Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Tutanak

HMK Madde 154

(1) Hâkim, tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla, iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını, gerekirse özet olarak zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir.

(2) Taraflar veya diğer ilgililer sözlü açıklamalarını hâkimin izniyle doğrudan da tutanağa yazdırabilir.

(3) Aşağıdaki hususlar mutlak olarak tutanağa yazılır:

a) Mahkemenin adı, duruşmanın açıldığı yer, gün ve saat.

b) Hâkim, zabıt kâtibi, hazır bulunan taraflar ve varsa vekilleri, kanuni temsilcileri, fer’î müdahil ve tercümanın ad ve soyadları.

c) Yargılamanın aleni ya da gizli yapıldığı.

ç) Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilişkin beyanlar ve sulh müzakereleri ile sonucu.

d) Beyanda bulunana okunmak kaydıyla taraf, tanık, bilirkişi veya uzman kişi beyanı.

e) Duruşma dışında yapılan işlemlerin özeti.

f) Tarafların sundukları belgelerin neler olduğu.

g) Tarafların soruşturmaya ilişkin istekleri ile diğer kanunların tutanağa yazılmasını emrettiği konular.

ğ) Ara kararları ve hükmün sonucu.

h) Karar veya hükmün açıklanma biçimi.

(4) Tutanakta sözü edilen veya dosyaya konduğu belirtilen belgeler de tutanağın eki sayılır.

(5) Tahkikat ve yargılama sırasında yapılan işlemler teknik araçlarla kayda alınırsa, bu durum bir tutanakla tespit olunur.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde 1086 sayılı Kanunun 151 inci maddesine tekabül etmektedir. Birinci fıkrada, tutanağa, yargılama işlemleri ile iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarının yazılacağı belirtilip, böylece tutanağın amacı ortaya konmuştur.

İkinci fıkrada, sözlü açıklamaların doğrudan ancak hâkimin izniyle tutanağa geçirilebileceği belirtilmiş; üçüncü fıkrada, tutanakta mutlaka bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Bu fıkranın (ç) bendinde, imza ile onanması zorunlu bazı işlemler gösterilmiş, böylece bu konularda imzanın bir şekil şartı olduğu kabul edilmiştir. Hâkim yargılama sırasında yapılan işlemleri teknik araçlarla kayıt ettirebilir. Bu hâlde kayıtların bir tutanak hâline getirilmesi öngörülmüştür. Kayıtların tutanakla çelişmesi hâlinde çelişkinin, ön sorunların tahkiki biçiminde hâlledileceği kabul edilmiştir.

HMK Madde 154 Tutanak

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/6814E. , 2020/7271K.

