Haksız Fiilden Doğan Davalarda Mahkeme Seçimi: HMK Madde 16 Yetki Kuralları

Haksız fiil, önceden herhangi bir iradi veya sözleşmesel ilişki kurulmaksızın, bir kişinin başka bir kişiye kusurlu eylemiyle zarar vermesidir (örneğin; trafik kazası, haksız işgal, hakaret, itibar zedeleyici eylemler). Eski hukukumuzda (HUMK) mağdurun kendi yerleşim yerinde dava açma hakkı yokken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK Madde 16) sayesinde mağdurlara hak arama yolunda inanılmaz büyük bir “seçimlik yetki” tanınmıştır. Maddeye göre zarar gören kişi, “Mecburen zararı verenin yanına veya kazanın olduğu yere gitmek zorundasın” külfetinden kurtarılmış, davasını kendi ikametgâh adresinin bulunduğu mahkemede kolayca açabilme hakkına kavuşmuştur.


HMK Madde 16: Kanun Metni

(1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde yer alan haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin yetkisi, tekrar gözden geçirilip, kapsamı biraz daha genişletilerek, yeniden düzenlenmiştir. Öncelikle, haksız fiilden doğan dava, haksız fiilin işlendiği yerde açılabilecektir. Uygulama ve doktrinde oluşan görüşler dikkate alınarak, ayrıca, haksız fiilin işlendiği yer ile, zarar farklı bir yerde gerçekleşmişse, zararın gerçekleştiği yerde de dava açılabileceği, hükümde belirtilmiştir. Özellikle, yabancı hukuk sistemlerindeki gelişmelere paralel olarak, muhtemel zarar yeri mahkemesi de yetkili kılınmış, henüz bir zarar meydana gelmeden “zararı önleme amacı” ile açılacak davalar için yetkili mahkeme açıkça gösterilmiştir. Haksız fiilin işlendiği yerin Türkiye dışında olduğu hâllerde, bu yetki kuralı özellikle önem arz edecektir.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 21 inci maddesinin görüşmeleri sırasında, haksız fiilden doğan davalarda, maddede yazılanların yanı sıra, zarar görenin yerleşim yerinin de yetkili olmasının sağlanması amacıyla aşağıdaki gerekçelerle verilen önerge kabul edilmiş ve madde teselsül nedeniyle 22 nci madde olarak kabul edilmiştir. “Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yerde davanın açılmasına ilişkin kural bazen zarar gören açısından külfet oluşturabilecek niteliktedir. Karşılaştırmalı hukuktaki örnekler de dikkate alınarak haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili hâle getirilmesinin işin niteliğine daha uygun olacağı düşünülerek maddeye “ya da zarar görenin yerleşim yeri” ibaresi eklenmiştir. Bu çerçevede, zarar gören, somut olarak doğmuş bir zarar üzerine kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açabileceği gibi, henüz somut şekilde gerçekleşmemesine rağmen, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu durumlarda da bu yetkiden yararlanabilecektir. Örneğin, kişi hakkında yapılacak bir yayının kişilik haklarına zarar verebileceği durumlarda, kişinin yerleşim yerinde dava açabilmesi, henüz doğmamış zararın gerçekleşme ihtimalini önleyebilecek, bu yönde hak aramayı kolaylaştıracaktır. Haksız fiilin, hukukî işlemden farklı olarak fiil olması sebebiyle, özellikle mağdur olan açısından, bir irade veya önceden planlama söz konusu değildir. Kişi, öngöremediği bir zarar ve zarar tehlikesi altında olduğuna göre, zararı verenin veya zararın gerçekleştiği yer mahkemesinin dışında kendi yerleşim yerinde dava açabilmesi, onun hak aramasını kolaylaştıracaktır.”


Hukuki İncelemeler

Mağdura Sunulan Dört Ayrı Yetki (M. 16)

Kanun hükmüne dikkat edildiğinde, bir trafik kazası (veya haksız işgal, internet üzerinden hakaret, marka ihlali vb.) sonucunda mağdur olan kişiye, HMK m. 6’daki temel kurala (davalının kendi yeri) ek olarak dört yeni alternatif alan sunulmuştur:

  1. Haksız fiilin bizzat işlendiği yer.
  2. Zararın meydana geldiği yer (Ateş edilen yerle kurşunun isabet ettiği yer farklıysa).
  3. Zararın gelme ihtimalinin bulunduğu yer (Önleyici hukuk davası / Yayının durdurulması davaları).
  4. Zarar görenin kendi yerleşim yeri (İkametgahı).

