Terditli Dava (Kademeli Dava) Nedir? HMK Madde 111 Şartları, İnceleme Sırası ve Yargıtay Uygulaması
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 111. maddesi, avukatların uygulamada en sık başvurdukları dava tekniklerinden birini düzenler: Terditli Dava (Kademeli Dava). Ne demektir? Diyelim ki müvekkiliniz bir taşınmazın tapusunun iptali ile kendi adına tescilini talep edecek; ancak tescilin hukuken mümkün olmaması ihtimaline karşı taşınmazın rayiç bedelinin tazminat olarak ödenmesini de istiyor. İşte bu durumda iki talebi aynı dava dilekçesinde, aralarında bir aslilik–ferilik sıralaması kurarak ileri sürebilirsiniz: “Öncelikle tapu iptali ve tescile karar verilsin; bu talebim reddedilirse tazminata hükmedilsin.” Bu yapıya terditli (kademeli) dava denir. Mahkeme önce asli talebi inceler; ancak asli talebi esastan reddederse feri talebe geçer. Asli talep kabul edilirse feri talep hiç incelenmez. Terditli davanın iki temel koşulu vardır: (1) Talepler arasında bir aslilik–ferilik ilişkisi kurulmuş olmalı ve (2) talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantı bulunmalıdır. Bu iki koşul sağlandığında, davacı tek dava dilekçesiyle alternatif taleplerini kademe kademe mahkemeye sunabilir.
HMK Madde 111: Kanun Metni
(1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.
(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında uygulaması son derece yoğun olan terditli dava kurumunun yasal çerçevede bir tanımı yapılmış ve terditli davanın hukukumuzda caiz olduğu konusundaki tereddüt tümüyle giderilmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde davacının, aynı davalıya karşı olan birden fazla talebini aralarında aslîlik–ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi hâlinde ortada bir terditli davanın bulunduğundan söz edilecektir. Terditli davanın varlığı için gereken şartların neler olduğu hususuna da yasal düzenlemede açıklık getirilmiştir.
Buna göre bir terditli davadan söz edilebilmesi için şu iki şartın bir arada bulunması gerekir:
a) Aynı davalıya karşı ileri sürülecek birden ziyade talep arasında bir aslîlik–ferîlik ilişkisi mevcut olmalıdır. Yani dava dilekçesinde önce aslî talep daha sonra da fer’î talep belirtilmiş bulunmalıdır. b) Birlikte ileri sürülen bu talepler arasında, hukukî veya ekonomik bir bağ bulunmalıdır.
Terditli dava açılması, şarta bağlı dava ikame edilmesi anlamına gelmez. Davacı böyle bir yol izlemek suretiyle taleplerine ilişkin olarak mahkemece gerçekleştirilecek olan incelemenin sırasını belirlemektedir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise terditli davada incelemenin ve kararın nasıl verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Terditli davada, mahkeme öncelikle asıl talebi inceleyecek ve karara bağlayacaktır. Mahkeme asıl talebin esastan reddine karar vermediği sürece, fer’î talebi inceleyemez ve hükme bağlayamaz. Yani, fer’î talebin incelenip hükme bağlanması, aslî talebin mahkemece esastan reddedilmiş olmasına bağlıdır.
Terditli dava açılmasıyla, pratik zaruretlerin bir ürünü olarak bazı hâllerde terditli hüküm olarak sayılabilecek durumların (örnek; menkul teslimine ilişkin ilamların icrasına ilişkin İcra ve İflâs Kanununun 24 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenlemede olduğu gibi) ortaya çıkmasını birbirine karıştırmamak gerekir. Çünkü, terditli dava sonucunda verilen hüküm terditli değildir. Aslî talep hüküm altına alınmışsa, zaten fer’î talep hakkında herhangi bir karar verilmeyecektir. Aslî talep reddedilmişse ancak bu durumda fer’î talep hakkında karar verilecektir. Fer’î talep de mahkemece esastan reddedilmişse zaten ortada bir menfi tespit hükmü bulunacaktır.
Hukuki İncelemeler
Terditli Davanın İki Temel Şartı
Kanun metni ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, terditli dava açabilmek için iki koşulun bir arada bulunması gerekir:
-
Aslilik–Ferilik İlişkisi: Davacı, taleplerini dava dilekçesinde bir sıralamaya tabi tutmalıdır. Önce asli talep, ardından “bu reddedilirse” kaydıyla feri talep belirtilmelidir. Bu sıralama zorunludur; eğer talepler arasında böyle bir derecelendirme yapılmadan eş değerli olarak ileri sürülürse, bu terditli dava değil, “davaların yığılması” (HMK 110) olur.
-
Hukuki veya Ekonomik Bağlantı: Talepler arasında hukuki ya da ekonomik bir bağ bulunmalıdır. Örneğin, “tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat” talebinde her iki talep de aynı satış sözleşmesinden doğmaktadır; aralarında hem hukuki hem ekonomik bağ vardır. Ancak birbiriyle hiç ilgisi olmayan iki talebin (örneğin bir kira alacağı ile bir haksız fiil tazminatının) terditli olarak ileri sürülmesi mümkün değildir.
