Kayıt ve Yayın Yasağı: Duruşmada Ses ve Görüntü Kaydı Alınması (HMK Madde 153)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 153. maddesi, yargılamanın bağımsızlığını, tarafsızlığını ve duruşma salonundaki kişilerin (taraflar, tanıklar, avukatlar ve hâkimler) şeref ve haysiyetini korumak amacıyla getirilmiş son derece katı bir kuralı düzenler: Duruşma salonunda izinsiz ses, fotoğraf veya görüntü kaydı alınması mutlak surette yasaktır. Gelişen teknolojiyle birlikte akıllı telefonların hayatımızın her alanına girmesi, zaman zaman vatandaşların duruşma esnasında “delil toplamak” veya “kendini güvenceye almak” gibi yanılgılarla gizlice ses kaydı almasına neden olabilmektedir. Ancak HMK 153 çok nettir; mahkemenin açık izni olmadan yapılan her türlü kayıt, sadece HMK m.189 anlamında “hukuka aykırı delil” sayılmakla kalmaz, aynı zamanda kayıt yapan kişiyi TCK Madde 286 (Ses veya görüntülerin kayda alınması) kapsamında hapis cezasıyla karşı karşıya bırakır. Hak arama hürriyetini kullanırken mahremiyet ve yargı düzeni sınırlarını ihlal etmemek hayati önem taşır.
HMK Madde 153: Kanun Metni
MADDE 153- (1) Duruşma sırasında fotoğraf çekilemez ve hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamaz. Ancak, dava dosyasında saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde, mahkemece çekim yapılabilir ve kayıt alınabilir. Bu şekilde yapılan çekim ve kayıtlar ile kişilik haklarını ilgilendiren konuları içeren dava dosyası içindeki her türlü belge ve tutanak, mahkemenin ve ilgili kişilerin açık izni olmadıkça hiçbir yerde yayımlanamaz.
(2) Duruşma sırasında bu yasağa aykırı davranan kişi hakkında 151 inci madde hükmü uygulanır.
(3) Kayıt ve yayın yasağına aykırı davranan kişi hakkında, ayrıca Türk Ceza Kanununun 286 ncı maddesi hükümleri uygulanır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, … haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir… bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak… yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla… sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.” biçiminde ifade edilen kural uyarınca ve birçok batı ülkeleri kanunlarında olduğu gibi, madde ile, yargılamanın selametini sağlamak, tarafları teşhir etmemek ve özellikle hâkim ve tanıkları etki altında bırakma girişimlerinin önüne geçmek istenmiştir. Yargı bağımsızlığı, fertlerin adil yargılanma ve kişilik hakları ile basın özgürlüğü ve haber alma hakkı arasında bir denge kurulmuş, duruşmada ses ve görüntü kaydı yasaklanmış; basın özgürlüğü ve haber alma hakkı, özüne dokunulmamak kaydıyla sınırlandırılmıştır. Hemen şu ifade edilmelidir ki; gizli oturumlar dışında, basın mensupları, diğer kişiler gibi, mahkeme salonuna girebilirler ve haber alıp hadiseyi yansıtabilirler.
Davanın taraflarına ve üçüncü kişilere karşı konan bu kayıt yasağı, mutlak olup, ancak yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde, mahkemece dosyaya konmak üzere kayıt yapılabilir. Mahkemenin yaptığı kayıtlarla, kişilik haklarını ilgilendiren belgeler, ilgililerin ve hâkimin birlikte izni ile yayımlanabilecektir. Bununla kişilik haklarındaki gizliliğin ve kamu düzeninin korunması amaçlanmıştır. Duruşmalar sırasında bu kuralın ihlâli “Duruşma düzeni” başlıklı 156 ncı maddedeki (Yeni Kanun m.151) müeyyideyi icap ettirdiği gibi; ayrıca mahkemenin izni alınmadan kayıt veya çekim yapılması hâli ve duruşmalar dışında kuralın ihlali ile yasağa rağmen yapılan çekimle elde edilen bilgi ve belgelerin yayımının Türk Ceza Kanunu tarafından müeyyidelendirildiğinin açıklanmasında yarar umulmuştur.
Hukuki İncelemeler
Duruşmada Ses ve Görüntü Kaydı Almanın İki Temel Yaptırımı
HMK 153 uyarınca duruşmada izinsiz kayıt almanın hem usuli hem de cezai yaptırımları bulunmaktadır:
- Usuli (Disiplin) Yaptırım: HMK 151. maddeye atıfla, hâkim kayıt alan kişiyi derhal duruşma salonundan çıkarabilir ve duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle dört güne kadar disiplin hapsine karar verebilir (Avukatlar hariç).
