İsticvabın Konusu: Tarafın Sorgulanması ve Sınırları (HMK Madde 169)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 169. maddesi, yargılamadaki en güçlü ispat araçlarından biri olan “İsticvap” kurumunun konusunu ve kapsamını belirler. İsticvap; hâkimin, davanın tarafını (davacıyı veya davalıyı) bizzat mahkeme huzurunda sorgulamasıdır. Ancak bu sorgulama, sıradan bir “tarafın dinlenilmesi” değildir. İsticvap, HMK 169-175 arasında düzenlenen özel bir usule tabidir ve en önemli sonucu şudur: Usulüne uygun isticvap için çağrılan taraf duruşmaya gelmezse veya gelmesine rağmen sorulan sorulara cevap vermekten kaçınırsa, isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır (HMK m.171). Bu ağır yaptırım, isticvabı sıradan bir beyan alma işleminden temelden ayırır. Madde, isticvabın yalnızca “davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar” hakkında olabileceğini emredici biçimde düzenler.
HMK Madde 169: Kanun Metni
MADDE 169- (1) Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir.
(2) İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası, 1086 sayılı Kanunun 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden, ifadesi sadeleştirilmek suretiyle, alınmıştır. İkinci fıkra ise aynı maddenin ikinci fıkrasının, güncelleştirilmiş şeklidir.
Böylece hâkime, taraftan kendisini bağlayıcı beyan alma imkânı getirilmiştir.
Hukuki İncelemeler
İsticvap ile Tarafın Dinlenilmesi Arasındaki Fark
Uygulamada “isticvap” ile hâkimin tarafı “dinlemesi” (HMK m.140, 144, 31) sıklıkla karıştırılmaktadır. Oysa bu iki kurumun hukuki nitelikleri, usulleri ve sonuçları birbirinden tamamen farklıdır:
| Kriter | İsticvap (HMK 169-175) | Tarafın Dinlenilmesi (HMK 140, 144, 31) |
|---|---|---|
| Hukuki Dayanak | HMK 169-175 arasındaki özel hükümler | HMK 140 (ön inceleme), HMK 144 (tahkikat), HMK 31 (aydınlatma ödevi) |
| Konu | Yalnızca “davanın temelini oluşturan vakıalar” hakkında olabilir | Uyuşmazlığın aydınlatılmasını gerektiren her husus hakkında olabilir |
| Gelmemenin Yaptırımı | Gelmezse veya cevap vermezse, isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır (HMK 171) | Gelmemenin “ikrar” yaptırımı yoktur |
| Kimin Aleyhine? | Taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir | Taraf, kendi lehine olan vakıalar dahil her konuda dinlenebilir |
| Davetiye | Özel şekle uygun isticvap davetiyesi çıkarılır (HMK 170) | Normal duruşma davetiyesi yeterlidir |
Bir Taraf Kendi Lehine Olan Vakıalar İçin İsticvap Edilebilir Mi?
Hayır. İsticvabın amacı, karşı tarafın aleyhine olan bir vakıayı ikrar ettirmek (kabul ettirmek) veya ikrara götürmektir. Bu nedenle bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir. Tarafın kendi lehine olan hususlar hakkında soru sorulması gerekiyorsa, bu isticvap değil, HMK 144 veya HMK 31 uyarınca “tarafın dinlenilmesi” usulüyle yapılmalıdır. Bu ayrım, aşağıdaki HGK kararında açıkça ortaya konulmuştur.
Avukat Görüşü: İsticvap, Somutlaştırma Yükümlülüğünü Aşmak İçin Bir Araç Değildir
Yargıtay HGK, aşağıdaki kararında çok kritik bir ilke belirlemiştir: Davacının dava dilekçesinde yeterince somutlaştırmadığı bir vakıa (örneğin hangi aylara ait ne kadar ücretin ödenmediği), sonradan isticvap adı altında davacıya sordurularak “netleştirilemez”. Bu, HMK 25 (Taraflarca Getirilme İlkesi) ve HMK 194 (Somutlaştırma Yükü) kurallarını dolanmak anlamına gelir. Hâkim, böyle bir durumda isticvap değil, HMK 31 (aydınlatma ödevi) kapsamında davacıdan talebini somutlaştırmasını istemeli ve somutlaştırma yapılmazsa davanın reddine karar vermelidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2016/1199, Karar: 2020/792 (İsticvap İle Tarafın Dinlenilmesi Farkı, Tarafın Kendi Lehine İsticvap Edilemeyeceği ve Somutlaştırma Yükü)
ÖZET: Hukuk Genel Kurulu, davacının kendi alacağını somutlaştırması amacıyla “isticvap edilmesinin” istisnasız şekilde hukuka aykırı olduğuna; çünkü isticvabın ancak tarafın aleyhine olan vakıalar için uygulanabileceğine; davacıya düşen somutlaştırma yükünün isticvap kurumu ile dolanamayacağına hükmetmiştir.
