HMK Madde 159: Dosyaya Belge Konulması, Havale ve Dosyanın Gönderilmesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 159. maddesi, mahkemeye sunulan evrakların resmiyet kazanmasını ve dosya içindeki orijinal belgelerin güvenliğini sağlayan temel bürokratik usulleri düzenler. Hukuk yargılamasında “süreler”, dilekçenin yazıldığı tarihte değil, mahkemeye usulüne uygun şekilde “havale edildiği” tarihte işlemeye başlar veya kesilir. Bu nedenle bir dilekçenin veya belgenin hâkim veya yazı işleri müdürü tarafından havale edilip dosyasına konulması (HMK m. 159/1), basit bir idari işlem değildir; zamanaşımı, hak düşürücü süreler ve kanun yollarına (istinaf/temyiz) başvuru sürelerinin tespiti açısından davanın kaderini belirleyen en kritik andır. Ayrıca maddenin ikinci fıkrası, dava dosyasının başka bir mercie gönderilmesi gerektiğinde, asıl belgelerin (senet, sözleşme, çek vb.) kaybolmasını önlemek için “onaylı örnek” gönderilmesine olanak tanıyarak delil güvenliğini teminat altına alır.


HMK Madde 159: Kanun Metni

MADDE 159- (1) Dava ile ilgili mahkemeye sunulan her türlü dilekçe ve belge hâkim veya yazı işleri müdürüne havale ettirildikten sonra, zabıt kâtibi tarafından dosyasına konulur.

(2) Dosyanın başka bir resmî mercie gönderilmesi gerektiğinde, hâkim resen veya talep üzerine dosyada yer alan bir belgenin aslı yerine onaylı bir örneğinin gönderilmesine karar verebilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanunun 156 ncı maddesine tekabül etmektedir. Belgenin dosyaya konuluş tarihi, davanın seyri bakımından önem taşır. Belgenin dosyaya havale tarihini belirleme işini hâkim yapar veya görevlendirilmişse yazı işleri müdürü de yerine getirebilir. İkinci fıkrada, davanın delili olarak dosyada bulunan belgenin, kaybolmasını önlemek amacıyla, re’sen veya talep üzerine alınacak tedbirler düzenlenmiştir. Dava dosyasının bir başka mahkeme ya da merci tarafından istenilmesi durumunda, dosyada bulunan bir belgenin kaybolma ihtimali göz önüne alınarak, aslı yerine tasdikli bir sureti ya da kopyası gönderilebilir. Burada belge sözcüğü dosyaya konulan kaset, CD, senet gibi her türlü malzemeyi kapsamaktadır.


Hukuki İncelemeler

Havale İşleminin Hukuki Niteliği ve Sürelere Etkisi

Mahkemeye fiziken sunulan bir belgenin, davanın “resmi evrakı” niteliği kazanabilmesi için mutlaka mahkeme hâkimi veya yetki verilmiş yazı işleri müdürü tarafından incelenip üzerine “havale” şerhinin (tarih ve imza) düşülmesi gerekir. Bu havale işleminden sonra zabıt kâtibi belgeyi fiziki dosyasına takar ve UYAP’a (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) tarayarak kaydeder.

Havale tarihinin (belgenin dosyaya konuluş tarihinin) tespiti şu açılardan hayati önem taşır:

  • Zamanaşımının Kesilmesi: Dava dilekçesinin mahkemeye havale (tevzi) edildiği (ve harcının yattığı) tarih, davayı açılmış sayar; zamanaşımını ve hak düşürücü süreleri keser.
  • Kanun Yollarına Başvuru ve Cevap Süreleri: İstinaf, temyiz veya cevap dilekçelerinin süresinde verilip verilmediği, dilekçenin mahkemeye teslim edilip havale edildiği gün ve saate göre hesaplanır. Havalesi yapılmayan (masada bekleyen) belge, süreleri durdurmaz.

Dosyanın Başka Mercie Gönderilmesinde “Belge Aslı” ve “Onaylı Örnek” (HMK 159/2)

Dava süreci boyunca dosyanın Yargıtay’a veya Bölge Adliye Mahkemesine temyiz/istinaf incelemesine gitmesi, yetkisizlik nedeniyle başka bir şehre gönderilmesi veya incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna/Bilirkişiye tevdi edilmesi sıklıkla karşılaşılan durumlardır. HMK 159/2, dosya içindeki orijinal senet, çek, ıslak imzalı sözleşme, tapu senedi, CD/Flash Bellek gibi “kaybolduğunda telafisi imkansız zararlar doğuracak” delillerin yollarda kaybolmasını (postada zayi olmasını) önlemeyi hedefler.

Hâkim, bu tür kritik delillerin asıllarını mahkeme kasasının (çelik kasanın) güvenliğinde tutup, gönderilen ana dosyaya bu belgelerin mahkemece onaylanmış (aslı gibidir yapılmış) bir örneğini (fotokopisini) koyma yetkisine sahiptir. Bu koruma tedbiri resen (hâkim kendiliğinden) alınabileceği gibi, belgenin aslı kaybolmasın diye haklı olarak endişe eden davanın tarafının veya avukatının “talep etmesi” üzerine de derhal alınabilir.

