Sahtelik İncelemesi: HMK Madde 211, İsticvap, İmza İncelemesi ve Bilirkişi Raporu Usulü

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 211. maddesi, HMK 208 uyarınca ileri sürülen sahtelik iddiasının nasıl inceleneceğini düzenleyen usul hükmüdür. Madde, 1086 sayılı Kanun’un 308, 309 ve 316. maddelerinde dağınık halde bulunan sahtelik incelemesi prosedürünü tek bir maddede sistematik olarak birleştirmiştir. İnceleme, katı bir sıra ile yürütülür: Hâkim önce inkâr eden tarafı isticvap eder, huzurda yazı yazdırıp imza attırır; kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurur. İsticvap davetiyesine mazeretsiz gelmemenin yaptırımı son derece ağırdır: İnkâr edilen belgedeki yazı veya imza ikrar edilmiş sayılır. Önceki düzenlemeden farklı olarak, yeni kanunda sahtelik incelemesinde tanık dinlenmesi kabul edilmemiştir.


HMK Madde 211: Kanun Metni

Sahtelik incelemesi

MADDE 211- (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:

a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.

b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 308, 309 ve 316 ncı maddelerinde yer alan sahtelik incelemesi, tek maddede sistematik olarak yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin yapılmasında, yerleşik yargı kararları ile doktrindeki görüşler de dikkate alınmıştır.

Bir belge hakkında sahtelik iddiası söz konusu olduğunda, öncelikle karşı tarafın bu konudaki açıklamaları da dikkate alınacaktır. Zira sahtelik iddiası konusunda sadece bir tarafın açıklamaları dikkate alınarak değerlendirme yapılması, tarafların eşitliği ilkesine ve hukukî dinlenilme hakkına aykırı olacaktır.

Sahtelik iddiası üzerine, hâkim önce, inkâr eden tarafı isticvap edecektir. İsticvap için çıkartılan davetiyede, çağrılan tarafa, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı ya da imzayı ikrar etmiş sayılacağı belirtilir. İsticvaba rağmen bir kanaate ulaşılamazsa, imza inkârında bulunan kişiye, yazı yazdırılıp imza attırılarak yazı ve imza örneği alınacaktır. Alınan yazı ve imza örneği ile bu konudaki diğer delilleri hâkim birlikte değerlendirecektir. Bu değerlendirme sonucu, bir kanaate varılabilecek durumdaysa, hâkim senedin sahteliği hakkında bir karar verecek ve bunun da gerekçesini belirtecektir.

Yukarıdaki usule rağmen hâkimde sahtelik konusunda yine kesin bir kanaat uyanmazsa, bilirkişi incelemesine karar verecektir. Ancak bu incelemeden önce, zaman kaybetmemek için, mevcutsa, inkârda bulunan tarafa ait karşılaştırmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilmelidir. Bilirkişi incelemesinde, bu yazı ve imzalarla mahkemece elde edilen yazı ve imzalar esas alınır. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.

Sahtelik incelemesi ile ilgili 1086 sayılı Kanunda yer alan tanık dinlenmesi, yeni düzenlemede kabul edilmemiştir.


Hukuki İncelemeler

Sahtelik İncelemesinin Aşamaları (Zorunlu Sıra)

HMK 211, hâkime belirli bir sıra ile ilerlemesini emreden katı bir prosedür öngörmüştür. Bu aşamalar atlanamaz:

Aşama İşlem Hâkimin Kanaati Oluşursa Kanaat Oluşmazsa
1 Karşı tarafın açıklamalarının alınması Sonraki aşamaya geçilir
2 İnkâr eden tarafın isticvap edilmesi Karar verilebilir Sonraki aşamaya geçilir
3 Huzurda yazı yazdırıp imza attırılması ve diğer delillerle birlikte değerlendirme Gerekçeli olarak sahtelik hakkında karar verilir Sonraki aşamaya geçilir
4 Bilirkişi incelemesi: Mukayeseye elverişli imzalar ilgili yerlerden getirtilir, karşılaştırmalı inceleme yapılır Bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilir Çelişki giderilmeden karar verilemez

İsticvap Davetiyesine Gelmemenin Ağır Yaptırımı

HMK 211/1-a’nın en kritik hükmü şudur: İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde mazeretsiz olarak hazır bulunmazsa, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır. Bu, kanundaki en ağır yaptırımlardan biridir:

  • İkrar etmiş sayılmanın sonucu: Belge, inkâr eden tarafın aleyhine kesin delil olarak kabul edilir. Artık bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek kalmaz.
  • İhtar zorunluluğu: Bu yaptırımın uygulanabilmesi için, isticvap davetiyesinde bu sonuç açıkça ihtar edilmiş olmalıdır. İhtar içermeyen bir davetiye üzerine gelmeme halinde bu yaptırım uygulanamaz.

Bilirkişi Raporlarında Aranan Nitelikler (Yargıtay İçtihadı)

Aşağıdaki Yargıtay kararında da vurgulanan HGK 2009/12-382-415 kararı doğrultusunda, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporlarının geçerli kabul edilebilmesi için şu koşulları taşıması gerekir:

  • İnceleme, konunun uzmanı tarafından yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında yapılmalıdır.
  • Optik aletler ve incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılmalıdır.
  • Grafolojik ve grafometrik yöntemler uygulanmalıdır.
  • İncelemeye konu ve karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza/yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılmalıdır.
  • Sonuç, Yargıtay denetimine elverişli bir raporla ortaya konulmalıdır.
  • Gerektiğinde fotoğraf veya uygun görüntü teknikleri ile desteklenmelidir.

