Toplu Mahkemelerde Tahkikat, Heyet ve Naip Hâkim Yetkisi (HMK Madde 183/A)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 2020 yılında 7251 sayılı Kanun ile eklenen 183/A maddesi, özellikle Asliye Ticaret veya Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri gibi “heyet” (toplu) hâlinde karar verilen davalardaki yargılama sürecini düzenler. Hukuk sistemimizde kural olarak davalar “tek hâkimle” görülürken, kanunun özel olarak belirttiği (örneğin konusu belirli bir tutarı aşan ticari) davalara bir mahkeme başkanı ve iki üyeden oluşan heyetler bakar. Kanun koyucu bu maddeyle; dava içi geçici koruma tedbirleri ile tahkikat evresinin heyetçe yürütülmesinin esas olduğunu belirtirken, iş yükünün ağırlığı veya davanın özelliğine göre tahkikatın sadece “tahkikat hâkimi” olarak görevlendirilecek tek bir üye tarafından yürütülebilmesine veya keşif gibi belirli işlemler için “naip hâkim” atanabilmesine yasal dayanak oluşturarak yargılamanın daha hızlı ve verimli yürümesini hedeflemiştir.


HMK Madde 183/A: Kanun Metni

Toplu mahkemelerde tahkikat

MADDE 183/A- (Ek:22/7/2020-7251/19 md.) (1) Dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra talep edilen delil tespiti, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma tedbirleri de dâhil olmak üzere toplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde tüm yargılama aşamaları heyet tarafından yerine getirilir ve karara bağlanır.

(2) Heyet, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, iş veya davanın özelliğine göre tahkikatın, tahkikat hâkimi olarak görevlendirilen bir üye tarafından yapılmasına karar verebilir.

(3) Tahkikatın heyetçe yürütüldüğü iş veya davalarda mahkeme başkanı, belirli bazı tahkikat işlemlerini yapmak üzere, üyelerden birini naip hâkim olarak görevlendirebilir.

(4) Mahkeme başkanı, mahkemenin uyumlu, verimli ve düzenli çalışmasını sağlar ve bu yolda uygun göreceği önlemleri alır.


7251 sayılı Kanun (Madde 19) Değişiklik Gerekçesi

Bu madde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile eklenmiştir. Düzenlemenin temel amacı, toplu mahkemelerde (heyet hâlinde çalışan mahkemelerde) tahkikat işlemlerinin nasıl yürütüleceğine dair uygulamadaki tereddütleri gidermek ve yargılamayı hızlandırmaktır. Kural olarak toplu mahkemelerin görevine giren işlerde (geçici hukuki korumalar dâhil) tüm evrelerin heyetçe yürütülüp karara bağlanması esastır. Ancak uygulamada, heyetin her bir işlemi birlikte yapmasının getirdiği pratik zorluklar gözetilerek, mahkeme heyetine “iş veya davanın özelliğine göre” tahkikat aşamasını yönetmek üzere üyelerden birini “tahkikat hâkimi” olarak görevlendirme takdiri tanınmıştır. Benzer şekilde, tahkikat heyetçe yürütülse bile, keşif yapmak veya tanık dinlemek gibi “belirli bazı işlemler” için başkanın bir üyeyi “naip hâkim” olarak atayabilmesi sağlanarak mahkemenin verimli, uyumlu ve düzenli çalışması güvence altına alınmıştır.


Hukuki İncelemeler

Toplu (Heyetli) Mahkeme Hangi Mahkemedir?

Türk hukuk sisteminde kural tek hâkimli yargılamadır (Asliye Hukuk, Sulh Hukuk, Aile, İş mahkemeleri tek hâkimlidir). Ancak özel kanun hükümleri gereğince; Asliye Ticaret Mahkemelerinin dava değeri belirli bir limiti aşan (örneğin 2024 yılı itibarıyla 1.000.000 TL’nin üzerindeki) davaları ile Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri heyet (bir başkan ve iki üye) hâlinde çalışır. HMK 183/A maddesi doğrudan bu mahkemelerin işleyişine yöneliktir.

Tahkikat Hâkimi ile Naip Hâkim Arasındaki Fark

Madde 183/A, heyetin pratik çalışabilmesi için iki önemli mekanizma kurmuştur:

  • Tahkikat Hâkimi (Fıkra 2): Heyet toplanarak karar alır ve davanın tüm tahkikat evresinin (delillerin toplanması, bilirkişi incelemesi, ara kararların kurulması vb.) heyet içindeki tek bir üye hâkim tarafından yürütülmesine karar verir. Bu durumda süreci o üye yönetir, ancak davanın nihai esası (hüküm) yine heyetçe birlikte karara bağlanır.
  • Naip Hâkim (Fıkra 3): Tahkikat süreci kural olarak heyetçe (üç hakim birden kürsüde olarak) yürütülmektedir. Ancak dava konusu yere gidilerek keşif yapılması veya istinabe yoluyla şehir dışında tanık dinlenmesi gibi heyetin tümünün gitmesinin fiilen zor olduğu sadece “belirli bazı işlemler” için mahkeme başkanı bir üyeyi (naip) görevlendirir.

Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

NOT: HMK Madde 183/A, 2020 yılında 7251 sayılı Kanun ile mevzuatımıza girmiş, mahkemelerin iç işleyişine ve tahkikat süreçlerinin heyet/naip hâkimler eliyle yürütülmesine dair usul kurallarını düzenleyen nispeten yeni bir maddedir. Bu madde doğrudan davanın esasına veya tarafların temel haklarına etki eden bir uyuşmazlık yaratmadığından, Hukuk Genel Kurulu (HGK) seviyesinde tartışılmış ve içtihadı birleştirme veya emsal karara konu olmuş spesifik bir Yargıtay kararı şimdilik bulunmamaktadır. İlgili içtihatlar oluştuğunda bu bölüm güncellenecektir.


HMK Madde 183/A Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Heyetli mahkemede ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararını tek hâkim verebilir mi?

Kural olarak hayır. HMK 183/A’nın 1. fıkrası gereğince, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma taleplerini değerlendirip karara bağlama yetkisi, bizzat heyete (toplu mahkemeye) aittir.

Davam Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüyor, duruşmalara neden tek hâkim çıkıyor?

Eğer davanız toplu mahkemenin görev alanına giren türden bir dava ise ancak duruşmalara heyet yerine tek hâkim çıkıyorsa; mahkeme heyeti, HMK 183/A maddesinin 2. fıkrasına dayanarak, davanın özelliği gereği tahkikat aşamasının “tahkikat hâkimi” sıfatıyla o üye tarafından yürütülmesine karar vermiş demektir. Nihai karar (hüküm) aşamasında ise yine heyet (başkan ve iki üye) toplanarak birlikte karar verecektir.

Naip hâkimin verdiği ara karara itiraz edilebilir mi?

Evet. Naip hâkim, heyet veya başkan tarafından sadece “belirli bir tahkikat işlemini” (örneğin delil tespiti veya keşif) yapmak üzere görevlendirilir. Naip hâkimin, kendisine verilen bu özel yetki sınırları içinde yaptığı işlemlere ve kurduğu ara kararlara karşı, asıl yargılamayı yürüten mahkeme heyetine (veya mahkeme başkanına) itiraz edilebilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.