Asliye Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar? HMK Madde 2 (Genel Görev)
Hukuk muhakemesi sistemimizde “genel görevli mahkeme”, özel bir kanun hükmüyle başka bir mahkemeye (Sulh Hukuk, Aile, İş, Ticaret vb.) verilmeyen tüm uyuşmazlıkları çözmekle yükümlü olan mahkemedir. HMK Madde 2, Asliye Hukuk Mahkemelerini bu genel görev sıfatıyla donatmıştır. Maddenin temel felsefesi; dava konusunun değerine veya tutarına bakılmaksızın, malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde asıl mercii asliye hukuk mahkemesi olarak belirlemektir. Bu durum, yargılamada birliğin sağlanması ve vatandaşın “mahkeme arama” yükünü azaltması açısından büyük önem taşır.
HMK Madde 2: Kanun Metni
(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Bugüne kadar, malvarlığına ilişkin davalarda, sulh hukuk ve asliye hukuk arasında miktara göre yapılan ayrım, birçok soruna yol açmıştır. Bu ayrımın pratik ve ihtiyaçlara da tam olarak cevap verdiği söylenemez. Ayrıca aynı konuda karar vermeye yetkili olan bir mahkemenin, miktarın azlığı ya da çokluğuna göre yapacağı inceleme, harcayacağı zaman ve kullanacağı bilgi özünde değişiklik göstermemektedir. Sadece rakamsal olarak vereceği karar değişmektedir. Böyle bir durumda, salt miktardaki azlığın veya çokluğun görev yönünden bir öneminin olmaması gerekir. Uygulamada miktar ve değere bağlı görev sınırının tespitinde ortaya çıkan sorunlar sebebiyle görevsizlik kararları verilmekte ve davalar salt bu yüzden gereksiz yere uzamaktadır. Esasen hak arayan kişi bakımından bu sınırın hiç bir önemi de yoktur, onun için önemli olan hakkının yerine gelmesidir. Bu sınıra ilişkin periyodik değişiklikler de diğer bir sorun olup, zaman zaman karışıklığa yol açabilmektedir. Bu sebeple, malvarlığına ilişkin davalarda sulh hukuk asliye hukuk arasındaki ayrım kaldırılarak, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında malvarlığına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesi, asıl görevli mahkeme haline getirilmiştir. Öteden beri, aksine hükümler saklı kalmak üzere şahıs varlığına ilişkin davalarda asıl görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bu hüküm muhafaza edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, asliye hukuk mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğunu belirtmek ve bu konuda tereddütleri ortadan kaldırmak için düzenleme yapılmıştır. Özel Hükümlerle başka mahkemelerinin görev alanına girmeyen tüm dava ve işlere asliye hukuk mahkemesi tarafından bakılacaktır. Böylece, görev konusunda bir tereddütün yaşanmaması veya boşluğun doğmaması sağlanmıştır.
Hukuki İncelemeler
Asliye Hukuk Mahkemesinin Görev Alanının Kapsamı
| Dava Türü | Görev Durumu (HMK m. 2) |
|---|---|
| Malvarlığı Hakları | Değerine bakılmaksızın tüm alacak, tazminat ve mülkiyet davalarında asliye hukuk görevlidir. |
| Şahıs Varlığı Hakları | Özel mahkeme (Aile vb.) kurulmayan yerlerde ve genel nitelikli şahsiyet hakları davalarında görevlidir. |
| Özel Düzenleme Olmayan Haller | Diğer mahkemelerin görevine girmeyen her türlü dava ve iş asliye hukukta görülür. |
| Dava Değeri (Miktar) | HMK ile birlikte “miktar sınırı” kalkmıştır; 100 TL’lik dava da 100 Milyon TL’lik dava da asliye hukukta açılabilir. |
Parasal Sınırların Kaldırılması ve Yeni Dönem
Eski usul yasasında (HUMK), davanın değerine göre Sulh ve Asliye ayrımı yapılmaktaydı. Ancak 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi ile bu ayrım tamamen kaldırılmıştır. Artık uyuşmazlığın konusu para ile ölçülebilse dahi, eğer konu mülkiyet, tazminat veya bir alacak ise genel görevli mahkeme Asliye Hukuktur. Sulh Hukuk mahkemeleri ise sadece Kanun’un 4. maddesinde sayılan tahdidi (sınırlı) işlere bakmaktadır.
