Ön Sorun Olarak Çözüm: HMK Madde 100 İnceleme ve Karar

HMK Madde 100, yasal bir süreyi mücbir sebeple kaçıran tarafın mahkemeye sunduğu eski hâle getirme dilekçesinin, mahkeme tarafından hangi usulle ve ne kadar hızda inceleneceğini düzenler. Davanın gidişatını temelden etkileyen böyle hayati bir mazeret dilekçesi, dava dosyasının sıradan bir evrakı gibi kenara itilip, “yıl sonundaki nihai kararda değerlendiririz” denilecek türden bir konu değildir. Bu sebeple HMK 100, bu talebin bir “Ön Sorun (Hadise)” olarak kabul edilmesini emreder. Hakim, asıl yargılamayı bir süreliğine dondurmak, önündeki diğer mevzuları kenara bırakmak ve anında “Tarafların eski hale getirme dosyasını” usulen çözmek zorundadır. Karar olumlu sonuçlanırsa, “süreyi kaçırdığınız” o eski ana dönersiniz; ancak hakim bu kararda aradan geçen zamanda yapılmış (ve sakatlanmış) olan işlemlerin de iptal edildiğini açıkça tutanağa dikte etmelidir.


HMK Madde 100: Kanun Metni

(1) İlk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemelerinde eski hâle getirme talebi, ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talebi ise temyiz usulüne göre yapılır ve incelenir.

(2) Mahkeme, eski hâle getirme talebinin kabulü hâlinde, hangi işlemlerin geçersiz hâle geldiğini kararında belirtir. Islahla geçersiz kılınamayan işlemler, eski hâle getirme talebinden de etkilenmez.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Eski hâle getirme talebinin görevli ve yetkili merci tarafından nasıl inceleneceği düzenlenmiştir. 1086 sayılı Kanunun 170 inci maddesi hükmü esas alınmış, ancak bölge adliye mahkemelerine yapılacak eski hâle getirme taleplerinin ne şekilde inceleneceği de, hükümde belirtilmiştir. Buna göre, ilk derece mahkemelerinde ve bölge adliye mahkemelerinde ileri sürülen eski hâle getirme talepleri, ön sorun hakkındaki usule göre; Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talepleri ise temyiz usulüne göre yapılır ve incelenir.

Maddenin ikinci fıkrası ile, 1086 sayılı Kanunun 172 nci maddesi hükmü aynen kabul edilmiş, ancak ifadesi değiştirilerek daha kolay anlaşılması sağlanmak istenmiştir. Buna göre, eski hâle getirme talebinin kabulü hâlinde, bu karardan etkilenip geçersiz hâle gelen işlemleri, mahkeme tespit edip kararında gösterecektir. Ayrıca, ıslahla geçersiz kılınamayan işlemler, eski hâle getirme talebinden etkilenmeyecek ve bu yolla geçersiz kılınamayacaktır.


Hukuki İncelemeler

Ön Sorun (Hadise) Usulü ve İnceleme Hızı

Madde 100 fıkra 1 uyarınca, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri eski hale getirme talebini “Ön Sorun” usulüne (Bkz. HMK m. 164) göre inceler. Bunun pratik anlamı şudur: Siz mahkemeye geçerli mazeretinizi ve kanıtlarını sunduğunuzda mahkeme asıl davanın (esasa ilişkin) yargılamasını geçici olarak bekletir. Dilekçenizi derhal karşı tarafa tebliğ eder ve karşı tarafın buna ilişkin varsa itirazlarını alır. Ön sorun çözülüp “Süre size tekrar tanınana VEYA talebiniz reddedilene” kadar esasa dair yeni karar ve itirazlar incelenmez. Yargıtay’da ise zaten eski hale getirme talebi o anda “temyiz usulü” ile iç içe geçeceğinden, Yargıtay Dairesi talebi en başta ön incelme mantığı ile karara bağlayacaktır.

