Merci Tayininde İnceleme Usulü: HMK Madde 23 Kararlarının Bağlayıcılığı
Hukuk sistemimizde mahkemeler arasındaki en inatçı savaşlar genellikle “Bu davaya sen bakacaksın” şeklindeki görev ve yetki uyuşmazlıklarında yaşanır. Kilitlenen bu düğümü Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtay, HMK Madde 23 uyarınca kural olarak duruşma dahi açmadan, masasında (dosya üzerinden) çözüme kavuşturur. Ancak maddenin asıl vurucu tarafı ikinci fıkrasında yer alır. Yargıtay (yahut BAM) dosya üzerinden inceleyip “Davaya A Mahkemesi bakacak” dediğinde yasa, o mahkemenin elini kolunu bağlar. A Mahkemesinin artık “Hayır, bence B Mahkemesi görevlidir” şeklindeki tüm direniş yolları kapanmıştır. Verilen karar mutlaktır, tartışılamaz ve o mahkeme mecburen uyuşmazlığın esasına girip davayı görmek zorundadır.
HMK Madde 23: Kanun Metni
(1) Yargı yerinin belirlenmesine ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılabilir.
(2) Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Yargı yeri belirlemesinin usulü ve bölge adliye mahkemesinin yahut Yargıtay’ın göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararın etkisi ve sonucu düzenlenmiştir. Buna göre, yargı yeri belirlenmesi, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından dosya üzerinden yapılabileceği gibi, gerekli görülürse, duruşma yapılarak incelenmesi de mümkündür. İkinci fıkraya göre, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemeleri için, bölge adliye mahkemeleri için de Yargıtay tarafından verilen yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlarla, kanun yolu incelemesi sonucu kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya bu karardan sonra bakacak mahkemeyi bağlar. Bu mahkeme, tekrar görevsizlik veya yetkisizlik kararı veremez.
Hukuki İncelemeler
“Mahkemeyi Bağlar” Kuralı Ne Anlama Geliyor?
Alt derece mahkemeleri genellikle üst derece mahkemelerinin bozma kararlarına karşı “Direnme (eski kararında ısrar etme)” kararı verebilirler. Ancak ortada HMK 23/2 kapsamında bir yargı yeri belirleme (merci tayini) kararı varsa veya bir görevsizlik kararı Yargıtay/BAM denetiminden geçerek onanmışsa, dosyanın geldiği yeni mahkemenin direnme hakkı yoktur. Mahkemenin esastan duruşma açıp tahkikata başlaması şarttır. Mahkemenin, “Ben Fikri Sınai Haklar Mahkemesi değilim” veya “Bu ticaret davasıdır” diyerek ikinci bir görevsizlik kararı (pinpon topu gibi dosyayı iade etme) işlemi usule fahiş derecede aykırıdır.
Avukat Görüşü: Üst Derece Denetiminden Geçmeyen Kararların Farkı
Uygulamada karıştırılan en önemli husus: M. 23 kapsamındaki “tam bağlayıcılık”, yalnızca Yargıtay/BAM’ın sürece dokunduğu hallerde geçerlidir. A Mahkemesi görevsizlik verip dosyayı B Mahkemesi’ne gönderdiğinde; eğer A Mahkemesinin bu kararı “tarafların istinaf/temyiz hakkını kullanmaması” suretiyle kesinleşmişse (yani üst mahkeme incelememişse), dosyayı alan B Mahkemesi bu görevsizlik kararıyla bağlı değildir. B Mahkemesi kendi incelemesini yapar ve pekala o da “A Mahkemesi yanılmış, benim görevim değil” diyerek karşı görevsizlik kararı verebilir (İşte bu durum olumsuz görev uyuşmazlığı yaratır). Ancak A Mahkemesinin görevsizlik kararı İstinaf/Temyiz makamınca incelenip onanmışsa, B mahkemesi eli kolu bağlı olarak davaya bakmak zorundadır (Aşağıdaki 6. HD Kararı bunu çok net açıklamaktadır).
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay içtihatları, mevcut mevzuat metinlerinde sıklıkla atıf alan usul hukuku kararlarının özetleridir. Yasal sınırların çizilmesinde emsal teşkil ederler.)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/6939 E. , 2016/7472 K.
