Yabancı Resmî Belgelerin Onaylanması (Apostil): HMK Madde 224 ve Yargıtay Uygulaması
Devletlerin egemenlik yetkisi kural olarak kendi sınırları içinde geçerlidir. Yabancı bir devletin resmi makamınca (örneğin bir Alman Noteri veya Fransız Mahkemesi tarafından) oluşturulmuş bir belgenin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde de “resmî belge” statüsünde kabul edilebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 224 uyarınca özel bir onay (tasdik) işleminden geçmesi gerekir. Kanun koyucu bu onayın kural olarak “Konsolosluk” aracılığıyla yapılmasını öngörmüşse de, taraf olduğumuz milletlerarası sözleşmeler (Özellikle 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi) sayesinde bürokratik engeller aşılmış ve “Apostil (Tasdik Şerhi)” sistemi ile yabancı resmi belgelerin Türk mahkemelerinde ve icra dairelerinde doğrudan kullanılabilmesinin önü açılmıştır.
HMK Madde 224: Kanun Metni
MADDE 224- (1) Yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin, Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır.
(2) Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdiki ile ilgili hükümleri saklıdır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde, konu ile ilgili 1086 sayılı Kanunun 296 ncı maddesi hükmünün günümüz Türkçesine uyarlanmış şeklidir. Birinci fıkraya göre, yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin, Türkiye’de de resmî senet olarak kabulü için, belgenin verildiği devletin yetkili makamı ya da ilgili Türk konsolosluğu tarafından belgeye onay şerhi verilmesi gereklidir. Onay şerhinin nasıl verileceği ayrıca düzenlenmemiş, bu konu ilgili ülkenin iç mevzuatına ve uluslararası sözleşmelere bırakılmıştır. Onay şerhinin geçerli olup olmadığı bu düzenlemeler dikkate alınarak değerlendirilecektir.
Kural olarak özel hükümlere atıf yapılmasından kaçınılmasına rağmen, ikinci fıkrada milletlerarası sözleşmelere bilinçli bir şekilde atıf yapılmıştır. Zira, milletlerarası sözleşmelerde yer alan yabancı resmî belgelerin tasdikiyle ilgili hükümler iç hukukta da uygulama alanı bulmaktadır. Bu konudaki hükümler arasında çelişkiye yol açılmaması amacıyla özel olarak vurgu yapılmıştır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi:
Tasarının 227 nci maddesinin birinci fıkrasında açıklığın sağlanması amacıyla “bu belgeye onay şerhi konulmasına” ibaresi “onaylanmasına” şeklinde değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 230 uncu madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Yabancı Resmî Belgelerin Türkiye’de Geçerlilik Şartı: Konsolosluk Onayı (HMK 224/1)
Yurtdışından alınan bir mahkeme kararı, noter senedi, nüfus kayıt örneği veya diploma doğrudan Türk makamlarına sunulduğunda “resmi” kabul edilmez. HMK 224/1 uyarınca kural (eğer iki ülke arasında özel bir anlaşma yoksa), belgenin önce o ülkenin yetkili iç makamlarınca, ardından da o ülkedeki Türk Konsolosluğu tarafından onaylanmasıdır (Konsolosluk Tasdiki – Legalisation). Bu onay, belgedeki imzanın ve mührün gerçekten o yabancı makama ait olduğunu teyit eder.
Milletlerarası Sözleşmelerin Üstünlüğü: Lahey “Apostil” Sözleşmesi (HMK 224/2)
Konsolosluk tasdiki prosedürü son derece yavaş ve maliyetli olduğundan, HMK 224/2 fıkrası uluslararası sözleşmeleri saklı tutmuştur. Türkiye’nin de taraf olduğu “5 Ekim 1961 Tarihli Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılmasına İlişkin Lahey Sözleşmesi” sayesinde, sözleşmeye taraf olan ülkelerden birinden alınan belgeye sadece “Apostille (Apostil)” şerhi vurdurmak yeterlidir. Apostil şerhi taşıyan bir belge, Türk konsolosluk onayına gerek kalmaksızın Türkiye’de doğrudan resmi belge hükmündedir.
Apostil (Tasdik Şerhi) Nedir ve Etkisi Nedir?
Apostil, belgenin düzenlendiği ülkenin yetkili yerel makamları (Valilik, Kaymakamlık, Adalet Bakanlığı vb.) tarafından belgeye vurulan özel bir damgadır. Bu damga, “belgedeki imzanın doğruluğunu, imzalayan kişinin sıfatını ve belge üzerindeki mührün aslıyla aynı olduğunu” uluslararası çapta teyit eder. Ancak dikkat edilmelidir ki Apostil, belgenin içeriğinin doğru olduğunu değil, şeklen yetkili makamca verildiğini onaylar.
