Kötü Niyetli Islah Kavramı ve Hukuki Yaptırımları (HMK Madde 182)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 182. maddesi, kanunun taraflara tanıdığı usuli bir imkân olan ıslah hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla ihdas edilmiştir. Usul hukukumuza yön veren temel ilkelerden “dürüstlük kuralı” (HMK 29) gereğince, hiçbir hakkın sırf karşı tarafı zarara sokmak veya yargılamayı sürüncemede bırakmak amacıyla kullanılması hukuk düzenince korunmaz. Tarafın, davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi şahsi ve kötü niyetli hedeflerle ıslah yoluna başvurduğu somut delil ve belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme bu ıslah işlemini dikkate almayacaktır. Ayrıca yasa koyucu, asılsız yere yargı sistemini meşgul eden ve karşı tarafı mağdur eden bu davranışa karşı caydırıcı olması amacıyla disiplin para cezası ve tazminat gibi çok sert ikincil yaptırımlar öngörmüştür.


HMK Madde 182: Kanun Metni

Kötüniyetli ıslah

MADDE 182- (1) Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca hâkim, kötüniyetle ıslaha başvuranı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm eder.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinde yer alan, kötüniyetle yapılan ıslaha ilişkin hüküm, önemli değişiklikler yapılarak ve ifadesi sadeleştirilerek yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetle yapıldığı anlaşılırsa, mahkeme, yapılan ıslahı dikkate almadan karar verebilecektir. Bilindiği gibi, daha önce kötü niyetle ıslah yapılsa dahi ıslah geçerli kabul ediliyor, ancak, mahkeme para cezasına ve karşı tarafın zararlarının ödenmesine karar verebiliyordu. Oysa bu durumda, asıl kötü niyetle yapılan işlem yaptırımsız kalıyor, ıslah geçersiz sayılmıyordu. Yapılan değişiklikle, kötü niyetle yapılan ıslahın mahkeme tarafından dikkate alınmayacağı kuralı kabul edilerek, bu durum düzeltilmiştir. Ayrıca, Kötü niyetle ıslah yapan taraf, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararları ödemeye ve disiplin para cezasına mahkûm edilecektir. 1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin son kısmında, “mahkûm edebilir” denilerek, hâkime takdir yetkisi bırakılmıştı. Ancak burada, kesin bir ifade kullanılarak, kötü niyetin mutlaka cezalandırılması amaçlanmıştır. Yine bu kapsamda, öngörülen para cezası da artırılmıştır.


Hukuki İncelemeler

Kötü Niyetli Islah Ne Demektir? Hangi Amaçlarla Yapılır?

Islah, kural olarak tarafın daha önce yaptığı usulü bir hatayı düzeltmesi için tanınmış anayasal arama haklarına dayanan meşru bir yoldur. Ancak HMK 182’ye göre eğer bu hak;

  1. Davayı gereksiz yere uzatmak (Örneğin icra takibini durdurmak için sırf zaman kazanmak adına tahkikatın en sonunda hiç alakası olmayan yeni bir konu üzerinden davanın ıslah edilmesi),
  2. Karşı tarafı rahatsız etmek (Maddi/manevi baskı kurmak) amacıyla yapılıyorsa “kötü niyetli ıslah” olarak nitelendirilir. Mahkeme bu durumu varsayımlarla değil, dosyadaki somut deliller veya güçlü belirtilerle tespit etmelidir.

Kötü Niyetli Islah Tespit Edildiğinde Uygulanacak Yaptırımlar

Hakim, yapılan ıslahın kötü niyetli olduğuna kanaat getirirse şu üç yaptırımı birlikte ve zorunlu olarak (“mahkûm edebilir” değil “mahkûm eder” emredici hükmü gereği) uygular:

  • Islahı Dikkate Almamak (Geçersiz Saymak): Islah dilekçesi hiç verilmemiş gibi davanın eski haline göre yargılama devam eder. Eski HUMK döneminde ıslah geçerli sayılıp sadece para cezası kesiliyorken, 6100 sayılı HMK ile bizzat usul işleminin kendisi iptal edilmiştir.
  • Tazminat Ödeme Yükümlülüğü: Islah nedeniyle boş yere duruşmalara katılmak zorunda kalan veya maddi/manevi zarara uğrayan karşı tarafın tüm zararları ödetilir.
  • Disiplin Para Cezası: Kötü niyetli tarafa devlet hazinesine ödenmek üzere maktu (beş yüz ila beş bin TL arası – yıllara sari yeniden değerleme oranlarına göre artırılarak) disiplin para cezası verilir.

Uygulamada “Davayı Uzatma” Kriteri Nasıl Değerlendirilir?

