Delillerin İncelenmesi ve İstinabe Nedir? HMK Madde 197 Rehberi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 197. maddesi, medeni usul hukukunun temel direklerinden biri olan “doğrudanlık ilkesini” düzenler. Bu ilke gereğince hâkimin, hükmüne dayanak yapacağı delillerle bizzat temas etmesi, onları kendi huzurunda incelemesi esastır. Maddi gerçeğe ulaşma yolunda delillerin mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada değerlendirilmesi, yargılamanın süratli ve isabetli sonuçlanmasını sağlar. Ancak, coğrafi engeller veya delilin niteliği gereği “istinabe” (başka mahkeme aracılığıyla delil toplama) yoluna başvurulması, adaletin tesisi için kaçınılmaz bir istisna olarak kanunda yerini almıştır.


HMK Madde 197: Kanun Metni

Delillerin incelenmesi ve tutanağa geçirilmesi

MADDE 197- (1) Kanunda belirtilen hâller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Zorunlu hâllerde, bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmaya bırakılabilir.

(2) Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, o yerde istinabe yoluyla toplanabilir.

(3) Delillerin incelenmesi veya beyanların dinlenmesi sırasında taraflar, istinabe olunan mahkemede hazır bulunabilir ve delillerle ilgili açıklama haklarını kullanabilirler. Bu hususu sağlamak için, taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilir. Bu davet üzerine taraflar istinabe olunan mahkemede hazır bulunmasalar dahi deliller incelenir veya beyanlar dinlenir.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu madde ile 1086 sayılı Kanunun farklı maddelerinde yer alan, delillerin incelenmesine ilişkin hususlar birlikte düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, doğrudanlık ilkesinin de bir sonucu olarak, delillerin davaya bakan mahkeme huzurunda ve mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada inceleneceği belirtilmiştir. Ancak, kanunun belirttiği hallerde bu ilkeden vazgeçilebilir. Zorunlu durumlarda bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmaya bırakılabilir. İkinci fıkrada, başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilmesi de mümkün olmayan delillerin, bulunduğu yerde istinabe yoluyla toplanabileceği belirtilmiştir. İstinabe yoluyla yapılacak olan işlem, delillerin toplanmasıdır. İstinabe yoluyla toplanan delillerin değerlendirilmesi, asıl davaya bakan mahkeme tarafından yapılabilecektir. Üçüncü fıkrada, istinabe yoluyla delillerin incelenmesi veya beyanların alınması sırasında, tarafların hazır bulunabilecekleri ve delillerle ilgili açıklama haklarını kullanabilecekleri vurgulanmıştır. Bu, hukukî dinlenilme hakkının da bir sonucudur. Bunun sağlanabilmesi için, taraflara, çıkartılacak davetiyede incelemenin yapılacağı tarih ve yerin belirtilmesi gerekir. Ancak, davete rağmen taraflar mahkemede hazır bulunmasalar dahi deliller incelenebilir veya beyanlar alınabilir. Zira, bu bir imkân ve hak olup zorunluluk değildir.


Hukuki İncelemeler

Doğrudanlık İlkesi ve Delillerin Birlikte İncelenmesi

Medeni yargılamada hâkim, tanığın sesini duymalı, belgenin aslını görmeli ve delille arasına bir aracı koymamalıdır. HMK 197/1, delillerin “davaya bakan mahkeme huzurunda” incelenmesini emreder. Bu durum, hâkimin deliller üzerindeki kanaatinin taze ve eksiksiz oluşmasını sağlar. Ayrıca, delillerin mümkünse aynı oturumda incelenmesi, davanın uzamasını engelleyen bir “usul ekonomisi” kuralıdır.

İstinabe Yoluyla Delil Toplama ve Sınırları

Uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan bir delil (örneğin bir tanık veya bir taşınmaz) mahkemenin yetki alanı dışındaysa, “istinabe” yoluna başvurulur. Bu süreçte asıl mahkeme, delilin bulunduğu yerdeki mahkemeye bir talimat yazarak delilin toplanmasını ister. Burada kritik olan nokta, istinabe olunan mahkemenin delili sadece “toplamakla” görevli olmasıdır; toplanan delili “değerlendirme” ve hükme esas alma yetkisi münhasıran asıl mahkemeye aittir.

