Soru Yöneltme (Çapraz Sorgu) ve Avukatın Doğrudan Soru Sorma Hakkı (HMK Madde 152)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 152. maddesi, medeni usul hukukumuzda “çapraz sorgu” olarak da bilinen doğrudan soru yöneltme kurumunu düzenler. Bu madde, yargılamada doğrudanlık ilkesinin, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının en canlı ve somut tezahürüdür. Madde uyarınca, davanın kurucu unsuru olan avukatlar (vekiller); duruşma salonundaki tanıklara, bilirkişilere ve çağrılan diğer kişilere aracı olmaksızın, doğrudan soru sorabilirler. Ancak hukuk eğitimi almamış olan taraf asillerinin, duruşma disiplinini bozmamaları ve yargılamayı kişiselleştirmemeleri adına sorularını yalnızca hâkim aracılığıyla sormalarına izin verilmiştir. Sorulan sorunun davayla ilgisiz olması veya yönlendirici nitelikte bulunması halinde yapılacak itirazları karara bağlama yetkisi ise doğrudan hâkime aittir.
HMK Madde 152: Kanun Metni
MADDE 152- (1) Duruşmaya katılan taraf vekilleri; tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Taraflar ise hâkim aracılığıyla soru sorabilirler. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde, sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine hâkim karar verir.
(2) Toplu mahkemelerde, hâkimlerden her biri, birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
(Tasarının 156 ncı maddesinden sonra gelmek üzere madde ihdas edilmesi için aşağıdaki gerekçelerle önerge verilmiştir:)
Duruşma, yargılamada sözlü ve canlı bir süreci ifade etmektedir. Bu süreç ve aşama, yargılamada doğrudanlık ilkesine, adil yargılanma ve hukukî dinlenilme hakkına ve bunlara bağlı olarak gerçeğin anlaşılması ve ortaya çıkmasına hizmet etmektedir; ayrıca sözlülük ilkesinin de en somut tezahür şeklidir. Bu aşamanın etkin bir şekilde kullanılması, yargılamanın en iyi şekilde sonuçlanmasını sağlayacaktır. Canlı ve sözlü gerçekleşen bu aşamada, tanık, taraf, bilirkişi ve diğer kişilere soru sorulması önemli bir yargılama işlemidir. Ancak, yargılamanın amacına hizmet etmeyen sorular sorulması, bu amacın dışına çıkılması sonucunu doğurabilir. Hukukî dinlenilme hakkı, bir içini dökme hakkı değildir. Bu sebeple, bu konuda hukukçu olmayan ve mesleğini bir hukukî bilgiyle yürütmeyenlerle, hukukçu olarak yargılamada yer alanlar arasında bir ayrım yapılması gereklidir.
Soru sormak, hem taraf hem de onun vekili olan avukat için, yargılama içindeki bir haktır. Ancak, yukarıda belirtilen gerekçelerle ikisi arasında bir ayrım yapılmıştır. Kamu hizmeti ifa eden, yargılamanın bir parçası kabul edilen, bu konuda eğitim almış olan avukatın, doğrudan soru sorma yoluyla gerçeğin ortaya çıkartılmasına bilgi ve tecrübesiyle hizmet etmesi amaçlanmıştır. Bu durum aynı zamanda ceza yargılamasında avukatın konumuyla da uyumludur. Avukat, duruşma disiplinine ve bu çerçevede yargılamanın amacına uygun olarak, tanık, bilirkişi ve diğer kişilere (müdahil ve uzman gibi) hâkim araya girmeksizin doğrudan soru sorabilecektir. Bu durum, gereksiz şekilde duruşmanın uzamasının önüne geçecektir. Taraflar bakımından, özellikle soruların duruşma disiplinini bozmaması, amacına uygun olması, soru sorulanın doğru anlanabilmesi için, hâkim aracılığıyla soru yöneltilmesi kabul edilmiştir. Avukat ya da tarafça sorulan soruya itiraz edildiğinde (yargılamayla ilgisiz olması, kişilik haklarını ihlal etmesi, sorulan kişiyle ilgili olmaması vb. hallerde), bu konuda hâkim ayrıca karar verecektir.
Maddenin ikinci fıkrasında, bir tereddüde yer vermemek için, mahkeme başkanının duruşma düzenini sağlama yetkisi saklı kalmakla birlikte, toplu mahkemelerde hâkimlerin de doğrudan soru sorabilecekleri ayrıca belirtilmiştir.
(Önerge Komisyonumuzca kabul edilmiş ve Tasarıya yeni 158 inci madde olarak eklenmiş, teselsül nedeniyle 152. madde numarasını almıştır.)
Hukuki İncelemeler
Avukatların Doğrudan Soru Yöneltme (Çapraz Sorgu) Hakkı
HMK 152, avukatlara duruşma sırasında dinlenen tanıklara, bilirkişilere ve mahkemeye çağrılan diğer uzman kişilere doğrudan (araya hâkim girmeden) soru sorma yetkisi tanımıştır. Bu hak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için elzemdir. Avukat, yönelttiği taktiksel sorularla (çapraz sorgu teknikleriyle) tanığın yalan söyleyip söylemediğini, olayı gerçekten görüp görmediğini veya çelişkilerini doğrudan mahkemenin gözü önünde ortaya koyabilir.
