Yabancı Dilde Yazılmış Belgelerin İbrazı: HMK Madde 223 ve Resmî Tercüme Zorunluluğu

Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin resmi dili Türkçe’dir (Anayasa m.3). Yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi ve “hukuki dinlenilme hakkının” ihlal edilmemesi için, tarafların dosyaya sunduğu tüm delillerin hâkim ve karşı tarafça anlaşılabilecek dilde olması şarttır. Uluslararası ticaretin ve yabancılık unsuru taşıyan hukuki ilişkilerin artmasıyla birlikte önemi daha da artan HMK Madde 223, mahkemeye sunulacak yabancı dildeki bir belgenin (sözleşme, fatura, e-posta vb.) mutlak surette tercümesiyle birlikte sunulmasını emreder. Tercümenin taraflı veya hatalı olması ihtimaline karşı ise kanun koyucu, hâkime ve karşı tarafa “resmî (noter onaylı yeminli) tercüme” isteme hakkı tanıyarak adil yargılanma hakkını güvence altına almıştır.


HMK Madde 223: Kanun Metni

MADDE 223- (1) Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır.

(2) Mahkeme kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine, belgenin resmî tercümesini de isteyebilir.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede, delillerin taraflarca getirilmesi ve ibrazı ilkesinin bir sonucu olarak 1086 sayılı Kanunun 325 inci maddesinde olduğu gibi, yabancı dille yazılmış belgelerin ibraz şekli düzenlenmiştir.


Hukuki İncelemeler

Yabancı Dildeki Belgenin Mahkemeye Sunuluş Şekli (HMK 223/1)

Yabancı dilde yazılmış bir belge (İngilizce bir sözleşme, Almanca bir fatura vb.) tek başına dosyaya sunulduğunda, mahkemece incelenemez ve delil olarak hükme esas alınamaz. Madde metni çok açıktır: “Tercümesini de sunmak zorundadır.” Uygulamada taraflar , dava dilekçesi veya delil listesi ekinde yabancı dildeki belgeyi sunarken, zımbalı bir şekilde Türkçe tercümesini de eklemelidir. Aksi takdirde, mahkeme HMK’nın delillerin ibrazına ilişkin hükümleri çerçevesinde taraf’a tercümeyi sunması için kesin süre verecektir.

“Resmî Tercüme” İsteme Yetkisi ve İtiraz Süreci (HMK 223/2)

Kanun, ilk aşamada sunulacak tercümenin “resmi (noter onaylı)” olmasını zorunlu tutmamış, basit bir tercümeyi (hatta tarafın kendi çevirisini) dahi yeterli kabul etmiştir. Ancak bu durum suistimallere (metnin taraflı çevrilmesine) yol açabileceğinden HMK 223/2’deki denge mekanizması devreye girer. Eğer karşı taraf çevirinin hatalı olduğunu iddia ederse veya hâkim bizzat belgenin önemine binaen şüpheye düşerse, “resmî (yeminli/noter tasdikli) tercüme” yapılmasını emreder. Bu durumda resmî tercüme yapılana kadar o belge delil olarak değerlendirilemez.

 Tercüme Masraflarının Kime Ait Olduğu (Yargılama Giderleri)

Yabancı dildeki belgenin tercüme masrafları kural olarak, ispat yükü üzerinde olan ve o belgeye delil olarak dayanan tarafça peşin olarak karşılanmak zorundadır. Şayet mahkemece sonradan “resmî tercüme” yaptırılmasına karar verilirse ve bilirkişi (yeminli tercüman) atanırsa, bu tercüme masrafı (bilirkişi ücreti) delil avansından karşılanır. Davanın sonunda ise bu masraflar, davayı kaybeden tarafa “yargılama gideri” olarak yükletilir.

Avukat Görüşü: Yabancı Sözleşmelere Dayalı Davalarda Strateji

Pratikte, özellikle yabancı şirketlerle yapılan ticari uyuşmazlıklarda yüzlerce sayfalık yabancı dildeki ihale şartnameleri veya ticari sözleşmeler dosyaya sunulmaktadır. Mahkemeye sadece İngilizce metni sunup “Tercümesi sonra yapılacaktır” demek, davanın gereksiz yere uzamasına, hatta hâkimin dosyayı anlamlandıramayıp aleyhe kanaat oluşturmasına sebep olabilir. Stratejik olarak yapılması gereken; uyuşmazlığın çözümünde en kritik olan maddelerin (fiyat, fesih, temerrüt şartları gibi) davanın en başında yeminli tercüman vasıtasıyla resmî tercümesini yaptırıp dosyaya sunmaktır. Bu sayede karşı tarafın sonradan “tercüme hatalıdır” diyerek süreci yavaşlatmaya çalışması(zaman kazanması) baştan engellenmiş olur.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2019/4581, Karar: 2020/2541 (Yabancı Dildeki Delillerin Tercümesi Olmadan Hüküm Kurulamayacağı)