Avukat Görüşü: Yabancı Noter Senetlerinin İcraya Konulması
Avukatlık pratiğinde, yurtdışındaki ticari ilişkilerden doğan alacaklar için yabancı noterler huzurunda düzenlenen borç ikrarı senetleriyle (taahhütnamelerle) sıklıkla karşılaşılır. Eğer bu yabancı noter senedi, Lahey Sözleşmesi’ne taraf bir ülkeden (Örneğin Rusya, Almanya) alınmışsa ve üzerinde geçerli bir Apostil şerhi varsa; bu belge HMK 224 uyarınca resmî bir Türk noter senedi gücündedir. Müvekkilleriniz için ayrıca masraflı ve uzun süren bir “Tenfiz Davası” açmanıza gerek yoktur; bu Apostilli noter senedini doğrudan Türkiye’deki icra dairelerinde “İlamlı İcra (İİK m. 38)” takibine konu edebilirsiniz.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas: 2015/21239, Karar: 2017/9170 (Apostilli Yabancı Noter Senedinin Tenfiz Gerektirmeden İlamlı İcraya Konulabileceği)
ÖZET: Lahey Sözleşmesi’ne taraf bir ülkedeki yabancı noterlikçe “düzenleme şeklinde” yapılan ve para borcu ikrarı içeren belgeye “Apostil” şerhi verilmişse, HMK 224 ve milletlerarası sözleşmeler gereği bu belgenin ayrıca tenfiz davasına gerek olmaksızın Türkiye’de doğrudan İlamlı İcra takibine (İİK m. 38) konu edilebileceğine dair emsal karar.
Kararın Esası: Alacaklı, borçlu aleyhine Rusya/Moskova Noterliğinde düzenlenen ve “Apostil” şerhi taşıyan taahhütnameye (borç senedine) dayanarak Türkiye’de İlamlı İcra takibi başlatmıştır. Borçlu, bu yabancı noter senedinin Türk Konsolosluğu tarafından onaylanmadığını, Türkiye’de geçerli olması için önce “tenfiz” kararı alınması gerektiğini iddia ederek icra mahkemesine şikayette bulunmuş; yerel mahkeme de Türk Konsolosluğu onayı olmadığı gerekçesiyle takibi iptal etmiştir.
Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi yerel mahkeme kararını bozarak şu tespiti yapmıştır:
- HMK m. 224’ün ikinci fıkrası gereği milletlerarası sözleşmeler saklıdır. Rusya Federasyonu ve Türkiye, “Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki Lahey Sözleşmesi”ne taraftır.
- Bu sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, belgenin düzenlendiği ülkenin yetkili makamınca “Apostil (onay şerhi)” verilmesi, o belgenin Türkiye’de resmî belge olarak kabulü için yeterlidir; ayrıca Türk Konsolosluğu onayına gerek yoktur.
- Söz konusu yabancı noter belgesinde Apostil bulunduğundan belge geçerlidir ve kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içerdiğinden, İİK m. 38 uyarınca Türkiye’de doğrudan “ilamlı icra” takibine konu edilebilir. Tenfiz kararına ihtiyaç yoktur.
Pratik Çıkarım: Bir yabancı resmi belgede (noter senedi, mahkeme kararı vb.) belgenin alındığı devletin vurduğu “Apostil” kaşesi varsa, Türk mahkemeleri ve icra daireleri o belgeyi doğrudan resmi belge kabul etmek zorundadır. Karşı tarafın “Konsolosluk onayı eksik” şeklindeki itirazları yersizdir. Bu durum avukatlara, tenfiz davası açmadan yabancı borç senetlerini doğrudan icraya koyma gibi çok hızlı bir tahsilat imkânı tanır.
HMK Madde 224 (Yabancı Resmî Belgelerin Onayı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yurtdışından aldığım mahkeme kararını Türkiye’de nasıl kullanabilirim?
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kullanılabilmesi (Tanıma/Tenfiz davasına konu edilebilmesi) için kararın kesinleşmiş asli suretinin üzerinde, kararı veren ülkenin yetkili makamınca vurulmuş “Apostil (Tasdik Şerhi)” bulunması zorunludur. Eğer o ülke Apostil sözleşmesine taraf değilse, o ülkedeki Türk Konsolosluğuna onaylatmanız (Legalisation) gerekir.
Apostil şerhi yabancı dilde mi olur, tercüme ettirmeli miyim?
Apostil şerhinin başlığı standart olarak Fransızca “Apostille (Convention de La Haye du 5 octobre 1961)” şeklinde yazılır. Şerhin kendisi uluslararası standartta olsa da, belgenin kendisi ve Apostil içeriği yabancı dilde olduğundan, Türkiye’deki mahkemelere sunulurken HMK Madde 223 gereğince tamamının noter yeminli Türkçe tercümesiyle birlikte sunulması zorunludur.
Özel bir şirket sözleşmesine Apostil vurulabilir mi?
Apostil şerhi sadece “resmî belgelere” (mahkeme kararları, noter senetleri, sabıka kayıtları, nüfus kayıtları, diplomalar vb.) vurulur. Şirketler arası basit ticari sözleşmelere doğrudan Apostil vurulamaz; ancak sözleşme o ülkedeki bir Noter tarafından onaylanırsa, “noterlik işlemi” üzerinden Apostil şerhi alınabilir.
Belgeyi veren ülke Lahey (Apostil) Sözleşmesi’ne üye değilse ne yapılacak?
Eğer belgeyi düzenleyen ülke (Örneğin Afganistan, Somali gibi) Lahey Sözleşmesi’ne taraf değilse, Apostil sistemi işlemez. Bu durumda mecburen HMK 224/1 hükmü devreye girer. Belgeyi önce o ülkenin Dışişleri Bakanlığına, ardından da o ülkede bulunan Türk Büyükelçiliği/Konsolosluğuna bizzat onaylatmanız gerekecektir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.