Yemine Davet: HMK Madde 228, Davetiye Usulü, İhtar Zorunluluğu ve Yargıtay Uygulaması
Yemin müessesesinde, yemin teklif edilen tarafın duruşmada bizzat hazır bulunması her zaman mümkün olmayabilir. Taraf başka bir şehirde ikamet ediyor olabilir, avukatı aracılığıyla davayı takip ediyor olabilir veya bir önceki celsede hazır bulunmamış olabilir. HMK Madde 228, yemin teklif edilen ancak duruşmada hazır bulunmayan tarafa, mahkemece özel bir “yemin davetiyesi” gönderilmesi usulünü düzenler. Bu davetiye sıradan bir duruşma çağrısı değildir: İçinde yemine konu sorular ve — en kritik unsur olarak — davete uyulmaması halinde “yemin konusu vakıaları ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılacağı” uyarısı (ihtarı) bulunmak zorundadır. Bu ihtar bulunmayan veya usulüne uygun tebliğ edilmeyen bir davetiye, yemin deliline bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.
HMK Madde 228: Kanun Metni
MADDE 228- (1) Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır.
(2) Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddede 1086 sayılı Kanunun 337 nci maddesinde olduğu gibi yemin davetiyesi düzenlenmektedir. 1086 sayılı Kanunda kendisine yemin teklif edilen kişinin “bana bu konuda yemin teklif eden kimse, kendisi yemin etsin” biçiminde verdiği cevap olarak ortaya çıkan hâlin “yeminin reddi” şeklinde adlandırılması, “yeminden kaçınma” ile karışıklığa yol açtığından, bu kurum “yeminin iadesi” sözleri ile ifade edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Yemin Davetiyesinin Gönderilme Şartı: Duruşmada Hazır Bulunmama (HMK 228/1)
Yemin davetiyesi, ancak ve ancak yemin teklif edilen tarafın o duruşmada “bizzat hazır bulunmaması” halinde gönderilir. Eğer taraf duruşmada hazır bulunuyorsa, hakim yemin teklifini doğrudan duruşmada bildirir; ayrıca davetiye çıkarmaya gerek yoktur. Buradaki “bizzat hazır bulunma” kavramı çok önemlidir: Yemin, tarafın şahsen eda etmesi gereken bir işlem olduğundan, duruşmada sadece avukatın bulunması yeterli değildir. Avukat, müvekkili adına yemin edemez. Bu nedenle taraf bizzat gelmediyse, mahkeme yemin davetiyesi çıkararak tarafı şahsen mahkeme huzuruna çağırmak zorundadır.
Yemin Davetiyesinin Zorunlu İçeriği: Sorular ve İhtar (HMK 228/2)
Yemin davetiyesi, standart bir tebligat değildir. Kanun, bu davetiyede bulunması zorunlu iki temel unsur belirlemiştir:
- Yemin Soruları (Yemin Metni): Yemine konu vakıalar hakkında sorulacak sorular (yemin metni/formülü) davetiyeye eklenir. Taraf, neye yemin edeceğini önceden bilmelidir.
- İkrar İhtarı: Davetiyede açıkça şu uyarının bulunması zorunludur: “Geçerli bir özrünüz olmaksızın yemin için belirlenen gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediğiniz veya gelip de yemini iade etmediğiniz yahut yemini eda etmekten kaçındığınız takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılacaksınız.” Bu ihtar bulunmayan bir davetiye usulsüzdür ve buna dayanılarak “ikrar sayılma” kararı verilemez.
İhtarsız veya Usulsüz Davetiyenin Hukuki Sonucu
Yargıtay içtihatlarında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, yemin davetiyesinde HMK 228/2’de öngörülen ihtarın (ikrar etmiş sayılacağı uyarısının) bulunmaması veya davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi halinde, tarafa “yemine gelmedi, vakıaları ikrar etmiş sayılır” sonucu bağlanamaz. Böyle bir davetiyeye rağmen kurulan hüküm, Yargıtay tarafından “usule aykırılık” gerekçesiyle kesinlikle bozulmaktadır. Bu nedenle avukatların, yemin davetiyesinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğini ve özellikle ihtar meşruhatının tam olup olmadığını her aşamada denetlemeleri büyük önem taşır.
Avukat Görüşü: Yemin Metninin Hazırlanması ve Hakimin Denetim Rolü
Uygulamada yemin metni (soruları), yemin teklif eden tarafın avukatı tarafından hazırlanır ve mahkemeye sunulur. Hakim bu metni denetleyerek, soruların HMK 225-226 kapsamında yemine konu olabilecek vakıalarla sınırlı olup olmadığını, soruların açık ve anlaşılır biçimde formüle edilip edilmediğini kontrol eder. Avukatlar olarak yemin metnini hazırlarken şunlara dikkat etmelisiniz:
- Yemin soruları somut ve kapalı (evet/hayır) olmalıdır. “Genel olarak ne biliyorsunuz?” şeklinde açık uçlu soru değil, “X tarihinde Y miktarında parayı aldınız mı/almadınız mı?” şeklinde doğrudan vakıaya yönelik soru hazırlayın.
