
Şirkete veya Kooperatife Dava Nerede Açılır? (HMK Madde 14)
İstanbul’da genel merkezi bulunan bir bankanın Ankara şubesinde kredi kullandınız ve sorun çıktı. Davayı İstanbul’da mı açacaksınız yoksa işleminizi yaptığınız Ankara şubesinde mi? Ya da anonim şirketin ortaklarından biri, diğer ortakla hukuki bir anlaşmazlık yaşıyor; bu dava nereye taşınacak? Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 14 bu tür sorulara iki net cevap veriyor:
Birincisi, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir — bu seçimlik bir yetki, yani merkezde de şubede de dava açılabilir. İkincisi ise çok daha katı: Özel hukuk tüzel kişilerinin (şirket, kooperatif, dernek vb.) ortaklarına ya da üyelerine karşı veya ortakların bu sıfatla birbirine karşı açacağı davalarda tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu ikinci kuralda seçim hakkı yoktur; dava mutlaka şirketin ya da kooperatifin merkezi olan yerde görülmek zorundadır. Bu yazımızda söz konusu yetki kurallarının pratikte nasıl işlediğini ve Yargıtay’ın çizdiği kritik sınırları ele alacağız.
HMK Madde 14
(1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Şubenin İşlemlerinden Doğan Dava: Merkez mi, Şube mi?
HMK Madde 14/1 uyarınca şubenin işlemlerinden kaynaklanan davalarda, şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Buradaki “da” ifadesi kritiktir: Bu bir seçimlik yetki kuralıdır. Davacı, isterse merkezin bulunduğu şehirde, isterse doğrudan işlem yaptığı şubenin bulunduğu şehirde davayı açabilir. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Dava konusu işlemin o şubenin işlemi mi yoksa merkezin işlemi mi olduğu titizlikle araştırılmalıdır. Sözleşmeyi merkez imzalamış, şube yalnızca ifa yeriyse şube yetki kuralı işlemeyebilir.
Ortaklar Arası Uyuşmazlıklarda Kesin Yetki: Şirket ya da Kooperatifin Merkezi
HMK Madde 14/2 uyarınca, özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık/üyelik ilişkilerinden kaynaklanan davalarda o tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu kural kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme re’sen gözetir ve tarafların üzerinde anlaştığı yetki sözleşmeleriyle bertaraf edilemez. Ancak bu kesin yetki kuralının işleyebilmesi için iki koşulun bir arada bulunması şarttır: (1) Dava bir özel hukuk tüzel kişisiyle ilgili olmalıdır ve (2) uyuşmazlık ortaklık ya da üyelik ilişkisiyle doğrudan bağlantılı olmalıdır. Bu iki koşuldan biri eksikse HMK 14/2 devreye girmez.
Avukat Görüşü: HMK 14 Uygulamasında Tecrübelerimizden
Şirket ortakları arasındaki ya da kooperatif-üye uyuşmazlıklarında yargılama pratiğimiz bize şunu göstermiştir: HMK Madde 14/2’deki kesin yetki kuralı, yüzeyde çok basit görünen ama uygulamada ciddi hatalara yol açabilen incelikli bir kural.
En sık karşılaştığımız sorun şu: Müvekkil bize geliyor, bir limited şirket ortağının hesap hilesi yaptığını anlatıyor ve hemen dava açmak istiyor. Ancak bu dava ortaklık ilişkisinden mi yoksa başka bir hukuki münasebetten mi kaynaklanıyor, bunu en baştan net biçimde belirlemek gerekiyor. Şayet dava bir şirket müdürünü azletmeye yönelikse ve o müdür ortaklık sıfatı taşımıyorsa — yani ortak olmayan bir genel müdür söz konusuysa — HMK 14/2’nin kesin yetki kuralı işlemez. Nitekim Yargıtay da bu ayrımı açık biçimde ortaya koymuş: Ortak olmayan bir müdürün azli davası, ortaklık ilişkisinden doğmadığı için şirket merkezindeki mahkemenin kesin yetkisine tabi değildir.
Bir diğer kritik nokta ise icra takipleriyle birleşen dava yetki sorunları. Kooperatif üyesine karşı başlatılan icra takibinde, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemişse o icra dairesinin yetkisi kesinleşir. Ama aynı borç için genel mahkemede itirazın iptali davası açılırken kooperatifin merkezi nereyse orası mahkeme bakımından kesin yetkilidir. Bu iki sürecin yetki boyutunu ayrı ayrı değerlendirip, sonuçlarını önceden kurgulamak yargılama maliyetini ve sürpriz yetkisizlik kararlarını en aza indirir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde yer alan şubenin işlemlerinden dolayı merkeze karşı açılacak davalarda, merkezin bulunduğu yer dışında, şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceğine ilişkin kurala bu düzenlemede de yer verilmiştir. Buna göre, bir merkeze bağlı olan şube ile işlem yapan kişi, şube ile yapılan işlemden dolayı merkeze karşı dava açması gerekirse, bu davayı merkezin bulunduğu yerde açabileceği gibi, ayrıca şube ile işlem yapan kişiye kolaylık olmak üzere, şubenin bulunduğu yerde de, merkeze karşı dava açılabilecektir. Ayrıca, 1086 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde şubenin yaptığı işlemden dolayı, merkeze karşı iflâs davası açılmak istendiğinde, iflâs davasının, şubenin bulunduğu yerde açılamayacağına ilişkin kısma burada yer verilmemiştir. Zira, iflâs davasının, merkezin bulunduğu yerde açılacağı İcra ve İflâs Kanununun 154 üncü maddesinde düzenlenmiştir. O nedenle, bir başka şekilde, aynı kurala, tekrar yer verilmemiştir.