  • HMK Madde 154
  • Tutanak

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal, Kabul Edilmediği Takdirde Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili ve ihbar olunan … Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu 238 ada 224 parsel sayılı taşınmaza komşusu … ile müteahhit … arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince bina inşa edildiğini, binaya ilişkin devir işlemlerinin 225 numaralı parsel üzerinden yapıldığı, 224 numaralı parselin tapu kaydında boş göründüğünü, müvekkiline ait taşınmaza bina yapılmak suretiyle vaki müdahalenin men’i, söz konusu binanın yıkım masraflarının davalılara yöneltilmesi ve kal’i, taleplerin kabul edilmemesi halinde taşınmazın dava tarihindeki değerinin fazlaya ait hakları saklı tutulmak kaydı ile şimdilik 45.000 TL’nin ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili; dava konusu parsel üzerindeki bağımsız bölümleri taşınmazın kat karşılığı verilmesi sebebi ile müteahhit ile anlaşarak taşınmaz sahibi olan … dan yaklaşık 11 yıl önce satın aldıklarını ve bağımsız bölümleri aralıksız kullandıklarını, davalıların kötü niyetli olmadıklarını, ortada bir kusur var ise bunun … Belediyesi ile Tapu Müdürlüğünün kusurları olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İhbar olunan … Belediyesi vekili; dava konusu yerde vekil edeninin yetkisi dahilindeki kontrol ve kriterleri uygulayarak inşaat izninin verilmiş olduğunu, dolayısıyla belediyenin dava konusu edilen taleplerin muhatabı olmadığını, husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile, 224 parsele davalıların apartman yapmak suretiyle vaki tecavüzünün men’ine, tecavüzlü alan içerisinde yer alan ve apartmanın kal’ine, infazda 16.12.2013 tarihli fenni bilirkişinin raporunun dikkate alınmasına karar verilmiş, karar davalılar vekili ve ihbar olunan … Belediye Başkanlığı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava, tapulu (çaplı) taşınmaz üzerine bina inşa edilmesi nedeniyle elatmanın önlenmesi, kal ve kabul edilmediği takdirde tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK’nin 313/1 maddesine göre; sulh, görülmekte olan bir davada, taraflar aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 154/3-ç madesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutunağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun’un öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır. Taraflar, mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye vererek, buna göre davada sulh olduklarını bildirirlerse mahkemece sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiğinin tutanağa yazılıp, sözleşme okunduktan sonra tutanağın taraflara veya vekillerine imza ettirilmesi gerekir. Bu şekilde mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür. Mahkeme, taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre karar verir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delilleden, dava konusu 224 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına kayıtlı olduğu, 225 nolu parselde ise kat mülkiyeti kurulmuş olmakla 2 nolu bağımsız bölümün davalı … …, 3 nolu bağımsız bölümün davalı …, 4 nolu bağımsız bölümün davalı …, 5 nolu bağımsız bölümün davalı … adına tapuda kayıtlı olduğu, davalıların dava konusu 224 parselde kayıttan kaynaklanan bir haklarının olmadığı, 225 nolu parsel üzerine yapılması gereken binanın 225 nolu parsel üzerine yapılmayıp 224 nolıı parselin üzerine yapıldığı, 225 nolu parselin ise zeminde boş arsa olarak bulunduğunun tespit edildiği, davanın … belediyesine, … ve …’a ihbar edildiği, Mahkemece el atmanın önlenmesine ve binanın kaline karar verilmesi üzerine davalılar vekili ve ihbar olunan … Belediye vekili tarafından kararın temyiz edildiği, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmaz hakkında sulh olmaları nedeni ile davanın konusuz kaldığını ve ifrazen taksim işlemlerine ilişkin belge ve yeni tapu kayıt örneklerinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğunu belirttiği, temyiz dilekçesinin ekinde sunulan tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmaz olan 238 ada 224 parsel iken tevhit ve ifraz görmekle 238 ada 405 parsel olduğu, 238 ada 405 parselin, arsa vasfında, 348,95 m2, 1/4 hisse davalı …, 3/10 hisse davalı …, 3/10 hisse davalı …, dava dışı … adlarına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazda davacının kayıttan kaynaklanan bir hakkının kalmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde tarafların sulh olduklarını ve çekişme konusu taşınmazın sulh sözleşmesi kapsamında mülkiyet durumunun değiştiğini ileri sürmesi sebebiyle taraflar arasında geçerli bir sulh sözleşmesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kayıtlarının getirtilmesi, geçerli bir sulh sözleşmesinin olup olmadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ; Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HMK Madde 154 Tutanak

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/13238E. , 2018/16291K.

  • HMK Madde 154
  • Tutanak

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 5. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı … davalı …. Ve Tic. Ltd. Şti.vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Dava, davalı …. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye, davalı … Model – Kalıp San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş,davacı … davalı …. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı … davalı …. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı, sözlü kira sözleşmesine dayanarak 17/05/2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 10.000 EURO kira ve 41,92 EURO işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu … Döküm San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; takibe konu kira sözleşmesinde müvekkili şirketin imzasının mevcut olmadığını,ayrıca diğer borçlu … Model Kalıp Ltd. Şti. ile alacaklı arasında şifahi değil yazılı kira sözleşmesinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin belirtilen kadar borcu olmadığını belirterek borca itiraz etmiştir. İ.İ.K.’nin 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi ve kira ilişkisini kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu ödeme emrine yaptığı itirazda takip dayanağı sözlü akdi açıkça inkar etmeyip, borca itirazda bulunduğundan kira ilişkisinin kesinleştiğinin kabulü zorunlu olup davalının borcu olmadığı iddiasını İİK’nin 269/c maddesine göre ispatlaması gerekir. Bu nedenle, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahsedilemez. Öte yandan , davacı vekilinin 20/09/2016 tarihli celsede “Bizim alacak iddiamız devam etmektedir. Tahliye talebimiz yoktur.” beyanının tahliye talebinden feragat olup olmadığı hususu davacı vekiline açıklattırılıp, tahliye talebinden feragat olması halinde 6100 Sayılı HMK nın 154. maddesinin 3. fıkrasının ç bendi uyarınca beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak suretiyle feragat beyanının tutanağa geçirilmesi gerekliliği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.