Duruşma Düzeni ve Hâkimin Yetkileri: Avukatların Muafiyeti (HMK Madde 151)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 151. maddesi, mahkemelerde duruşma düzeninin sağlanmasına yönelik hâkime verilen yetkileri ve bu yetkilerin sınırlarını düzenler. Yargılamanın sağlıklı, huzurlu ve usul ekonomisine uygun yürütülebilmesi için mahkemenin düzenini bozan kişilere karşı salondan çıkarma, yakalama, disiplin hapsi ve tutuklama gibi çok sert tedbirler öngörülmüştür. Ancak bu maddenin en can alıcı noktası, avukatlara tanınan muafiyetlerdir. Adalet Komisyonu tutanaklarında açıkça ifade edildiği üzere avukat, yargının kurucu unsuru ve sivil kanadıdır. Bu nedenle, taraflar ve izleyiciler için öngörülen salondan yaka paça çıkarılma, disiplin hapsine atılma veya duruşma salonunda tutuklanma gibi yaptırımlar, görevini özgürce ve korkusuzca yapabilmesi adına avukatlar hakkında uygulanamaz. Ancak avukatın eylemi suç teşkil ediyorsa, mahkemece sadece tutanak tutularak savcılığa ihbarda bulunulabilir.
HMK Madde 151: Kanun Metni
MADDE 151- (1) Hâkim, duruşmanın düzenini bozan kimseyi, bunu yapmaktan men eder ve gerekirse, avukatlar hariç, derhâl duruşma salonundan çıkarılmasını emreder.
(2) Bir kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda uygun olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Bu fıkra hükmü avukatlar hakkında uygulanmaz.
(3) Mahkemenin düzenini bozan eylem veya mahkeme huzurunda söylenen uygun olmayan söz veya davranış, ayrıca bir suç oluşturuyor ise bu durum bir tutanak ile Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve gerekiyorsa, avukatlar hariç, fiili işleyenin tutuklanmasına da karar verilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde, 1086 sayılı Kanunun 150 nci maddesine tekabül etmektedir. Maddenin birinci fıkrasında, 1086 sayılı Kanunun bu konudaki hükmü benimsenmiş, mahkemenin düzenini bozan kimsenin, öncelikle mahkeme salonundan çıkartılması yaptırımı ile karşılaşması düzenlenmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise mahkemenin düzenini bozmakta veya münasip olmayan söz ve davranışta ısrar eden kişilere, Ceza Muhakemesi Kanununda olduğu gibi, disiplin hapsi öngörülmüştür.
Mahkemenin düzenini bozan veya münasip olmayan fiil ayrıca suç teşkil ediyorsa, durumun Cumhuriyet başsavcılığına ihbar edileceği tabiîdir. Bu husus maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Olayın vahametine ve Ceza Muhakemesi Kanunundaki şartların oluşmasına göre hukuk hâkimine de tutuklama kararı verebilme yetkisi tanınmıştır.
Avukatlık Kanununun 58 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki açıklık sebebiyle, avukatın disiplin hapsine konamayacağını ve yakalanamayacağını gerekçeye yazmakta yarar görülmüştür.
Bu maddenin tartışılması sırasında, gizli oturumda bulunacaklar ve hâkimin bu oturumlarda alması gereken özel tedbirler tartışılmış ise de, yargılama sırasında genel olarak alınacak önlemlerin gizli oturumlar açısından da yeterli olacağı kabul edilmiştir.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 156 ncı maddesinin görüşülmesi esnasında aşağıdaki gerekçeler doğrultusunda önerge verilmiştir.
“Yargılama sisteminde avukat (vekil), yargının kurucu unsurudur. Yürürlükteki Kanunda ve Tasarıda öngörülen duruşmadan çıkarılma yaptırımı, savunma kurumu ve kurucu unsur kriteriyle bağdaştırılamaz (Avukatlık Kanunu m. 1/2). Ayrıca vekilin mesleğinin gereği olarak müvekkilinin hak ve hukukunu korumak amacıyla duruşmada bulunduğu, salondan çıkartılma endişesini taşımadan görevini rahatça yapabileceği ortamın sağlanmasının gerekli olduğu düşünülerek, maddenin birinci fıkrasında yer alan “avukatın duruşma salonundan çıkartılması” imkanı kaldırılmış, bunun yerine vekilin uygunsuz davranışlarının disiplin suçu veya adli bir suç teşkil etmesi durumunda olayın yetkili makama bildirilmesi yönünde bir düzenleme yapılmıştır.
