Mahkeme Seçiminde Katı Kurallar: HMK Madde 18 Yetki Sözleşmesinin Şartları

Hukuk sistemimiz, ticaret hayatının aktörlerine (tacirlere ve kamu tüzel kişilerine) kendi uyuşmazlıkları için istedikleri mahkemeyi seçme özgürlüğü tanımıştır. Ancak yargı bağımsızlığı ve usul güvenliği gereği bu özgürlük sınırsız değildir. HMK Madde 18, tarafların yetki sözleşmesi yaparken uymak zorunda olduğu kırmızı çizgileri belirler. Kanun koyucu bu maddeyle, yetki sözleşmesinin yazılılığa bağlanmasını, mahkemenin (örneğin “İstanbul Çağlayan Mahkemeleri” gibi) net biçimde ismen gösterilmesini emreder. Her şeyden önemlisi, eğer bir uyuşmazlık “Kesin Yetki” (örneğin tapu iptali, tüketici hakları vb.) veya kişilerin serbestçe vazgeçemeyeceği (örneğin boşanma, aile hukuku) bir konuya giriyorsa, taraflar istese dahi o konuda yetki sözleşmesi yapılamaz.


HMK Madde 18: Kanun Metni

(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.
(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Taraflarca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için gerekli şartlar düzenlenmiştir. Birinci fıkraya göre, yetki sözleşmesi ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda yapılabilir. Örneğin ayrılık, boşanma gibi kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin caiz olduğu hâllerde, sözleşmenin geçerli olarak yapılabilmesi için, yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın belli veya belirlenebilir nitelikte olması, yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin de gösterilmesi gereklidir.


Hukuki İncelemeler

Kesin Yetki Hallerinde Geçersizlik (M. 18/1)

Bir mahkemenin “kesin yetkili” olması, o davanın kamu düzeni gereği sadece ama sadece orada görülebileceği anlamına gelir. Örneğin HMK 12 uyarınca bir tarlanın aynına (tapusuna) ilişkin davada sadece tarlanın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. İşte bu tür kesin yetki hallerinde, tacir olan iki şirket kendi aralarında sözleşme yapsa ve “İhtilaf halinde tapu uyuşmazlığına İstanbul Mahkemeleri bakar” dese dahi bu sözleşme geçersizdir. Kanunun emredici kuralı sözleşmenin önüne geçer. Ayrıca nafaka, velayet gibi kamu düzenini ilgilendiren zayıf statülü konularda da mahkeme anlaşması (yetki sözleşmesi) imzalanamaz.

Şekil Şartları Nelerdir? (M. 18/2)

  1. Yazılılık Şartı: Tacirler sözlü olarak bir mahkeme üzerinde anlaşamazlar. Mutlaka bir matbu sözleşme, protokol, mail yahut faks benzeri yazılı (belgelenebilir) uzlaşı ortamı olması şarttır.
  2. Belirli Uyuşmazlık: “Aramızda çıkacak her türlü sorunda…” şeklindeki bir ibare geçersiz sayılabilir. Olası uyuşmazlığın kaynağının, örneğin; “18.04.2023 tarihli araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıklarda…” şeklinde somut olması gerekir.
  3. Mahkemenin İsmen Tayini: Mahkemenin neresi olduğunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde net yazılması gerekir. “En yakın liman mahkemesi”, “Satıcının tercih edeceği il mahkemesi” gibi belirsiz ve soyut ifadeler sözleşmeyi geçersiz kılar. “Ankara (Merkez) Mahkemeleri” şeklinde belirli ve teşhis edilebilir bir il veya ilçe yazmak zorunludur.

Avukat Görüşü: Yabancılık Unsuru ve MÖHUK’ta Belirlilik Kuralları

Uluslararası bankacılık, nakliyat ve ithalat-ihracat süreçlerinde (örneğin konişmentolara eklenen) “Yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili kılınması” durumlarında da HMK 18’in temel ruhu aranmaktadır. Milletlerarası Özel Hukuk (MÖHUK m. 47) gereğince tıpkı Türk hukukundaki gibi yetkili mahkemenin “İsmen ve Belirli” olması teyit edilir. Sözleşmeye “Çözülmeyen sorunlarda ilgili devletin mahkemelerine gidilir” yazmak o mahkemeyi “belirli” kılmaz ve yetki itirazınıza mesnet teşkil edemez. Geçerli bir sınır ötesi yetki itirazında bulunmak için, örneğin; “Londra Yüksek Mahkemeleri (High Court of Justice) yetkilidir” tarzında spesifik hedefler gösterilmesi uygulamada hayati önem taşır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay içtihatları, mevcut mevzuat metinlerinde sıklıkla atıf alan usul hukuku kararlarının özetleridir. Yasal sınırların çizilmesinde emsal teşkil ederler.)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/5193 E. , 2015/12216 K.

