İlk İtirazlar Nelerdir? HMK Madde 116 Yetki ve Tahkim İtirazı (Kapsamlı Rehber)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. maddesi, medeni usul hukukundaki “ilk itirazlar” kurumunu düzenlemektedir. İlk itirazlar, davanın esasına girilmesini engelleyen usuli savunma araçlarıdır. Ancak “dava şartlarından” (HMK m. 114) farklı olarak, hakim tarafından davanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) incelenmezler. İlk itirazların mutlaka davanın en başında, kural olarak süresi içinde sunulan cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunludur. HMK m. 116, medeni yargılamayı hızlandırmak ve gereksiz formaliteleri azaltmak amacıyla eski HUMK dönemindeki pek çok ilk itirazı dava şartına dönüştürmüş (örneğin derdestlik) ve günümüzde ilk itirazları yalnızca iki durumla sınırlamıştır: 1) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerdeki yetki itirazı2) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. Bu iki itiraz süresinde ileri sürülmezse, mahkeme yetkili hale gelir veya tahkim anlaşması yerine mahkemenin yargı yetkisi zımnen kabul edilmiş olur.


HMK Madde 116: Kanun Metni

(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:

a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.

 b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.

c) (Mülga:22/7/2020-7251/8 md.)

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 187 nci maddesinde yer alan ilk itirazlar, bu maddede üç bent hâlinde düzenlenmiştir. 187 nci maddede sekiz bent hâlinde yer alan ilk itirazlardan bir kısmı dava şartı hâline getirilmiş, özellikle adli yargıda görülen hukuk davalarında, gereksiz ve zaman alıcı formalitelerin, kötü niyetli kişilere davaları sürüncemede bırakma fırsatını verdiği ve başka işe yaramadığı hususundaki yaygın kanaat dikkate alınarak, bazı ilk itiraz sebeplerinin kaldırılması suretiyle çabukluk ve güvenliğin sağlanması amaçlanmıştır. Böylece ilk itirazlar; kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı, tahkim itirazı ve asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki iş bölümü itirazı şeklinde üç bent hâlinde düzenlenmiştir. (Avukatın Notu: İş bölümü itirazı 2020 yılında yapılan değişiklikle tamamen mülga olmuştur.)


Hukuki İncelemeler

HMK m. 116 Kapsamındaki İlk İtiraz Türleri

6100 sayılı HMK, ilk itirazları iki kalemle sınırlamıştır:

  1. Kesin Olmayan Yetki İtirazı (HMK 116/1-a): Kanunda bazı davalar için kesin yetkili mahkemeler öngörülmüştür (Örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir). Kesin yetki, bir dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilir. Ancak kanunda kesin yetkinin öngörülmediği genel durumlarda (Örneğin borçlar hukuku uyuşmazlıklarında), yetkisiz bir mahkemede dava açılmışsa, davalı buna sadece “ilk itiraz” yoluyla karşı çıkabilir. Davalı, cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmazsa, yetkisiz mahkeme o dava için yetkili hale gelir.
  2. Tahkim İtirazı (HMK 116/1-b): Taraflar arasında uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine “tahkim” (hakemler) yoluyla çözüleceğine dair geçerli bir tahkim sözleşmesi veya kloz varsa, davalı mahkemede açılan davaya karşı “tahkim itirazında” bulunabilir. Bu da bir ilk itirazdır. Süresinde tahkim itirazı yapılmazsa, taraflar tahkim anlaşmasından örtülü olarak vazgeçmiş sayılır ve devlet mahkemesi yargılamaya devam eder.

Mülga Hüküm: İş Bölümü İtirazı (HMK 116/1-c)

Maddenin gerekçesinde “asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki iş bölümü itirazı”ndan bahsedilmektedir. Ancak bu düzenleme, 2012 yılında asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin “iş bölümü” olmaktan çıkarılıp “görev” ilişkisine dönüştürülmesiyle pratikte uygulanamaz hale gelmişti. Görev ise bir dava şartıdır. Kanun koyucu bu karmaşayı gidermek için 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’la (c) bendini tamamen yürürlükten kaldırmıştır. Artık iş bölümü itirazı diye bir kurum kalmamıştır.

İlk İtirazların İleri Sürülme Zamanı ve Usulü (HMK 117 Bağlamında)

İlk itirazların en temel özelliği, cevap dilekçesi verme süresi içinde ve tek bir dilekçeyle (cevap dilekçesiyle birlikte) ileri sürülmesinin zorunlu olmasıdır (HMK m. 117/1).

  • Eğer davalı birden fazla ilk itirazda bulunacaksa (örneğin hem yetkisizlik hem de tahkim itirazı), bunların hepsini aynı cevap dilekçesinde bildirmelidir.
  • İlk itirazlar ön inceleme aşamasında dava şartlarından sonra, ancak esasa girilmeden önce karara bağlanır.

Avukat Görüşü: Zamanaşımı Def’i Bir İlk İtiraz Mıdır?

Uygulamada meslektaşlarımız arasında ve taraflarca en sık karıştırılan konulardan biri, zamanaşımının bir ilk itiraz olup olmadığıdır. Sitemizdeki HGK 2020/36 kararında da detaylıca açıklandığı üzere; zamanaşımı usuli bir ilk itiraz (HMK 116) veya dava şartı (HMK 114) değildir. Zamanaşımı, maddi hukuka (Borçlar Kanunu) dayanan bir “def’i” (savunma aracı) niteliğindedir.