Kararın Esası: İşçi, kat malikleri kurulu aleyhine kıdem-ihbar tazminatı ve çeşitli işçilik alacakları davası açmıştır. Dava dilekçesinde “ücret alacağına mahsuben 100 TL” talep etmiş ancak hangi aylara ait ne kadar ücretin ödenmediğini somutlaştırmamıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, “davacı isticvap edilerek ücret alacağı açıklattırılmalı, davalıdan ödeme belgeleri istenmelidir” diyerek kararı bozmuştur. Yerel mahkeme, isticvap ile iddia genişletme olanağı tanınmasının taraflarca getirilme ilkesine (HMK 25) aykırı düşeceği gerekçesiyle direnmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) oy birliğiyle:
- Tarafların hâkim tarafından dinlenilmesinin teknik anlamda bir isticvap olmadığını; isticvabın ancak HMK 169-175 arasındaki özel usule göre yapıldığında söz konusu olacağını,
- Bir tarafın, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebileceğini; kendi lehine olan vakıalar için isticvabın mümkün olmadığını (HMK 169/2),
- Davacının ücret alacağını somutlaştırması kendi lehine bir işlem olduğundan, bu amaçla isticvap yapılmasının isabetli olmadığını,
- Somutlaştırma yükünü (HMK 194) yerine getirmeyen davacıya, mahkemece HMK 31 (aydınlatma ödevi) kapsamında somutlaştırması için kesin süre verilmesi gerektiğini; bu süreye rağmen somutlaştırma yapılmazsa davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini,
- Davalıdan ödeme belgesi istenmesinin de “taraflarca getirilme ilkesine” (HMK 25) aykırı olduğunu belirterek,
- Direnme kararını DEĞİŞİK GEREKÇEYLE BOZMUŞTUR.
Pratik Çıkarım: Avukatlar, isticvap talebinde bulunurken karşı tarafın aleyhine olan bir vakıayı hedeflediklerinden emin olmalıdır. Kendi müvekkilinin talebini somutlaştırmak amacıyla “isticvap” istenmesi veya uygulanması hukuka aykırıdır. İsticvabın sonuçları ağırdır (gelmezse ikrar sayılma); bu nedenle usulüne dikkat edilmelidir.
HMK Madde 169 (İsticvabın Konusu) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İsticvap nedir ve amacı nedir?
İsticvap, hâkimin davanın tarafını (davacı veya davalı) bizzat duruşmada sorgulamasıdır. Amacı, tarafı kendi aleyhine olan bir vakıa hakkında ikrara (kabule) götürmek veya vakıanın aydınlatılmasını sağlamaktır. Karşı tarafın talebi üzerine veya hâkim tarafından re’sen (kendiliğinden) uygulanabilir.
İsticvap hangi konularda yapılabilir?
HMK 169/2 uyarınca isticvap, yalnızca “davanın temelini oluşturan vakıalar” ve bunlarla doğrudan ilişkili hususlar hakkında yapılabilir. Davanın konusuyla ilgisi bulunmayan veya tarafın şahsına ilişkin genel sorular isticvabın konusunu oluşturamaz.
Bir taraf kendi lehine olan konularda isticvap edilebilir mi?
Hayır. İsticvap, doğası gereği tarafın aleyhine olan vakıalar hakkında yapılır. Tarafın kendi lehine olan vakıalar hakkında bilgi alınması gerekiyorsa, bu HMK 144 (tahkikatta tarafın dinlenilmesi) veya HMK 31 (hâkimin davayı aydınlatma ödevi) kapsamında gerçekleştirilmelidir.
İsticvap ile tarafın dinlenilmesi arasındaki en önemli fark nedir?
En önemli fark yaptırımdadır. İsticvap için usulüne uygun çağrılan taraf duruşmaya gelmez veya cevap vermekten kaçınırsa, isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır (HMK 171). Oysa HMK 140 veya 144 uyarınca dinlenmek üzere çağrılan tarafın gelmemesi halinde böyle bir ikrar yaptırımı uygulanmaz.
Avukat (vekil) müvekkili adına isticvap edilebilir mi?
Kural olarak hayır. İsticvap bizzat tarafa yöneltilir. Ancak özel yetki içeren vekâletnameyle bazı beyanlarda bulunulabilse de, isticvabın amacı bizzat tarafın ağzından ikrar elde etmek olduğundan, uygulamada tarafın bizzat hazır bulunması istenir.
İsticvap için davetiye nasıl çıkarılır?
İsticvap davetiyesi, HMK 170 uyarınca özel şekle tabidir. Davetiyede; bizzat hazır bulunması gerektiği, geçerli bir özrü olmadan gelmediği veya gelip de sorulan sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı açıkça ihtar edilmelidir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.