Ön İnceleme Duruşmasına Davet: Davetiyede İhtar Edilecek Hususlar ve Kesin Süre (HMK Madde 139)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 139. maddesi, ön inceleme duruşmasının etkin biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla tarafların bu duruşmaya nasıl davet edileceğini ve davetiyede hangi hususların ihtar edileceğini düzenler. Madde, 7251 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle önemli bir değişikliğe uğramıştır: Daha önce HMK 140/5’te ön inceleme duruşmasında verilen “belge sunma kesin süresi” artık davetiyenin tebliğinden itibaren işlemeye başlamaktadır. Bu değişiklikle dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri henüz sunmamış taraflara, davetiye tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre tanınır. Böylece ön inceleme duruşmasına gelindiğinde belgelerin büyük ölçüde dosyada olması hedeflenmiştir.


HMK Madde 139: Kanun Metni

MADDE 139- (1) Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. (Değişik cümle:22/7/2020-7251/13 md.) Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar ihtar edilir:

a) Duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar.

b) Tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları.

c) Duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği.

ç) Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu maddeyle ön inceleme için bir oturum günü belirlenmesi, ön inceleme konusundaki bazı işlemlerin bu oturumda, iki taraf veya vekilleri huzurunda gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Ön inceleme oturumu için gün tespiti, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra yapılacaktır. Özellikle, tarafların sulh olmalarını sağlamak; sulh olmayacaklar ise uyuşmazlık noktalarını tam olarak tespit edebilmek için, böyle bir oturuma ihtiyaç vardır. Ayrıca, usule ilişkin kararlar dosya üzerinden verilemiyorsa, bu oturumda incelenerek karara bağlanacaktır. Ancak, ön inceleme oturumunun etkin bir şekilde yürütülmesi, tarafları bu oturuma gelmeye zorlayıcı tedbirlerin alınmasına, tarafların bu oturuma hazırlıklı gelmelerine, bu oturumun kötüye kullanılmasının önüne geçilmesine bağlıdır. Bu sebeple davette, oturuma sadece taraflardan biri gelirse, gelmeyen tarafın, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve kendisinin muvafakati olmasa da diğer tarafın iddia ve savunmasını genişletip değiştirebileceği belirtilecektir. Tüm bunlar gözetilerek ön inceleme oturumuna davet, ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Bu davete rağmen, gelmeyen taraf, davetiyede belirtilen sonuçlarla karşılaşacaktır.


Hukuki İncelemeler

Davetiyede İhtar Edilecek Dört Husus

7251 sayılı Kanun değişikliğiyle HMK 139, davetiyede ihtar edilecek hususları bentler halinde sistematize etmiştir:

Bent İhtar Konusu Amacı
(a) Duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar Genel tebligat ve duruşma bilgilendirmesi
(b) Sulh için gerekli hazırlığın yapılması Tarafların ön inceleme duruşmasına sulh görüşmelerine hazır gelmesi
(c) Gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği Tarafları duruşmaya gelmeye teşvik eden yaptırım
(ç) İki haftalık kesin süre içinde belgelerin sunulması veya getirtilecek belgeler için açıklama yapılması Dosyanın tahkikata hazır hale getirilmesi

7251 Sayılı Kanun Değişikliğinin Getirdiği Yenilik (Bent ç)

7251 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle yapılan en önemli değişiklik, (ç) bendinin eklenmesidir. Değişiklik öncesi düzende bu süre, ön inceleme duruşmasında HMK 140/5 uyarınca veriliyordu. Yeni düzende ise:

  • Kesin süre, davetiyenin tebliğinden itibaren başlar — duruşmada verilmez.
  • Süre iki haftadır ve kesindir.
  • Kapsamı: Dilekçelerde gösterilmiş ancak henüz sunulmamış belgeler ve başka yerden getirtilecek belgeler için açıklama yapılması.
  • Yaptırım: Süresinde yerine getirilmezse o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır.
  • Bu değişiklik, HMK 140/5’teki paralel düzenlemeyle de uyumludur. 7251 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle HMK 140/5 de “139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişikliğin pratik sonucu: Ön inceleme duruşmasına gelindiğinde belgelerin büyük ölçüde dosyada olması sağlanır ve duruşma zamanı daha verimli kullanılır.

Avukat Görüşü: Gelmeyen Tarafın Yokluğunda Yapılan İşlemlere İtiraz Edememe Kuralı (Bent c)

HMK 139/1-c, ön inceleme duruşmasına katılmayan taraf için önemli sonuçlar doğurur:

  • Gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan tüm ön inceleme işlemlerine itiraz edemez.
  • Bu işlemler arasında uyuşmazlık noktalarının tespiti, sulhe teşvik ve delil sunumuna ilişkin kararlar yer alır.
  • 7251 sayılı Kanun değişikliğiyle, maddenin eski halinde bulunan “diğer tarafın, onun muvafakati olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği” ihtarı, madde metninden çıkarılmıştır. Bu husus artık HMK 141/2 kapsamında değerlendirilmektedir.

Ön inceleme duruşmasına katılmamak, hukuki dinlenilme hakkını fiilen sınırlandırır. Bu nedenle mazeretsiz olarak ön inceleme duruşmasına katılmamak, ciddi usuli dezavantajlara yol açabilir.

