HMK Madde 163: Ön Sorunun (Hadise) İleri Sürülmesi ve İncelenmesi

Hukuk yargılaması devam ederken, asıl davanın (uyuşmazlığın) esasına girilmesini ve çözülmesini doğrudan etkileyen; asıl karar verilmeden önce mutlaka halledilmesi gereken yan uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Eski HUMK döneminde “Hadise” olarak bilinen bu usul kurumu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 163. maddesinde “Ön Sorun” adıyla düzenlenmiştir. Ön sorun, ayrı bir dava açmaya gerek kalmaksızın, mevcut davanın içinde dilekçeyle veya duruşma esnasında sözlü olarak ileri sürülebilen pratik bir çözümdür. Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında ön sorunun (HMK 163) en çok kullanıldığı alan; tarafın davadan feragat ettikten veya davayı kabul ettikten sonra “iradem hata/hile/korkutma ile sakatlandı, feragatim geçersizdir” diyerek bu işlemin iptalini aynı mahkemeden talep ettiği durumlardır.


HMK Madde 163: Kanun Metni

MADDE 163- (1) Yargılama sırasında, davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf, bunu dilekçe vermek suretiyle yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun Beşinci Faslında düzenlenmiş olan “Hadise” kurumu bu Tasarıda, “Ön Sorun” olarak ifade edilmiştir. Bu madde 1086 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin karşılığı olup, ön sorunun duruşma sırasında veya dışında nasıl ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.


Hukuki İncelemeler

Ön Sorun (Hadise) Kavramı ve İleri Sürülme Usulü

Asıl davadan bağımsız olarak düşünülemeyen, ancak asıl davanın ilerleyebilmesi için mahkemece öncelikle ara kararla çözülmesi gereken meselelere “ön sorun” denir. HMK 163 uyarınca ön sorunun ileri sürülmesi son derece basittir:

  • Dilekçe ile: Taraf, duruşma gününü beklemeden mahkemeye vereceği bir dilekçeyle ön sorunu (örneğin teminat gösterilmesi talebini veya bekletici mesele yapılması talebini) bildirebilir.
  • Sözlü Olarak: Duruşma esnasında tutanağa geçirilmek kaydıyla sözlü olarak da ileri sürülebilir. Hâkim, ileri sürülen ön sorunu ciddi (incelemeye değer) bulursa HMK 164 gereği karşı tarafa süre verip beyanlarını alır ve bir karara bağlar.

“Bekletici Mesele” ile “Ön Sorun” Arasındaki Kritik Fark

Hukuk pratiğinde sıkça karıştırılan iki kavram HMK 163 (Ön Sorun) ve HMK 165’tir (Bekletici Sorun).

  • Bekletici Sorun (Mesele): Çözümü başka bir mahkemenin (veya idari makamın) görev alanına giren ve o mahkemenin kararı gelmeden asıl davanın çözülemeyeceği durumlardır (Örneğin; tapu iptal davasında, asliye hukuk mahkemesinin sulh hukuk mahkemesindeki verasetin iptali davasını beklemesi).
  • Ön Sorun (Hadise): Çözümü davaya bakan aynı mahkemenin görevinde olan meselelerdir. Hâkim, ön sorunu çözmek için dosyayı başka bir yere göndermez, bizzat kendisi o davada “hadise (ön sorun) şeklinde” inceleyip karara bağlar.

Avukat Görüşü: “Feragat ve Kabulün İptalinde Ön Sorun (HMK 311 ve 163)”

HMK m. 311 uyarınca feragat ve kabul kesin hüküm sonuçlarını doğurur. Mahkeme henüz karar vermemiş olsa bile feragat eden bu beyanından tek taraflı olarak rücu edemez (dönemez). Ancak, taraf “Bana silah çekildiği için feragat ettim (ikrah/tehdit)” veya “Karşı taraf beni kandırdığı için davayı kabul ettim (hile)” derse ne olacaktır?