 Avukat Görüşü: “Havale Edilmeyen Evrak Dosyada Yok Hükmündedir”

Avukatlık mesleğinde ve adliye pratiğinde belgelerin dosyaya konulması (HMK 159) bağlamında şu hususlara çok dikkat edilmelidir:

  1. Ön Büro ve Tevzi İşlemleri Riskleri: Günümüzde fiziki evrak sunumları genellikle mahkemenin kendi kalemine değil, adliyelerdeki ortak “Ön Büro”lara veya “Tevzi Bürolarına” yapılmaktadır. Evrakı ön büroya verip, barkodlu “alındı belgesi” (havale makbuzu) almadan adliyeden ayrılmak çok büyük bir risktir. O evrak Ön büro personeli tarafından evrak yoğunluğu içinde unutulur veya kaybedilirse, mahkemeye süresinde sunulduğunu ispat etmeniz imkansızdır.
  2. Duruşma Sırasında Sunulan Belgeler: Duruşma esnasında hâkime elden sunulan dilekçe ve delillerin, hâkim tarafından duruşma zaptına “elden sunulduğu görüldü” yazılarak bizzat o an havale edilmesi gerekir. Aksi halde, kürsüde bırakılan bir belgenin dosyaya (UYAP’a) işlenmemesi ciddi hak kayıpları (örneğin delil bildirme süresinin kaçırılması) doğurur.
  3. Kıymetli Evrakın İadesi veya Saklanması Talebi: İcra Hukuk veya Asliye Ticaret mahkemelerine sunulan bono/çek asıllarının başka mercilere gönderimi sırasında kaybolması vakaları ne yazık ki yaşanabilmektedir. Tarafların vekili olarak, bu belgelerin kasaya alınmasını ve dosya başka yere giderken sadece “onaylı suretinin” gönderilmesini HMK 159/2’ye dayanarak açıkça ve yazılı olarak talep etmelisiniz.

HMK Madde 159 (Dosyaya Belge Konulması) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Bir dilekçeyi havale ettirmeden doğrudan dosyaya veya mübaşire verirsem ne olur?

O dilekçe hukuken mahkemeye sunulmuş (dosyaya girmiş) sayılmaz. HMK 159/1 uyarınca dilekçenin dava evrakı niteliği kazanabilmesi için mutlaka hâkim veya yazı işleri müdürü tarafından havale (tarih/imza) edilip UYAP sistemine kaydedilmesi şarttır. Süreye tabi bir dilekçeyse (örneğin cevap dilekçesi) süreyi kaçırmış sayılırsınız.

UYAP üzerinden e-imzalı gönderilen dilekçelerde “havale” işlemini kim yapar?

Fiziki evraklar için havale işlemi elle yapılırken; Elektronik İmza Kanunu ve UYAP mevzuatı gereğince e-imza ile Avukat veya Vatandaş portalından gönderilen dilekçeler, sisteme ulaştıkları saniye itibarıyla “otomatik olarak” havale edilmiş (mahkemeye sunulmuş) kabul edilir. Evrakın mahkeme kâtibi tarafından ertesi gün UYAP’tan onaylanıp dosyaya atılması süreyi etkilemez; sizin gönderdiğiniz (sistemin kaydettiği) tarih ve saat esastır.

Yazı işleri müdürü her türlü evrakı havale etmeye yetkili midir?

Kural olarak evrakın havalesi hâkimin görevidir. Ancak adliyelerdeki iş yoğunluğunu azaltmak amacıyla sıradan (davanın esasına doğrudan etki etmeyen veya acele karar gerektirmeyen) dilekçe ve belgelerin havale yetkisi, hâkim tarafından yazılı bir “iş bölümü talimatı” ile yazı işleri müdürüne devredilebilir. Aksi takdirde müdür kendi başına evrak havalesi yapamaz.

Davada sunduğum orijinal (asıl) belge postada veya mahkemede kaybolursa kim sorumludur?

Mahkemeye sunulup havalesi yapılan ve tutanağa/UYAP’a geçirilen orijinal belgelerin korunması mahkemenin (hâkimin ve kalem personelinin) sorumluluğundadır. Ancak bu tür telafisi güç bürokratik risklere karşı en sağlıklı ve garantili yöntem, belgenin incelendikten sonra asıllarının tarafınıza iadesini veya mahkeme çelik kasasına alınmasını (HMK m. 159/2) en başından talep etmektir.

Dosyam İstinaf Mahkemesine (BAM’a) gidecek, asıl evraklarımı (senetlerimi) geri alabilir miyim?

Eğer asıl evrakınız davanın esasına doğrudan etki eden bir senedi, faturayı veya ıslak imzalı sözleşmeyi içeriyorsa, istinaf (veya temyiz) incelemesi bitip karar tamamen kesinleşene kadar kural olarak iade edilmez. Ancak mahkeme hâkiminden, HMK 159/2 uyarınca belgenin aslına uygun onaylı (mühürlü) bir örneğinin istinafa gidecek dosyada bırakılarak, orijinallerin mahkeme kasasında emniyete alınmasını talep edebilirsiniz.

Kalem tarafından havale edilmeyi unutulan bir dilekçe Yargıtay’da bozma sebebi midir?

Evet. Tarafın süresi içinde sunduğu bir savunma dilekçesi veya delil listesi, mahkeme kalemi (veya ön büro) tarafından özensizlik sonucu dosyaya (UYAP’a) aktarılmamış ve hâkim bu dilekçeyi/delili görmeden esastan karar vermişse; bu durum tarafın “hukuki dinlenilme hakkının ihlali” anlamına geleceğinden Yargıtay tarafından mutlak bir usuli bozma nedeni olarak kabul edilebilir. Fakat bu durumu ispat etmek çok zordur.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.