- HMK 226 kapsamındaki yasak alanlara (suç teşkil eden fiiller, kamu düzeni) girmeyin. Aksi halde yemin geçersiz sayılır.
- Yemin metnini davetiyeyle birlikte tarafa tebliğ ettirin. Tarafın neye yemin edeceğini bilmeden duruşmaya gelmesi beklenmemelidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2020/3787, Karar: 2021/2554 (Usulüne Uygun Yemin Davetiyesine Rağmen Mazeretsiz Gelmemenin İkrar Sayılması)
ÖZET: Yemin teklif edilen tarafın, HMK 228 uyarınca usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve ikrar ihtarını içeren yemin davetiyesine rağmen, geçerli bir mazereti olmaksızın duruşmaya gelmemesi halinde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağına ve mahkemece buna göre hüküm kurulması gerektiğine dair emsal karar.
Kararın Esası: Davacı, davalıdan alacağının tahsili amacıyla dava açmış; iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığından davalıya yemin teklif etmiştir. Mahkeme, HMK 228 uyarınca davalıya yemin davetiyesi göndermiş; davetiyede yemine konu sorular ile geçerli bir mazereti olmaksızın gelmediği takdirde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı açıkça yazılmıştır. Davetiye usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı yemin için belirlenen duruşmaya mazeretsiz olarak gelmemiştir.
Yargıtay Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi şu tespitlerde bulunmuştur:
- HMK 228/2 gereğince yemin davetiyesinde gerekli ihtarın bulunduğu ve davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği sabittir.
- Davalı, geçerli bir mazeret bildirmeksizin yemin için belirlenen güne gelmemiştir.
- HMK 229 hükmü uyarınca, usulüne uygun davetiyeye rağmen mazeretsiz gelmeyen veya gelip de yemini eda etmekten kaçınan taraf, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
- Yemin kesin delil niteliğinde olduğundan, ikrar sonucu doğan vakıalar mahkemeyi bağlar ve buna göre hüküm kurulmalıdır.
Pratik Çıkarım: Yemin teklif eden avukat, mutlaka yemin davetiyesinin HMK 228/2’deki tüm zorunlu unsurları (yemin soruları + ikrar ihtarı) içerdiğini ve usulüne uygun tebliğ edildiğini dosyadan takip etmelidir. Eksik ihtar veya usulsüz tebligat halinde, karşı taraf gelmese bile “ikrar sayılma” sonucu doğmaz ve Yargıtay kararı bozar. Öte yandan, yemin teklif edilen tarafın avukatı ise müvekkiline “Bu davetiyeye mutlaka bizzat gidin, gitmezsenniz karşı tarafın tüm iddialarını kabul etmiş sayılırsınız” uyarısını açıkça yapmalıdır.
MK Madde 228 (Yemine Davet) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yemin davetiyesi avukatıma mı tebliğ edilir, yoksa bana mı?
Yemin davetiyesi, vekalet ilişkisine bakılmaksızın, doğrudan yemin edecek kişinin kendisine (asile) tebliğ edilmelidir. Çünkü yemin, avukatın değil bizzat tarafın şahsen eda etmesi gereken bir işlemdir. Sadece avukata yapılan tebligat, yemin davetiyesi açısından usulsüzdür.
Yemin davetiyesine gitmediğimde ne olur?
Eğer davetiyede HMK 228/2’deki ikrar ihtarı (uyarı) açıkça yazılmışsa ve davetiye size usulüne uygun tebliğ edilmişse, geçerli bir mazeretiniz olmaksızın yemin için belirlenen duruşmaya gitmediğinizde, karşı tarafın yemin konusu yaptığı tüm vakıaları “ikrar etmiş (kabul etmiş)” sayılırsınız. Bu, davanın aleyhinize sonuçlanması demektir.
Yemine çağrıldığım gün hastayım, ne yapmalıyım?
Kanun “geçerli özrü” saklı tutmuştur. Hastalığınızı sağlık raporu gibi resmi bir belgeyle belgeleyerek mahkemeye derhal bildirmeniz gerekir. Geçerli mazeretiniz kabul edilirse, mahkeme yeni bir yemin günü tayin eder ve size yeni bir davetiye gönderir.
Yemin davetiyesinde sorular yazılmamışsa ne olur?
HMK 228/2 gereğince yemin davetiyesine “yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular” yazılması zorunludur. Sorular yazılmamışsa davetiye usulsüzdür. Bu usulsüz davetiyeye dayanılarak “ikrar etmiş sayılır” sonucu çıkarılamaz; çıkarılırsa Yargıtay kararı bozar. Tarafa yeniden usulüne uygun davetiye gönderilmesi gerekir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.