İkinci fıkraya göre, özel hukuk tüzel kişilerinin kendi iç ilişkilerine yönelik olmak üzere, örneğin bir üyenin veya ortağın diğer bir üyeye veya ortağa yahut üyenin veya ortağın merkeze karşı açacağı davalar, merkezin bulunduğu yerde açılacaktır. Bu tür davalarda, merkezin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir.
Şirket ve Kooperatif Davalarında Yetki Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Bir bankanın şubesinden kaynaklanan sorun için davayı şubede mi yoksa merkezde mi açmalıyım?
HMK Madde 14/1 uyarınca şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bu seçimlik bir yetkidir; davayı isterse bankanın genel merkezinin olduğu ilde, isterse işlem yaptığınız şubenin bulunduğu ilde açabilirsiniz. Pratikte kendi ilinizin mahkemesini tercih etmeniz zaman ve maliyet açısından avantajlıdır.
Şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklarda dava nerede açılır?
HMK Madde 14/2 uyarınca, ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı sürece şirket ortakları arasındaki davalarda şirketin merkezinin (muamele merkezinin) bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu kural kamu düzenine ilişkindir ve taraflarca değiştirilemez. Dava yanlış şehirde açılmış olsa bile mahkeme bunu re’sen tespit ederek dosyayı yetkili mahkemeye nakleder.
Kooperatife üye olarak alacak davası veya icra takibi hangi yerde başlatılmalı?
Kooperatif ile üye arasındaki davalar, ortaklık veya üyelik ilişkisinden kaynaklandığı ölçüde HMK Madde 14/2 kapsamındadır ve kooperatifin merkezinin (anasözleşmede aksine hüküm yoksa işlerin yürütüldüğü yer) bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu kesin yetki, icra takipleri için ayrıca değerlendirilmeli; davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davası için de kooperatif merkezindeki mahkemenin yetkisi esas alınır.
HMK Madde 14 Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
Yargıtay İçtihatları
11. Hukuk Dairesi 2016/8372 E. , 2016/7754 K.
ÖZET: HMK Madde 14/2’deki kesin yetki kuralı, yalnızca tüzel kişinin ortağı veya üyesi olan kişileri kapsar. Şirkette ortak sıfatı bulunmayan bir müdürün (yöneticinin) azli davası, ortaklık veya üyelik ilişkisinden kaynaklanmadığından bu kesin yetki kapsamı dışındadır. Ortak olmayan müdürün azli davasında yanlışlıkla HMK m.14/2 uygulanarak yetkisizlik kararı verilmesi hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
- HMK Madde 14
- Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
HMK Madde 14 Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
Yargıtay İçtihatları
11. Hukuk Dairesi 2019/2229 E. , 2019/4442 K.
ÖZET: Limited şirket hisse devir sözleşmesinden doğan alacak davasında yetkili mahkeme, HMK Madde 14/2 uyarınca şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir (çoğunluk görüşü). Taraflar tacir olmadığından sözleşmedeki yetki şartı (HMK m.17) münhasır yetki doğurmaz; bu nedenle yetkili mahkemeyi tarafların yetki sözleşmesiyle değil, şirketin muamele merkez adresi araştırılarak belirlenmesi gerekir.
(Karşı oy görüşüne göre ise: Şirket tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edildiğinden ve dava ortaklık sıfatından değil halef devir bedeli alacağından kaynaklandığından HMK m.14/2 uygulanmamalı, genel yetki ve TBK m.89 kurallarına göre yetkili mahkeme belirlenmelidir.)
- HMK Madde 14
- Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
HMK Madde 14 Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
Yargıtay İçtihatları
19. Hukuk Dairesi 2014/11390 E. , 2014/13339 K.
ÖZET: İtirazın iptali davalarında, mahkeme önce icra dairesinin yetkisini inceler. Şubenin işlemlerinden kaynaklanan alacaklarda (HMK m.14/1) yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi için fatura ve işlemlerin şubeye mi yoksa merkeze mi ait olduğunun titizlikle araştırılması şarttır. Bu araştırma yapılmadan yetki yönünden hüküm kurulması eksik inceleme sayılmış ve bozulmuştur.
- HMK Madde 14
- Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
HMK Madde 14 Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
Yargıtay İçtihatları
23. Hukuk Dairesi 2015/6427 E. , 2016/3930 K.
ÖZET: Kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklar için HMK Madde 14/2’deki kesin yetki kuralı uyarınca kooperatifin muamele merkezinin (anasözleşmede aksine hüküm yoksa işlerin yürütüldüğü yer) bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliği taşıdığından davanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi zorunludur. İtirazın iptali davalarında ise mahkeme önce icra dairesinin yetkisini, ardından kendi yetkisini ayrı ayrı değerlendirmek durumundadır.
- HMK Madde 14
- Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
HMK Madde 14 Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
Yargıtay İçtihatları
23. Hukuk Dairesi 2017/1246 E. , 2017/1455 K.
ÖZET: Kooperatif üyesi olan davacının, kooperatife sattığı ürünlerin bedelini tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibinde davalı kooperatif, icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Uyuşmazlık kooperatif-ortak ilişkisinden kaynaklandığından, HMK Madde 14/2 gereğince kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yetkisiz icra dairesinde açılan takip geçerli olmadığından mahkemece itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hukuka uygundur; Yargıtay bu kararı onamıştır.
- HMK Madde 14
- Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki
UYARI
Web sitemizde yer alan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka web sitelerinde yayımlanması halinde hukuki ve cezai yollara başvurulacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.