Tarafların Dinlenilmesi ve Mahkemeye Davet Usulü (HMK Madde 144)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 144. maddesi, tahkikat aşamasında uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi için mahkemenin bizzat “asilleri” (davacıyı veya davalıyı) dinlemesini düzenler. Çoğu davada taraflar avukatlarıyla (vekille) temsil edilse de, bazen dilekçelerdeki vakıaların netleşmesi veya hukuki düğümlerin çözülmesi için hâkimin asillerle doğrudan yüz yüze gelmesi, onların olayları kendi ağzından dinlemesi gerekebilir. Kanun koyucu, bu dinlenme işleminin baskıdan uzak ve sağlıklı yapılabilmesi için asillere en az iki haftalık bir hazırlanma süresi (davet süresi) öngörmüştür. Bu madde, hukuki dinlenilme hakkının (HMK md. 27) ve davanın aydınlatılması ödevinin (HMK md. 31) tahkikat aşamasındaki en somut yansımalarından biridir.
HMK Madde 144: Kanun Metni
MADDE 144- (1) Tahkikat aşamasında mahkeme, her iki tarafı usulüne uygun olarak davet edip, davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebilir.
(2) Mahkemenin, dinlenilmek üzere mahkemeye gelmeleri için iki tarafa vereceği süre iki haftadan az olamaz. Bu süre, gerektiğinde, mahkemece resen veya iki taraftan birinin talebi üzerine uzatılabileceği gibi kısaltılabilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Bu madde hükmünde, 1086 sayılı Kanunun 213 üncü maddenin birinci fıkrası ile 215 inci maddesi birleştirilmiştir. “Tarafların duruşmaya daveti” başlıklı 152; “Tarafların duruşmaya gelmemesi ve sonuçları” başlıklı 155 ve “Ön inceleme oturumuna davet” başlıklı 144 üncü maddelerde taraflara çıkartılacak davetiyeler ve duruşmaya gelmemenin sonuçları hakkında kurallar getirildiğinden, 1086 sayılı Kanunun 213 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki düzenlemeye, bu maddede yer verilmemiştir. 1086 sayılı Kanunda yer alan tahkikata ilişkin hükümlerden bir çoğu bu Tasarıda “Ön inceleme” bölümüne alınmıştır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 149 uncu maddesinin ikinci fıkrasında geçen “onbeş günden” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “iki haftadan” şeklinde değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 150 nci madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Tahkikatta Tarafların Dinlenilmesi Neden Önemlidir?
Mahkemelerde genellikle avukatlar hukuki argümanları sunar; ancak olayı bizzat yaşayanlar (asiller) taraf konumundadır. HMK 144 kapsamında asillerin dinlenilmesinin temel amaçları şunlardır:
- Vakıaların Netleştirilmesi: Dilekçelerde muğlak, çelişkili veya eksik bırakılan olayların aydınlatılması (Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması).
- Delillerin Değerlendirilmesi: Belge veya tanık beyanlarına karşı, olayı bizzat yaşayan tarafın izahatının alınması.
- Hâkimin Aydınlatma Ödevi: Hâkimin HMK md. 31 gereğince düğümlenen noktaları taraflara soru sorarak çözme yükümlülüğü.
Davet ve Sürelere İlişkin Kurallar Tablosu
| Süre / Usul | Kanuni Düzenleme (HMK 144) | Açıklama |
|---|---|---|
| Asgari Süre | 2 Hafta | Davetiyenin tarafa tebliği ile duruşma günü arasında geçmesi gereken minimum süredir. Tarafın davaya hazırlanabilmesi için şarttır. |
| Sürenin Kısaltılması | Hâkim Resen veya Taleple Yapabilir | Çok acil bir durum varsa veya tahkikatın gereği çok basit bir soru sorulacaksa, hâkim 2 haftadan daha kısa bir süre belirleyebilir. |
| Sürenin Uzatılması | Hâkim Resen veya Taleple Yapabilir | Tarafın yurtdışında olması, hastalık veya toplanması zor deliller sebebiyle mahkeme süreyi uzatabilir. |
Avukat Görüşü: HMK 144 Dinlenilmesi ile İsticvap Arasındaki Fark
Uygulamada HMK 144 kapsamında “tarafların dinlenilmesi” ile “isticvap” (HMK 169) kurumları sıkça birbirine karıştırılır. Ancak hukuki sonuçları bakımından dağlar kadar fark vardır. HMK 144’te tarafın dinlenilmesinin amacı tamamen bilgi almak ve uyuşmazlığı aydınlatmaktır. Taraf, HMK 144 kapsamında davete icabet etmezse aleyhine ağır bir yaptırım doğmaz (sadece dinlenmekten vazgeçilmiş sayılır). Oysa İsticvap, bir tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında (ikrar elde etmek amacıyla) sorguya çekilmesidir. İsticvaba mazeretsiz katılmamanın cezası çok ağırdır: Taraf isticvap davetiyesine icabet etmezse, kendisine sorulan soruları (vakıaları) tamamen ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır. Bu nedenle avukatlar, müvekkillerine gönderilen davetiyenin HMK 144 davetiyesi mi yoksa HMK 169 isticvap davetiyesi mi olduğuna çok dikkat etmelidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2022/7444, Karar: 2022/8920 (Usuli Kazanılmış Hak)
ÖZET: Tahkikat ve yargılama aşamasında bir usul işlemiyle (örneğin bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi veya kararın belirli bir kısmı için istinaf yoluna başvurulmamasıyla) taraflardan biri lehine doğan ve yargılamanın sonraki aşamalarında mahkemeyi ve Yargıtay’ı dahi bağlayan “Usuli Kazanılmış Hak” kuralına dair emsal karar.
