İmza Atamayanların Durumu: HMK Madde 206 ve Mühür, Parmak İzi ile Senet Düzenleme Şartları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 206. maddesi, imza atamayan kişilerin hukuki işlemlerini yazılı belge ile güvence altına almasının şartlarını düzenler. Kanun koyucu, okuma-yazma bilmediği için veya fiziksel bir engel nedeniyle imza atamayan kişilerin mühür, parmak izi ya da bir alet kullanarak yapacakları işlemlerin senet niteliği kazanabilmesini noter güvencesine bağlamıştır. 7251 sayılı Kanun ile yapılan önemli değişiklikle, “okuma-yazma bilmediği için imza atamayanlar” ile “okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayanlar” arasında ayrım yapılarak; ilk grup için düzenleme şeklinde noter senedi zorunlu kılınırken, ikinci grup için onaylama veya düzenleme şeklinde noter senedi yeterli sayılmıştır. Madde, bu kişilerin haklarını korumak amacıyla noter işlemlerinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmamasını da hüküm altına almıştır.
HMK Madde 206: Kanun Metni
İmza atamayanların durumu
MADDE 206- (1) (Değişik ibare:22/7/2020-7251/21 md.) Okuma ve yazma bilmediği için imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır.
(2) (Ek:22/7/2020-7251/21 md.) Okuma ve yazma bildiği hâlde imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından onaylanmasına veya düzenlenmesine bağlıdır.
(3) İmza atamayan kimselerin, cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemlerde kullanacakları mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin, işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması veya önceden noterde bir örneği saklanmak üzere onanmış bulunması yeterli olup, her işlemde ayrıca onamaya bağlı değildir.
(4) (Değişik ibare:22/7/2020-7251/21 md.) Yukarıda belirtilen hükümler dairesinde noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek olan senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde 1086 sayılı Kanundaki muadil hükümden hem sistematik hem de içerik olarak farklı düzenlenmiştir. Öncelikle, imza atamayanların senet düzenlerken durumunu belirleyen genel bir hüküm hâline getirilmiştir.
Birinci fıkrada, imza atamayan veya imza atmaya muktedir olmayan kimselerin, mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle işlem yapabilecekleri kabul edilmiştir. Ancak, bu şekilde mühür, alet ya da parmak izi kullanarak yapacakları hukukî işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlı kılınmıştır. 1086 sayılı Kanundaki ihtiyar heyeti ve iki tanık huzurunda işlemin yapılması usulü kaldırılmıştır. İmza atamayanların, hukukî işlemlerinin sonuçları konusunda aydınlatılmalarını ve bu şekilde işlemlerini daha güvenli bir şekilde yapmalarını sağlamak amacıyla, belgenin, noterde düzenleme biçiminde oluşturulması kabul edilmiştir. Özellikle, noterlerin hukukçu olmaları sebebiyle, hukukî işlem yapma konusundaki bilgi ve tecrübeleri ile imza atamayan kimseleri de gereği gibi bilgilendirmeleri sonucu hukukî işlemler daha güvenli bir şekilde yapılmış olacaktır. Noterlerin, hemen hemen ülkenin her yerinde bulunduğu ve onlara ulaşmanın bugün çok kolaylaştığı düşünüldüğünde, işlem yapacak kimseler bakımından, bu yeni düzenleme, ayrıca bir zorluk yaratmayacaktır.
