Kısmi Dava Nedir, Nasıl Açılır? HMK Madde 109 Şartları ve Belirsiz Alacak Davasından Farkı
Kısmi dava, Türk usul hukukunun avukatlar tarafından en sık başvurulan dava güzergahlarından biridir. Mantığı gayet basittir: Alacağınız bölünebilir nitelikteyse (örneğin 100.000 TL’lik bir tazminat), davanın tamamı için yüklü harç yatırmak yerine şimdilik 10.000 TL’si için dava açar, dava dilekçenize “Fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresini eklersiniz. Bilirkişi raporu geldikten sonra ıslah ile (HMK 176) talebinizi kalan 90.000 TL’ye genişletirsiniz. 2015 yılından önce, HMK 109/2’de “Talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz” kuralı vardı; ancak bu fıkra 6644 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 01.04.2015 tarihinde ilga (mülga) edilmiştir. Artık alacağınızın miktarını bilseniz bile kısmi dava açabilirsiniz. Ne var ki kısmi dava ile HMK 107 belirsiz alacak davasının birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığını unutmamak gerekir: Kısmi davada ıslah yapılana kadar geçen sürede kalan kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder; belirsiz alacak davasında ise dava açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımı durur. Bu kritik fark, hangi dava türünü seçeceğinizi belirleyen en önemli kriterdir.
HMK Madde 109: Kanun Metni
(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.
(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)
(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında, kısmî dava kurumunun ne zaman işlerlik kazanabileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde, talep konusu niteliği itibarıyla bölünebiliyor ise onun sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi mümkün olacaktır. Alacağın tamamı aynı hukukî ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa kısmî davadan söz etmek gerekecektir. Bu dava çeşidine müracaat edebilmek için, talebin konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olması gerekir.
Maddenin ikinci fıkrasında talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olması durumunda kısmî davanın açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla kısmî dava kurumunun amaç dışı kullanılmasının önüne geçilmek istenmiş, yani sözü edilen hâlde davacının kısmî dava açmakta hukukî yararının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında ise dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına ilişkin bir kayda yer verilmemiş olmasının, dava dışı tutulan kesim bakımından feragat edilmesi anlamına gelmeyeceği hususu açıkça hüküm altına alınmış, bu konudaki suskunluğun ileride ek dava açma imkânını ortadan kaldırmayacağına işaret edilmiştir. Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmişse, bu durumda feragat nedeniyle alacak da zaten sona ermiş olacağından ek dava yoluyla ileri sürülmesi mümkün bir alacaktan söz edilemeyecektir.
Hukuki İncelemeler
Kısmi Dava Açmanın Şartları Nelerdir?
HMK 109/1’e göre kısmi dava açabilmek için tek şart vardır: Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması. Para alacakları doğası gereği bölünebilirdir; 100.000 TL’lik bir alacağın 10.000 TL’lik kısmını dava etmenizde bir engel yoktur. Ancak taşınmaz tescili, boşanma veya babalık gibi bölünemez nitelikteki taleplerde kısmi dava açılamaz. Boşanmanın “yarısını” dava edemezsiniz; talebin tamamını sunmanız gerekir.
2015 öncesinde var olan ve “alacağın miktarı belirli ve tartışmasızsa kısmi dava açılamaz” diyen HMK 109/2 fıkrası, 6644 sayılı Kanun ile 01.04.2015 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklikle yasa koyucu, harç engelini azaltarak vatandaşın mahkemeye erişim hakkını güçlendirmiştir. Artık alacağınız kesin olarak belirli olsa bile kısmi dava açabilirsiniz.
“Fazlaya İlişkin Haklar Saklıdır” İbaresinin Gerçek Anlamı
Avukatların dava dilekçelerine neredeyse refleks olarak yazdıkları “Fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla” cümlesi, aslında HMK 109/3’ün bir yansımasıdır. Bu maddeye göre, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez. Yani siz 10.000 TL dava ettiyseniz, kalan 90.000 TL’den vazgeçmiş sayılmazsınız.
Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir nüans vardır: HMK 109/3, “fazlaya ilişkin haklar saklıdır” yazılmamış olsa bile feragat sayılmayacağını zaten söylemektedir. Peki o zaman davacı neden yine de yazar? Çünkü bu ifade, davanın “kısmi dava” olarak açıldığının en net göstergesidir. Belirsiz alacak davası (HMK 107) ile kısmi dava ayrımında, dava dilekçesindeki bu ibareye büyük önem verilmektedir (ayrıntı için bkz. HMK 107 incelememiz).
Kısmi Dava ile Belirsiz Alacak Davası (HMK 107) Arasındaki Kritik Farklar
Bu iki dava türü uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmakta, yanlış dava türünün seçilmesi ciddi usuli sonuçlar doğurmaktadır:
| Kriter | Kısmi Dava (HMK 109) | Belirsiz Alacak Davası (HMK 107) |
|---|---|---|
| Alacağın belirli olması | Alacak belirli de olabilir, belirsiz de (2015 sonrası) | Alacak mutlaka belirsiz olmalıdır |
| Zamanaşımı etkisi | Sadece dava edilen kısım için durur; kalan kısım için zamanaşımı işler | Alacağın tamamı için zamanaşımı durur |
| Miktar artırma yolu | Islah (HMK 176) — Tek seferlik hak | Talep artırım dilekçesi — Islah sayılmaz, kısıtlaması yoktur |
| Dava dilekçesi ifadesi | “Fazlaya ilişkin haklarım saklıdır” | “HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak” |
| Ek harç süreci | Islah harcı (kalan kısmın harcını yatırır) | Tamamlama harcı (Hakim kesin süre verir) |
| Bozmadan sonra artırım | Tartışmalıdır (İBK kararları gereği çoğunlukla kabul edilmez) | Bozmadan sonra da yapılabilir (HGK 2023/186 kararı) |
Avukat olarak pratik kuralınız şudur: Alacağınızın miktarını baştan tam olarak bilmiyorsanız (bilirkişi hesabı veya karşı tarafın bilgi vermesine bağlıysa) → HMK 107 Belirsiz Alacak Davası tercih edin. Alacağınızı biliyorsunuz ama harç yükünden ilk aşamada tasarruf etmek istiyorsanız → HMK 109 Kısmi Dava açabilirsiniz; ancak zamanaşımı riskini göze alıyorsunuz demektir.
Avukat Görüşü: Kira Tespit Davasında Kısmi Dava ve Islah Yapılabilir Mi?
Bu soru, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/2792 E. ve 2021/267 K. sayılı kararıyla kesin yanıtını bulmuştur: Kira bedelinin tespiti davalarında kısmi dava açılamaz ve ıslah yoluyla talep artırılamaz. Bunun sebebi kira tespiti kararlarının eda değil, inşaî (yenilik doğurucu) nitelikte kararlar olmasıdır. Mahkeme, bir yıllık kira döneminde ne ödeneceğini belirler; bu belirleme bölünemez. “Aylık kiranın şimdilik 5.000 TL olarak tespitini, fazlaya ilişkin haklarım saklıdır” diye dava açamazsınız. Kira bedelini bir seferde, açık ve net olarak talep etmeniz zorunludur (Ayrıntı için aşağıdaki HGK kararını inceleyiniz).
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2021/8748, Karar: 2021/7069 (Kısmi Davada “Fazlaya İlişkin Hakları Saklı Tutarak” Açılan Davanın Uyuşmazlık Değerinin Tespiti)
ÖZET: Davacı, nakliyat sigorta sözleşmesi kapsamındaki 4.257,04 Euro zararın, HMK 109/1 uyarınca “fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla” şimdilik 10,00 Euro’sunun davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvuruyu reddetmiştir. İtiraz Hakem Heyeti ise 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi gereğince “5.000 TL altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen kararlar kesindir” diyerek itirazı değerlendirmeye almamıştır.