Avukat Görüşü: Sahtelik İncelemesinde Avukatın Hazırlık Planı

HMK 211, ispat hukukunun en teknik ve en pahalı prosedürlerinden birini düzenler. Avukatlar için stratejik hazırlık şöyledir:

Müvekkiliniz imza inkârında bulunuyorsa:

  1. İsticvap duruşmasına müvekkilinizin mutlaka katılmasını sağlayın — gelmezse imzayı ikrar etmiş sayılır.
  2. Müvekkilinizin huzurda atacağı imzaların doğal ve samimi olmasını temin edin. Kasıtlı olarak farklı imza atılması bilirkişi tarafından tespit edilebilir ve mahkemede olumsuz değerlendirilir.
  3. Bilirkişi aşamasında, müvekkilinize ait ıslak imzalı belge asıllarının (banka sözleşmeleri, noter imza sirküleri, resmi işlemler) mahkemeye sunulmasını sağlayın. Fotokopi belgeler mukayeseye esas alınamaz.

Müvekkiliniz imzanın kendisine ait olduğunu savunuyorsa:

  1. Karşı tarafın isticvap duruşmasına katılıp katılmadığını takip edin — gelmezse ikrar sayılır ve lehinize sonuç doğar.
  2. Bilirkişi raporu aleyhinize gelirse, raporun HGK kriterlerini (laboratuvar ortamı, optik aletler, grafolojik yöntem) karşılayıp karşılamadığını mutlaka sorgulayın. Kriterleri karşılamayan rapor hükme esas alınamaz.
  3. Çelişkili raporlar varsa, çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep edin.

Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas: 2022/2813, Karar: 2022/10996 (Çelişkili Bilirkişi Raporları Arasındaki Çelişki Giderilmeden Hüküm Kurulamayacağı — HMK 211 Kapsamında İmza İncelemesi Standartları)

ÖZET: Kambiyo senedine dayalı icra takibinde borçlunun imza itirazı üzerine alınan üç ayrı bilirkişi raporundan birinin “imzanın borçluya ait olduğu”, diğerinin “kuvvetle muhtemel ait olmadığı”, üçüncüsünün ise “ait olmadığı” yönünde kanaat bildirmesi karşısında, çelişkili raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamayacağına; yeni ehil bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiğine dair emsal karar.

Kararın Esası: Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, yasal sürede imzaya ve borca itiraz etmiştir. Yargılama sırasında üç ayrı bilirkişi raporu alınmıştır: (1) 10.10.2018 tarihli rapor imzanın borçluya ait olduğu yönünde, (2) Adli Tıp Kurumu’nun 18.07.2019 tarihli raporu imzanın kuvvetle muhtemel ait olmadığı yönünde (kesin kanaat bildirilmemiş), (3) 14.12.2020 tarihli rapor imzanın ait olmadığı yönünde kanaat bildirmiştir. Mahkeme, üçüncü rapora dayanarak takibin durdurulmasına karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi de istinafı esastan reddetmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi:

  • HGK 2009/12-382-415 kararına atıfla, imza incelemesinin konunun uzmanınca, yeterli teknik donanıma sahip laboratuvar ortamında, optik aletler kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması gerektiğini,
  • İnceleme sonucunun, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu yönlerinden kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması gerektiğini,
  • Adli Tıp Kurumu raporunun kesin kanaat bildirmediği sürece bağlayıcı olamayacağını,
  • Kesin kanaat bildiren iki rapor (10.10.2018 ve 14.12.2020) arasındaki çelişkinin giderilmediğini,
  • Çelişkili raporlara dayalı olarak hüküm kurulamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR.

Pratik Çıkarım: Bu karar, HMK 211 kapsamındaki bilirkişi incelemesinin en kritik kuralını ortaya koymaktadır: Çelişkili raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz. Avukatlar için iki önemli ders: (1) Adli Tıp Kurumu raporu “kuvvetle muhtemel” gibi ihtimale dayalı ifadeler içeriyorsa kesin kanaat niteliğinde değildir ve tek başına bağlayıcı olamaz. (2) Farklı bilirkişilerden farklı yönde raporlar gelmesi halinde, yeni bir ehil bilirkişi heyetinden çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması zorunludur.


HMK Madde 211 (Sahtelik İncelemesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Sahtelik incelemesinde hâkim hangi sırayı izler?

HMK 211, katı bir sıra öngörür: (1) Karşı tarafın açıklamaları alınır, (2) inkâr eden taraf isticvap edilir, (3) huzurda yazı yazdırılıp imza attırılarak diğer delillerle birlikte değerlendirilir, (4) kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurulur. Hâkim bu sırayı atlayarak doğrudan bilirkişi incelemesine geçemez.

İsticvap duruşmasına gidilmezse ne olur?

HMK 211/1-a uyarınca, isticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde mazeretsiz olarak hazır bulunmazsa, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır. Bu durumda belge, o taraf aleyhine kesin delil niteliği kazanır. Bu ağır yaptırımın uygulanabilmesi için davetiyede açıkça ihtar edilmiş olması şarttır.

Bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden karar verilebilir mi?

Hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2022/2813 E. sayılı kararında da belirtildiği üzere, farklı bilirkişilerden farklı yönde kesin kanaat içeren raporlar gelmişse, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz. Mahkeme, yeni ehil bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli, kuşkudan uzak bir rapor almak zorundadır.

Sahtelik incelemesinde tanık dinlenebilir mi?

Hayır. Kanun gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, 1086 sayılı eski Kanun’da yer alan tanık dinlenmesi usulü, HMK 211’in yeni düzenlemesinde kabul edilmemiştir. Sahtelik incelemesi yalnızca isticvap, huzurda yazı yazdırma/imza attırma ve bilirkişi incelemesi yoluyla yürütülür.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. This content is protected by time stamp and electronic signature. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.