilgili kanunlarda düzenlenmiştir. Bu kanunî bir durumdur. Hem dernekler bakımından, hem ticaret şirketleri bakımından ve özellikle bu konuda en çok problem çıkan, ayrı kanunları olan bankalar bakımından, temsil ve idareye kimin yetkili olduğu kanun tarafından düzenlenmiştir. Öte yandan, özellikle teklif edilen yemini kabul ve eda etmek, aynı zamanda tüzel kişilik bakımından bir usulî işlemin yapılmasıdır. Bu usulî işlemin yapılabilmesi, tüzel kişiliği de etkileyecek ve hatta bağlayacak bir beyanda bulunması için bunun kanundan ve (eğer bu şirketse) esas mukaveleden yetki alması gerekir.
Birden çok kişinin tüzel kişiyi temsile yetkili olması ve yetkili kimselerin biri diğerinden başka beyanda bulunması hâlinde, yeminin iade edilmiş veya yerine getirilmiş sayılıp sayılmayacağı maddî hukuk meselesi olarak çözümlenecektir.
Yetkisi olmayan bir kimsenin, her ne nam altında olursa olsun, şirketi, tüzel kişiyi bağlayacak şekilde bir beyanda bulunması tüzel kişi teorisine ve organ kavramına uygun değildir. Bir gün önce değişmiş olsa bile organ kavramından anlaşılan, yemine ait işlemin yapıldığı anda görevdeki organdır.
Görevdeki organın temsil ettiği zamanın dışında yapılmış bir işlem bakımında dahi bunda tereddüt edilmemek gerekir. Zira yemin teklif ve eda edildiği anda, temsil yetkisi olanlar da, temsil yetkisinin doğal gereği olarak, vakıa hakkında bilgi sahibi olmuş bulunacaklarından, böylece “Yeminin konusu” kenar başlıklı maddenin ikinci cümlesi şartları oluşmuş bulunacaktır.
Sınırlı ehliyetliler ise bizzat dava ehliyetine sahip oldukları hâllerde, tam ehliyetliler gibi işlem yapacaklarından, bu konularda işlem ehliyetleri de tamdır. Bu gibi kişiler bakımından ikinci fıkranın uygulanamayacağına üçüncü fıkrada açıklık getirilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Birinci Fıkra — Temel Kural: Yemin Tarafa Teklif Edilir, Avukat Yemin Edemez (HMK 232/1)
HMK 232/1, yemin müessesesinin en temel kuralını yineler: Yemin, ancak tarafa teklif edilir ve ancak tarafça eda veya iade edilir. Avukat (akdi temsilci/vekil), müvekkili adına yemin edemez, yemini kabul veya iade edemez. Bu kural, yeminin kişiye sıkı sıkıya bağlı, vicdani nitelikte bir delil olmasından kaynaklanır — tarafın vicdanını ortaya koyan bir beyanı, başkasının yerine yapması mümkün değildir. Avukatın rolü, yemin teklifinin usulüne uygun yapılmasını sağlamak, yemin metnini hazırlamak ve müvekkilini yemin duruşmasına hazırlamakla sınırlıdır.
İkinci Fıkra — Tüzel Kişi ve Kanuni Mümessil Adına Yemin (HMK 232/2)
Tüzel kişiler (anonim şirket, limited şirket, dernek, vakıf, kooperatif vb.) soyut bir hukuki varlık olduğundan, bizzat yemin etmeleri fiziken mümkün değildir. Bu nedenle HMK 232/2, tüzel kişi adına yemini eda veya iade edecek kişiyi belirler: Tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ. Aynı şekilde, ergin olmayan (küçük) veya kısıtlı bir kişi tarafsa, onlar adına kanuni mümessil (veli veya vasi) yemin eder.
Kritik Soru: Hangi Tarihteki Temsilci? Uygulamada en çok tartışılan husus budur. Yemin konusu işlem 2018’de yapılmış ancak yemin teklifi 2024’te yapılmışsa, 2018’deki eski temsilci mi yoksa 2024’teki mevcut temsilci mi yemin edecektir? Yargıtay’ın cevabı nettir: Yemin teklif edildiği tarihteki (mevcut) temsilci yemin eder. Madde gerekçesi de bunu doğrular: “Yemin teklif ve eda edildiği anda, temsil yetkisi olanlar da, temsil yetkisinin doğal gereği olarak, vakıa hakkında bilgi sahibi olmuş bulunacaklardır.”
Birlikte Temsil Halinde Tüm Temsilcilerin Yemin Etmesi Zorunluluğu
Şirket esas sözleşmesinde veya kanuni düzenlemede “birlikte temsil” yetkisi öngörülmüşse (örneğin iki müdürün birlikte imza atması gereken bir limited şirkette), tüzel kişi adına yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili tüm kişilerin yemin etmesi zorunludur. Temsilcilerden yalnızca birinin yemin etmesi, tüzel kişiyi bağlamaz. Madde gerekçesinde de bu husus açıkça belirtilmiştir: “Birden çok kişinin tüzel kişiyi temsile yetkili olması ve yetkili kimselerin biri diğerinden başka beyanda bulunması hâlinde, yeminin iade edilmiş veya yerine getirilmiş sayılıp sayılmayacağı maddî hukuk meselesi olarak çözümlenecektir.”