Terditli Davada Mahkemenin İnceleme Sırası
Terditli davanın en kritik usul kuralı, mahkemenin inceleme sırasına ilişkindir:
- Asli talep kabul edilirse: Feri talep hiç incelenmez, hükme bağlanmaz. Mahkeme sadece asli talep hakkında karar verir.
- Asli talep esastan reddedilirse: Bu durumda mahkeme feri talebi inceleyerek hükme bağlar. Dikkat edilmesi gereken husus, asli talebin esastan (usulden değil) reddedilmesi gerektiğidir.
- Feri talep de reddedilirse: Her iki talebin de esastan reddedildiğine dair hüküm kurulur.
Bu inceleme sırası emredici niteliktedir; mahkeme asli talebi incelemeden doğrudan feri talebe geçemez.
“Terditli Dava, Şarta Bağlı Dava Değildir” İlkesi
Gerekçede açıkça vurgulanan bu ilke, uygulamada sıkça karıştırılan bir noktadır. Terditli dava açan davacı, “eğer asli talebim reddedilirse” demekle davasını bir şarta bağlamamaktadır. Şarta bağlı dava HMK sistemiyle bağdaşmaz ve caiz değildir. Terditli davada davacı, mahkemenin inceleme sırasını belirlemektedir. Her iki talep de kayıtsız şartsız olarak ileri sürülmüştür; sadece birinin incelenmesi diğerinin akıbetine bağlanmıştır. Ayrıca terditli dava sonucunda verilen hüküm de terditli (şartlı) değildir: Mahkeme ya asli talebi kabul eder ya da reddedip feri talebi karara bağlar; sonuçta ortaya kesin, koşulsuz bir hüküm çıkar.
Terditli Dava ile Davaların Yığılması (HMK 110) ve Seçimlik Dava (HMK 112) Karşılaştırması
| Özellik | Terditli Dava (HMK 111) | Davaların Yığılması (HMK 110) | Seçimlik Dava (HMK 112) |
|---|---|---|---|
| Talep ilişkisi | Asli + feri sıralama | Birbirinden bağımsız, eş değerli | Birden fazla edim borçlanılmış, biri seçilir |
| Hakim ne yapar? | Önce asli talebi inceler; reddederse feriye bakar | Her talep hakkında ayrı ayrı karar verir | Davacının seçtiği edimi değerlendirir |
| Hepsi kabul edilebilir mi? | Hayır, asli kabul edilirse feri incelenmez | Evet, tüm talepler aynı anda kabul edilebilir | Tek edim talep edilir |
| Talepler arası bağ | Hukuki veya ekonomik bağ zorunlu | Bağ aranmaz | Aynı borç ilişkisinden doğar |
Avukat Görüşü: Terditli Davada Feri Talep İçin Harç ve Talep Sonucunun Açıkça Belirtilmesi Zorunluluğu
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, terditli dava açılırken feri talep için ayrıca harç yatırılmaması ve talep miktarının belirsiz bırakılmasıdır. Sitemizdeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/2298 E. kararı, bu sorunu net biçimde ortaya koymaktadır: Davacı, tapu iptali ve tescil talebinin reddi halinde tazminat talep etmiş ancak tazminat miktarını dava dilekçesinde belirtmemiş, yalnızca harca esas değer göstermiştir. Mahkeme ve BAM bu belirsizliği gidermeden karar vermiş, Yargıtay ise HMK 31 (hakimin davayı aydınlatma ödevi) gereğince davacıya süre verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Dolayısıyla tarafların, terditli dava dilekçesinde feri talep için de talep miktarını açıkça belirtmeleri ve harcını yatırmaları büyük önem taşımaktadır. Aksi halde yargılama gereksiz yere uzamakta, bozma sebebi oluşturmaktadır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/1751, Karar: 2019/528 (Terditli Davada Tapu İptali-Tescil ve Tazminat: Taleple Bağlılık İlkesi ve Denkleştirici Adalet)
ÖZET: Davacı, yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa ödediği bedelin güncellenmiş değerinin tahsilini terditli olarak talep etmiştir. Taşınmaz imara aykırı olarak yapıldığından yıkım kararı bulunması nedeniyle mahkeme asli talebi (tapu iptali ve tescil) reddetmiş, ancak feri talep yönünden davacının ödediği bedelin güncellenmiş değeri yerine taşınmazın rayiç değeri olan 150.000 TL’nin tahsiline karar vermiştir.
