Zabıt Kâtibi Bulundurulması Zorunluluğu: Kâtipsiz Duruşma Olur mu? (HMK Madde 157)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 157. maddesi, medeni yargılamanın şeffaflığını, güvenilirliğini ve tutanakların resmi ispat gücünü (HMK m. 156) teminat altına alan en temel organizasyon kurallarından biridir. Yargı yetkisini kullanan hâkimin en önemli usuli yardımcısı olan zabıt kâtibi, mahkemenin ayrılmaz bir unsurudur. Sadece mahkeme salonunda yapılan duruşmalarda değil; keşif, tanık veya bilirkişi dinlenmesi gibi hâkim huzurunda mahkeme dışında yapılan tüm işlemlerde de zabıt kâtibinin hazır bulunması mutlak bir zorunluluktur.
Bu kural öylesine katıdır ki, zabıt kâtibinin bulunmadığı bir oturumda karar verilmesi veya işlem yapılması, yargılama usulüne ilişkin ağır bir aykırılık teşkil eder. Kanun koyucu, kâtibin hukuki veya fiilî sebeplerle görev yapamadığı acil durumlar için “yemin ettirilmek koşuluyla” başka bir kimsenin görevlendirilmesi istisnasına yer vermiştir. Ancak yemin şartı yerine getirilmeden dışarıdan bir kişinin kâtip yapılması, tutanağın geçersizliğine ve Yargıtay nezdinde bozma kararlarına yol açabilecek kritik bir usul hatasıdır.
HMK Madde 157: Kanun Metni
MADDE 157- (1) Mahkemede veya mahkeme dışında hâkim huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde zabıt kâtibinin hazır bulunması zorunludur.
(2) Hukuki veya fiilî engellerle zabıt kâtibi görev yapamayacak durumda olur ve işin gecikmesinde sakınca bulunursa, görevin niteliğine uygun yemin ettirilmek koşuluyla, başka bir kimse, zabıt kâtibi olarak görevlendirilebilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde 1086 sayılı Kanunun 154 üncü maddesine tekabül etmektedir. Zabıt kâtipleri, mahkemenin oluşumunda önemli unsurlardır. Binaenaleyh tüm mahkeme işlemlerinde hâkimin yanında bulunmalıdırlar.
Çok istisnaî hâllerde, zabıt kâtibi hukukî veya fiilî sebeplerle görev yapamayacak durumda olur ve işin de gecikmesinde sakınca bulunursa, ehil olan herhangi bir kimse yemin ettirilerek, zabıt kâtibi olarak görevlendirilebilir. Böylece, işin, süratle görülmesinin mümkün hâle getirilmesi amaçlanmıştır.
Hukuki İncelemeler
Hâkimin Ayrılmaz Bir Parçası Olarak Zabıt Kâtibi (Maddi Zorunluluk)
Zabıt kâtibi, sadece hâkimin söylediklerini klavyeye döken bir memur değil; yargılamanın resmi kayıt altına alındığını tasdik eden adli bir mercidir. HMK 157/1 fıkrası bu nedenle “mahkemede veya mahkeme dışında hâkim huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde” ifadesini kullanır. Bu mutlak kuralın sonuçları şunlardır:
- Duruşmalar kâtipsiz açılamaz ve kâtipsiz karar verilemez.
- Mahkeme dışında yapılan işlemler (özellikle mahallinde yapılan keşif veya hastanede yatan tanığın dinlenmesi) kâtipsiz icra edilemez.
- Kâtibin fiziki olarak hazır bulunmadığı (veya UYAP üzerinden sonradan imza attığı) bir durumda, hâkim tek başına tutanağa resmiyet ve kesin delil gücü kazandıramaz.