Yargıtay uygulamalarında, sırf ıslah dilekçesi tahkikatın son duruşmasında verildi veya dava sürecini 1-2 celse uzattı diye doğrudan “kötü niyetli ıslah” kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır. Islahın doğası gereği yargılamaya yeni bir rapor veya inceleme evresi eklemesi (süreci uzatması) normaldir. Kötü niyetten bahsedebilmek için tarafın “gerçekten o usul işlemini düzeltmekte hiçbir hukuki menfaati olmamasına rağmen, sırf karşı tarafı süründürmek maksadıyla” hareket ettiğinin çok net olması gerekir. Nitekim zamanaşımı definin veya dava sebebinin geç aşamalarda ıslahla ileri sürülmesi tek başına kötü niyet kabul edilmemektedir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2016/828, Karar: 2020/551 (Zamanaşımı Def’inin Islah Yoluyla İleri Sürülmesinin Kötü Niyetli Olmadığına Dair Karar)

ÖZET: Davalı tarafın, yargılamanın geç bir aşamasında (bilirkişi raporu alındıktan sonra) cevap dilekçesini ıslah ederek “zamanaşımı def’i” ileri sürmesinin, tek başına davayı uzatmaya yönelik “kötü niyetli ıslah” olarak değerlendirilemeyeceğine dair emsal HGK kararı.

Kararın Esası:

  • Davacı işçi kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için dava açmış, davalı işveren cevap dilekçesinde süresi içinde “zamanaşımı def’i”nde bulunmamıştır.
  • Bilirkişi raporu geldikten sonra davacı talep artırımı yapmış; davalı işveren ise aylar süren duruşmaların ardından harcını yatırarak cevap dilekçesini “zamanaşımı def’i” yönünden ıslah etmiştir.
  • Özel Daire, ıslah dilekçesinin raporlardan aylar sonra verilmesini “davayı uzatmaya yönelik kötü niyet” sayarak reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
  • HGK’nın Tespiti: Islah işlemi kural olarak tahkikat bitinceye kadar yapılabilir. Davalı, cevap dilekçesini ıslah edebilir. Davayı uzatma veya karşı tarafı rahatsız etme amacı sadece zaman geçmesiyle açıklanamaz, “somut delil veya güçlü belirti” gerekir. Davalının ıslahı sonrası ek bilirkişi raporu alınması makul bir süredir, kötü niyet kanıtlanmamıştır.
  • Hukuki Sonuç: Mahkemenin, zamanaşımı def’ini içeren ıslahı “kötü niyetli olmadığı” gerekçesiyle dikkate alması hukuka uygun bulunmuş ve karar ONANMIŞTIR.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/1660, Karar: 2021/2 (Menfi Tespit Davasında Islah ve Kötü Niyet İncelemesi)

ÖZET: Menfi tespit davasında, başlangıçta ileri sürülen “bedelsizlik” iddiasının yargılama aşamasında ıslah edilerek “imza inkârına” çevrilmesinin, davanın icra takibini durdurmadığı gerçeği karşısında “kötü niyetli” sayılamayacağı hakkında HGK kararı.

Kararın Esası:

  • İcra takibi üzerine açılan menfi tespit davasında davacı baştan senedin teminat senedi olduğunu savunmuş, ancak sonradan senedin aslını görünce imzanın kendisine ait olmadığını fark ederek davasını “imza inkarı” yönünden ıslah etmiştir.
  • Yerel Mahkeme, bu ıslahı inandırıcı bulmayarak HMK 182 uyarınca kötü niyetli saymış ve reddetmiştir.
  • HGK’nın Tespiti: Islah hakkı tarafa dava sebebini değiştirme yetkisi verir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davaları icrayı (istisnalar hariç) durdurmaz. İcrayı durdurmayan bir davada, davacının bilerek davayı uzatmaya çalıştığı (ve bu yolla fayda sağladığı) soyut iddialarla kabul edilemez. Islahın kötü niyetli olduğuna dair somut delil yoktur.
  • Hukuki Sonuç: Kötü niyetli ıslah iddiasıyla davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak karar BOZULMUŞTUR.

HMK Madde 182 (Kötü Niyetli Islah) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim ıslahın kötü niyetli olduğunu anlarsa dilekçeyi hiç kabul etmez mi?

Evet. HMK 182/1 hükmüne göre ıslahın kötü niyetli olduğu netleşirse, hâkim “ıslahı dikkate almadan” yani ıslah hiç yapılmamış gibi eski iddia veya savunmalar üzerinden yargılamaya devam ederek kararını verir. İşlem geçersiz sayılır.

Kötü niyetli ıslah cezası ne kadardır?

Kanun, disiplin para cezasının sınırlarını 500 TL ile 5.000 TL arası olarak belirlemiştir. Ancak bu sınırlar yeniden değerleme oranlarına göre her yıl güncellendiğinden, ceza miktarı davanın açıldığı ve karara bağlandığı yıla göre çok daha yüksek rakamlara (günümüz değerleriyle on binlerce liraya) tekabül etmektedir.

Davayı sırf bilirkişi raporunu geciktirmek için ıslah etmek kötü niyet midir?

Dava dosyasının genel gidişatından, sırf yargılamayı çıkmaza sokmak ve gereksiz yere uzatmak amacıyla (hiçbir hukuki faydası olmadığı halde) yeni iddialar uydurularak ıslah yapıldığı anlaşılıyorsa, bu durum “kötü niyetli ıslah” olarak değerlendirilebilir. Ancak sadece davanın 1-2 celse uzaması veya karşı tarafın itiraz etmesi, ıslahı kötü niyetli yapmaya tek başına yetmez.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.