Islahın Zamanı ve Şekli: Tahkikat Sonu Sınırı, Bozma Sonrası İstisna ve Sözlü-Yazılı Islah (HMK Madde 177)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi, ıslahın ne zamana kadar ve nasıl yapılabileceğini belirler. Temel kural basittir: ıslah, tahkikat sona erene kadar yapılabilir. Ancak madde, 7251 sayılı Kanunla 2020 yılında önemli bir istisnayı barındıran 2. fıkrayla genişletilmiştir. Bu fıkra uyarınca, Yargıtay bozma veya BAM kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine geldiğinde, mahkemenin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde ıslah hakkı yeniden canlanmakta; ancak bozma kararının yarattığı hukuki durumu ortadan kaldırmak amacıyla kullanılamamaktadır. Şekil açısından ise ıslah sözlü veya yazılı yapılabilmekte, her iki hâlde de karşı tarafa bildirim zorunluluğu bulunmaktadır.


HMK Madde 177: Kanun Metni

Islahın zamanı ve şekli

MADDE 177- (1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.

(2) (Ek: 22/7/2020-7251/18 md.) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.

(3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.

[!NOT] Maddenin 2. fıkrası, 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle eklenmiş; eski 2. fıkra (şekle ilişkin hüküm) 3. fıkraya dönüşmüştür.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddeyle, ıslahın tahkikat sona erinceye kadar yapılabileceği kabul edilmiştir. Bu hüküm, esas olarak 1086 sayılı Kanunun 84 üncü maddesinde düzenlenmiş ve orada tahkikata tâbi olan davalarda tahkikat sona erene kadar, tahkikata tâbi olmayan davalarda ise yargılamanın sonuna kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Ancak bu düzenleme çerçevesinde, tahkikata tâbi olan ve tâbi olmayan dava ayrımına gerek duyulmadığı için ıslahın tahkikatın sonuna kadar yapılması esası kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında ıslahın şekli düzenlenmiştir. Buna göre, ıslah yazılı veya sözlü olarak yapılabilecektir. Duruşmada sözlü yapılan ıslah, tutanağa geçirilecektir. Islah yazılı yapılıyorsa, duruşmada veya duruşma dışında mahkemeye verilebilecektir. Hukuki dinlenilme hakkının bir sonucu olarak, karşı tarafı ıslahtan haberdar etmek amacıyla, tutanağın veya ıslah dilekçesinin bir örneği ona tebliğ edilmelidir.


Hukuki İncelemeler

Islahın Zaman Sınırı: “Tahkikatın Sona Ermesi” Ne Anlama Gelir?

HMK 177/1 uyarınca ıslah, tahkikat sona erene kadar yapılabilir. Bu sınırın doğru anlaşılması kritiktir:

Aşama Islah Mümkün mü?
Dava açıldıktan sonra, ön inceleme öncesi ✅ Evet
Ön inceleme duruşması sırasında ✅ Evet
Tahkikat aşaması devam ederken ✅ Evet
Bilirkişi raporu tebliğ edildikten sonra, tahkikat sürerken ✅ Evet
Tahkikat sona ererken / hâkim “tahkikat bitti” dedikten sonra ❌ Hayır
Sözlü yargılama ve hüküm aşaması ❌ Hayır
Yargıtay aşaması (bozma yoksa) ❌ Hayır

7251 sayılı Kanunla Eklenen 2. Fıkra: Bozma Sonrası Islah İstisnası

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1948 ve 2016 tarihli kararlarıyla kesin biçimde yerleşen “bozma sonrası ıslah yapılamaz” kuralı, HMK 177’ye eklenen 2. fıkrayla sınırlı ve koşullu bir istisnaya kavuşmuştur. Bu istisnanın uygulanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Yargıtay bozma kararı (veya BAM kaldırma kararı) üzerine dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş olmalıdır.
  2. İlk derece mahkemesi, bozma sonrası tahkikata ilişkin (sözlü yargılamaya ilişkin değil) bir işlem yapmış olmalıdır.

Bu iki koşul sağlandığında tahkikat yeniden başlamış sayılır ve taraf, bu yeni tahkikat sona erene kadar ıslah hakkını kullanabilir. Ancak ıslah, bozma kararına uymakla oluşan hukuki durumu ortadan kaldırmak için kullanılamaz.

Islahın Şekli: Sözlü ve Yazılı Islah

HMK 177/3 uyarınca ıslah iki yoldan birinde yapılabilir:

  • Sözlü Islah: Taraf veya vekili duruşmada sözlü olarak ıslah talebinde bulunur; bu beyan duruşma tutanağına geçirilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse tutanak örneği ona tebliğ edilir.
  • Yazılı Islah (Dilekçeyle): Islah dilekçesi mahkeme kalemine verilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse ya da dilekçe duruşma dışında sunulmuşsa, dilekçenin bir örneği karşı tarafa haber vermek amacıyla tebliğ edilir.