İstisnai Durum: Yeminli Geçici Kâtip Görevlendirilmesi (HMK 157/2)
Mahkemelerin işleyişinde fiili engeller her zaman ortaya çıkabilir. Keşfe gidilen ıssız bir arazide zabıt kâtibi aniden rahatsızlanabilir veya çok acil bir ihtiyati tedbir dinlemesinde mahkemenin kadrolu kâtibi bulunmayabilir. Kanun koyucu, “işin gecikmesinde sakınca bulunan” bu tür acil durumlar için bir çözüm üretmiştir:
Ehil olan (okuma yazma ve daktilo/bilgisayar bilen) herhangi bir kimse, zabıt kâtibi olarak görevlendirilebilir. Ancak bu görevlendirmenin geçerli olması için tek ve katı bir şart vardır: Görevin niteliğine uygun yemin ettirilmesi. Geçici olarak atanan kişiye usulüne uygun yemin ettirildiği ve bu hususun duruşma/keşif tutanağına geçirildiği durumlarda, o kişinin tuttuğu tutanak resmiyet kazanır. Yemin ettirilmeden işlem yapılması ise ağır bir usulsüzlüktür.
HMK Madde 155, 156 ve 157 Arasındaki Sistematik Bağ (Karşılaştırmalı Tablo)
Duruşma tutanaklarının geçerliliği ve ispat gücü, bu üç maddenin birbiriyle örülü sistematiğine dayanır:
| İlgili Madde | Sağladığı Hukuki Güvence | İhlali Halindeki Sonuç |
|---|---|---|
| HMK m. 157 | Hazır Bulunma: İşlem anında kâtibin bedenen ve hukuken (yeminli) orada olması. | Kâtip veya yeminli vekil yoksa yapılan duruşma veya keşif usulen sakattır. |
| HMK m. 155 | İmza Zorunluluğu: Hazır bulunan kâtibin, tutanağı hâkimle birlikte elektronik veya ıslak imza ile onaylaması. | İmzasız tutanak resmi belge niteliği kazanmaz. |
| HMK m. 156 | İspat Gücü: Usulüne uygun tutulan ve imzalanan tutanağın kesin delil sayılması. | Kurallara uyulmuşsa, yazılanın aksi ancak sahtelik davasıyla ispat edilebilir. |
Avukat Görüşü: “Kâtipsiz İşlem ve İmza Eksiklikleri Avukat İçin Bir Fesih Nedenidir”
Avukatlık pratiğinde HMK 157 ihlalleri genellikle “hâkimin iyi niyetiyle” veya “iş çabuk bitsin” pratikliğiyle başlar. Ancak bu durum, davanın son aşamalarında telafisi güç zararlar doğurur:
- Taşra Adliyelerinde Keşif Sorunu: Özellikle personel sayısının az olduğu taşra mahkemelerinde, hâkimin keşfe kâtip almadan gidip, keşif zaptını mübaşire yazdırdığı veya adliyeye dönünce masa başında kâtibe yazdırıp imzalattığı durumlar yaşanabilmektedir. Deneyimli bir avukat, tutanağa kâtibin fiilen keşfe katılmadığı itirazını derhal işlemelidir.
- Geçici Kâtibe Yemin Ettirilmeyi Unutmak: Acil durumlarda dışarıdan biri kâtip olarak atandığında hâkimin yemin metnini tutanağa geçirmeyi unutması sık rastlanan bir durumdur. Yemin metni tutanakta yoksa, o tutanağın hiçbir resmi ispat gücü yoktur.
- UYAP E-İmza Eksiklikleri: Günümüzde HMK 157 kuralı fiilen uygulansa da, kâtibin tutanağı sonradan e-imza ile imzalamayı unutması çok yaygındır. Duruşmaya katılan kâtibin sicili ile e-imzayı atan kâtibin sicili uyuşmadığında usuli itiraz hakkı doğar.
Yargıtay İçtihatları ve İlke Kararları Özeti
Yargıtay, zabıt kâtibinin hazır bulunması (HMK 157) ve tutanakların imzalanması (HMK 155) meselelerini birbirini tamamlayan unsurlar olarak incelemektedir. Yargıtay’ın bu konudaki güncel ve yerleşik uygulamaları şu şekildedir:
İlke Kararı: Tutanaktaki İmza Eksikliklerinin Mahallinde Giderilebilmesi (Mutlak Bozma Yerine İkmal)
İçtihat Durumu: Yargıtay’ın eski tarihli kararlarında duruşma tutanağında kâtip imzasının bulunmaması doğrudan “usule aykırılık” gerekçesiyle mutlak bozma sebebi sayılırdı. Ancak güncel içtihatlarda (Örn: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/133 E. kararı ve benzeri Hukuk Dairesi kararları ışığında); kâtip fiilen o duruşmada/işlemde yer almış (HMK 157 ihlal edilmemiş), ancak sehven e-imza veya ıslak imza atmayı unutmuşsa, bu eksiklik tutanağın sahteliğine dair somut bir şüphe yoksa doğrudan kararın esastan bozulmasını gerektirmez. Dosya, salt bu imzanın kâtibe tamamlattırılması (mahallinde giderilmesi) için geri çevrilebilmektedir.