Avukat Görüşü: Ecrimisil ve Muvazaa Davalarında Gizli “Haksız Fiil” Yetkisi

Uygulamada sıklıkla yapılan usuli bir hata mevcuttur;  taraflar bir hak talebi gayrimenkule temas ettiğinde “kesin yetki” tuzağına düşmektedir. Oysa bir tapulu taşımazın sizin itirazınıza rağmen işgal edilmesi suretiyle açılan “Ecrimisil” (haksız işgal tazminatı) davaları ile, alacaklıdan mal kaçırmak için yapılan asılsız satışların iptalini sağlayan “Tasarrufun İptali / Muvazaa” davaları taşınmazın aynına ilişkin “mülkiyet” davası değildir. Bu ihlaller Yargıtay’ca düpedüz “haksız fiil” kabul edilir. Dolayısıyla, taşınmazın bulunduğu yere gidip dava açmak (“orada açılması zorunludur” inancı) tümüyle yanlıştır! Davacı, haksız eylem mağduru statüsüyle, HMK 16 kapsamında dilediğinde davayı İstanbul’daki evrakından oturduğu Ankara mahkemesine dahi (kendi yerleşim yerine) rahatlıkla taşıyabilir. Pratik usul stratejisinde bu özgürlüğün bilinmesi, icra-dava takibinin masraflarını ciddi oranda azaltır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay içtihatları, mevcut mevzuat metinlerinde sıklıkla atıf alan usul hukuku kararlarının özetleridir. Yasal sınırların çizilmesinde emsal teşkil ederler.)

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/3104 E. , 2019/2499 K.

ÖZET (Ecrimisil ve Haksız Fiil Bağlantısı): Dava, taşınmazın haksız işgalinden kaynaklanan ecrimisil (haksız işgal tazminatı) alacağına yöneliktir. Ecrimisil davaları, taşınmazın salt mülkiyetine / aynına (tapu iptal ve tesciline vb.) ilişkin bir dava olarak algılanamaz. Çok eski İBK’lardan bu yana “haksız eylem” niteliğinde sayılır. Hal böyle olunca HMK Madde 12’deki taşınmazın bulunduğu yer mutlakiyeti aranmaz ve davacı, HMK 16. maddesinin kendisine tanıdığı “zarar görenin kendi yerleşim yerinde” dava açma hakkını (seçimlik yetkisini) kullanarak, ecrimisil davasını kendi oturduğu yer mahkemesinde açabilir. Yerel mahkemenin işlemi salt taşınmaz diye kesin yetkisizlikle reddetmesi hukuka aykırıdır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/11966 E. , 2015/11029 K.

ÖZET (Tasarrufun İptali/Muvazaa ile Alacaklıdan Mal Kaçırma): Yurt dışında boşanan ve nafaka ödemesi gereken eski eş, nafakayı ödememek için kendine ait gayrimenkulü sırf hacizden kurtarmak için eniştesine ve bir başkasına muvazaalı (danışıklı) satmıştır. Mağdur eşin açtığı iptal davası, borçlunun hukuka aykırı şekilde mal azaltması (haksız eylem) statüsündedir. Yargıtay, danışıklı işlemin bir “haksız fiil” olduğuna kanaat getirdiği için, bu tür davalarda da davacının seçimlik yetkisinin (HMK m.16) korunduğunu vurgulamıştır; dava taşınmazın bulunduğu yerde açılabileceği gibi borçlunun veya mağdurun yerleşik olduğu konumda da ikame edilebilir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/14735 E. , 2017/6842 K.

ÖZET (Trafik Kazası Sonucu Destekten Yoksun Kalma ve Manevi Tazminat): Trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm sebebiyle, ölen şahsın yakınları manevi tazminat davası açmıştır. Mahkeme “kazanın olduğu yer” veya “davalının olduğu yer” gibi kısıtlı bir yorumla davayı yetkisizlik sebebiyle reddetmiştir. Karar bozulmuştur; zira HMK 16’nın doktrin ve kanun koyucu Adalet Komisyonunca da kabul edildiği üzere en temel yeniliği zarar görenlere yani davacılara “kendi ikametgahlarında (yerleşim yeri)” dava açabilme hakkını vermesidir. Davacı bu geniş yetki havuzundan dilediği mahkemeyi güvenle seçebilir.


HMK Madde 16 (Haksız Fiil Yetkisi) Sıkça Sorulan Sorular

Birisi internetten şahsıma hakaret ederse, davayı kişinin yazdığı ildeki mahkemeye mi açmalıyım?

Hayır. İnternet ve sosyal medya üzerinden işlenen haksız fiillerde “zararın meydana geldiği ve öğrenildiği yer” genellikle kendi yerleşim yerinizdir. HMK Madde 16 uyarınca davanızı kendi ikametgahınızın olduğu adliyede doğrudan açabilirsiniz.

Memleketteki tarlamı biri işgal ettiğinde ecrimisil parasını doğduğum yerden tahsil etmek zorunda mıyım?

Tarlanız mülkiyet olarak tapunuzda kalmaya devam etmişse ve siz sadece işgale karşı geriye dönük parasal bedel (ecrimisil tazminatı) talep ediyorsanız, bu eylem taşınmazın aynından değil “haksız fiilden” ibaret görülür. Dolayısıyla tarlanın bulunduğu ile gitmek zorunda değilsiniz. HMK m.16 sayesinde ecrimisil davanızı ikamet ettiğiniz mahkemede açabilirsiniz.

Haksız fiilin açılacağı yeri seçtim, karşı taraf itiraz edebilir mi?

HMK Madde 16 kapsamındaki yetkiler “kesin yetki” değildir; yani seçimliktir. Eğer yasanın tanıdığı dört seçimden (zararı verenin yeri, kendi yeriniz, fiilin olduğu yer, zararın bittiği yer) birini hukuka uygun seçmişseniz karşı tarafın yapacağı her türlü yetki itirazı mahkemece reddedilecektir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.