Avukat Görüşü: “Aksi Belirtilmedikçe” İbaresi
Madde metnindeki “kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça” ifadesi kritiktir. Örneğin, bir uyuşmazlık tüketici işleminden doğuyorsa Tüketici Mahkemesi, ticari bir işten doğuyorsa Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Eğer o yerleşim yerinde bu özel mahkemeler kurulmamışsa, Asliye Hukuk Mahkemesi bu davalara “Özel Mahkeme Sıfatıyla” (sıfat belirterek) bakmak zorundadır. Bu ayrım, usul hukuku hatalarının ve bozma kararlarının önlenmesi için hayati önem taşır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/14622 E. , 2019/2287 K.
ÖZET (Ecrimisil İstemi ve Ticari Dava Sınırı): Eldeki ecrimisil davasının mutlak veya nispi ticari dava kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle TTK hükümlerinin değil, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemeler kapsamında kaldığı kabul edilerek davanın HMK Madde 2 uyarınca genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/3361 E. , 2019/4744 K.
ÖZET (Kat Mülkiyeti Kanunu ve Görev Sınırı): Kat irtifaklı binada yer alan bağımsız bölüm malikinin diğer bölüme müdahalesinden kaynaklı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Ek. 1 maddesi uyarınca doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği, bu bağlamda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/7918 E. , 2019/10892 K.
ÖZET (Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali ve Görevli Mahkeme): Evlilik birliği içerisinde alınan taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescil davasında muvazaa hukuki sebebine (TBK md. 19) dayanılması halinde uyuşmazlığın Aile Mahkemesinin değil, HMK 2. maddesi gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında olduğu karara bağlanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/2039 E. , 2020/5945 K.
ÖZET (Terditli Taleplerde Görev Ayrımı): Davacının muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Ancak terditli talebi olan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebi Aile Mahkemesinin görevine girdiğinden, asıl talebin reddi halinde davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2020/1291 E. , 2020/5341 K.
ÖZET (Yargı Yeri Belirlemesinde Bağlayıcılık): Görev uyuşmazlıklarında yargı yeri olarak Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair Yargıtay’ın bağlayıcı nitelikteki onama kararlarına rağmen, ilk derece mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesini görevli göstererek yeniden görevsizlik kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ifade edilmiştir.
HMK Madde 2 (Asliye Hukuk Mahkemesi) Sıkça Sorulan Sorular
Çok küçük miktarlı bir alacak davası için neden Sulh Hukuk’a değil de Asliye Hukuk’a gidiyoruz?
Çünkü 6100 sayılı HMK ile birlikte Sulh ve Asliye mahkemeleri arasındaki “miktar/değer” ayrımı kaldırılmıştır. Alacağın tutarı ne kadar düşük olursa olsun, malvarlığına ilişkin olduğu sürece genel görev asliye hukuk mahkemesinindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki fark nedir?
Asliye Ticaret Mahkemesi, özel bir uzmanlık mahkemesidir ve sadece ticari işlerden doğan davalara bakar. Asliye Hukuk ise genel görevli mahkemedir. Eğer bir yerde ticaret mahkemesi yoksa, asliye hukuk mahkemesi davaya “Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla” bakarak davanın şartlarını buna göre değerlendirir.
Karar verildikten sonra mahkemenin görevsiz olduğu anlaşılırsa ne olur?
Görev hususu kamu düzeninden olduğu için her aşamada ileri sürülebilir. Eğer üst mahkeme (İstinaf veya Yargıtay) görevsizliği tespit ederse, mahkemenin verdiği esasa ilişkin karar sırf bu nedenle bozulur ve dava görevli mahkemeye gönderilmek üzere iade edilir.