Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Yemine davet

HMK Madde 228

(1) Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır.

(2) Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede 1086 sayılı Kanunun 337 nci maddesinde olduğu gibi yemin davetiyesi düzenlenmektedir. 1086 sayılı Kanunda kendisine yemin teklif edilen kişinin “bana bu konuda yemin teklif eden kimse, kendisi yemin etsin” biçiminde verdiği cevap olarak ortaya çıkan hâlin “yeminin reddi” şeklinde adlandırılması, “yeminden kaçınma” ile karışıklığa yol açtığından, bu kurum “yeminin iadesi” sözleri ile ifade edilmiştir.

HMK Madde 228 Yemine davet

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/7863E. , 2022/9771K.

  • HMK Madde 228
  • Yemine davet

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMKm.26/1). Davacı kadının, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi kapsamında maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, yararına 20.000 TL. maddi tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 30.11.2022 (Çrş.)

HMK Madde 228 Yemine davet

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/8415E. , 2022/8627K.

  • HMK Madde 228
  • Yemine davet

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından nafakanın miktarı ile bedelin dolar üzerinden belirlenme talebinin reddi yönünden; davalı vekili tarafından ise tümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298.maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle bu miktar “107.090,00 TL” olarak belirlenmiştir.

Somut olayda kabul edilen iştirak nafakası miktarı aylık 3.300,00 TL ve bir yıllık tutarı 39.600,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 107.090,00 TL’yi aşmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kaldığından davalı yönünden iştirak nafakası miktarına ilişkin karar kesindir. Açıklanan sebeple, davalının, iştirak nafaka miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

2-a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-b) Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 2012 doğumlu …’nin ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b) bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan davacının diğer, davalının iştirak nafaka miktarına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda 2-a) bendine gösterilen sebeple ONANMASINA, davacının iştirak nafaka miktarına yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 27.10.2022 (Prş.)