Kesin Sürenin Kapsamı ve Sınırları

HMK 139/1-ç bendindeki kesin süre, yalnızca dilekçelerde gösterilmiş ancak henüz sunulmamış belgeler için geçerlidir. Bunun anlamı:

  • Dilekçelerde hiç gösterilmemiş bir belgenin bu sürede sunulması beklenemez.
  • Dilekçelerde gösterilmiş ve dosyaya sunulmuş belgelerin asıllarının istenmesi farklı bir hukuki rejime (HMK 216) tabidir.
  • Tanık delili bu kapsamda değildir; tanık listesi ön inceleme duruşmasında belirlenir.
  • Dilekçelerde gösterilmemiş belgelerin sonradan sunulması, ancak HMK 145’teki istisnai koşulların varlığı halinde mümkündür.

Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2020/700, Karar: 2022/207 (Kesin Süre İhtarının Kanuni Sonuçları Açıkça Belirtilmeden Verilmesi ve Belge İbrazı)

ÖZET: İşçilik alacağı davasında, mahkemenin kesin süre ihtarının kanuni sonuçlarını açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtmeden süre vermesinin hukuka aykırı olduğuna, cevap dilekçesinde delil olarak gösterilen belgelerin fotokopisinin süresinde sunulmuş olması halinde asıllarının sonradan ibrazının kabul edilmesi gerektiğine dair emsal HGK kararı.

Kararın Esası: İş mahkemesinde açılan davada davacı işçi, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren, cevap dilekçesinde ücret bordrolarına delil olarak dayanmış ve bordroların fotokopilerini süresinde dosyaya sunmuştur. Davacı, bordrolardaki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, davalı vekiline bordro asıllarını sunması için iki haftalık süre vermiş; ancak bu sürede asıllar sunulamamıştır. Davalı vekili, yaklaşık on bin çalışanı olan büyük bir işletmede bordroların arşivlenmesi nedeniyle asıllara ulaşmanın zaman aldığını belirtmiştir. Bordro asılları, karar duruşmasında sunulmuş ancak mahkeme bunları dikkate almadan karar vermiştir.

Yargıtay 22. HD kararı bozmuş; bordro asılları üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiğini belirtmiştir. Yerel mahkeme direnmiştir.

Yargıtay HGK oy birliğiyle:

  • HMK sistematiğinde delil gösterme, delil sunma ve belge ibrazının farklı aşamalarda düzenlendiğini (dilekçeler: HMK 119, 121, 129; ön inceleme: HMK 139-140/5; tahkikat: HMK 145),
  • Cevap dilekçesinde ücret bordrolarına delil olarak dayanılmış ve fotokopilerinin süresinde sunulmuş olması nedeniyle belgelerin delil olarak dikkate alınması gerektiğini,
  • Mahkemece verilen sürenin, kanuni sonuçları açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ihtar edilerek kesin süre biçiminde verilmediğini (kesin süre ihtarının eksik olduğunu),
  • Belge aslının ibrazı konusunda HMK 216’nın uygulanması gerektiğini,
  • HMK 140/5’teki kesin sürenin, dilekçelerde gösterilen ancak henüz sunulmayan belgeler için geçerli olduğunu, daha önce fotokopisi sunulmuş belgenin aslının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini tespit ederek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.

Pratik Çıkarım: Bu karar, HMK 139 ve 140/5 kapsamındaki kesin süre mekanizmasının uygulanma koşullarını netleştirir. Kesin süre verilirken (1) sürenin kesin olduğunun, (2) uyulmaması halinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının açıkça ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ihtar edilmesi zorunludur. Ayrıca, dilekçelerde gösterilen ve fotokopisi sunulan bir belgenin aslının sonradan ibrazı, o belgenin ilk kez sunulmasından farklı bir hukuki rejime tabidir.


HMK Madde 139 (Ön İnceleme Duruşmasına Davet) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ön inceleme davetiyesindeki iki haftalık kesin süre ne zaman başlar?

7251 sayılı Kanun değişikliğiyle, iki haftalık kesin süre davetiyenin tebliğinden itibaren başlar. Taraflar bu süre içinde dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmalı veya başka yerden getirtilecek belgeler için gereken açıklamayı yapmalıdır.

İki haftalık kesin sürede sunulmazsa belge delili tamamen kullanılamaz mı?

Kural olarak evet. HMK 139/1-ç uyarınca, süresinde sunulmayan belge bakımından taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır. Ancak HMK 145’teki istisnai koşullar (yargılamayı geciktirme amacı taşımama veya süresinde ileri sürülememenin tarafın kusurundan kaynaklanmaması) mevcutsa, mahkeme sonradan belge sunulmasına izin verebilir.

Ön inceleme duruşmasına gelmezse taraf ne gibi dezavantajlarla karşılaşır?

HMK 139/1-c uyarınca, gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Bu, uyuşmazlık noktalarının tespiti, sulhe teşvik ve delil sunumuna ilişkin kararları kapsar. Gelmeyen tarafın yokluğunda karşı tarafın bazı usuli avantajlar elde etmesi mümkündür.

Davetiyede ihtar bulunmazsa ne olur?

Davetiyede HMK 139’da sayılan hususların ihtar edilmemiş olması, o sonuçların taraf aleyhine uygulanmasını engeller. Özellikle kesin süre ihtarının kanuni sonuçları belirtilmeden verilmesi halinde, HGK kararlarında bu sürenin hukuki sonuç doğurmayacağı kabul edilmektedir.

7251 sayılı değişiklikten önce belge sunma süresi nasıldı?

Değişiklik öncesinde, belge sunma kesin süresi ön inceleme duruşmasında HMK 140/5 uyarınca hâkim tarafından veriliyordu. 7251 sayılı Kanun’la bu süre, davetiyenin tebliğiyle otomatik olarak başlamaktadır. Bu değişiklik, duruşma süresinin daha verimli kullanılmasını sağlamıştır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.