Ölüm veya Fiil Ehliyetinin Kaybı: HMK Madde 231, Yeminin Akıbeti ve Mirasçılara Yemin Teklifi
Yemin, bizzat tarafın şahsen eda etmesi gereken, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir usul işlemidir. Bir başkasının — avukatın veya temsilcinin — taraf adına yemin etmesi mümkün değildir. Peki, yemin teklif edilen taraf yemini eda etmeden önce ölürse veya akıl hastalığı nedeniyle fiil ehliyetini kaybederse ne olacaktır? HMK Madde 231, bu olağanüstü ve nadir durumu düzenler: Yemin edecek gerçek kişi, yeminden önce ölür veya fiil ehliyetini kaybederse, yemin teklifi hiç yapılmamış sayılır. Taraflardan birinin ölümü veya ehliyetsizliği, yemin teklifini ortadan kaldırır; ancak bu durum davayı sona erdirmez — yemin teklif eden taraf, yeni muhataba (mirasçılara veya yasal temsilciye) yeniden yemin teklif edebilir.
HMK Madde 231: Kanun Metni
MADDE 231- (1) Yemin edecek taraf gerçek kişi olup, yeminden evvel ölür veya fiil ehliyetini kaybederse yemin teklif edilmemiş sayılır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde 1086 sayılı Kanunun 338 inci maddesindeki hükme tekabül etmektedir. Gerçek kişi olan tarafın, yemin teklifi ile iadesi veya edası arasındaki dönemde ölümü ya da fiil ehliyetini kayıp etmesi hâlinde durumun ne olacağı açıklığa kavuşturulmaktadır. Ölüm veya fiil ehliyetini kayıp etme gerçek kişilere mahsus hâllerden olduğundan, madde tüzel kişi olan tarafa uygulanamaz.
Hukuki İncelemeler
“Yemin Teklif Edilmemiş Sayılır” Kuralının Hukuki Mantığı
Yemin, vicdani bir delildir ve kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Kişi, kendi bilgi alanında olan ve bizzat kendisinden kaynaklanan vakıalar hakkında “Vallahi…” diyerek vicdanını ortaya koyar. Eğer bu kişi ölmüşse veya akıl hastalığı nedeniyle ayırt etme gücünü kaybetmişse, artık vicdanı ortaya koyacak bir özne kalmamıştır. Bu nedenle kanun koyucu, yemin teklifini “hiç yapılmamış” saymak zorundadır. Ölmüş veya akıl sağlığını yitirmiş bir kişinin yerine bir başkasının yemin etmesi, yeminin doğasına aykırıdır; yeminden kaçınmanın sonucu olan “ikrar sayılma” (HMK 229) ise, vicdani bir tercih yapamayacak durumda olan kişiye uygulanamaz. Madde, adaletin temel bir gereğini yerine getirir: Kimse, irade beyanında bulunamayacağı bir konuda hukuki yaptırıma maruz bırakılamaz.
Maddenin Kapsamı: Yalnızca Gerçek Kişiler ve “Yeminden Evvel” Şartı
HMK 231, iki kritik kapsam sınırlaması içerir:
- Gerçek kişi: Madde açıkça “gerçek kişi” demektedir. Tüzel kişiler (şirketler, dernekler, vakıflar vb.) ölmez veya fiil ehliyetini kaybetmez; tüzel kişiliğin sona ermesi farklı usul hükümlerine tabidir. Tüzel kişi adına yemin edecek organ temsilcisi ölürse, tüzel kişi yeni bir temsilci atar ve yemin prosedürü devam eder.
- Yeminden evvel: Ölüm veya ehliyet kaybı, yeminin eda edilmesinden önce gerçekleşmelidir. Eğer taraf yemini zaten eda etmişse (yemin etmişse) ve ardından ölmüşse, o yemin geçerliliğini korur ve hüküm o yemine göre kurulur. Kritik olan an, yeminin eda edilip edilmediği anıdır.
Tarafın Ölümü Halinde Mirasçılara Yeniden Yemin Teklifi
HMK 231, yemin teklifini ortadan kaldırır ancak davayı sona erdirmez. Yemin edecek tarafın ölümü halinde dava, TMK m. 28 ve HMK m. 55 gereğince mirasçıları tarafından (veya mirasçılara karşı) sürdürülür. Bu durumda yemin teklif eden taraf, mirasçılara yeniden yemin teklif edebilir. Ancak burada önemli bir nüans vardır: Mirasçılara teklif edilecek yemin, HMK 225 uyarınca ancak mirasçıların “kendisinden kaynaklanan” veya “bildiği” vakıalar hakkında olabilir. Murisin (ölen kişinin) bizzat yaptığı bir işlem hakkında mirasçılara yemin teklif edilemez — çünkü mirasçılar o işlemi bilmeyebilirler. Ancak HMK 225/1’in son cümlesine göre “Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır”; bu nedenle mirasçı, murisin o işlemi yaptığını biliyorsa, bu bilme hali onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır ve yemin konusu yapılabilir.