İkinci fıkrada, imza atamayan kimselerin cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla (Örneğin: Bankalar) olan işlemleri düzenlenmiştir. Bu işlemlerde kolaylık sağlamak amacıyla birinci fıkradaki işlemin her seferinde tekrarlanmaması için bu fıkra kabul edilmiştir. Bu tür kuruluşlarla olan işlemlerde, kullanacakları mühür, imza, işaret veya parmak izinin, işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması veya önceden noterde bir örneği saklanmak üzere onanmış bulunması yeterli kabul edilmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemeyle, noter tarafından düzenlenecek belgeler dolayısıyla, ilgilinin sıkıntıya düşmemesini temin ve onu zora koşmamak için, noterin, harç, vergi ve değerli kağıt bedeli adı altında herhangi bir ödeme yapılmasını talep edemeyeceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Hukuki İncelemeler
7251 Sayılı Kanunla Getirilen “Düzenleme – Onaylama” Ayrımı
7251 sayılı Kanun (22/7/2020 tarihli) ile HMK 206’da yapılan değişiklik, imza atamayanları iki kategoriye ayırarak farklı noter güvenceleri öngörmüştür:
| Kategori | Tanımı | Gerekli Noter İşlemi | Hukuki Gerekçe |
|---|---|---|---|
| Okuma-yazma bilmeyen (Fıkra 1) | Eğitim eksikliği veya başka bir sebeple okuma ve yazma bilmeyen kişi | Yalnızca düzenleme şeklinde noter senedi | Kişi belgenin içeriğini okuyamayacağından, noterin bizzat belgeyi hazırlaması ve içeriği okuyup açıklaması zorunludur. |
| Okuma-yazma bilen ama imza atamayan (Fıkra 2) | Fiziksel engel, hastalık veya yaşlılık gibi nedenlerle imza atamayan ancak okuma-yazma bilen kişi | Onaylama veya düzenleme şeklinde noter senedi | Kişi belgeyi okuyup anlayabildiğinden, noterin sadece imza yerine geçen işareti (mühür/parmak izi) onaylaması yeterlidir. |
Banka ve Cüzdanlı İşlemlerde Kolaylık (HMK 206/3)
Maddenin üçüncü fıkrası, imza atamayan kişilerin bankalar gibi “cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlar” ile yaptıkları işlemler için pratik bir istisna getirmiştir. Bu kuruluşlarla olan her işlem için ayrı ayrı notere gitmek yerine, kişinin kullanacağı mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin:
- Ya işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması,
- Ya da önceden noterde bir örneğinin saklanmak üzere onanmış bulunması
yeterlidir. Bu düzenleme, özellikle yaşlı veya engelli vatandaşların bankacılık işlemlerini sürdürebilmesini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.
Harç, Vergi ve Değerli Kâğıt Muafiyeti (HMK 206/4)
Kanun koyucu, imza atamayanların noter zorunluluğu nedeniyle mali sıkıntıya düşmesini engellemek amacıyla açık bir muafiyet hükmü koymuştur. HMK 206 kapsamında noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz. Bu hüküm, 7251 sayılı Kanunla “onaylanacak veya” ibaresi eklenerek genişletilmiş; böylece ikinci fıkra kapsamındaki onaylama işlemleri de muafiyete dahil edilmiştir.
Avukat Görüşü: İmza Atamayan Müvekkil İle İşlem Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Uygulamada imza atamayan müvekkille karşılaşan avukatın ilk yapması gereken, kişinin “okuma-yazma bilip bilmediğini” doğru tespit etmektir. Çünkü 7251 sayılı Kanunla getirilen ayrım, noter işleminin türünü (düzenleme mi, onaylama mı) doğrudan belirler. Yanlış bir tespit, senedin ispat gücünü tamamen ortadan kaldırabilir.
Özellikle kırsal bölgelerde yaşlı müvekkillerle taşınmaz satışı, miras paylaşımı veya borç ikrarı gibi yüksek riskli işlemler yapılırken, belgenin HMK 206/1 uyarınca düzenleme şeklinde noter senedi olarak hazırlanması hayati önemdedir. Sadece parmak izi basılmış adi bir kağıt, bu madde karşısında senet niteliği taşımayacak ve kesin delil olarak ileri sürülemeyecektir. Stratejik olarak; karşı tarafın sunduğu bir belgede parmak izi veya mühür varsa ve bu belge noterde düzenleme şeklinde oluşturulmamışsa, HMK 206’ya aykırılık itirazı davanın kaderini değiştirebilecek güçlü bir savunma argümanıdır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Esas: 2021/927, Karar: 2021/3344 (Nüfus Kaydı Bulunmayan Kişilerin Belgelerinde HMK 206 Uygulaması ve Re’sen Araştırma İlkesi)
ÖZET: Nüfus kaydı bulunmayan miras bırakanın mirasçılık belgesinin iptali davasında, kadastro tutanakları ve eski tarihli tapu kayıtlarındaki belgelerin temininde HMK 206 hükümlerinin dikkate alınması gerektiğine; re’sen araştırma ilkesi gereğince mahkemenin tüm delillere başvurması ve ilgili evrak asıllarının HMK 206/2 uyarınca temin edilmesi gerektiğine dair emsal karar.