Avukat Görüşü: Tüzel Kişiye Yemin Teklif Ederken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Tüzel kişi tarafına (şirket, dernek vb.) yemin teklif eden avukat olarak şu hususları mutlaka denetleyin:
- Güncel ticaret sicil kayıtlarını çekin. Yemin teklif ettiğiniz tarihte şirketi kimin temsile yetkili olduğunu ticaret sicil müdürlüğünden teyit edin. Eski temsilci yemin ederse, Yargıtay bu yemini “yok hükmünde” sayar.
- Birlikte temsil var mı kontrol edin. Şirket, iki kişinin birlikte imzasıyla temsil ediliyorsa, ikisinin de duruşmada hazır bulunarak birlikte yemin etmesi gerekir.
- Yetkisiz kişinin yemini yok hükmündedir. Temsil yetkisi olmayan bir kişinin şirket adına yemin etmesi, tüzel kişiyi bağlamaz ve o yemin “yok hükmünde” sayılır.
Karşı tarafta tüzel kişiye yemin teklif edilen avukat ise, müvekkili olan şirketin yetkili temsilcisini duruşmaya hazırlamalı, temsilcinin temsil yetkisini belgeleyen güncel ticaret sicil gazetesi örneğini dosyaya sunmalıdır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2018/5851, Karar: 2018/9308 (Tüzel Kişi Adına Yemin Edecek Kişinin Yemin Tarihindeki Yetkili Temsilci Olması Gerektiği)
ÖZET: İstirdat ve menfi tespit davasında, tüzel kişi (şirket) adına yemini eda edecek kişinin, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki eski temsilci değil, yemin teklif edildiği tarihteki yetkili temsilci olması gerektiğine; yetkisiz kişinin eda ettiği yeminin yok hükmünde olduğuna dair emsal karar.
Kararın Esası: Davacı, davalı şirketin faturaya dayalı icra takibi yaptığını, icra tehdidi altında borcu kısmen ödediğini ve gerçekte borçlu olmadığını ileri sürerek istirdat ve menfi tespit davası açmıştır. Yargılama sırasında davalı tarafa yemin teklif hakkı hatırlatılmış, davalı da davacı şirkete yemin teklif etmiştir. Davacı şirketin “eski temsilcisi” olduğunu beyan eden bir kişi talimat mahkemesinde yemini eda etmiştir. Ancak dosyaya gelen ticaret sicil yazısında, yemin tarihinde şirket müdürü olarak başka bir kişinin atanmış olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, şu gerekçelerle kararı bozmuştur:
- HMK 232/2 uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir.
- Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki temsilci değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir.
- Birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde, yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur.
- Somut olayda, yemin tarihinde şirketi temsile yetkili olmayan eski temsilcinin eda ettiği yemin yok hükmündedir ve bu yemine dayanılarak hüküm kurulamaz.
- Mahkemece, davacı şirketin yemin teklif edildiği tarihteki yetkili temsilcisi tespit edilerek, bu temsilciye usulüne uygun olarak yemin yaptırılması gerekirdi.
Pratik Çıkarım: Tüzel kişi adına yemin ettirilirken, yemin duruşmasından önce mutlaka güncel ticaret sicil kayıtlarından şirketi kimin temsile yetkili olduğunu teyit edin. Eski temsilcinin veya yetkisiz bir kişinin yemin etmesi tüzel kişiyi bağlamaz; Yargıtay bu yemini “yok hükmünde” sayarak kararı bozar. Birlikte temsil halinde ise tüm yetkili temsilcilerin birlikte yemin etmesi şarttır.
HMK Madde 232 (Yemini Yerine Getirecek Kimseler) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Avukatım benim yerime yemin edebilir mi?
Kesinlikle hayır. HMK 232/1 gereğince yemin ancak tarafça eda veya iade edilir. Avukat (akdi temsilci/vekil), müvekkili adına yemin edemez. Yemin, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir usul işlemidir ve bizzat tarafın şahsen eda etmesi gerekir. Avukatın görevi, yemin metnini hazırlamak ve müvekkilini duruşmaya hazırlamakla sınırlıdır.
Şirketimize yemin teklif edildi, şirket adına kim yemin edecek?
HMK 232/2 gereğince, şirketinizi temsile yetkili organ üyesi (örneğin limited şirketlerde şirket müdürü, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi) yemin eder. Yargıtay’a göre bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki eski temsilci değil, yemin teklif edildiği tarihteki güncel temsilcidir. Birlikte temsil yetkisi varsa, tüm yetkili temsilcilerin birlikte yemin etmesi zorunludur.
Küçük çocuğum adına dava var, yemin nasıl edilecek?
Ergin olmayan (18 yaşından küçük) çocuğunuz tarafsa, HMK 232/2 gereğince kanuni mümessili olan veli (anne veya baba) onun adına yemin eder. Ancak HMK 232/3’e göre, kanunun ergin olmayan kişiye bizzat dava hakkı tanıdığı hallerde (örneğin 16 yaşını doldurmuş ve mahkemece ergin kılınmış kişi), bu kural uygulanmaz ve kişi bizzat kendisi yemin eder.
Eski şirket müdürü yemin etti, bu yemin geçerli mi?
Eğer yemin tarihinde o kişi artık şirketi temsile yetkili değilse, hayır. Yargıtay 3. HD 2018/9308 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, yetkisiz kişinin tüzel kişi adına eda ettiği yemin yok hükmündedir ve bu yemine dayanılarak karar verilemez. Mahkemece yemin tarihindeki yetkili temsilciye yeniden yemin yaptırılması gerekir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.