Karşı Dava Nerede Açılır? HMK Madde 13 Karşı Davada Yetki
“Karşılık dava” veya daha bilinen adıyla “karşı dava”, hukuk yargılamasında kendisine karşı dava açılan bedenin (davalının), aynı mahkeme huzurunda, savunmasını aşarak davacıya karşı kendi iddialarını sunmasıdır. Usul ekonomisi ve birbiriyle hukuki ve fiili bağlantısı olan davaların birlikte, aynı elden sonuçlandırılması amacıyla HMK Madde 13 ihdas edilmiştir. Bu kural uyarınca, “kesin yetki” kuralının geçerli olduğu istisnalar dışında, asıl davanın açıldığı mahkeme, karşı dava için de kendiliğinden yetkili hale gelmektedir.
HMK Madde 13: Kanun Metni
(1) Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkilidir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde yer alan karşılık davaya ilişkin yetki kuralına, bu maddede yer verilmiştir. Buna göre, asıl dava için yetkili olan mahkeme, karşılık dava için de yetkilidir. Ancak, karşılık dava için kanunda kesin yetkili mahkeme belirlenmişse, bu takdirde, karşılık dava, asıl davanın açıldığı mahkemede değil, kesin yetkili mahkemede açılacaktır.
Hukuki İncelemeler
Karşı Davada Yetkinin Temel Şartları
HMK Madde 13 uyarınca karşı davada asıl mahkemenin yetkili olabilmesi için temel bazı usul şartlarının bir arada bulunması gerekir:
- Asıl Davanın Derdest Olması: Asıl davanın karara çıkmamış ve devam ediyor olması zorunludur.
- Kesin Yetki Engeli Bulunmaması: Karşı dava niteliği gereği “kesin yetki” (örneğin taşınmazın aynına dair – HMK m.12) arz eden bir konuysa, kural işlemez ve ayrılması gerekir.
- Süresi ve Bağlantı: Karşı davanın, yasal yasa cevap verme süresi içinde açılmış olması ve asıl dava ile aralarında mahsup/takas veya doğrudan hukuki bir bağlantı bulunması gerekmektedir.
Avukat Görüşü: Stratejik Olarak Karşı Dava ve Yetki İtirazı Çelişkisi
Uygulamada meslektaşların ve vatandaşların karşılaştığı en temel usuli çelişkilerden biri “hem yetki itirazında bulunmak hem de karşı dava açmak” halidir. Bir davalı olarak, asıl davayı açan davacının yanlış mahkemeyi (yetkisiz mahkemeyi) seçtiğini düşünüyorsanız, hukuken yetki itirazında bulunmalısınız. Ancak aynı anda aynı davacıya bir karşı dava açarsanız; asıl mahkemenin önünde bir uyuşmazlık getirdiğinizden, örtülü olarak onun yargılama yapabilme kudretini (yetkisini) kabul etmiş sayılırsınız. Nitekim Yargıtay uygulamaları da bu niteliktedir. Bu usuli tuzağa düşmemek için; yetkisi kesin olmayan ve yetkisiz olduğunu düşündüğünüz bir mahkemede asla “karşı dava” açmamalı, yetki itirazında ısrar etmelisiniz veya karşı davanızı bağımsız olarak yetkili gördüğünüz kendi mahkemenizde açarak dosyaların birleştirilmesini (HMK m. 166) talep etmelisiniz. Bir diğer husus olan kesin yetkide ise zaten mahkeme bunu kendiliğinden gözeteceği için asıl mahkemede açılacak bir karşı dava, yasal olarak ayrılacak ve usulden reddedilecektir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2010/14462 E. , 2012/880 K.
ÖZET (Nafaka ve Velayet – Kesin Olmayan Yetki Halleri): Aile hukukuna dayalı davalarda kesin yetkinin söz konusu olmadığı hallerde, asıl davaya bakan mahkeme karşı davaya da bakmaya doğrudan yetkilidir. Evlilikten doğan uyuşmazlıklarda davalı eşin; asıl davaya karşı “velayetin değiştirilmesi” ve “yoksulluk nafakasının kaldırılmasına” ilişkin açtığı karşı dava, ayrı bir yetkili mahkemede değil, bizzat asıl davaya bakan mahkemece görülüp hükme bağlanacaktır (HMK md.13).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/15867 E. , 2019/6900 K.
ÖZET (Kira Sözleşmesi, Yetki Sözleşmesi ve Münhasır Yetki Çatışması): Somut uyuşmazlıkta her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede “İstanbul Mahkemeleri” yetkili kılınmışsa ve bu geçerli bir yetki sözleşmesi olsa da, yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkeme “kesin yetki” anlamına gelmez. Karşı davalarda veya yetkinin kesin olmadığı davalarda, süresi içinde usulüne uygun (HMK 19) ve tam/doğru adresi belirten bir yetki itirazı yapılmamışsa dava açıldığı yerde görülmeye devam edilir. Mahkemece, genel ve özel (seçimlik) yetki kuralları bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
HMK Madde 13 (Karşı Dava Yetkisi) Sıkça Sorulan Sorular
Karşı davayı başka bir ilde veya adliyede yetkili mahkemede açabilir miyim?
Karşı davanın tüm usul avantajlarından (harçlandırma tekniği, ortak delil değerlendirmesi vb.) yararlanabilmek için davanın asıl dava ile aynı dosyaya “karşı dava” dilekçesi olarak sunulup peşin harcının bu dosyaya yatırılması gerekir. Başka adliyede açtığınız dava karşı dava değil, “bağımsız dava” hüviyetindedir. Yine de davaların sonradan birleştirilmesi istenebilir.
Davacı asıl davadan feragat ederse veya dava düşerse karşı davam ne olur?
Karşı dava, kendisine ait ayrı bir harcı ve temeli olan bağımsız bir iddiadır. Davacının asıl davasından feragat etmesi, davanın ehliyet veya husumetten usulden reddedilmesi müracaata bırakılıp düşürülmesi gibi durumlar sizin karşı davanızı etkilemez; mahkeme karşı davayı görmeye devam eder.
Asıl davadaki yetkisizlik kararı karşı davayı nasıl etkiler?
Eğer asıl dava mahkemesi kendi yetkisizliğine hükmedip dosyayı yetkili bir il/ilçeye gönderirse, “asıl davaya bakan mahkeme karşı davaya bakar” kuralı gereği, karşı dava da o dosya ile ayrılmaz bir bütün olarak asıl davanın gönderildiği ve gönderileceği yetkili mahkemeye gidecektir ve yargılaması orada sürdürülecektir.