Islahın Kapsamı ve Sayısı: Kısmi-Tam Islah Farkı ve “Bir Kez” Kuralı (HMK Madde 176)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesi, ıslah kurumunun iki temel parametresini belirler: kapsam ve sayı. Kapsam açısından ıslah, davada yapılmış olan herhangi bir usul işlemini —dava dilekçesi, cevap dilekçesi, talep miktarı, dava sebebi— kapsamakta; taraf, bu işlemleri kısmen ya da tamamen değiştirebilmektedir. Sayı açısından ise yasa, aynı dava içinde ıslah hakkının yalnızca bir kez kullanılabileceğini emredici biçimde düzenlemiştir. Bu sınırlama, davanın kötüniyetle uzatılmasının önüne geçmek amacıyla getirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararlarıyla desteklenmiştir. Dikkat edilmesi gereken kritik nokta ise “bir kez ıslah hakkı”nın davacı ve davalı için ayrı ayrı işlediğidir; her taraf kendi usul işlemlerini bir kez ıslah edebilir.
HMK Madde 176: Kanun Metni
Kapsamı ve sayısı
MADDE 176- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 83 üncü maddesi hükmü esas olarak kabul edilmiş, ancak anlaşılmasını kolaylaştırmak için ifadesi değiştirilmiş ve iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.
Taraflar, daha önce olduğu gibi, ıslah yolu ile iddialarını ve savunmalarını genişletip değiştirebileceklerdir. Buna göre, davacı dava dilekçesinde belirttiği dava sebebini değiştirebileceği gibi, örneğin daha önce belirttiği ödünç sözleşmesi sebebini değiştirip sebepsiz zenginleşme sebebine dayanabilecektir. Keza, davacı dava dilekçesinde belirttiği vakıaları eksik belirtmişse, onları ıslah yolu ile tamamlayabilecektir. Ayrıca, davacının dava dilekçesinde belirttiği talebini ıslah yolu ile artırması, örneğin daha önce istediği elli bin Türk Lirasını yüz bin Türk Lirasına çıkarması mümkün olduğu gibi, talebini değiştirmesi de mümkündür; aynen talep ettiği otomobilden vazgeçip ıslah yolu ile değerini isteyebileceği gibi, otomobilden tümüyle vazgeçip ıslah yolu ile bilgisayar istemesi de mümkündür. Aynı şekilde davalı da, vermiş olduğu cevap dilekçesini ıslah edip, daha önce eksik bıraktığı savunmasını tamamlayabileceği gibi, savunmasını dayandırdığı vakıaları tümüyle de değiştirebilecektir. Hukukumuzda, ıslah yolu ile davanın taraflarının değiştirilip değiştirilemeyeceği konusunda farklı görüşler mevcut olup, Yargıtayın uygulaması ıslah yolu ile davanın taraflarının değiştirilemeyeceği yönündedir.
Islah yolu ile davanın geciktirilmesi ve sürüncemede bırakılması mümkün olduğundan, ikinci fıkra ile tarafların ıslah yoluna bir defa başvurabileceklerine ilişkin sınırlama bu Tasarıda da kabul edilmiştir.
Uygulamada, zamanaşımının ıslah yolu ile ileri sürülüp sürülemeyeceğine dair bazı tereddütler var ise de zamanaşımı ilk itiraz olmayıp, ıslah yolu ile de ileri sürülebileceğinde tereddüt etmemek gerekir.
Hukuki İncelemeler
Islahın Kapsamı: Kısmi ve Tam Islah
HMK 176/1 uyarınca ıslah, yapılmış olan herhangi bir usul işlemini hedef alabilir. Aşağıdaki tablo, davacı ve davalı açısından ıslahla değiştirilebilecek işlemleri özetlemektedir.
| Islah Türü | Davacı Açısından Örnek | Davalı Açısından Örnek |
|---|---|---|
| Dava Sebebi Değişikliği | Sözleşmeden dönme talebini, sebepsiz zenginleşme talebine dönüştürmek | Zamanaşımı def’ini sonradan ıslahla ileri sürmek |
| Talep Miktarı Değişikliği | 50.000 TL’lik talebi 100.000 TL’ye çıkarmak | — |
| Talep Konusu Değişikliği | Aynen iade talebini tazminata dönüştürmek | Def’î değiştirmek |
| Vakıa Tamamlama | Eksik bırakılan olayları eklemek | Savunmayı eksik bırakılan unsurlarla tamamlamak |
| Taraf Değişikliği | ❌ Yargıtay içtihadına göre mümkün değil | ❌ Yargıtay içtihadına göre mümkün değil |
“Bir Kez” Kuralı: Davacı ve Davalı İçin Ayrı Sayılır
HMK 176/2’nin en sık yanlış anlaşılan boyutu şudur: “aynı davada bir kez ıslah” hükmü, her taraf için ayrı ayrı geçerlidir. Davacı bir kez, davalı da bir kez ıslah hakkına sahiptir. Bu haklar birbirini tüketmez. Ancak aynı taraf ikinci kez ıslah girişiminde bulunursa, bu dilekçe mahkemece reddedilecek ve işleme alınmayacaktır.
