İsticvabın Yapılması: Gerçeği Söyleme Hatırlatması, Hazır Bulunma Hakkı ve Yazılı Not Yasağı (HMK Madde 173)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 173. maddesi, isticvap duruşmasının “nasıl” yapılacağını, yani sorgulama oturumunun usul çerçevesini belirleyen hükümdür. Madde dört temel ilkeyi düzenlemektedir: (1) İsticvabın bizzat yapılması zorunluluğu, (2) hâkimin gerçeği söyleme hatırlatması ödevi, (3) karşı taraf ve vekillerin hazır bulunma hakkı ve (4) isticvap olunan tarafın yazılı not kullanma yasağı. Bu kuralların tamamı, isticvabın amacı olan “tarafın aleyhine vakıalar hakkında içtenlikle beyanda bulunmasını sağlama” hedefiyle doğrudan bağlantılıdır. Özellikle yazılı not yasağı, isticvap ile tanık dinlemeyi birbirinden ayıran önemli bir unsurdur; hazırlanmış cevapların okunmasına değil, tarafın bizzat ve spontane bir biçimde sorulara yanıt vermesine olanak tanır.


HMK Madde 173: Kanun Metni

İsticvabın yapılması

MADDE 173- (1) İsticvabına karar verilen kimse bizzat isticvap olunur.

(2) Hâkim, isticvaba başlamadan önce isticvap olunan tarafa gerçeği söylemesi gerektiği hususunu hatırlatır.

(3) İsticvap esnasında, karşı taraf ve taraf vekilleri hazır bulunabilirler.

(4) İsticvap olunan taraf, mahkemenin izni olmadıkça, yazılı notlar kullanamaz.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddenin birinci fıkrası, 1086 sayılı Kanunun 231 inci maddesinde yer alan, mahcur veya küçük kişiler yerine, bunların velisi veya vasisinin isticvap edileceğine ilişkin düzenleme, “Bizzat isticvap edilme” kenar başlıklı 176 ncı maddenin gerekçesinde gösterildiği üzere bu Tasarıya alınmamış, değişikliği vurgulamak üzere bu fıkra düzenlenmiştir.

İkinci fıkra, isticvap olunacak kişiyi, doğruyu söylemeye yönlendirme görevini hâkime yükleyen bir hükümdür.

Üçüncü fıkraya, 1086 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenleme kısmen değiştirilerek alınmıştır. Bu hükme göre hâkim isticvabın iki tarafın huzurunda yapılacağına karar vermemişse, kural olarak isticvap sadece kâtibin ve isticvap edilecek kişinin vekilinin huzurunda yapılabilmekte idi. Yeni düzenleme ile karşı tarafın isticvapta hazır bulunma hakkı hâkimin iznine bağlı olmaktan çıkarılmış ve mutlak hâle getirilmiştir.

Dördüncü fıkradaki düzenleme de yenidir. Doğruya ulaşmak amacıyla tanığın, ifadesini verirken yazılı notlardan yararlanamayacağına yönelik düzenlemenin, isticvapta, isticvap edilen taraf için de gerekli olduğu düşüncesiyle bu fıkra maddede yer almıştır.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 177 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “edilen” ibaresi, medeni yargılama hukukundaki kullanımıyla uyum sağlamak amacıyla, “olunan” şeklinde değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 179 uncu madde olarak kabul edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

İsticvap Duruşmasının Aşamaları ve Usul Çerçevesi

HMK 173 uyarınca isticvap duruşması, sırasıyla uyulması gereken bir usul çerçevesine tabi tutulmuştur. Hâkim bu aşamaları atlayarak sorgulamayı sürdüremez.

Aşama İşlem Hukuki Niteliği
1. Aşama Kimlik Tespiti İsticvap olunacak kişinin davetiyedeki kişiyle aynı olduğu saptanır.
2. Aşama Gerçeği Söyleme Hatırlatması Hâkim sorgulama başlamadan tarafı doğruyu söylemesi gerektiği konusunda uyarır.
3. Aşama Sorgulamanın Yapılması Hâkim isticvap konusu vakıalar hakkında soruları yöneltir; cevaplar tutanağa geçirilir.
4. Aşama Cevapların Tutanağa Alınması İsticvap olunan tarafın cevapları eksiksiz yazılır ve imzalatılır.

Karşı Tarafın Hazır Bulunma Hakkı: 1086 ile Fark

HMK’nın getirdiği en önemli yeniliklerden biri, isticvapta karşı tarafın hazır bulunma hakkının hâkimin iznine bağlı olmaktan çıkarılmasıdır. 1086 sayılı eski HUMK döneminde, karşı tarafın isticvap oturumunda bulunabilmesi ancak hâkimin kararıyla mümkündü; aksi hâlde isticvap yalnızca kâtip ve isticvap edilen tarafın vekilinin huzurunda yapılıyordu. HMK 173/3 ile bu hak mutlak bir hak hâline getirilmiştir. Karşı taraf ve vekili, hâkimden izin almaksızın isticvap oturumunda hazır bulunabilir. Bu düzenleme, hukuki dinlenilme hakkının (HMK 27) ve silahların eşitliği ilkesinin bir yansımasıdır.