Kararın Esası: HGK, mahkemenin taleple bağlılık ilkesine (HMK 26) aykırı davrandığını tespit etmiştir. Davacının feri talebi “ödediği bedelin dava tarihindeki güncellenmiş değeri” iken mahkeme “taşınmazın rayiç değeri”ne hükmetmiştir. Denkleştirici adalet ilkesi gereğince ödenen bedelin dava tarihinde ulaştığı alım gücü belirlenmeli, bu miktar rayiç bedeli aşmamak üzere hüküm altına alınmalıdır. Karşı oy yazısında ise terditli davanın yapısı ayrıntılı biçimde incelenmiş, asli talep reddedilip feri talep (bedel) kabul edildiğinde satım akdinin feshedilmiş sayılacağı, bu durumda BK 205 (TBK 229) uyarınca birlikte ifa kuralının uygulanması gerektiği (davacının taşınmazı iade etmesi, bedelin iade tarihinden itibaren faiz işletilmesi) vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2022/2298, Karar: 2022/9234 (Terditli Davada Feri Talep Miktarının Belirtilmemesi ve HMK 31 Uygulaması)
ÖZET: Davacı erkek, davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline, mümkün olmaması halinde bilirkişi tarafından belirlenecek miktarın kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, talep miktarını harca esas değer olan 10.000 TL olarak kabul ederek karar vermiştir.
Kararın Esası: Yargıtay, dava dilekçesinde alacak miktarının açıkça belirtilmediğini, gösterilen değerlerin tapu iptali ve tescil talebine ilişkin harca esas değer olduğunu tespit etmiştir. Terditli (kademeli) davada, asli talebin reddedilmesi halinde feri talebin incelenmesi gerektiğinden, mahkemenin HMK 31 gereğince davacı vekiline alacak talebi yönünden talep miktarını açıklaması ve harcını tamamlaması için süre vermesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Esas: 2021/1089, Karar: 2022/5326 (İnançlı İşleme Dayalı Terditli Davada Feri Talebin İncelenmemesi Bozma Sebebidir)
ÖZET: Davacı, inançlı işleme dayalı olarak tapu iptali ve tescil, ikinci kademede sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, inanç sözleşmesinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. BAM, istinaf talebini esastan reddetmiştir.
Kararın Esası: Yargıtay, davacının dava dilekçesinin açıklamalar ve sonuç kısmında terditli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinde bulunduğunu, ön inceleme duruşmasında da bu talebin açıkça dile getirildiğini tespit etmiştir. Mahkeme asli talebi (tapu iptali ve tescil) reddettiği halde, feri talep olan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemi hakkında hiçbir inceleme yapmamış ve karar vermemiştir. HMK 111 uyarınca asli talep esastan reddedildiğinde feri talebin mutlaka incelenip olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden, bu eksiklik bozma sebebi sayılmıştır.
HMK Madde 111 (Terditli Dava) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Terditli davada asli talep usulden reddedilirse (örneğin dava şartı yokluğu) mahkeme feri talebi inceleyebilir mi?
HMK 111/2 açıkça “esastan redde” karar vermedikçe feri talebin incelenemeyeceğini belirtmektedir. Asli talebin usulden reddi (görevsizlik, yetkisizlik, dava şartı eksikliği gibi) halinde feri talebin incelenip incelenmeyeceği doktrinde tartışmalıdır. Hâkim görüşe göre usulden ret halinde de feri talebe geçilmesi gerekir; çünkü asli talebin sonuçsuz kalması, davacının feri talebinin de incelenmeden bırakılmasını haklı kılmaz. Ancak bu konuda somut olayın koşullarına göre mahkemenin değerlendirme yapması gerekmektedir.
Terditli davada feri talep için ayrı harç yatırmak gerekir mi?
Evet. Terditli davada her ne kadar tek dava dilekçesi verilse de feri talep bağımsız bir talep niteliğindedir. Feri talep için de talep miktarı belirtilmeli ve harcı yatırılmalıdır. Aksi halde mahkeme, HMK 31 kapsamında davacıya süre vererek eksikliği gidermesini isteyecektir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/2298 E. kararında, feri talep miktarının belirtilmemesinin bozma sebebi oluşturduğu açıkça hükme bağlanmıştır.
Birden fazla feri talep ileri sürülebilir mi (çok kademeli terditli dava)?
Evet. Kanun, feri talep sayısını sınırlamamıştır. Davacı, “Öncelikle tapu iptali ve tescile, bu reddedilirse rayiç bedelin tahsiline, bu da reddedilirse ödediğim bedelin iadesine karar verilsin” şeklinde üç kademeli bir terditli dava açabilir. Her kademe arasında hukuki veya ekonomik bağlantı koşulu aranmaya devam eder.
Terditli dava ile ıslah arasında nasıl bir ilişki vardır?
Terditli dava dilekçeyle birlikte açılır; sonradan ıslah yoluyla terditli hale getirilebilir. Ancak ıslah ile terditli talep eklenecekse, ıslah dilekçesinde asli ve feri talep arasındaki sıralamanın açıkça belirtilmesi ve ek harcın yatırılması gerekir. Terditli davanın yapısı dava dilekçesiyle kurulduğundan, bu konuda dikkatli olunmalıdır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.