- Cezai Yaptırım (TCK 286): Eylem aynı zamanda TCK 286 gereğince suç teşkil eder. Bu madde kapsamında “Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Mahkeme başkanı durumu derhal savcılığa ihbar etmekle yükümlüdür.
İstisnai Durumlar: Mahkemenin Kayıt Alması
Yasağın tek istisnası, mahkemenin bizzat kendisinin kayıt almasıdır. HMK 153/1 uyarınca, yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde (örneğin SEGBİS sistemiyle tanık dinlenmesi veya teknik olarak karmaşık, çok taraflı duruşmalarda zapta geçirilmesi zor olan anlarda) mahkeme kendi kontrolünde kayıt yapabilir. Ancak bu kayıtlar da, dava dosyasında saklı kalmak zorundadır. İlgili kişilerin ve hâkimin açık izni olmadan bu mahkeme kayıtlarının yayımlanması, basın yoluyla paylaşılması yine suçtur ve yasağa tabidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin “Hukuka Aykırı Delil” Prensibi (Genel Değerlendirme)
ÖZET: Duruşma sırasında taraflarca veya üçüncü kişilerce gizlice alınan ses ve görüntü kayıtlarının, hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delil niteliğinde olduğuna (HMK m. 189/2) ve ispat aracı olarak kullanılamayacağına dair Yargıtay’ın istikrarlı görüşü.
Kararların Esası: Yargıtay içtihatlarında, özellikle teknolojik aletlerle kişilerin rızası (ve mahkemelerde hâkimin izni) dışında alınan kayıtların mahiyeti çok net çizilmiştir. Kişilerin hayatına ve beden bütünlüğüne yönelik “ani gelişen ve başka türlü ispatlanması imkânsız olan bir suçüstü hali” istisnası haricinde, planlı veya yargı düzenini ihlal ederek alınan kayıtlar kesinlikle reddedilmektedir.
Pratik Çıkarım: Bir duruşma esnasında karşı tarafın, tanığın veya bizzat hâkimin sözlerinin cep telefonuyla gizlice kaydedilmesi, hak arama hürriyeti (Anayasa m.36) kapsamında değerlendirilemez. Hukuka aykırı delil hükmünde olan bu kayıtlar, mahkemeye sunulduğu anda hem delil olarak reddedilecek hem de sunan taraf hakkında TCK kapsamında ceza soruşturması başlatılmasına sebebiyet verecektir. Duruşmada sözlü beyanların resmî ispat aracı, yalnızca hâkimin onayından geçen duruşma tutanağıdır (zabıt).
HMK Madde 153 (Kayıt ve Yayın Yasağı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Duruşmada kendi davam için gizlice ses kaydı alabilir miyim?
Kesinlikle hayır. HMK Madde 153/1 uyarınca duruşma sırasında hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamaz. “Kendi davamda haklılığımı kanıtlamak için kaydettim” veya “Karşı tarafın yalanını ortaya çıkarmak için çektim” şeklindeki savunmalar yasal yasağı ortadan kaldırmaz. Eylem suçtur.
İzinsiz alınan ses veya görüntü kaydı başka bir davada delil olarak kullanılabilir mi?
Kullanılamaz. HMK Madde 189/2 uyarınca, “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.” Mahkeme salonunda yasak delil kapsamında alınan bir kayıt, “zehirli ağacın meyvesi” hükmündedir ve hiçbir yargılamada lehinize delil niteliği taşımaz.
Hâkim veya kâtip duruşma tutanağına yanlış yazarsa ne yapmalıyım? Kayıt alamayacaksam hakkımı nasıl koruyacağım?
Duruşma tutanağına (zaptına) beyanların yanlış veya eksik geçirildiğini düşünüyorsanız, duruşma esnasında hâkime durumu derhal iletip tutanağın düzeltilmesini talep etme hakkınız vardır. Tutanağın sizin veya vekilinizin beyanlarına ayrılan kısmına itiraz şerhi düşebilirsiniz. Ayrıca SEGBİS ile yapılan duruşmalarda zaten sistem üzerinden resmî kayıt tutulmaktadır. Bireysel olarak gizli kayıt almak çözüm değil, suçtur.
Duruşmada fotoğraf çekmek suç mu?
Evet. Tıpkı ses ve görüntü kaydı gibi, duruşma sırasında (örneğin sosyal medyada paylaşmak üzere “adliyedeyiz” temalı) fotoğraf çekmek de HMK 153 uyarınca yasaktır ve TCK 286 kapsamında soruşturmaya tabidir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.