Ancak, tıpkı ilk itirazlar gibi, zamanaşımı def’inin de kural olarak süresinde (2 haftalık cevap süresi içinde) sunulan cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Süresinden sonra (örneğin ikinci cevap dilekçesinde veya ön incelemede) ileri sürülen zamanaşımı savunması, “savunmanın genişletilmesi yasağına” (HMK 141) takılır ve karşı tarafın açık muvafakati yoksa mahkemece dikkate alınmaz. Özetle; zamanaşımı teknik olarak “ilk itiraz” olmasa da, usul hukuku kuralları gereği cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi zorunludur.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2020/36, Karar: 2021/974 (Zamanaşımı Def’inin Süresinde İleri Sürülmemesi ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı)

ÖZET: Davacı, vekil olarak görev yapan davalı avukatın icra dosyasından tahsil ettiği paraları uhdesinde tuttuğunu iddia ederek alacak davası açmıştır. Davalı avukat, yasal cevap süresi geçtikten sonra mahkemeye sunduğu dilekçede “1 yıllık Avukatlık Kanunu zamanaşımının dolduğunu” ileri sürmüş ve mahkeme davayı zamanaşımından reddetmiştir.

Kararın Esası: HGK, zamanaşımının HMK 116’da sınırlı olarak sayılan “ilk itirazlardan” olmadığını, maddi hukuktan kaynaklanan bir def’i olduğunu belirtmiştir. Ancak zamanaşımı bir ilk itiraz olmamasına rağmen, savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamındadır. HMK’nın yeni düzenlemesinde davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesiyle bu def’iyi ileri sürmelidir. Davalı hiç cevap dilekçesi vermezse iddiaları inkâr etmiş sayılır ancak bu inkâr “zamanaşımı def’ini” kapsamaz. Somut olayda davalı süresinden sonra zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacı da buna açıkça muvafakat etmediğinden (savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle) mahkemenin zamanaşımı def’ini esastan inceleyerek davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/363, Karar: 2019/462 (Derdestliğin İlk İtirazdan Dava Şartına Dönüşmesi ve İcra Hukuk Mahkemesinde Uygulanması)

ÖZET: Alacaklı, borçluya kambiyo takibi başlatmış; borçlu tebligatın usulsüzlüğünü ve senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptali davası açmıştır. Bu sırada alacaklı ikinci kez ödeme emri tebliğ ettirmiş, borçlu yine aynı nedenlerle ikinci bir dava açmıştır. İcra mahkemesi ikinci davayı HMK 114 (derdestlik) gerekçesiyle usulden reddetmiştir.

Kararın Esası: HGK kararında, 1086 sayılı eski HUMK döneminde “derdestlik” itirazının bir “ilk itiraz” (HUMK m.187) olarak düzenlendiğini, ancak 6100 sayılı HMK m. 114/1-ı ile artık bir “dava şartı” haline getirildiğini açıkça vurgulamıştır. HMK 114’te dava şartı olarak düzenlenen derdestlik kuralı, İcra Mahkemelerindeki şikâyet ve itiraz davalarında da kıyasen uygulanır. Aynı ödeme emrine karşı aynı sebeplerle açılmış derdest bir dava (itiraz) varken ikinci kez tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan ikinci itiraz davası, dava şartı yokluğu (derdestlik) nedeniyle reddedilir.


HMK Madde 116 (İlk İtirazlar) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İlk itirazlar nelerdir?

HMK m. 116’ya göre günümüzde sadece iki adet ilk itiraz kalmıştır: 1) Kesin yetki kuralının olmadığı hallerde yetki itirazı, 2) Tahkim itirazı. (Eskiden var olan iş bölümü itirazı ve derdestlik gibi hususlar artık ilk itiraz kapsamında değildir).

İlk itirazlar ne zaman ve nasıl ileri sürülür?

İlk itirazların tamamı, davanın başında, 2 haftalık cevap dilekçesi süresi içerisinde ve tek bir dilekçe (cevap dilekçesi) ile mahkemeye sunulmalıdır. Süresinden sonra (örneğin ön inceleme duruşmasında veya ikinci cevap dilekçesinde) ileri sürülen ilk itirazlar mahkemece dikkate alınmaz.

Zamanaşımı veya derdestlik bir ilk itiraz mıdır?

Hayır. Derdestlik 6100 sayılı HMK ile bir “dava şartı” (HMK m. 114) haline getirilmiştir ve hakım tarafından davanın her aşamasında re’sen incelenir. Zamanaşımı ise maddi hukuka dayalı bir “def’i”dir; hakım re’sen inceleyemez, tarafın süresinde ileri sürmesi gerekir ancak teknik olarak HMK 116 anlamında bir “ilk itiraz” değildir.

Yetki itirazı yaparken nelere dikkat edilmelidir?

HMK 119/1-a uyarınca (ve HMK 116 bağlamında), davalı kesin olmayan yetki itirazında bulunurken, mutlaka yetkili gördüğü mahkemeyi doğru bir şekilde açıkça bildirmek zorundadır. Aksi takdirde yetki itirazı geçersiz sayılır ve davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.