Talebin Kabulü Halinde ‘İptal Edilen (Geçersiz) İşlemlerin’ Tespiti

Diyelim ki, delil bildirmek için verilen iki haftalık kesin süreyi hastanede olduğunuz için kaçırdınız. Hakim de sizin elinizden bu hakkı alıp yargılamaya devam etti; tanıkları dinledi ve hatta belki de davanızı reddeden o nihai hükmü yazma aşamasına geldi. Siz tam bu esnada HMK m. 96 kapsamında eski hale getirme istediniz ve hakim “Talebini haklı buldum, evet komadaymışsın” dedi. HMK Madde 100/2 gereği, hakimin sadece “tamam kabul ettim” demesi yetmez; hakim kararına açıkça “Eski hale getirme kabul edilmiştir. Bu yüzden davacının komada yattığı dönemle şu an ki karar süreci arasında yapılmış olan tanık dinleme işlemleri vs. GEÇERSİZ olmuştur” şeklinde bir ayıklama yapmak zorundadır. Yargılama tekrar süre uzatımı öncesi an’a geri sarılır.

Avukat Görüşü: Islah İle Çelişen İki İşlem Kuralı

HMK Madde 100’ün son cümlesinde yasa koyucu çok ince bir hukuk tekniğine yer vermiştir: “Islahla geçersiz kılınamayan işlemler, eski hâle getirme talebinden de etkilenmez.” HMK’daki Islah kurumu (HMK m. 176 vd.) da bir davanın işlemlerini tamamen düzeltme veya değiştirme şansı verir ancak “İkrar (karşı tarafın kabul ettiği hususlar)” veya “Keşif / Bilirkişi raporları (eğer kuralına uygun yapılmışsa)” ıslah yoluyla dahi geçersiz kılınamaz. İşte yasa koyucu diyor ki; eski hale getirme talebiniz kabul edilip zaman geri sarılsa bile, karşı tarafın o arada yapmış olduğu aleyhine “kabuller (ikrarlar)” veya hakkıyla yapılmış uzman “bilirkişi raporları”, salt siz süreyi geri kazandınız diye dosyadan çöpe atılamaz, onlar geçerliliğini korur.


HMK Madde 100 İnceleme ve Karar Süreci Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Eski hale getirme talebime yerel mahkemenin “ret” kararı vermesi durumunda buna itiraz edebilir miyim?

Karşınıza çıkan ret veya kabul kararına karşı hemen anlık (tek başına) bir kanun yoluna veya İstinafa gidemezsiniz. Ön sorunlar hakkında mahkemenin kurduğu karara karşı itirazlarınızı, ancak davanın en sonunda “Esas hakkındaki nihai hüküm” verildiğinde, o nihai kararı İstinafa (veya Yargıtaya) taşırken dilekçenize “Benim eski hale getirme talebim de haksız reddedilmişti” diyerek ekleyebilirsiniz.

Eski hale getirme ön sorunu görüşülürken mahkeme tanık dinleyebilir mi?

Evet dinleyebilir. Ön sorun usulünde (HMK m. 164 vd.) hakim, eski hale getirmeye itiraz eden bir taraf varsa, bu konunun (mazeretin sahte olup olmadığının, gerçekten komada yatıp yatmadığınızın) tespiti için sadece “mazerete mahsus olmak üzere” tarafları dinleyebilir, hatta ilgili doktorları veya tanıkları duruşmaya çağırıp bilgisine başvurarak bir karar tesis edebilir.

Hakim eski hale getirme kararı verdi ama hangi işlemlerin ortadan kalktığını kararında yazmadı. Ne yapmalıyım?

HMK Madde 100/2 açıkça “Mahkeme hangi işlemlerin geçersiz hale geldiğini kararında belirtir” emrini içerir. Eğer mahkeme bunu atlamışsa, mahkemeden HMK Madde 305 (Hükmün Tavzihi) yoluyla bu eksikliğin (muğlaklığın) giderilmesi ve geçersiz sayılan işlemlerin duruşma tutanağına / ara karara şerh edilmesini talep etmeniz, usuli haklarınızın güvenliği açısından kritik bir adımdır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.