ÖZET: Mahkemenin, uyuşmazlığın çözümünde etkili olan yabancı dildeki belgelerin ve delillerin (videolar vb.) Türkçe tercümelerini HMK 223 uyarınca dosyaya kazandırmadan, eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuyla karar vermesinin hukuka aykırı olduğuna dair emsal karar.

Kararın Esası: Davacı taraf, iddiasını ispatlamak amacıyla dosyaya yabancı dilde yazılmış çeşitli belgeler ve kayıtlar (videolar) sunmuştur. Yerel mahkeme, bu belgelerin ve kayıtların Türkçe tercümesini yaptırmadan veya davacıdan tercümesini sunmasını istemeden dosyayı bilirkişiye göndermiş; bilirkişi raporuna dayanarak da hüküm kurmuştur.

Yargıtay Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını şu gerekçelerle bozmuştur:

  • HMK m. 223 hükmü amirdir. Yargılama dili Türkçe olup, yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır.
  • Mahkemenin, tercümeleri sunulmayan yabancı dildeki belgelere ve kayıtlara dayanarak hazırlanan bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurması, yargılamanın denetlenebilirliğini ortadan kaldırmaktadır.
  • Dayandığı delillerin tercümesinin dosyaya kazandırılması (gerekirse HMK 223/2 uyarınca resmi tercümesinin yaptırılması) gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması adil yargılanma hakkına ve usul yasasına aykırıdır.

Pratik Çıkarım: Mahkemeye sunulan yabancı dildeki belgenin çevirisi dosyada yoksa, taraflar mahkemeden “HMK 223 uyarınca belgenin tercümesinin (veya resmi tercümesinin) yaptırılmasını” talep etmelidir. Tercüme dosyaya girmeden hazırlanan bilirkişi raporlarına “eksik inceleme” gerekçesiyle itiraz edilmeli ve bu raporların hükme esas alınması engellenmelidir. Aksi halde karar Yargıtay’dan kesin olarak bozularak dönmektedir.


HMK Madde 223 (Yabancı Dilde Belge İbrazı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Yurtdışından aldığım yabancı faturayı mahkemeye sunarken noter onayı şart mı?

HMK 223/1’e göre ilk etapta faturayı sunarken tercümesinin “noter onaylı (resmi)” olması kanuni bir zorunluluk değildir. Basit bir çeviriyle de belgeyi sunabilirsiniz. Ancak karşı taraf bu çevirinin hatalı/sahte olduğunu iddia ederse, mahkeme sizden HMK 223/2 gereği “resmi (noter tasdikli veya yeminli tercüman onaylı)” çevirisini mutlaka isteyecektir.

İngilizce bilen bir hâkim, yabancı sözleşmeyi doğrudan okuyup karar verebilir mi?

Hayır, veremez. Anayasa gereği yargılama dili Türkçe’dir. Hâkim yabancı dili anadil seviyesinde biliyor olsa bile, dosyada o yabancı belgenin Türkçe tercümesinin bulunması zorunludur. Aksi durum, üst mahkemelerin (İstinaf/Yargıtay) dosyayı denetlemesine engel olacağı için kesin bozma sebebidir.

Karşı tarafın mahkemeye sunduğu tercümenin yanlış olduğunu düşünüyorsam ne yapmalıyım?

Derhal mahkemeye dilekçe vererek çeviriye itiraz etmelisiniz. HMK Madde 223/2’yi dayanak göstererek, “karşı tarafın sunduğu tercümenin taraflı ve hatalı olduğunu, belgenin tarafsız bir yeminli bilirkişiye (tercümana) tevdii edilerek resmî tercümesinin yaptırılmasını” talep edebilirsiniz.

Tercüme masraflarını ödemezsem davayı kaybeder miyim?

Eğer davanızın ispatı tamamen o yabancı dildeki belgeye bağlıysa ve mahkemenin resmi tercüme için verdiği “kesin süre” içerisinde tercüme veya bilirkişi masrafını yatırmazsanız, o delile (belgeye) dayanmaktan vazgeçmiş sayılırsınız. Bu da ispat edilemeyen davanın reddine (kaybedilmesine) yol açabilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.