Kararın Esası: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, İtiraz Hakem Heyetinin hatalı değerlendirme yaptığını tespit etmiştir. Davacı, dava dilekçesinde toplam alacağının 4.257,04 Euro (başvuru tarihiyle 42.331,15 TL karşılığı) olduğunu açıkça belirtmiş ve HMK 109/1 uyarınca şimdilik 10,00 Euro’sunu dava etmiştir. Kısmi davada uyuşmazlığın gerçek değeri, dava dilekçesinde gösterilen toplam alacak miktarıdır; dava edilen kısmi miktar değildir. Dolayısıyla uyuşmazlık değeri 42.331,15 TL olup 5.000 TL sınırının çok üzerindedir. İtiraz Hakem Heyetinin işin esasına girmesi gerekirdi. Karar bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/2792, Karar: 2021/267 (Kira Tespit Davasında Kısmi Dava ve Islah Yapılamaz)
ÖZET: Davacı kiralayan, kira bedelinin tespitini isteyerek aylık brüt 8.000 TL kira bedeli talep etmiş, yargılama sırasında 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi ile talebini brüt 9.200 TL’ye çıkarmıştır. Mahkeme ikinci bilirkişi raporuna uyarak aylık brüt 8.750 TL olarak tespit kararı vermiştir. Karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesince “kira tespitinde ıslah yolu kapalıdır” gerekçesiyle bozulmuş, mahkeme direnmiştir.
Kararın Esası: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını bozmuştur. HGK’nın temel gerekçesi şudur: Kira bedelinin tespiti davaları, eda davaları sonunda verilen mahkumiyet kararlarına değil, inşaî davalar sonunda verilen kararlara yakın niteliktedir. Bu davalarda mahkeme, bir yıllık kira döneminde uygulanacak bedeli belirler; bu belirleme bölünemez. Talep, bir seferde açık ve net olarak ileri sürülmelidir. Kısmi dava açılamayacağı gibi, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulamaz ve ıslahla bedel artırılamaz. Islahla artırım, fiilen bir sonraki dönemi kapsayacak şekilde talepte bulunmak anlamına gelir ki bu, kira tespiti davalarının doğasına aykırıdır.
HMK Madde 109 (Kısmi Dava) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kısmi dava açtım ama dava dilekçemde “fazlaya ilişkin haklarım saklıdır” yazmayı unuttum, kalan alacağımdan feragat mi etmiş sayılırım?
Hayır. HMK 109/3 açıkça, “dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması feragat anlamına gelmez” demektedir. Yani siz bu ibareyi yazmasanız bile otomatik olarak feragat etmiş sayılmazsınız. Ancak uygulamada bu ifadeyi yazmak güçlü bir ispat aracıdır ve mahkemeye davanızın kısmi dava olduğunu net biçimde gösterir.
Kısmi dava açtıktan sonra kalan kısım için ne kadar sürem var?
Kısmi davada kalan kısım için ıslah (HMK 176) yapabilirsiniz; ancak zamanaşımı süresi, dava açılmayan kısım için işlemeye devam eder. Bu nedenle, bilirkişi raporu geldikten sonra zamanaşımı süresi dolmadan ıslah dilekçenizi vermeniz son derece kritiktir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa kalan kısım için ıslah yapsanız bile davalı zamanaşımı def’i ileri sürebilir ve kalan alacağınız zamanaşımına uğramış olabilir.
Manevi tazminat için kısmi dava açabilir miyim?
Hayır. Manevi tazminat, niteliği gereği bölünemez bir taleptir. Yargıtay yerleşik içtihadına göre manevi tazminat bir seferde ve net miktar olarak istenmelidir. “Şimdilik 5.000 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin haklarım saklıdır” diyerek kısmi dava açamazsınız. Manevi tazminat hakkınızı tek seferde, tam miktarıyla talep etmek zorundasınız.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.