Kararın Esası: Davacı vekili, müvekkilinin miras bırakan Hoca’nın mirasçısı olduğunun daha önceki bir mirasçılık belgesiyle sabit olmasına rağmen, ikinci mirasçılık belgesinde müvekkiline pay verilmediğini ileri sürerek hatalı mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir. Miras bırakanın nüfus kaydı bulunmamakta, 1900 yılının başında öldüğü kabul edilmekte ve mirasçılık ilişkileri büyük ölçüde kadastro tutanakları ile tanık beyanlarına dayanmaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi:
- Mahkemenin Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin önceki bozma ilamına uyduğu halde gereğini yerine getirmeksizin karar verdiğini,
- Nüfus kaydı bulunmayan miras bırakanın ve mirasçılarının ölüm tarihlerinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini,
- Taşınmazlara ait tapu kayıtları ve dayanak belgelerinin getirtilmediğini, keşif yapılmadığını ve kullanım durumlarının araştırılmadığını,
- Gerekmesi halinde HMK 206 uyarınca ilgilisinden evrak aslının temini ile birlikte, tanık dahil tüm delillerin toplanması gerektiğini belirterek kararı BOZMUŞTUR.
Pratik Çıkarım: Bu karar, özellikle nüfus kaydı olmayan ve imza atamayan kişilerin taraf olduğu eski tarihli işlemlerde (kadastro tutanakları, tapu kayıtları vb.) HMK 206 hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Miras hukuku davalarında, miras bırakanın veya mirasçıların okuma-yazma bilip bilmediği, dolayısıyla işlemlerin HMK 206 kapsamında geçerli bir senet niteliği taşıyıp taşımadığı sorgulanmalıdır.
HMK Madde 206 (İmza Atamayanların Durumu) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Okuma-yazma bilmeyen bir kişi parmak izi basarak senet düzenleyebilir mi?
Evet, ancak bu senedin geçerli olabilmesi için noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulması zorunludur (HMK 206/1). Sadece parmak izi basılmış adi bir kağıt, HMK anlamında senet niteliği taşımaz ve kesin delil olarak kullanılamaz.
Okuma-yazma bildiği hâlde fiziksel engel nedeniyle imza atamayan kişi için hangi noter işlemi gereklidir?
7251 sayılı Kanunla eklenen HMK 206/2 uyarınca, okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayan kişilerin belgeleri için noter tarafından onaylama veya düzenleme şeklinde işlem yapılması yeterlidir. Bu kişi belgeyi okuyup anlayabildiğinden, noterin sadece imza yerine geçen işareti (mühür/parmak izi) onaylaması yeterli kabul edilmiştir.
HMK 206 kapsamında noter işlemlerinden harç alınır mı?
Hayır. HMK 206/4 açıkça, bu madde kapsamında noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmayacağını hüküm altına almıştır. Bu muafiyet, imza atamayan kişilerin mali külfetten korunmasını amaçlamaktadır.
İmza atamayan bir kişinin banka işlemleri için her seferinde notere gitmesi gerekir mi?
Hayır. HMK 206/3, bankalar gibi cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemler için özel bir kolaylık getirmiştir. Kişinin kullandığı mühür, parmak izi veya işaretin, hesap açılışında deftere/cüzdana basılması veya önceden noterde bir örneğinin saklanmış olması yeterlidir; her işlem için ayrıca notere gitmeye gerek yoktur.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. This content is protected by time stamp and electronic signature. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.