
Bizzat isticvap olunma
HMK Madde 172
(1) İsticvap olunacak kimsenin bizzat gelmesi gereklidir. Ancak, isticvap olunacak kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile isticvap olunması mümkün değil ise istinabe yolu ile isticvap olunur.
(2) İsticvap olunacak kimse hastalık, engellilik veya benzeri sebeplerle mahkemeye bizzat gelemeyecek durumda ise bulunduğu yerde isticvap olunur.16
16 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibaresi “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasına, 1086 sayılı Kanunun 232 nci maddesi sadeleştirilerek alınmıştır.
Birinci fıkranın ikinci cümlesi ise yeni bir hükümdür. İmkân oldukça tarafın hüküm verecek hâkimle yüz yüze gelmesinde, gerçeğin ortaya çıkması bakımından fayda umulmuş, mahkemenin yargı çevresi dışında fakat mahkemenin bulunduğu ilde bulunan kişilere dahi mahkemeye gelme mecburiyeti getirilmiştir. Ancak mahkemenin bulunduğu il dışında oturanlar için ses ve görüntü nakline ilişkin teknik imkânlardan yararlanmak suretiyle bunun sağlanması öngörülmüştür. İsticvap olunacak kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında olur, ses ve görüntü nakline ilişkin tekniklerden yararlanma imkânı da bulunmazsa, istinabe yoluyla isticvap edilir.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 176 ncı maddesinde, medeni yargılama hukukundaki kullanımıyla uyum sağlamak amacıyla, madde başlığında geçen “edilme” ibaresi “olunma”, birinci ve ikinci fıkralarında geçen “edilecek”, “edilmesi”, “edilir”, “edilecek” ve “edilir” ibareleri sırasıyla “olunacak”, “olunması”, “olunur”, “olunacak” ve “olunur” şeklinde değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 178 inci madde olarak kabul edilmiştir.
HMK Madde 172 Bizzat isticvap olunma
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/7160E. , 2014/9571K.
- HMK Madde 172
- Bizzart İsticvap olunma
MAHKEMESİ : Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2013
NUMARASI : 2012/148-2013/1001
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında akdolunan sözleşmeler kapsamında akaryakıt alım satımı ve ödünç olarak tank tesliminin kararlaştırıldığı halde davalının sözleşme hükümlerine göre taahhütde bulunduğu miktarda mal alımı yapmadığını, ihtar keşide edilmesine rağmen sonuç alınamadığını ve böylece sözleşme hükmü uyarınca 25.101,21 TL tazminat alacağı ve davalıya teslim edilen tankın bedeli olan 17.000,00 TL toplamı 42.101,21 TL tutarında tazminatın davalıdan tahsili gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bu tutarın ticari faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; yanlar arasında akdolunan sözleşme hükümleri de gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 42.101,21 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermeyen davalı taraf davacı iddialarını inkar etmiş bulunmaktadır. Bu durum karşısında davacı yanca delil olarak dayanılan sözleşmelerin de eklenmek suretiyle davalıya usulüne uygun olarak isticvap davetiyesi çıkarılarak beyanı alınıp imzaların inkarı halinde gerektiğinde imza incelemesi de yaptırılarak tüm delillerle birlikte toplanıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.