Kararın Esası: Davacı kiracı, erken tahliye ettiği dükkana yaptığı “faydalı masrafların” iadesi için dava açmıştır. Yerel Mahkeme ilk kararında masrafı 80.000 TL olarak belirlemiş, ancak davacı taraf (kendi aleyhine olmasına rağmen) bu tutarı istinaf etmeyerek kararın bu kısmı için “onanmasını” talep etmiştir. Karar başka bir sebeple Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ve Yargıtay arasında defalarca gidip gelmiş ve son aldırılan bilirkişi raporunda masraf 157.706 TL çıkmıştır. BAM, davacının talebiyle bağlı kalarak tutarı hükmetmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi oy birliğiyle:
- Usuli kazanılmış hak kurumunun; davaların uzamasını önlemek, hukuki istikrar sağlamak ve usul hukukunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu,
- Davacı tarafın, yerel mahkemenin verdiği 80.000 TL’lik kararı “istinaf etmediğini”, bu durumun davalı lehine bir usuli kazanılmış hak doğurduğunu,
- Sonradan alınan raporda tutar 157.706 TL çıksa bile, ilk kararı istinaf etmeyen davacının artık bu yüksek bedeli talep edemeyeceğini, mahkemenin davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edemeyeceğini tespit ederek kararı BOZMUŞTUR.
Pratik Çıkarım: Taraflar için en kritik derslerden biridir; tahkikat aşaması ne kadar karmaşık olursa olsun, aleyhe olan bir bilirkişi raporuna veya yerel mahkeme kararına süresinde (ve eksiksiz) itiraz edilmezse, yargılamanın sonraki aşamalarında karşı taraf lehine “usuli kazanılmış hak” doğar. Bu hak, Yargıtay’ı bile bağlayan kesin bir usul kuralıdır.
HMK Madde 144 (Tarafların Dinlenilmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hâkim tahkikat aşamasında tarafları (asilleri) dinlemek zorunda mıdır?
Hayır, zorunlu değildir. HMK 144/1 fıkrasındaki “dinleyebilir” ibaresinden de anlaşılacağı üzere bu durum hâkimin takdirindedir. Hâkim dosyadaki belgeleri ve avukatların beyanlarını yeterli görüyorsa, asilleri bizzat duruşmaya çağırıp dinlemeden de tahkikatı bitirebilir.
Tarafların dinlenilmesi için verilecek iki haftalık süre kesin midir?
Kanun asgari süreyi “iki hafta” olarak belirlemiştir. Ancak bu süre mutlak kesin değildir. HMK 144/2 uyarınca hâkim çok acil hallerde bu süreyi resen kısaltabilir veya tarafın hastalık, yurt dışı seyahati gibi mazeretleri varsa yine kendi takdiriyle bu süreyi iki haftadan çok daha uzun bir süreye uzatabilir.
Avukatım var, yine de mahkemeye gidip hâkimin karşısında dinlenmem gerekir mi?
Normal şartlarda davalar avukat aracılığıyla takip edilir ve sizin duruşmalara gitmeniz gerekmez. Ancak hâkim bizzat olayların detayını (örneğin bir boşanma davasında şiddet anını veya ticari bir davada anlaşmanın nasıl yapıldığını) sizin ağzınızdan duymak istiyorsa, HMK 144 kapsamında size özel davetiye çıkarabilir. Bu durumda avukatınızla birlikte duruşmaya gidip beyanda bulunmanız gerekir.
HMK 144 kapsamında dinlenmek üzere mahkemeye çağrıldım ama gitmedim. Ne olur?
HMK 144 uyarınca davet edildiğinizde mazeretsiz olarak gitmezseniz davanızı kaybetmezsiniz. Bu durum “isticvap” gibi ağır sonuçlar doğurmaz. Sadece hâkimin olayları sizin açınızdan doğrudan öğrenme imkânı ortadan kalkar ve hâkim dosyada mevcut diğer delil ve beyanlara göre tahkikatı sürdürür.
Davalı veya davacı olarak ben hâkimden “Beni dinleyin” diye talepte bulunabilir miyim?
Evet. Dilekçelerinizde veya duruşmada, olayların avukatınız dışında doğrudan sizin tarafınızdan hâkime izah edilmesinin davanın seyri açısından çok önemli olduğunu düşünüyorsanız, HMK 144 kapsamında “asıl olarak dinlenmeyi” talep edebilirsiniz. Kararı hâkim verir.
Taraflar dinlenirken tanıklar gibi yemin ettirilir mi?
Hayır. Türk Hukukunda “taraf” sıfatını taşıyan kişiler, kendi davalarında tanık olarak dinlenemezler ve onlara tanıklar gibi yemin ettirilmez. Yemin, tarafın kendi iddiası için değil, son çare olarak “karşı tarafa” teklif edilen ayrı bir delil türüdür (HMK 225 vd.). HMK 144 kapsamındaki dinleme, yeminsiz bir bilgi alma sürecidir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.