Avukatın mesleğinin gereği olarak müvekkilinin hak ve hukukunu korumak amacıyla duruşmada bulunduğu, salondan çıkartılma endişesini taşımadan görevini rahatça yapabileceği ortamın sağlanmasının gerekli olduğu düşünülerek, madde, taraf için öngörülen duruşma salonundan çıkarma, yakalama ve disiplin hapsi uygulanması ve tutuklama yaptırımlarının vekil için uygulanmayacağı şeklinde değiştirilmiştir. Avukat, yargılamanın bir parçası olarak aynı zamanda kamu görevi yapmakta, adaletin gerçekleşmesine yardımcı olmaktadır. Hâkim avukatın disiplini bozduğunu düşünse veya öyle olsa dahi, avukat yargılamada diğer kişiler gibi değil, kendi konumuyla mütenasip bir davranışla muhatap olmalıdır. Bu sebeple, taraf ve diğer kişiler için öngörülen salondan çıkarma, yakalama ve disiplin hapsi avukat bakımından kabul edilmemiştir.”
Önerge doğrultusunda değiştirilen madde, teselsül nedeniyle 157 nci madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Duruşma Düzeninin Sağlanması ve Uygulanacak Yaptırımlar
Mahkemede söz hakkı verilmeden konuşmak, taraflara veya mahkemeye hakaret etmek, izleyici sırasında otururken gürültü yapmak gibi duruşma inzibatını bozan hallerde HMK 151 uyarınca uygulanacak yaptırımlar statüye göre farklılık gösterir.
| İhlalin Niteliği | Taraflar ve İzleyiciler İçin Yaptırım | Avukatlar (Vekiller) İçin Durum |
|---|---|---|
| Duruşmanın düzenini bozma | Men etme ve derhâl salondan çıkarma emri. | Duruşma salonundan ÇIKARILAMAZ. |
| İhtara rağmen düzensizliğe devam | Yakalama ve 4 güne kadar disiplin hapsi. | Yakalanamaz ve disiplin hapsi UYGULANAMAZ. |
| Eylemin ayrıca suç oluşturması | Savcılığa ihbar ve gerekirse tutuklama. | Tutanakla ihbar edilir ANCAK salonda TUTUKLANAMAZ. |
Avukatın Yargının Kurucu Unsuru Olması ve Özel Konumu
Kanun koyucu HMK 151. maddeyi ihdas ederken, avukatı yargılamanın herhangi bir tarafı veya süjesi olarak değil, “yargının kurucu unsuru” olarak konumlandırmıştır. Avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, müvekkilinin hakkını salon dışına atılma veya hapse girme korkusu olmadan savunabilmesini gerektirir.
Hâkim, duruşma düzenini bozan taraf asili veya dinleyicileri polis marifetiyle dışarı attırıp, onlar hakkında 4 güne kadar disiplin hapsi verebilirken, aynı davranışı sergileyen avukata bu yaptırımları uygulayamaz. Hâkimin avukata karşı yapabileceği yegane hukuki işlem, eylem bir disiplin veya ceza suçu oluşturuyorsa durumu tutanak altına alıp Baro’ya veya Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar etmektir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2016/257, Karar: 2017/926
ÖZET: Bir iş davasının duruşmasında ara karar (“Gereği düşünüldü”) yazdırılırken davacı vekili avukatın “usul kanununda açık hüküm yok” diyerek teamüllere aykırı şekilde ayağa kalkmayı reddetmesi ve bunun üzerine hâkimin avukatın bulunduğu taraftaki koltukları salon dışına çıkarttırması sonrasında yaşanan tartışmada; avukatın hâkime karşı “Devlet aleyhine açtığı tazminat davasının” (HMK 46) reddine dair çok tartışılan emsal karar.