Yazılı Not Yasağı ve Sınırları

HMK 173/4 uyarınca isticvap olunan taraf, mahkemenin izni olmadıkça yazılı notlar kullanamaz. Bu yasak, doğrudan tanık dinlemedeki nota bakma yasağından esinlenerek isticvaba uyarlanmıştır. Yasağın amacı, tarafın sorulara hazırlanmış metinleri okumak yerine bizzat ve içtenlikle cevap vermesini sağlamaktır; zira önceden hazırlanmış cevaplar, isticvabın ikrar elde etme işlevini fiilen ortadan kaldırır. Mahkeme, isticvap olunan tarafın not kullandığını tespit ederse buna müdahale edebilir ve notları kapatmasını isteyebilir.

Avukat Görüşü: İsticvap Duruşmasında Karşı Taraf Avukatının Stratejik Konumu

Karşı taraf vekilinin isticvap duruşmasında hazır bulunma hakkı, pratikte stratejik açıdan büyük önem taşır. İsticvap olunan taraf yanıt verirken tutarsızlıklar yaşanabilir veya beklenmedik beyanlar ortaya çıkabilir. Bu beyanlar, ikrar niteliğinde değerlendirildiğinde davanın seyrini anında değiştirebilir. Bu nedenle isticvap duruşmasını talep eden avukatın, soruları önceden belirli bir strateji dahilinde hâkime sunması ve duruşmada bizzat hazır bulunması elzemdir. Ayrıca isticvap olunan tarafın yazılı not kullandığı tespit edilirse bunu derhal tutanağa geçirtmek, beyanların “spontane olmadığı” itirazını ilerleyen süreçte güçlü bir usul argümanı hâline getirebilir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2016/9437, Karar: 2018/3027 (İsticvap Cevaplarının Tutanağa Eksiksiz Alınması Zorunluluğu)

ÖZET: İsticvap duruşmasında tarafın verdiği cevapların usulüne uygun ve eksiksiz biçimde tutanağa geçirilmesi zorunluluğu; eksik ya da muğlak tutulan isticvap tutanağının ikrar niteliği taşıyan beyanları belgelemekten uzak olduğu hakkındadır.

Kararın Esası:

  • İsticvap olunan taraf duruşmaya gelmiş ve sorulara cevap vermiştir. Ancak mahkeme kâtibi cevapları tutanağa kısmen yansıtmış, bazı beyanlar “…beyan etti” gibi muğlak ifadelerle geçiştirilmiştir.
  • Yerel mahkeme, bu tutanağa dayanarak davalının vakıayı kısmen ikrar ettiği sonucuna ulaşmıştır.
  • Yargıtay’ın Tespiti: İsticvap tutanağının, tarafın verdiği cevapları olduğu gibi, doğrudan ve eksiksiz yansıtması zorunludur. “Beyan etti”, “söyledi” gibi özet ifadeler, ikrar veya inkâr niteliğindeki beyanların ispat değerini taşıyamaz.
  • Hukuki Sonuç: Tutanağın usulsüzlüğü gerekçesiyle eksik inceleme tespiti yapılmış ve karar bozulmuştur.

HMK Madde 173 (İsticvabın Yapılması) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim gerçeği söyleme hatırlatmasını yapmadan isticvap yaparsa ne olur?

Bu durum usul kurallarına aykırılık teşkil eder. Ancak bu eksiklik tek başına ve diğer usul ihlalleriyle birleşmediği sürece genellikle bozma sebebi sayılmamaktadır. Yargıtay, hatırlatmanın yapılıp yapılmadığını tutanaktan denetler.

Karşı taraf isticvap duruşmasına katılmak zorunda mıdır?

Hayır. HMK 173/3 bir hak tanımaktadır, yükümlülük değil. Karşı taraf ve vekili hazır bulunabilir; ancak bulunmak zorunda değildir.

İsticvap olunan taraf not kullanmak isterse ne yapmalıdır?

Mahkemeden açıkça izin istemelidir. Hâkim, notların kullanılmasına izin verip vermemekte takdir yetkisine sahiptir. İzinsiz not kullanan tarafın bu davranışı tutanağa geçirilir.

İsticvap tutanağına itiraz edilebilir mi?

Tutanağın içeriğine duruşmada itiraz edilmemişse sonradan içerik itirazı yapmak güçleşir. Bu nedenle isticvap sona erdiğinde avukatın tutanağı dikkatle inceleyerek eksik veya hatalı kısımları o anda düzelttirmesi gerekir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz.