Tahkikatın Konusu ve İddia/Savunmaların İncelenmesi (HMK Madde 143)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 143. maddesi, medeni yargılamanın en uzun ve çekişmeli aşaması olan “Tahkikat” evresinin neyi kapsadığını ve nasıl yürütüleceğini düzenler. Ön inceleme aşamasında uyuşmazlık noktaları tespit edildikten sonra geçilen tahkikat evresinde temel kural; tarafların tüm iddia ve savunmalarının birlikte ve bir bütün olarak incelenmesidir. Ancak kanun koyucu, yargılamayı hızlandırmak ve usul ekonomisini (HMK md. 30) sağlamak amacıyla hâkime önemli bir yetki vermiştir: Hâkim, davanın doğası gerektiriyorsa bazı iddia veya savunmaları ayırarak öncelikle inceleyebilir ve karara bağlayabilir. Bu madde, yargılamanın omurgasını oluşturan delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sürecinin “yol haritasıdır”.


HMK Madde 143: Kanun Metni

MADDE 143- (1) Tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir.

(2) Hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak için resen veya taraflardan birinin talebi üzerine tahkikatın her aşamasında iddia veya savunmalardan birinin veya bir kısmının diğerinden önce incelenmesine karar verebilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin dili sadeleştirilmiş hâlidir. Maddede tahkikatın ne suretle yapılacağı açıklanmıştır. Tabiîdir ki hâkim ön inceleme sırasında öncelikle dava manileri ve sonra da dava şartlarını belirleyecek hadiseleri tahkik edecek, eğer davaya devam gerekli olursa diğerlerini tahkik ettikten sonra hep birlikte değerlendirecektir.


Hukuki İncelemeler

Tahkikat Aşamasının Temel Kuralı: “Birlikte İnceleme”

Tahkikat, Arapça “hakikat” kökünden gelir ve maddi gerçeğin araştırılması demektir. HMK 143/1 uyarınca, tarafların dilekçeler aşamasında ileri sürdükleri ve ön inceleme tutanağıyla sabitlenen tüm uyuşmazlık noktaları kural olarak birlikte incelenir. Yani mahkeme, aynı anda hem davacının “borç doğdu” iddiası için tanık dinleyip, hem de davalının “borcu ödedim” savunması için banka kayıtlarını isteyebilir. Bu, davanın parçalanmadan tek bir hukuki bütünlük içinde görülmesini sağlar.

Hâkimin İncelemeyi “Ayrıştırma ve Önceliklendirme” Yetkisi

HMK 143/2, kuralın istisnasını düzenler. Hâkim aşağıdaki durumlarda iddia/savunmaları ayırabilir:

  • Usul Ekonomisi: Bir savunmanın haklı çıkması davanın diğer aşamalarını gereksiz kılacaksa (Örneğin; güçlü bir takas/mahsup def’i varsa),
  • Talep veya Resen: Taraflardan biri usulü hızlandırmak için bunu talep edebilir veya hâkim kendiliğinden bu kararı alabilir.
  • Bu durumda hâkim, yargılamayı parçalara böler ve önce sonucuna göre davayı tamamen bitirme ihtimali olan “öncelikli” uyuşmazlık noktasını (örneğin bekletici meseleyi veya ödeme savunmasını) tahkik eder.

Avukat Görüşü: Tahkikat Bitti Denilmeden Esasa Girilebilir mi?

Uygulamada bazı mahkemeler, tüm delilleri topladıktan sonra avukatlara “tahkikatın tümü hakkında beyanda bulunma hakkı” (HMK 143 ve 184) vermeden aniden hüküm kurabilmektedir. Bu durum Yargıtay tarafından “Hukuki Dinlenilme Hakkının (HMK 27)” ağır bir ihlali olarak kabul edilmektedir. Mahkeme, tahkikatın konusunu oluşturan tüm işlemleri bitirdiğinde, taraflara açıkça “Tahkikatı bitiriyorum, son diyecekleriniz nelerdir?” diyerek sözlü yargılama aşamasına geçişi sağlamak zorundadır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas: 2020/1461, Karar: 2020/4145

ÖZET: Mahkemece, tahkikat aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden, tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma hakkı tanınmadan ve sözlü yargılamaya geçileceği usulüne uygun bildirilmeden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğuna dair emsal karar.