Kararın Esası: İş Mahkemesindeki duruşmada hâkim ara kararı tefhim ederken avukattan ayağa kalkmasını istemiştir. Avukat, yemin ve nihai hüküm dışında ayağa kalkma zorunluluğu olmadığını belirterek oturmayı sürdürmüş ve ayağa kalkmayı açıkça reddetmiştir. Bunun üzerine mahkeme hâkimi, salonu mübaşir vasıtasıyla boşaltmış ve davacı vekilinin oturabileceği sandalyeleri salonun diğer bölümüne aldırtmıştır. Avukat, hâkimin kendisini meslektaşları ve müvekkili önünde küçük düşürdüğünü, onur kırıcı davranışta bulunduğunu belirterek Devlet aleyhine 10.000 TL manevi tazminat davası açmıştır.
Yerel Mahkeme (Yargıtay 9. HD İlk Derece Sıfatıyla): Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılacak tazminat davalarının sebepleri HMK Madde 46’da sınırlı olarak sayılmıştır (kin ve düşmanlık, rüşvet, açık kanun ihlali vb.). Hâkim duruşma düzenini (HMK 32) sağlamakla görevlidir. Duruşmada ayağa kalkmak, tüm dünyada olduğu gibi Türk yargısında da mahkemeyi tanıma ve saygının bir teamülüdür. Avukatın bu duruma uymaması üzerine hâkimin tepki olarak sandalyeleri kaldırtması “maksadı aşan bir davranış” olsa da, bu durum HMK 46’da sayılan, kin veya düşmanlıkla hukuka aykırı karar verme hallerinden birini oluşturmaz diyerek davanın reddine hükmetmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Özel Dairenin kararını usul ve yasaya uygun bularak ONAMIŞTIR.
Pratik Çıkarım: HMK 151 ve HMK 32 uyarınca hâkim, yargılamanın düzenini ve disiplinini sağlamakla yükümlüdür. Her ne kadar usul kanunlarında ara kararlarda ayağa kalkılacağına dair açık bir madde bulunmasa da, bu durum yüzlerce yıllık yargı teamülüdür. Hâkimin duruşma düzenine dair verdiği emirler ile avukat arasındaki sürtüşmeler (hakaret boyutuna varmadığı ve karara etki etmediği sürece) HMK 46 kapsamındaki hukuki sorumluluk hallerinden sayılmaz.
HMK Madde 151 (Duruşma Düzeni) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Duruşma sırasında izleyicilerin veya tarafların cep telefonuyla kayıt yapması suç mudur?
HMK 153. madde gereği duruşmada ses veya görüntü kaydı yapmak yasaktır. Bu eylem hem duruşma düzenini bozmak kapsamında değerlendirilerek hâkim tarafından cihaza el konulmasına neden olur hem de Türk Ceza Kanunu kapsamında “Ses veya görüntülerin kayda alınması” (TCK 286) suçunu oluşturur.
Hâkim, duruşma düzenini bozan bir avukatı dışarı çıkarabilir mi?
Hayır. HMK 151/1 maddesi çok açıktır: Hâkim duruşma düzenini bozan kişilerin duruşma salonundan çıkarılmasını emredebilir ancak avukatlar bu hükümden müstesnadır. Avukat, müvekkilini savunma hakkını yerine getirirken dışarı atılma korkusu yaşayamaz.
Duruşma sırasında disiplinsiz davranan bir avukat tutuklanabilir mi?
Hayır. HMK 151/3 uyarınca, eylem açıkça bir suç oluştursa bile hâkim sadece tutanak tutup durumu savcılığa ihbar edebilir. Ancak eylemi yapan kişi avukat ise, duruşma salonunda derhâl tutuklanmasına karar verilemez. Avukatların soruşturulması ve yargılanması Avukatlık Kanunu’nun özel hükümlerine tabidir.
Duruşmada disiplin hapsi kimlere uygulanır?
Hâkimin ihtarına rağmen mahkemenin düzenini bozmaya, uygunsuz davranışlara veya hakaret niteliğinde sözler söylemeye devam eden taraf asillerine, tanıklara, bilirkişilere veya izleyicilere hâkim tarafından doğrudan dört güne kadar disiplin hapsi verilebilir. Ancak bu hüküm avukatlar hakkında uygulanamaz.
Disiplin hapsine itiraz edilebilir mi?
Evet. Mahkeme tarafından verilen disiplin hapsi bir ara karar veya idari nitelikte bir yargısal işlem niteliğindedir. Ancak mahkemenin hürriyeti bağlayıcı bu tür usuli kararlarına karşı, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri kıyasen uygulanarak itiraz yoluna başvurulabilir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.