İlke Kararı: Kâtibin Hiç Bulunmaması veya Yeminsiz Kâtip Çalıştırılması (Ağır Usul İhlali)
İçtihat Durumu: İmza eksikliğinin aksine, duruşmanın veya keşfin hâkim tarafından kâtip olmaksızın yapılması ya da HMK 157/2’ye aykırı şekilde sıradan birine yemin ettirilmeksizin tutanak tutturulması mutlak bir usul ihlalidir. Bu tür belgelerin resmi tutanak (kesin delil) niteliği kazanması hukuken mümkün olmadığından, bu tutanaklara dayanılarak tesis edilen hükümler Yargıtay tarafından tereddütsüz bozulmaktadır.
HMK Madde 157 (Zabıt Kâtibi Bulundurulması) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hâkim, duruşmayı tek başına (zabıt kâtibi olmadan) yapabilir mi?
Hayır. HMK Madde 157/1 hükmü son derece nettir ve emredicidir. Mahkemede yapılan tüm işlemlerde zabıt kâtibinin hazır bulunması zorunludur. Hâkimin tek başına yaptığı duruşmalar ve aldığı kararlar usule aykırıdır ve Yargıtay nezdinde bozma nedenidir.
Keşfe gidilirken zabıt kâtibinin adliyede bırakılması hukuka uygun mudur?
Hukuka uygun değildir. HMK m. 157 açıkça “mahkeme dışında hâkim huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde” kâtibin bulunmasını şart koşar. Keşif mahallinde tutanağın yazılması ve kayıt altına alınması için kâtip mutlaka orada bulunmalıdır.
Kâtip hastalanırsa veya bulunamazsa duruşma ertelenmek zorunda mıdır?
Eğer işin gecikmesinde sakınca yoksa duruşma ertelenmelidir. Ancak örneğin ihtiyati tedbir gibi işin gecikmesinde sakınca bulunan acil durumlarda, HMK 157/2 uyarınca hâkim dışarıdan uygun bir kimseyi (örneğin kalem personeli veya mübaşiri) “yemin ettirerek” zabıt kâtibi olarak görevlendirebilir ve duruşmayı yapabilir.
Dışarıdan kâtip görevlendirilirken yemin ettirilmezse ne olur?
Yemin ettirilmesi geçerlilik şartıdır. Eğer hâkim acil durum sebebiyle bir kişiyi kâtip olarak atar ancak bu kişiye yemin ettirmezse veya ettirdiği yemini tutanağa yazmazsa, yapılan görevlendirme kanuna aykırı olur. O tutanak resmi belge (kesin delil) niteliği kazanamaz.
SEGBİS ile duruşma kayıt ediliyorsa yine de kâtip zorunlu mudur?
Evet, zorunludur. Teknolojik kayıt cihazlarının (kameraların veya ses cihazlarının) devrede olması, zabıt kâtibi bulundurma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Kâtip, sadece metin yazan bir kişi değil, aynı zamanda mahkeme huzurunda yapılan işlemleri resmi olarak onaylayan bir mercidir.
Tutanakta zabıt kâtibinin imzasının eksik olması davanın bozulmasına neden olur mu?
Eskiden doğrudan bozma nedeni sayılıyordu. Ancak güncel Yargıtay uygulamalarına göre, eğer kâtip gerçekten orada bulunmuş (HMK 157 ihlal edilmemiş) fakat sadece e-imza atmayı unutmuşsa ve tutanağın içeriğinden şüphe edilmiyorsa, mahalli mahkemeye dosya iade edilerek bu eksikliğin (imzanın) tamamlanması istenebilir. Fakat imza eksiği kâtibin hiç bulunmamasından kaynaklanıyorsa bu ağır bir usul ihlalidir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.