ÖZET (Yabancı Mahkemenin Yetkili Kılınmasında “Belirlilik” Şartı): Yabancı banka ve Türk şirket arasındaki banka hesap sözleşmesinde “Uyuşmazlık … (Yabancı) Cumhuriyetinin ilgili mahkemesinde yapılacaktır” ibaresi yer almıştır. Davalı yabancı tır banka buna dayanarak yetki itirazında bulunmuşsa da, Yargıtay bu itirazı reddetmiştir. Kararın hukuk mantığına göre; MÖHUK uyarınca yapılan sınır ötesi yetki anlaşmaları da HMK m. 17 ve m. 18’e paralel olarak “belirli olma” şartına tâbidir. Hangi şehir ve hangi mahkeme isminin açıkça zikredilmemesi (sadece “ilgili mahkemesi” denmesi) ibareyi geçersiz kıldığından, Türk mahkemelerinde davanın görülmesi asıldır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/5431 E. , 2013/2726 K.

ÖZET (Tacir Olmayan Kefilde Yetki Şartının Geçersizliği ve Ortak Yetki): Açılan Tasarrufun İptali (muvazaa) davasında; alacaklı banka ile sözleşmeyi imzalayan asıl borçlu ile kefili arasında bir uyuşmazlık görülmüştür. Asıl borçlu tacir statüsünde değildir. Tacir sıfatı taşınmadığı hâlde sözleşmeye konan yetki kuralı (HMK 18 kapsamında geçerlilik şartı ihlali sebebiyle) asıl borçlu yönünden mutlak geçersizdir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafı dahi olmayan yahut tacir olmayan dava arkadaşları bakımından geçersiz bu belge yerine “Ortak Yetkili Mahkeme (HMK 7) / Tüm davalıların yerleşim yeri” kuralına müracaat edilerek dava yeri tespit edilmelidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/18146 E. , 2015/154 K.

ÖZET (Yetki İtirazının Süresinde Yapılması Zorunluluğu): Bankacılık hesabından yapılan haksız kesinti üzerine açılan alacak davasında, yetki sözleşmesi bulunmakla birlikte davalı Banka yetki itirazını “Cevap Dilekçesi” süresinden (süre uzatım sınırlarından) sonra yapmıştır. HMK kurallarına göre yetki sözleşmelerinin sağladığı yetki münhasır bir yetki olsa da mahkemenin resen gözeteceği “Kesin” bir yetki değildir (Karş. HMK 18/1). Dolayısıyla davalı taraf süresi içinde ve usulüne uygun şekilde ilk itirazlar aşamasında itiraz etmedikçe, mahkeme taraflarının tacir olduğuna yahut ellerinde tam geçerli bir sözleşme olduğuna bakmaksızın sırf geç itiraz sebebiyle yetkisizlik veremez; geç kalınması davanın açıldığı mahkemeyi artık yetkili kılar.


HMK Madde 18 (Yetki Sözleşmesi Geçerliliği) Sıkça Sorulan Sorular

WhatsApp üzerinden yazışarak bir ticari uyuşmazlıkta Ankara mahkemelerini seçsek geçerli olur mu?

HMK Madde 18’deki yazılılık şartının sağlandığı ve metnin bütünlüğünün belgelenebildiği (iradelerin net olduğu) durumlarda elektronik ortamdaki bu uzlaşı bir delil başlangıcı teşkil edebilirse de, kurumsal yapıda imza inkârı risklerini önlemek adına “elektronik veya ıslak imzalı” bir yazılı protokol yapılması HMK usulüne tam olarak uygundur.

“Sözleşmeden doğacak her konuda Türkiye’deki Adliyeler Bakar” yazsak yeterli midir?

Hayır, geçersizdir. HMK 18 gereğince mahkemenin “belirli veya belirlenebilir” olması yani bir lokasyona inmesi (Örn: “Bursa Merkez Mahkemeleri”) ve yargı çevresini tayin etmesi şarttır. Ülke genelini kapsayan muğlak ifadeler “belirlilik” unsurunu taşımazlar.

Kesin yetkili mahkeme olan “Tüketici Mahkemesi”nden kaçmak için iki firma kendi arasında mahkeme seçebilir mi?

Gündemdeki hukuki ilişki (örneğin franchise alıcısı gibi kısmi tüketici sayılamayacak ancak yasalarda kesin yetki tanınmamış ilişkiler) dâhilinde iki şirketin sözleşmesi asıldır. Ancak bir konuda kanun özel olarak “Kesin Yetkilidir” kuralı koymuşsa (örneğin İflas Davaları – şirketin muamele merkezinde kesin olarak görülür), iki tacir bunu değiştirerek İflas davasını başka bir ilde açamazlar. HMK m. 18 / 1 buna izin vermez.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.