Bozma Sonrası Islah Yasağı
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarihli ve 13.05.2016 tarihli kararlarıyla kesin biçimde yerleşen bu kural, HMK döneminde de geçerliliğini korumaktadır. Yargıtay bozma kararı verildikten sonra, bozmaya uyan mahkemenin tahkikata devam etse bile, taraf bozma sonrasında ıslah yapamaz. Zira ıslah hakkı, tahkikat süresince kullanılabilecek istisnai bir yol olup bozma kararı bu hakkı tüketmektedir.
Avukat Görüşü: Islah Hakkını Zamanında ve Doğru Kullanın!
Islah, davacı açısından en güçlü usul araçlarından biridir; ancak yalnızca bir kez kullanılabildiğinden “ne zaman” ve “ne için” kullanılacağı stratejik bir karar gerektirir. Pratikte karşılaşılan en yaygın hata, bilirkişi raporundan önce yapılan erken ıslahla hakkın tükenmesi ve daha sonra rapor miktarına göre ikinci ıslah yapılamamasıdır. Bu nedenle talep artırım ıslahını bilirkişi raporunu gördükten sonra yapmak, hakkı en verimli biçimde kullanmayı sağlar. Ayrıca bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı kesin olduğundan, ilk yargılamada tahkikat sona ermeden ıslah hakkınızı kullanmayı geciktirmemeniz büyük önem taşır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2019/444, Karar: 2022/41 (Bozma Sonrası Islah Yapılamayacağı; Aynı Davada Birden Fazla Islah Yasağı)
ÖZET: Yargıtay bozma kararı sonrasında ıslah yapılmasının mümkün olmadığı (Yargıtay İBK 1948/3 ve 2016/1 kararları); HMK 176/2 uyarınca aynı davada yalnızca bir kez ıslah hakkı bulunduğu; bozma öncesinde ıslah hakkını kullanan tarafın bozma sonrasında ikinci kez ıslah yoluna başvurmasının geçersiz sayılacağı hakkında HGK emsal kararı.
Kararın Esası:
- Davacı işçi, bozma kararı öncesinde 22.01.2013 tarihli ilk ıslah dilekçesiyle ihbar tazminatı, ücret ve fazla çalışma alacaklarını artırmıştır.
- Yargıtay 21. HD’nin bozma kararına uyularak dava tefrik edilmiş; bozma sonrası yeniden alınan bilirkişi raporuna göre davacı 18.10.2016 tarihli ikinci ıslah dilekçesiyle tüm alacak kalemlerini (bu sefer kıdem tazminatını da dahil ederek) artırmak istemiştir.
- Yerel mahkeme, kıdem tazminatının ilk ıslah dilekçesinde talep edilemediği gerekçesiyle ikinci ıslahı geçerli kabul edip hüküm kurmuştur.
- HGK’nın Tespiti: Yargıtay İBK 04.02.1948/3 ve 13.05.2016/1 kararları gereğince bozma sonrası ıslah mümkün değildir. Aynı davada bir kez ıslah hakkı tanıyan HMK 176/2 hükmü de bu sonucu pekiştirmektedir. Mahkemenin bozmadan sonra yapılan ıslahı geçerli sayarak hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır.
- Hukuki Sonuç: Direnme kararı BOZULMUŞTUR.
HMK Madde 176 (Islahın Kapsamı ve Sayısı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Davalı da ıslah yapabilir mi?
Evet. HMK 176/1 “taraflardan her biri” diyerek hem davacıya hem davalıya ıslah hakkı tanımıştır. Davalı, cevap dilekçesini, savunma vakıalarını veya def’îlerini ıslah yoluyla değiştirebilir.
Islahla davanın tarafı değiştirilebilir mi?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre ıslah yoluyla davanın tarafı değiştirilemez. Taraf değişikliği ancak HMK’nın başkaca hükümleri çerçevesinde mümkündür.
Kısmi ıslah yapıldıktan sonra aynı davada bir daha ıslah yapılabilir mi?
Hayır. “Aynı davada bir kez ıslah” kuralı, kısmi ya da tam ıslah ayrımına bakmaksızın geçerlidir. Bir kez ıslah hakkı kullanıldıktan sonra, ister kısmi ister tam ıslah yapılmış olsun, ikinci bir ıslaha izin verilmez.
Bilirkişi raporundan sonra ıslah yapılabilir mi?
Evet. Islah, tahkikat sona erene kadar yapılabilir (HMK 177/1). Bu nedenle bilirkişi raporunu gördükten sonra, rapora göre talep miktarını artırmak amacıyla ıslah yoluna başvurmak mümkündür; hatta bu yol, ıslah hakkını en verimli kullanan yaklaşımdır.
Bozma sonrası ıslah yapılabilir mi?
Kesinlikle hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1948 ve 2016 tarihli kararları, HMK döneminde de geçerliliğini sürdürmektedir. Bozma kararından sonra ıslah yapılması hukuken mümkün değildir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.