ÖZET (Yargıtay’ca Onanan Görevsizlik Kararının Tam Bağlayıcılığı): Alacak takibine ilişkin itirazın iptali davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevsizlik vererek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar temyiz edilmiş ve Yargıtay tarafından incelemeden geçip Onanmıştır. Dosya kendisine gelen Asliye Hukuk Mahkemesi ise dosyayı inceledikten sonra “Sınai mülkiyet var” diyerek “Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi”nin görevli olduğuna hükmedip yeniden görevsizlik kararı vermiştir. Yargıtay derhal bozmuştur: Bir mahkemenin görevsizlik kararı Yargıtay/BAM onamasından geçmişse, görevli sayılan mahkeme HMK m. 23/2 gereğince bu kararla kesinkes bağlıdır. “Görevsizlik veremez, işin esasına girmek zorundadır”.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/7857 E. , 2018/1437 K.
ÖZET (Merci Tayini Sonrası Direnme ve İade Yasağı): Bir kayyım atanması davasında iki mahkemenin karşılıklı yetkisizlik vermesi üzerine konu Yargıtay merci tayinine gitmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığı inceleyerek “4. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir” kararını vermiştir. Ancak Yargıtay kararından sonra dosya önüne gelen 4. Sulh Hukuk Mahkemesi bu bağlayıcı karara uymayarak skandal şekilde “tekrar yetkisizlik kararı” vermiştir. Yargıtay, merci tayini kararlarının HMK 23/2 çerçevesindeki mutlak bağlayıcılık ilkesini hatırlatarak kararı usulden bozmuş ve derhal delillerin toplanarak esastan hüküm tesisi için dosyayı iade etmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2014/10579 E. , 2014/11940 K.
ÖZET (Üst Merci Onamasından Geçmeyen Görevsizlik Kararı Bağlayıcı Değildir): Paylı mülkiyette izinsiz kira sözleşmesi nedeniyle açılan müdahalenin men’i davasıdır. Asliye Hukuk Mahkemesi, “Bu kira uyuşmazlığıdır” diyerek Sulh Hukuk görevlidir gerekçesiyle görevsizlik vermiştir. Bu görevsizlik kararı kimse tarafından temyiz edilmeden direkt kesinleşmiştir. Dosya kendisine gelen Sulh Hukuk Mahkemesi, gelen bu kararla yetinip davayı bağlayıcı zannederek işin esasına girmiş ve kabul kararı vermiştir. Yargıtay kararı bozmuştur: Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı Yargıtay denetiminden geçmediği için Sulh Hukuk Mahkemesini bağlamaz. Arada geçersiz sözleşme olduğu için asıl görevli Asliye Hukuktur. Sulh hukuk mahkemesi “görevden red” (karşı görevsizlik) kararı vermek zorundadır.
HMK Madde 23 Sıkça Sorulan Sorular
Hakimin yargı yeri belirlenirken tarafları duruşmaya çağırıp dinlemesi zorunlu mu?
Hayır. HMK 23/1. fıkra uyuşmazlığın hızlı çözümlenmesi için merci tayininin kural olarak sadece “dosya üzerinden” incelenmesine imkân vermektedir. Hakim, gerekçeli kararlar ve itiraz dilekçelerini evrak üzerinden okuyarak nihai kararı verir. Yine de çok istisnai kilitlenmelerde hakimin duruşma açma takdiri vardır.
BAM hakkımdaki görevli mahkemeyi belirledi ancak ben emsal Yargıtay kararlarına dayanarak yeni mahkemenin ticari sıfatı olmadığını ispat edebilirim. Yeni kurulan mahkemede tekrar görev itirazında bulunabilir miyim?
Bulunabilirsiniz ama mahkeme dinleyemez. HMK 23/2 gereğince, üst dereceden geçen yetki ve görev tayinleri (ister onama yoluyla ister merci tayini yoluyla olsun) yargılamayı yürütecek hakimi bağlar. Hakim, siz haklı bile olsanız, “Fakat Yargıtay veya BAM benim görevli olduğuma kanaat getirdi, ben bunu çiğneyemem” diyerek esasa devam eylemek zorundadır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.