İşte bu noktada HMK 163 devreye girer. İradesi sakatlanan tarafın, feragatin iptali için yepyeni, ayrı ve masraflı bir dava açmasına gerek yoktur. Aynı davanın içerisine dilekçe sunarak “feragatimin irade sakatlığı nedeniyle geçersizliğinin ön sorun (hadise) şeklinde incelenmesini talep ediyorum” demesi yeterlidir. Hâkim, bu iddiayı dinlemek, delillerini (tanık, savcılık soruşturması vb.) toplamak ve feragatin geçerli olup olmadığına o dosya içinde ön sorun olarak karar vermek zorundadır.


Yargıtay İçtihatları ve İlke Kararları

Yargıtay, tarafın “hata, hile, gabin veya korkutma” iddialarının mutlak surette HMK 163 uyarınca ön sorun olarak çözülmesi gerektiğini emretmektedir:

İlke Kararı: İrade Sakatlığı İddiasının HMK 163 Ön Sorun (Hadise) Şeklinde İncelenmesi Zorunluluğu

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2021/5069 E., 2022/6958 K. “…Davacı, 22.06.2016 tarihli dilekçesinde davadan vazgeçtiğini belirtmişse de, temyiz dilekçesinde feragatin gerçek iradesini yansıtmadığını, vekilini azletmek amacıyla sunduğu beyanın mahkemece feragat olarak değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir… HMK’nın 311. maddesinin “İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir” şeklindeki kuralı gözetilerek, davacının feragate yönelik beyanı yönünden irade bozukluğu bulunup bulunmadığının 6100 sayılı Kanun’un 163. maddesi gereğince ön sorun (hadise) şeklinde incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilebilmesi gerekirken, bu iddialar araştırılmadan doğrudan vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir, BOZULMASINA…”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/7350 E., 2022/13719 K. “…Davacı alacaklı vekili hile ve tehditle alınan (istihkak iddiasını) kabul beyanından rücu ettiklerini, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmiştir… Kabule ilişkin irade açıklamasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK’nın 163. maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir. Mahkemece dayandıkları soruşturma dosyaları araştırılıp kabul beyanının irade sakatlığı sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”


HMK Madde 163 (Ön Sorun) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ön sorun (Hadise) ile Bekletici Mesele arasındaki fark nedir?

Ön sorunu (HMK 163), bizzat o davaya bakan mahkeme hâkimi davanın içinde ara kararla çözer. Bekletici meselede (HMK 165) ise hâkim, sorunun çözümü için başka bir mahkemedeki (veya kurumdaki) ayrı bir davanın sonucunu bekler.

Bir dava açıldıktan sonra davacı feragat ederse, pişman olup feragatten dönebilir mi?

Kural olarak HMK 311 gereği feragat kesin hüküm gibidir, sadece “pişman oldum” diyerek dönülemez (rücu edilemez). Ancak kişi, feragat dilekçesini baskı, şantaj, hile veya hataya düşürülerek verdiğini iddia ediyorsa, bu irade sakatlığını aynı dosyada “ön sorun (hadise)” olarak ileri sürüp feragatinin iptalini mahkemeden talep edebilir.

Ön sorun talebini yazılı dilekçeyle vermek mecburi midir?

Hayır. HMK 163 açıkça “dilekçe vermek suretiyle yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir” demektedir. Duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürülen ön sorun iddiasının zabıt kâtibi tarafından duruşma tutanağına (zaptına) yazılması ve imzalanması şarttır.

Mahkeme ileri sürülen her ön sorunu detaylıca incelemek zorunda mıdır?

Hayır. HMK 164 hükmüne göre hâkim öncelikle ileri sürülen ön sorunun “incelemeye değer” (ciddi ve davayı etkileyecek nitelikte) olup olmadığına bakar. Eğer talebi asılsız, hukuki dayanaktan yoksun veya davayı uzatmaya yönelik (kötü niyetli) bulursa, doğrudan reddedebilir. Ciddi bulursa karşı tarafa cevap hakkı tanır.

Yetki ve Görev itirazları bir ön sorun mudur?

İlk itirazlar (Örn: Yetkisizlik, İşbölümü) kural olarak birer ön sorun (hadise) şeklinde incelenip asıl davanın esasına girilmeden önce karara bağlanmalıdır. Mahkeme, görev veya yetki gibi ön sorunları halletmeden esasa yönelik (tanık dinleme, bilirkişiye gitme gibi) yargılama işlemleri yapamaz.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.