Avukat Görüşü ve Stratejik Değerlendirme

İstinabe süreci, uygulamada genellikle “tanık dinletme” veya “yerinde keşif” aşamalarında karşımıza çıkar. Bir avukat için buradaki en önemli strateji, istinabe mahkemesinde yapılacak işlemlere iştirak etmektir. HMK 197/3, taraflara istinabe mahkemesinde hazır bulunma ve soru sorma hakkı tanır. Başka şehirdeki bir tanığın ifadesi alınırken orada bulunmamak, tanığa sorulacak kritik bir sorunun sorulamaması ve dolayısıyla davanın seyrinin değişmesi riskini doğurur.

Rasyonel bir hukukçu, istinabe kararının verildiği duruşmada; yapılacak işlemin tarihinin taraflara tebliğ edilmesini mutlaka talep etmelidir. Özellikle iş davaları gibi tanık beyanının merkezi önemde olduğu yargılamalarda, istinabede hazır bulunmak “silahların eşitliği” ilkesinin fiili bir gereğidir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, istinabe yoluyla toplanan deliller asıl mahkemeye ulaştığında; bu delillerin doğrudanlık ilkesine aykırı bir şekilde (örneğin tanık ifadesindeki çelişkiler giderilmeden) hükme esas alınması halinde, itiraz hakları süresinde kullanılmalıdır. İstinabe, bir “formalite” değil, davanın kaderini belirleyen aktif bir delil toplama aşamasıdır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Esas: 2015/114, Karar: 2015/24129 (Taleple Bağlılık ve Delil Değerlendirmesi)

ÖZET: Davacının kendi bildirdiği işten ayrılma tarihine aykırı şekilde, SGK kayıtlarına dayanılarak talep aşılarak hesaplama yapılmasının usulsüzlüğü.

Kararın Esası:

  • Bir işçilik alacağı davasında davacı, dilekçesinde işten ayrılma tarihini somut olarak belirtmiştir. Ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, SGK kayıtlarındaki daha ileri bir tarih esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
  • Yargıtay’ın Tespiti: Delillerin toplanması ve incelenmesi aşamasında, mahkeme tarafların iddialarıyla (vakıalarla) bağlıdır. Davacı açıkça bir tarih beyan etmişse, mahkemenin bu tarihi aşarak lehine de olsa başka bir delile (SGK kaydı) dayanarak hesaplama yaptırması “taleple bağlılık” ilkesine aykırıdır.
  • Hukuki Sonuç: Davacının beyanı delil niteliğindedir ve mahkemece bu beyan aşılarak hüküm kurulamaz. Karar davalı yararına BOZULMUŞTUR.

HMK Madde 197 (İstinabe ve Delil İncelenmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İstinabe nedir ve hangi durumlarda başvurulur?

İstinabe, davanın görüldüğü mahkemenin yetki alanı dışında bulunan delillerin (tanık, keşif vb.), o yerdeki mahkeme aracılığıyla toplanması işlemidir. Delilin asıl mahkemeye getirilmesinin mümkün olmadığı veya çok güç olduğu durumlarda başvurulur.

İstinabe yoluyla dinlenen tanığın yanında bulunabilir miyim?

Evet. HMK 197/3 uyarınca taraflar, istinabe olunan mahkemedeki işlemlerde hazır bulunma ve açıklama yapma hakkına sahiptir. Bunun için mahkemenin size inceleme gün ve saatini bildirmesi gerekir.

İstinabe mahkemesi davayı karara bağlayabilir mi?

Hayır. İstinabe mahkemesinin görevi sadece talep edilen delili (tanık ifadesi, keşif raporu vb.) toplamak ve asıl mahkemeye göndermektir. Davanın esası hakkında karar verme yetkisi sadece asıl mahkemeye aittir.

Doğrudanlık ilkesi neden önemlidir?

Doğrudanlık ilkesi, hükmü verecek olan hâkimin delillerle bizzat temas etmesini sağlar. Bu sayede hâkim, tanığın hal ve tavırlarını gözlemleyebilir veya belgenin gerçekliğini bizzat denetleyebilir, bu da daha adil bir kararın yolunu açar.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.