HMK Madde 164: Ön Sorunun (Hadise) İncelenmesi Usulü

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 163. maddesi uyarınca yargılama sırasında taraflarca ileri sürülen bir “ön sorunun” (eski adıyla hadisenin) mahkemece nasıl bir usul izlenerek çözüleceği, HMK Madde 164 ile katı kurallara bağlanmıştır. Asıl davanın (esasa ilişkin yargılamanın) gereksiz yere uzamasını (sürüncemede kalmasını) engellemek isteyen kanun koyucu, hâkime öncelikle ciddi bir takdir yetkisi vermiştir: Hâkim, ileri sürülen iddiayı hukuken “incelemeye değer” bulmazsa, karşı tarafa sormaya dahi gerek duymadan talebi derhal reddedebilir. Ancak iddia ciddi ise (örneğin; feragatin hileyle alındığı veya dosyaya sunulan bir ibranamenin sahte olduğu/içinin sonradan doldurulduğu yönünde bir ön sorun ileri sürülmüşse), hukuki dinlenilme hakkı gereğince mutlaka karşı tarafın beyanı alınmalı, deliller toplanmalı ve bu yan uyuşmazlık çözüldükten sonra asıl davaya devam edilmelidir.


HMK Madde 164: Kanun Metni

MADDE 164- (1) Hâkim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa, belirleyeceği süre içinde, varsa delilleriyle birlikte cevabını bildirmesi için diğer tarafa tefhim veya tebliğ eder.

(2) Ön sorun hakkında iki taraf arasında uyuşmazlık varsa, hâkim gerekirse tarafları davet edip dinledikten sonra kararını verir.

(3) Hâkim, ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ eder.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu madde, 1086 sayılı Kanunun 223 ve 224 üncü maddelerinin tek madde altında düzenlenmiş hâlidir. Hâkimin, davada ileri sürülen ön sorun hakkında öncelikle incelemeye değer bulunup bulunmadığı yönünden karar vermesi, şayet incelemeye değer görür ise bu incelemenin usulü tanzim edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

Hâkimin “İncelemeye Değer Bulma” Takdiri ve Usul Ekonomisi

HMK m. 164/1 uyarınca, ön sorunu inceleme usulünün ilk aşaması bir tür “ön inceleme” (filtreleme) aşamasıdır. Uygulamada taraflar, bazen sırf davayı uzatmak veya karşı tarafı taciz etmek amacıyla hukuki dayanaktan yoksun ön sorunlar (örneğin yersiz bir teminat yatırma talebi veya asıl davayla tamamen ilgisiz bir bekletici mesele talebi) ileri sürebilirler. Bu fıkra, hâkime süreci kısaltma yetkisi verir. Hâkim, dilekçeyi okuduğunda iddiayı yersiz, soyut veya davayı uzatmaya matuf bulursa; “ileri sürülen ön sorunun davaya bir etkisinin bulunmadığı ve incelemeye değer görülmediği” gerekçesiyle diğer tarafa tebliğ dahi etmeden talebi ara kararla doğrudan reddedebilir. Bu durum Usul Ekonomisi (HMK m. 30) ilkesinin doğrudan bir yansımasıdır.

Ön Sorunun Esastan İncelenmesi ve Savunma Hakkı

Şayet ileri sürülen iddia ciddi ve davanın kaderini değiştirecek nitelikteyse (Örn: Dosyadaki en önemli delil olan senedin baskı altında imzalatıldığı ön sorunu), hâkim şu zorunlu usul adımlarını izler:

  1. Süre Verme ve Tebligat: Hâkim, iddia dilekçesini ve varsa ekindeki delilleri karşı tarafa tebliğ eder (veya duruşmada sözlü tefhim eder) ve cevap vermesi için kesin bir süre belirler.
  2. Duruşma (Gerekiyorsa): Karşı taraf iddiayı kabul ederse sorun biter. Ancak itiraz ederse (uyuşmazlık doğarsa), hâkim dosya üzerinden (evrak üzerinden) karar verebileceği gibi, gerekli görürse HMK 164/2 uyarınca tarafları bu ön sorun için özel olarak duruşmaya çağırıp dinleyebilir (Hadise duruşması).
  3. Karar ve Bildirim: Hâkim ön sorun iddialarını, sunulan delilleri (varsa tanık beyanlarını) değerlendirir ve net bir karara varır. Bu karar (ön sorunun kabulü veya reddi) taraflara tebliğ/tefhim edilerek asıl davanın esasına (kaldığı yerden) devam edilir.