Her iki şekilde de tebliğ zorunluluğunun temeli hukuki dinlenilme hakkıdır (HMK 27). Karşı tarafın ıslahtan haberdar edilmesi; itiraz etme, delil sunma ve savunmasını düzenleme hakkının güvencesidir.

Avukat Görüşü: Belirsiz Alacak Davasında Bozma Sonrası Talep Artırımı Islah Değildir!

Uygulamada en kritik ayrımlardan biri şudur: belirsiz alacak davasında alacak miktarı belirlenebilir hâle geldiğinde yapılan talep artırımı, ıslah niteliği taşımaz. Bu artırım doğrudan HMK 107/2 kapsamında, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın yapılır. Dolayısıyla bozma sonrasında bile, davanın başından beri belirsiz alacak davası olarak yürütülmüşse ve alacak bozma sonrası netleşmişse, davacı ıslah hakkını kullanmadan talebini artırabilir. Ancak bu imkânı kullanabilmek için davanın gerçek anlamda belirsiz alacak davası olarak açılmış olması şarttır; belirsiz alacak davası kisvesiyle açılmış kısmi dava ise bu avantajdan yararlanamaz.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2023/186, Karar: 2023/240 (Belirsiz Alacak Davasında Bozma Sonrası Talep Artırımının Islah Niteliğinde Olmadığı)

ÖZET: Başından itibaren belirsiz alacak davası olarak açılan ve alacak miktarı bozma kararından sonra netleşen davada, davacı vekilinin sunduğu “talep artırım dilekçesi”nin ıslah niteliğinde olmadığı; belirsiz alacak davasına özgü HMK 107/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu artırımın hukuki değer taşıdığına ilişkin HGK kararı.

Kararın Esası:

  • Davacı işçi, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada her biri 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL ücret farkı ve ilave tediye alacağını talep etmiştir.
  • Yargıtay 7. HD’nin bozma kararına uyularak yeniden yargılama yapılmış; davacı vekili, yeni bilirkişi raporuna göre ilave tediye alacağını 8.520 TL’ye artıran 05.05.2016 tarihli talep artırım dilekçesi sunmuştur.
  • Yargıtay 9. HD bu dilekçeyi ıslah niteliğinde kabul ederek “bozma sonrası ıslah yapılamaz” kuralından hareketle kararı bozmuş; yerel mahkeme ise direnme kararı vermiştir.
  • HGK’nın Tespiti: Belirsiz alacak davası olarak açılan bir davada, alacak miktarı belirlenebilir hâle geldiğinde davacının HMK 107/2 uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini artırması ıslah niteliğinde değildir. Bunu engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamakta olup bozma sonrası bile bu artırım yapılabilir.
  • Hukuki Sonuç: Yerel mahkemenin direnme kararı UYGUN BULUNMUŞ; alacak miktarına ilişkin temyiz incelemesi için dosya Yargıtay 9. HD’ye gönderilmiştir.

HMK Madde 177 (Islahın Zamanı ve Şekli) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Islah hâkimin “tahkikat bitti” demesinden sonra yapılabilir mi?

Hayır. HMK 177/1 uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Hâkim tahkikatın bittiğini açıkladıktan sonra ıslah hakkı sona erer. Bu nedenle özellikle son celsede tahkikat kapanmadan önce ıslah talebinde bulunmak zorunludur.

Bozma kararından sonra ıslah yapılabilir mi?

Kural olarak hayır (YİBK 1948/3 ve 2016/1). Ancak HMK 177/2 uyarınca, bozma sonrası dosya ilk derece mahkemesine geldiğinde mahkeme tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa, tahkikat yeniden başladığından ıslah hakkı canlanır. Bu istisnada dahi bozma kararının yarattığı hukuki durum ıslahla ortadan kaldırılamaz.

Islah sözlü mü yapılmalı, dilekçeyle mi?

Her ikisi de mümkündür. Duruşmada sözlü beyan tutanağa geçirilir. Dilekçeyle yapılan ıslah ise karşı tarafa tebliğ edilir. Uygulamada harç yükümlülüğü olan talep artırımı ıslahları dilekçeyle ve harç yatırılarak yapılmaktadır.

Belirsiz alacak davasında bozma sonrası talep artırımı ıslah sayılır mı?

Hayır. Yargıtay HGK 2023/240 kararı uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada alacak miktarı bozma sonrası netleşmişse, yapılan talep artırımı HMK 107/2 kapsamında değerlendirilir ve ıslah hakkını tüketmez. Ancak davanın gerçek anlamda belirsiz alacak davası olarak açılmış olması şarttır.

Karşı taraf ıslahtan haberdar edilmezse ne olur?

Haber verme zorunluluğu hukuki dinlenilme hakkının gereğidir (HMK 27). Karşı tarafın tebliğ yapılmadan ıslaha dayalı işlemlerle karşılaşması, o tarafın itiraz ve savunma hakkını ihlal edebilir; bu durum usul hatası teşkil eder.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.