Uzman Avukat Görüşü: Fiil Ehliyeti Kaybının Tespiti ve Pratikte Karşılaşılan Sorunlar
Avukatlık pratiğinde ölüm hali açıktır; ancak “fiil ehliyetinin kaybı” daha karmaşık sorunlar doğurur. Tarafın yargılama sırasında Alzheimer, demans veya ağır psikiyatrik bir hastalığa yakalanması halinde fiil ehliyetini kaybedip kaybetmediği bir maddi vakıa meselesidir ve tıbbi raporlarla tespit edilmelidir. Uygulamada karşılaşılan senaryolar:
- Vesayet kararı varsa: Taraf hakkında sulh hukuk mahkemesince vesayet kararı verilmişse, fiil ehliyetini kaybettiği kesindir. Bu durumda yemin teklifi düşer ve vasi, tarafın yerine davayı sürdürür. Vasiye, ancak vasinin bilgi alanındaki vakıalar hakkında yemin teklif edilebilir.
- Vesayet kararı yoksa ama şüphe varsa: Yemin duruşmasında tarafın davranışlarından fiil ehliyetini kaybettiği şüphesi doğarsa, hâkim durumu tespit ettirmeli ve gerekirse Adli Tıp Kurumu’ndan rapor almalıdır.
- Geçici ehliyet kaybı (koma, yoğun bakım): Tarafın geçici olarak bilinç kaybı yaşaması halinde, yemin duruşması ertelenir ve iyileşmesi beklenir. Kalıcı kayıp değilse HMK 231 uygulanmaz.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2023/1252, Karar: 2023/1109 (Yemin Edecek Tarafın Ölümü Halinde Mirasçılara Yeniden Yemin Teklifi Yapılabileceği)
ÖZET: Yemin edecek tarafın yeminden önce ölmesi halinde, HMK 231 gereğince yemin teklifi “hiç yapılmamış” sayılır. Ancak bu durum, yemin teklif eden tarafın ispat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Yemin teklif eden taraf, davayı devralacak mirasçılara — HMK 225 uyarınca mirasçıların bilgi alanındaki vakıalarla sınırlı olmak kaydıyla — yeniden yemin teklif edebilir.
Kararın Esası: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yemin teklif edilen tarafın yargılama sırasında ölmesi halinde şu ilkeleri ortaya koymuştur:
- HMK 231 gereğince önceki yemin teklifi kendiliğinden düşer ve hiç yapılmamış sayılır.
- Murisin (ölen tarafın) mirasçıları HMK 55 gereğince davaya dahil edilir.
- Yemin teklif eden taraf, mirasçılara yeniden yemin teklif edebilir. Ancak yeni yemin teklifinin konusu, mirasçıların bizzat bildiği vakıalarla sınırlıdır (HMK 225/1 son cümle).
- Mirasçı, murisin eylemini bizzat bilmiyorsa, o vakıa hakkında mirasçıya yemin teklif edilemez.
- Mahkemenin, mirasçılara yemin teklif edilip edilemeyeceğini HMK 225 ve 230 çerçevesinde titizlikle denetlemesi gerekir.
Pratik Çıkarım: Yemin teklif ettiğiniz taraf yargılama sırasında vefat ederse, panik yapmayın. Yemin teklifiniz düşer ama ispat hakkınız devam eder. Davayı devralacak mirasçılara yeniden yemin teklif edebilirsiniz — yeter ki yemin konusu vakıa, mirasçının bilgi alanında olsun. Bu nedenle, mirasçılara yönelik yemin metnini HMK 225/1 son cümle (“bilme = kendisinden kaynaklanan vakıa”) çerçevesinde özenle hazırlayın.
HMK Madde 231 (Ölüm veya Fiil Ehliyetinin Kaybı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yemin teklif ettiğim kişi öldü, dava da mı sona erer?
Hayır. Yemin teklifiniz HMK 231 gereğince düşer (hiç yapılmamış sayılır), ancak dava sona ermez. HMK 55 uyarınca ölen tarafın mirasçıları davaya dahil edilir ve yargılama devam eder. Mirasçılara yeniden yemin teklif edebilir veya başka delillere başvurabilirsiniz.
Şirket (Tüzel Kişi) adına yemin edecek yönetim kurulu başkanı öldü, HMK 231 uygulanır mı?
Hayır. HMK 231 açıkça yalnızca gerçek kişilere uygulanır. Tüzel kişiliğin temsilcisi ölürse, tüzel kişi yeni bir temsilci (organ üyesi) atar ve yemin prosedürü bu yeni temsilci aracılığıyla devam eder. Yemin teklifi düşmez.
Karşı taraf yemin etmeden önce kısıtlandı (vesayet altına alındı). Vasisi onun yerine yemin edebilir mi?
Doğrudan murisin bizzat yaptığı bir eylem hakkında vasi yemin edemez; çünkü vasi o eylemi şahsen yapmamıştır. Ancak vasi, kısıtlının işlemlerinden bizzat haberdar olduğu (bildiği) vakıalar hakkında HMK 225/1 son cümle kapsamında yemin edebilir. Bu durum her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Taraf yemin etti ve ardından öldü. Yemin geçerli mi?
Evet. HMK 231, yeminin “yeminden evvel” gerçekleşen ölüm veya ehliyet kaybı halini düzenler. Taraf yemini zaten eda etmişse, yemin kesin delil olarak geçerliliğini korur ve mahkeme bu yemine göre hüküm kurar. Sonradan gerçekleşen ölüm, eda edilmiş yemini etkilemez.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.