Duruşma Tutanağı (Zabıt) ve Yazılması Zorunlu Hususlar (HMK Madde 154)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 154. maddesi, medeni yargılamanın resmi hafızası olan “Duruşma Tutanağını (Zaptını)” düzenlemektedir. Türk yargı sisteminde, duruşma esnasında söylenen sözlerin ve yapılan işlemlerin ispat aracı kural olarak sesten veya görüntüden ziyade, zabıt kâtibi tarafından yazıya dökülen ve hâkim tarafından onaylanan bu tutanaklardır. Madde metni, mahkemenin adı, tarafların kimlikleri, beyanlar ve ara kararlar gibi tutanağa mutlak surette yazılması gereken unsurları tek tek saymıştır. Özellikle maddenin 3. fıkrasının (ç) bendi çok kritiktir; zira davadan feragat, davayı kabul, yemin edası ve sulh gibi davanın sonucunu doğrudan ve kesin olarak belirleyen taraf işlemlerinin geçerli olabilmesi için, beyanın tutanağa yazılması yetmez, mutlaka beyan sahibine okunarak imzasının alınması şarttır. Bu imza bir ispat aracı değil, işlemin geçerlilik (şekil) şartıdır.
HMK Madde 154: Kanun Metni
MADDE 154- (1) Hâkim, tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla, iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını, gerekirse özet olarak zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir.
(2) Taraflar veya diğer ilgililer sözlü açıklamalarını hâkimin izniyle doğrudan da tutanağa yazdırabilir.
(3) Aşağıdaki hususlar mutlak olarak tutanağa yazılır:
a) Mahkemenin adı, duruşmanın açıldığı yer, gün ve saat.
b) Hâkim, zabıt kâtibi, hazır bulunan taraflar ve varsa vekilleri, kanuni temsilcileri, fer’î müdahil ve tercümanın ad ve soyadları.
c) Yargılamanın aleni ya da gizli yapıldığı.
ç) Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilişkin beyanlar ve sulh müzakereleri ile sonucu.
d) Beyanda bulunana okunmak kaydıyla taraf, tanık, bilirkişi veya uzman kişi beyanı.
e) Duruşma dışında yapılan işlemlerin özeti.
f) Tarafların sundukları belgelerin neler olduğu.
g) Tarafların soruşturmaya ilişkin istekleri ile diğer kanunların tutanağa yazılmasını emrettiği konular.
ğ) Ara kararları ve hükmün sonucu.
h) Karar veya hükmün açıklanma biçimi.
(4) Tutanakta sözü edilen veya dosyaya konduğu belirtilen belgeler de tutanağın eki sayılır.
(5) Tahkikat ve yargılama sırasında yapılan işlemler teknik araçlarla kayda alınırsa, bu durum bir tutanakla tespit olunur.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde 1086 sayılı Kanunun 151 inci maddesine tekabül etmektedir. Birinci fıkrada, tutanağa, yargılama işlemleri ile iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarının yazılacağı belirtilip, böylece tutanağın amacı ortaya konmuştur.
İkinci fıkrada, sözlü açıklamaların doğrudan ancak hâkimin izniyle tutanağa geçirilebileceği belirtilmiş; üçüncü fıkrada, tutanakta mutlaka bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Bu fıkranın (ç) bendinde, imza ile onanması zorunlu bazı işlemler gösterilmiş, böylece bu konularda imzanın bir şekil şartı olduğu kabul edilmiştir. Hâkim yargılama sırasında yapılan işlemleri teknik araçlarla kayıt ettirebilir. Bu hâlde kayıtların bir tutanak hâline getirilmesi öngörülmüştür. Kayıtların tutanakla çelişmesi hâlinde çelişkinin, ön sorunların tahkiki biçiminde hâlledileceği kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Duruşma Tutanağının Hukuki Niteliği ve İspat Gücü
Duruşma tutanağı, yargılamanın seyrini gösteren resmi bir belgedir. HMK 156 uyarınca, ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri ancak tutanakla ispat olunabilir. Bu nedenle, duruşmada söylenen bir söz veya ileri sürülen bir iddia eğer tutanağa geçirilmemişse, hukuken “söylenmemiş” kabul edilir. Avukatların ve tarafların, duruşma esnasında beyanlarının eksiksiz ve doğru bir şekilde (gerekirse doğrudan kâtibe yazdırarak) zapta geçmesini sağlamaları son derece önemlidir.
İmzalanması Zorunlu Olan (Şekil Şartı Taşıyan) Beyanlar
HMK 154/3-ç bendi, yargılamaya son veren veya davanın seyrini kesin olarak değiştiren bazı taraf işlemlerini özel bir şekil şartına bağlamıştır. Bu işlemler şunlardır:
- İkrar (Karşı tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın doğruluğunu kabul etme)
- Yeminin Edası
- Davanın Geri Alınmasına Muvafakat
- Davadan Feragat
- Davayı Kabul
- Sulh Müzakereleri ve Sonucu
Bir taraf duruşmada “Davadan feragat ediyorum” dese dahi, hâkim bu beyanı tutanağa geçirip ilgili tarafa okutarak altını imzalatmadıkça, feragat hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. İmza atılmamışsa, yargıtay içtihatlarına göre mahkeme bu beyana dayanarak “feragat nedeniyle ret” kararı veremez.