Kararın Esası: Ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davasında Yerel Mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak kararın verildiği duruşmada davalılar bulunmamasına rağmen, mahkemece “tahkikat aşamasının sonlandırıldığı ve sözlü yargılama aşamasına geçileceği” davalılara usulüne uygun bildirilmeden doğrudan hüküm kurulmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi oy birliğiyle:

  • Tahkikatın HMK 143 ve devamı maddelerinde düzenlenen usul hükümlerine göre yapılmamasını,
  • HMK 184 ve 186. maddelerinin emredici hükümlerine rağmen tarafların savunma hakkının sınırlanmasını,
  • Tahkikatın tümü hakkında taraflara açıklama yapma hakkı tanınmaksızın ve sözlü yargılamaya geçileceği tebliğ edilmeksizin karar verilmesini doğru bulmamış ve sırf bu usul hatası nedeniyle hükmü BOZMUŞTUR.

Pratik Çıkarım: Avukatlar duruşmalarda, mahkemenin tahkikat aşamasını usulen sonlandırmadan (hızlıca esasa girerek) veya yokluklarında sözlü yargılamaya geçip karar verdiğini tespit ederse, HMK 143 ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamında bu eksikliği istinaf/temyiz dilekçelerinde mutlak bir bozma sebebi olarak kullanabilirler. (Aynı yönde ve ortaklık giderilmesi davaları için bkz: Yargıtay 14. HD 2018/808 E., 2021/2431 K.)


HMK Madde 143 (Tahkikatın Konusu) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tahkikat aşaması ne demektir?

Tahkikat, dilekçelerin verilmesi ve ön incelemenin tamamlanmasından sonra başlayan; tanıkların dinlendiği, bilirkişi raporlarının alındığı, keşiflerin yapıldığı ve tarafların iddia/savunmalarının delillerle ispatlanmaya çalışıldığı en kapsamlı yargılama evresidir.

Davada sunulan iddialar sırayla mı incelenir?

Hayır. HMK 143/1 maddesi uyarınca temel kural “birlikte inceleme” ilkesidir. Davacı ve davalının dilekçelerinde belirttiği uyuşmazlık konusu tüm iddia ve savunmalar, mahkemece eş zamanlı olarak, bir bütün halinde incelenir ve delilleri toplanır.

Hâkim bir savunmayı diğerlerinden önce inceleyebilir mi?

Evet. HMK 143/2 uyarınca hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya süreci kısaltmak amacıyla (resen veya taraf talebiyle) iddia veya savunmalardan bir kısmını ayırarak öncelikle incelenmesine ve karara bağlanmasına karar verebilir.

Tahkikat aşaması tamamlanmadan karar verilebilir mi?

Kural olarak verilemez. Mahkeme, tarafların bildirdiği ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan tüm delilleri toplayıp değerlendirmeden (tahkikatı bitirmeden) davanın esası hakkında nihai karar veremez. Aksi durum Yargıtay tarafından bozma nedeni yapılır.

Tahkikatın konusunu hangi hususlar belirler?

Tahkikatın sınırlarını, tarafların (HMK 141’deki genişletme yasağına uygun olarak) karşılıklı dilekçelerinde ileri sürdükleri vakıalar ve hâkimin “ön inceleme duruşması tutanağında” tespit ettiği “üzerinde anlaşılamayan uyuşmazlık noktaları” belirler. Mahkeme bu noktalar dışına çıkıp re’sen tahkikat yapamaz.

Tahkikat bittikten sonra ne olur?

 Tahkikat aşaması tamamlandığında hâkim bunu duruşmada taraflara bildirir (tefhim eder). Taraflara tahkikatın tümü hakkında beyanda bulunma hakkı tanınır. Ardından dava, kararın verileceği “sözlü yargılama” aşamasına geçer.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.