Vekil (Avukat) ile Taraf (Asil) Arasındaki “Soru Sorma” Farkı
Kanun koyucu, sorunun yöneltiliş biçimi bakımından hukuk eğitimi almış avukatlar ile davanın bizzat tarafı olan vatandaşlar arasında net bir ayrıma gitmiştir:
| Soru Soracak Kişi | Sorma Usulü | Gerekçesi |
|---|---|---|
| Taraf Vekili (Avukat) | Doğrudan Yöneltir (Hâkim araya girmez) | Avukat, hukuki bilgiye sahiptir. Yargılamanın amacına uygun soru sorar, husumeti kişiselleştirmez. |
| Davanın Tarafı (Asil) | Hâkim Aracılığıyla Yöneltir | Tarafın duygusal davranıp tartışma çıkarmasını, yargılamayı uzatmasını ve “içini dökme” seansına çevirmesini engellemek içindir. |
Soruya İtiraz Edilmesi ve Hâkimin Müdahalesi
Avukatın doğrudan soru sorma hakkı mutlak ve sınırsız değildir. Avukatın sorusu;
- Davanın konusuyla (çekişmeli vakıayla) tamamen alakasızsa,
- Sorulan kişinin (örneğin tanığın) kişilik haklarına saldırı niteliğindeyse,
- Yönlendirici (cevabı içinde barındıran) bir soruysa, karşı tarafın veya tanığın itirazı üzerine, hâkim sorunun sorulup sorulmamasına (yöneltilmesine gerek olup olmadığına) karar verir. Hâkim, duruşma disiplinini bozan sorulara müdahale etmekle yükümlüdür.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/2209, Karar: 2020/475 (Vekilin Aynı Dosyada Tanık Olarak Dinlenmesi ve Silahların Eşitliği)
ÖZET: HMK 152 uyarınca avukatın tanıklara doğrudan soru sorma yetkisi bulunduğundan; davanın taraf vekili olarak görev yapan bir avukatın, aynı dosyada aynı zamanda tanık olarak dinlenmesinin adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkesini zedeleyeceği hususunu tartışan önemli bir karardır.
Kararın Esası: Bir boşanma davasında, davalı-karşı davacı kocanın vekilliğini yürüten avukat (amcası), aynı zamanda tanık listesinde gösterilmiştir. Yerel mahkeme, “bir avukatın hem tarafın vekili olarak savunma yapıp hem de aynı dosyada tanık olarak dinlenemeyeceği” gerekçesiyle bu tanığı dinlemeyi reddetmiştir. Özel Daire ise “avukatın üçüncü kişi konumunda olduğunu, tanık olarak dinlenmesine yasal bir engel bulunmadığını” belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Çoğunluk Görüşü): Avukatın tanıklık yapmasına yasal bir engel olmadığını, aksine hukuki dinlenilme hakkı gereği tarafın gösterdiği tanığın dinlenmemesinin bozma nedeni olduğunu belirterek Özel Dairenin bozma kararını onamıştır. (Yani kural olarak vekil, müvekkilinin davasında tanık sıfatıyla da dinlenebilir).
Karşı Oy (Muhalefet) Şerhinin HMK 152 Vurgusu: Ancak kararın karşı oy yazısında, HMK 152 çok çarpıcı bir şekilde ele alınmıştır: “HMK 152/1 uyarınca taraf vekilleri tanıklara doğrudan soru yöneltebilirler. Avukat, tanık olarak dinlendiği zaman kesiti dışında taraf vekili sıfatıyla duruşmada yer alıp, diğer tanıklara soru sorma hakkına sahip olacaktır. HMK’da tanıkların birbirine soru sorması mümkün olmadığı halde, hem tanık hem vekil olan avukat, diğer tanıklara çapraz sorgu yapabilecek, ancak diğer tanıklar ona soru soramayacaktır. Bu durum silahların eşitliği ilkesine ve adil yargılanmaya aykırıdır.”
Pratik Çıkarım: Her ne kadar HGK çoğunluğu yasal engel görmese de; avukatların “doğrudan soru sorma” (HMK 152) hakkının onlara duruşmada ne kadar güçlü ve ayrıcalıklı bir konum sağladığı, en üst mahkeme düzeyinde adil yargılanma boyutuyla tartışılmıştır.
HMK Madde 152 (Soru Yöneltme) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Duruşmada avukatlar tanıklara doğrudan soru sorabilir mi?
Evet. HMK Madde 152/1 gereğince, davaya katılan taraf vekilleri (avukatlar), duruşma disiplinine uygun olmak şartıyla tanıklara, bilirkişilere ve diğer uzman kişilere, hâkimin araya girmesine gerek kalmadan doğrudan soru sorabilirler.
Vatandaş (taraf asil), avukatı olmadan duruşmada tanığa çapraz sorgu yapabilir mi?
Hayır. HMK 152 uyarınca davanın bizzat tarafı olan kişi, tanığa veya bilirkişiye doğrudan soru soramaz. Sormak istediği soruları önce hâkime iletmek zorundadır, hâkim uygun görürse bu soruyu tanığa kendisi yöneltir.
Avukatın yönelttiği soruya karşı taraf itiraz edebilir mi?
Evet. Soru yöneltilen kişi veya karşı tarafın vekili, sorunun davayla ilgisiz olduğu, yönlendirici olduğu veya kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle soruya itiraz edebilir. İtiraz üzerine, o sorunun cevaplanıp cevaplanmayacağına (sorulmasına gerek olup olmadığına) duruşma hâkimi karar verir.
Hâkim, avukatın doğrudan soru sorma hakkını tamamen kısıtlayabilir mi?
Hâkim, sadece itiraz üzerine veya re’sen duruşma disiplinini bozan “belirli soruların” yöneltilmesini engelleyebilir. Ancak avukatın “doğrudan soru sorma” hakkını toptan elinden alması veya “sorularını bana söyle, ben sorarım” demesi HMK 152’nin ihlali olup, hukuki dinlenilme hakkının açık bir kısıtlamasıdır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.