Avukat Görüşü: Beyanların Doğrudan Tutanağa Yazdırılması (Dikte Hakkı) ve “İmza” Tuzağı
Pratikte duruşma tutanakları, çoğu zaman hâkimin taraf beyanlarını kâtibe özetleyerek aktarması yoluyla tutulmaktadır. Ancak karmaşık davalarda, teknik itirazlarda veya tanık beyanlarında hâkimin yaptığı özet, avukatın hukuki savunmasının veya tanığın ifadesinin ince nüanslarını tam olarak yansıtmayabilir. HMK 154/2 fıkrası, avukatlara çok kritik bir usul imkânı tanır: Doğrudan tutanağa yazdırma (dikte) hakkı. Eğer beyanınızın özetlenirken anlam kaybına uğradığını düşünüyorsanız, izin isteyerek cümlenizi bizzat zabıt kâtibine yazdırmalısınız.
Diğer taraftan en büyük usul tuzaklarından biri HMK 154/3-ç bendindeki işlemlerdir. Duruşma heyecanıyla veya sulh görüşmelerinin hararetiyle söylenen sözlerin tutanağa nasıl geçirildiğine çok dikkat edilmelidir. Eğer müvekkiliniz adına feragat, kabul veya sulh beyanında bulunacaksanız ve tutanağı imzalayacaksanız, o satırları kelimesi kelimesine ekrandan okumadan asla imza atmamalısınız. Zira HMK 156 uyarınca tutanağa atılan o imza, sahteliği ispatlanana kadar kesin ispat gücüne sahiptir ve hatalı bir cümlenin imzalanması, davanın telafisi imkânsız şekilde aleyhinize sonuçlanmasına neden olabilir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas: 2017/13238, Karar: 2018/16291 (Tahliyeden Feragat Beyanının İmzalatılmaması)
ÖZET: Duruşmada davacı vekili tarafından sözlü olarak ifade edilen “Tahliye talebimiz yoktur” beyanının, eğer feragat niteliği taşıyorsa mutlaka HMK 154/3-ç bendi uyarınca tutanağa geçirilip altının ilgili vekile imzalatılması gerektiği, imzasız feragat beyanına dayanılarak karar verilemeyeceği hakkında.
Kararın Esası: Bir icra dairesinden tahliye davasında, davacı vekili duruşmada “Bizim alacak iddiamız devam etmektedir. Tahliye talebimiz yoktur” şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkeme bu beyanı “tahliyeden feragat” olarak kabul etmiş ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay’ın Kararı: Yargıtay kararı bozmuştur. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir: “Davacı vekilinin beyanının tahliye talebinden feragat olup olmadığı hususu kendisine açıklattırılıp, tahliye talebinden feragat olması halinde 6100 Sayılı HMK’nın 154. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendi uyarınca beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak suretiyle feragat beyanının tutanağa geçirilmesi gerekliliği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas: 2018/6814, Karar: 2020/7271 (Mahkeme Dışı Sulh Sözleşmesinin Tutanağa Bağlanması)
ÖZET: Mahkeme dışında taraflar arasında akdedilen bir sulh sözleşmesinin mahkemede geçerli (mahkeme içi sulh) hale gelebilmesi için, sulh olunduğuna dair beyanın HMK 154/3-ç uyarınca duruşma tutanağına geçirilip taraflara imzalatılması gerektiği hakkında.
Kararın Esası: Yargıtay, tarafların mahkeme dışında sulh olmalarının borçlar hukukunu ilgilendirdiğini belirtmiştir. Ancak bu sulh sözleşmesinin davayı sona erdiren bir usul işlemine dönüşebilmesi için Kanun’un öngördüğü şekil şartına uyulması şarttır. HMK m.154/3-ç maddesi gereğince, taraflar sulh sözleşmesini mahkemeye sunup “sulh olduk” dediklerinde, mahkemenin bu durumu tutanağa yazması, sözleşmeyi okuması ve taraflara veya vekillerine tutanağı imza ettirmesi zorunludur. Ancak bu şekilde “mahkeme dışı sulh”, ilam niteliğindeki “mahkeme içi sulhe” dönüşür.
HMK Madde 154 (Duruşma Tutanağı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Duruşma tutanağını taraflar imzalamak zorunda mıdır?
Kural olarak duruşma tutanağının (zabtının) her sayfasını sadece Hâkim ve Zabıt Kâtibi imzalar. Tarafların genel beyanlarının altını imzalamasına gerek yoktur. Ancak HMK 154/3-ç uyarınca; feragat, kabul, sulh, ikrar ve yemin gibi özel durumlarda ilgili tarafın beyanının okunduktan sonra tutanağı imzalaması zorunludur.
Avukat, müvekkilinin beyanlarını hâkimin izniyle kendisi kâtibe yazdırabilir mi?
Evet. HMK 154/2 uyarınca, taraflar veya vekilleri sözlü açıklamalarını hâkimden izin almak şartıyla doğrudan zabıt kâtibine (veya SEGBİS sistemine) kendileri dikte ettirerek yazdırabilirler. Bu, beyanların eksiksiz ve hukuki bir dille geçirilmesi açısından avukatlarca sıkça kullanılan bir yöntemdir.
Duruşma tutanağında eksik veya yanlış bir beyan varsa ne yapılmalıdır?
Tutanak yazılırken anında müdahale edip düzeltilmesi istenmelidir. Duruşma bittikten ve tutanak imzalandıktan sonra, tutanağın sahteliği ispat edilmedikçe içeriğinin doğru olduğu kabul edilir (HMK m. 156). Bu nedenle duruşma esnasında zaptın dikkatle okunması ve dinlenmesi şarttır.
Mahkeme duruşmayı sesli ve görüntülü (SEGBİS vb.) kaydediyorsa tutanak yazılmaz mı?
Teknik araçlarla kayıt alınması (HMK 154/5) tutanak tutma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Kayıt altına alınan bu durum yine bir tutanakla tespit olunur ve daha sonra bu teknik kayıtlar çözümleyiciler aracılığıyla yazılı tutanağa (çözüm tutanağına) dönüştürülerek dava dosyasına eklenir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.