Yargıtay İçtihatları ve İlke Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, davaya sunulan bir belgenin “hileyle (kandırılarak) boş imza alındığı ve sonradan doldurulduğu” iddiasının mutlak surette HMK 164 kapsamında bir ön sorun olarak incelenmesi gerektiğini çok net bir içtihatla ortaya koymuştur:

İlke Kararı: İbranameye Karşı Hile İddiasının HMK 164 Uyarınca Ön Sorun Olarak Çözülmesi Zorunluluğu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1238 E., 2018/1277 K. “…Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasında; vekil (davalı), satışın davacının iradesiyle yapıldığını savunarak 02.03.2004 tarihli ‘ibraname’ başlıklı belgeyi ibraz etmiştir. Davacı asil ise, bu belgeyi davalının kandırması sonucu boş olarak imzaladığını, içeriğinin sonradan doldurulduğunu (hile) bildirmiştir. Anılan belgenin hile ile ele geçirildiği ya da içeriğinin sonradan doldurulduğu iddiaları kanıtlanmadığı sürece geçerli bir belge sayılacağı açıktır… Yürürlükteki 6100 sayılı HMK’nın 164. maddesinde (“Ön sorunun incelenmesi”) yer alan düzenleme ile; yargılama sırasında ibraz edilen ve davanın sonucuna etkili olacak bir belgenin hileye dayalı olarak ele geçirildiği veya içeriğinin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğu iddiasının aynı dava içerisinde ön sorun olarak incelenmesi öngörülmüştür. Ne var ki yerel mahkemece, yargılama sırasında söz konusu “ibraname” başlıklı belge üzerinde durulmamış, anılan belgenin geçerli sayılıp sayılamayacağı ön sorun (hadise) yapılarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde incelenmemiştir. Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır, BOZULMASINA…”


HMK Madde 164 (Ön Sorunun İncelenmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ön sorun talebini incelemeye değer bulmayan hâkimin bu ret kararına karşı hemen İstinaf yoluna gidilebilir mi?

Hayır. Ön sorunun incelenmemesine veya reddedilmesine ilişkin kararlar birer “ara karardır”. Ara kararlar tek başlarına istinaf edilemezler. Davanın sonunda verilecek olan nihai (esas) kararla birlikte üst yargıya (istinaf/temyiz) taşınabilirler.

Hâkim ön sorunu incelemek için mutlaka duruşma açmak zorunda mıdır?

Hayır, mecburi değildir. HMK m. 164/2 “hâkim gerekirse tarafları davet edip dinledikten sonra kararını verir” demektedir. Yani hâkim, dosyadaki yazılı dilekçeler ve sunulan belgeler ışığında durumun net olduğunu düşünürse, yeni bir duruşma açmadan dosya üzerinden (evrak üzerinden) de ön sorunu çözüp ara kararla reddine veya kabulüne karar verebilir.

Ön sorun incelenirken tanık dinletilebilir mi?

Evet, dinletilebilir. Ön sorunun niteliğine göre ispat kuralları dâhilinde delil sunulabilir. Örneğin bir belgenin hile ile veya baskı altında alındığı (irade sakatlığı) yönündeki bir ön sorun (hadise), senede karşı senetle ispat kuralının istisnalarından olduğu için tanık dâhil her türlü delille ispat edilebilir (HMK m. 203).

Ön sorun iddialarının karşı tarafa tebliğ edilmeden (sorulmadan) kabul edilmesi mümkün müdür?

Kesinlikle mümkün değildir. Hâkim, talebi reddedecekse karşı tarafa sormayabilir. Ancak talebi ciddi bulup “incelemeye” aldıysa, HMK 164/1 ve Anayasa m. 36 (Hukuki dinlenilme hakkı) gereğince mutlak surette karşı tarafın cevabını ve delillerini beklemek, savunma hakkı tanımak zorundadır. Aksi durum mutlak bozma (kaldırma) sebebidir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.