Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi

HMK Madde 216

(1) Belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebilir.

(2) Belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamlar, istenmesi hâlinde bunu mahkemeye vermek zorundadır.

(3) Mahkeme, belge aslının verilmesi durumunda, belgenin saklanması için gerekli tedbirleri alır veya istendiğinde tekrar verilmek üzere belgeyi ibraz edene geri verebilir.

(4) Taraflardan biri elindeki belgenin aslını mahkemeye verirse, bu belgenin geri verilmesini talep edebilir. Bu takdirde hâkim, belgenin aslının verilip verilmeyeceğine karar verir. Geri verilmesine karar verildiğinde, aslına uygun olduğu mahkeme mührü ve yazı işleri müdürünün imzasıyla onanmış örneği dosyaya konur.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 321 ve 322 nci maddelerinde düzenlenmiş olan, belge aslının istenmesi ve geri verilmesi hususu, birbiriyle bağlantı kurularak tek maddede sadeleştirilerek birleştirilmiştir.

Birinci fıkra uyarınca, belgenin sadece örneğinin mahkemeye sunulduğu durumlarda, mahkeme talep üzerine ya da kendiliğinden aslını isteyebilir. Özellikle tereddütlü olan belge aslının görülmesi ve incelenmesi gereken durumlarda belgenin örneği ile yetinilemez, aslının verilmesi gerekir. İkinci fıkrada, belgenin istenmesi durumunda tarafların, üçüncü kişilerin veya resmî makamların, belge aslını vermek zorunda olduğu hususu açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada, belge aslının verilmesi durumunda, mahkemece belgenin korunması için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir. Mahkeme, istendiğinde tekrar verilmek üzere belgeyi veren kişi ya da makama, geri verebilir. Dördüncü fıkra, üçüncü fıkrayla bağlantılı özel bir durumu düzenlemektedir. Taraflardan biri, aslını verdiği belgenin kendisine geri verilmesini isteyebilir. Ancak, tarafların verdikleri belgelerin asıllarının geri istenmesi durumunda, mahkeme mutlaka bu talebi yerine getirmek zorunda değildir; mahkeme belge aslının geri verilip verilmeyeceğini duruma göre takdir edecektir. Şayet belge aslı geri verilmişse, bu durumda, mahkeme mührü ile mühürlü ve yazı işleri müdürünün imzasını taşıyan onaylı bir örneği dosyaya konulmalıdır. Tarafa verilen aslın kaybolması hâlinde delil olarak bu örnek kullanılacaktır.

HMK Madde 216 Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/5379E. , 2022/6242K.

  • HMK Madde 216
  • Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27/03/2017 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01/10/2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR
Davacılar, murisleri … …’nın 08.10.2001 tarihli köy senedi ile 651,652 ve 578 parsel sayılı taşınmazlardaki miras paylarını … ve … …’dan satın aldığını, … … kendi rızası ile tapuda iş bu dava konusu yerlerdeki hisselerini … …’nın mirasçılarına devretmesine karşın sözleşmenin diğer tarafı … sağlığında bu devri yapmadığı, vefatından sonra tüm ısrarlara rağmen mirasçıların bu tapu devrini yapmaktan kaçındıklarını, … ilçesi, … … Köyü 21 pafta 652 parsel, … ilçesi, … … Köyü 21 pafta 651 parsel, … ilçesi, … … Köyü 18 pafta 578 parsel sayılı taşınmazların davacıların hisselerinin iptali ile miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.

… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/10/2020 tarih ve 2017/104 Esas, 2020/173 sayılı Kararı ile Türk Medeni Kanununun 706, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca taşınmazların satışına ilişkin sözleşmelerin geçerliliği resmi şekil şartına bağlı olduğu ve harici satışın geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar vermiştir.

Davacı vekili hükme karşı istinaf isteminde bulunmuştur.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda “4721 s. TMK’nun 677. maddesi gereğince terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlı olduğundan ve yine davacı ve davalı murisleri arasında 08.10.2001 tarihli sözleşmenin yazılı şekilde olduğu görüldüğünden davanın kabulü gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas-2020/173 sayılı Kararının 6100 s. HMK’nun 353/1.b.2. maddesi gereği kaldırılarak davacıların davalarının kabulü ile; davalıların murisi … adına kayıtlı Sakarya ili, … ilçesi, … Köyü’nde kain 0 ada – 578 parsel, 0 ada – 651 parsel ve 0 ada – 652 parsel sayılı taşınmazlardaki …’in 1/4 hisselerinin iptali ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/112 Esas – 2006/98 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.

Dava, miras payının devrine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

TMK 677/1. maddesi gereği terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Davacılar, 08.10.2001 tarihli harici sözleşmeye dayanmışlardır. Davacıların dayandığı sözleşme aslı ibraz edilmemiştir. Dosyada sözleşme aslı bulunmadığından, sözleşme ve içeriği değiştirilebilecek şekilde fotokopi suretine dayalı hüküm kurulması mümkün değildir.

Tarafların dayandığı belgelerin ibrazı, mahkemece istenmesi ile incelenmesi ve ibraz edilmemesi halinde ne şekilde hareket edileceği 6100 sayılı Yasanın 216 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebilir. Belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmi makamlar, istenmesi halinde bunu mahkemeye vermek zorundadır. (HMK 216).

Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).

İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).

Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca işlem yapması gerekirken aslı ibraz edilmeyen belgeye itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının yatırana iadesine, 26/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.