
Hakemlerin seçimi
HMK Madde 416
(1) Taraflar, hakem veya hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmakta serbesttir. Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde aşağıdaki usul uygulanır:
a) Ancak gerçek kişiler hakem seçilebilir.
b) Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından seçilir.
c) Üç hakem seçilecek ise taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde seçilen iki hakem üçüncü hakemi belirler. Taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki bir ay içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından hakem seçimi yapılır. Üçüncü hakem, başkan olarak görev yapar.
ç) Üçten fazla hakem seçilecek ise son hakemi seçecek olan hakemler yukarıdaki bentte belirtilen usule göre taraflarca eşit sayıda belirlenir.
d) Hakemin birden fazla kişiden oluşması hâlinde en az birinin kendi alanında beş yıl ve daha fazla kıdeme sahip bir hukukçu olması şarttır.
(2) Hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmış olmalarına rağmen;
a) Taraflardan biri sözleşmeye uymazsa,
b) Kararlaştırılmış olan usule göre tarafların veya taraflarca seçilen hakemlerin hakem seçimi konusunda birlikte karar vermeleri gerektiği hâlde, taraflar ya da hakemler bu konuda anlaşamazlarsa,
c) Hakem seçimi ile yetkilendirilen üçüncü kişi, kurum veya kuruluş, hakemi ya da hakem kurulunu seçmezse,
hakem veya hakem kurulunun seçimi, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından yapılır. Mahkemenin, gerektiğinde tarafları dinledikten sonra bu fıkra hükümlerine göre verdiği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Mahkeme, hakem seçiminde tarafların sözleşmesini ve hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması ilkelerini göz önünde bulundurur. Üçten fazla hakem seçilecek hâllerde de aynı usul uygulanır.**
** 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 58 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “temyiz yoluna” ibaresi “kanun yoluna” şeklinde değiştirilmiştir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddede, hakemlerin atanmasında tarafların serbest olduğu kabul edilmiş, tarafların hakemlerin seçimi usulünü belirlemelerine karşın, hakem seçiminin yapılamaması durumunda, taraflardan birinin istemi üzerine hakem veya hakem kurulunun seçiminin mahkeme tarafından yapılabileceği belirtilmiş ve bu seçimde esas alınacak hususlara yer verilmiştir. Tahkimde hakemlerin atanması büyük önem taşıdığı için atanma usulü açıkça belirlenmiştir. Mahkeme tarafından seçim yapılacak ise mahkeme, varsa seçime ilişkin taraf sözleşmesine uymalı ve hakemlerin tarafsız ve bağımsız olmasını temin edecek şekilde seçim yapmalıdır. Aksi hâlde hakem seçimine ilişkin karara itiraz edilemeyecek; ancak verilen hakem kararının iptali mümkün olacaktır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 420 nci maddesinin görüşmesi sırasında verilen önerge ile, hakemlerin yürüttüğü işin hukuk yoğun karakterinin, en az bir hakemin hukukçu olmasını zorunlu kılması ve kuralların ve nesafet hukukunun doğru uygulanması amacıyla, maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinden sonra gelmek üzere, (d) bendi eklenmiş, maddenin başlığında geçen “atanması” ibaresi, daha doğru bir ifade olan “seçimi” ibaresiyle değiştirilmiş, ikinci fıkrasında geçen “kesindir” yerine ise, daha doğru bir ifade olan “karşı temyiz yoluna başvurulamaz” ibaresi kullanılmış ve madde teselsül nedeniyle 422 nci madde olarak kabul edilmiştir.
7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Yer Alan Gerekçe
Maddeyle, Kanunun hakemlerin seçimini düzenleyen 416 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Tasarıyla Kanunun 410 ve 439 uncu maddelerinde yapılması öngörülen değişikliklerle tahkim yargılamasında nihai karar verilinceye kadar mahkeme kararına ihtiyaç duyulan hallerde bu kararın asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerince verileceği, nihai karar verildikten sonra iptal davası açılırsa bu davaya bölge adliye mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmaktadır. Bu değişikliklerin zorunlu bir sonucu olarak tahkim yargılaması devam ederken, hakem seçimi konusunda asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerince bu madde kapsamında verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmakta ve bu kapsamda “temyiz” ibaresi “kanun” olarak değiştirilmektedir.
HMK Madde 416 Hakemlerin seçimi
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2013/1386E. , 2013/2794K.
- HMK Madde 416
- Hakemlerin seçimi
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davalı hakemi ile üçüncü hakemin mahkemece belirlenmesi istemi ile açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin …. maddesinde aynen “iş bu sözleşmede yaşanacak sorunların çözümünde öncelikle tarafların iyiniyeti önemlidir. Bu çerçevede olayın çözülememesi durumunda taraflar bu sözleşmeden doğacak ihtilâfların tahkim yoluyla çözümleneceğini kabul eder” hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmelerde yer alan bu tahkim şartı geçerli olup tarafları bağlayıcı niteliktedir. Davacı 08.06.2012 günlü ihtarı ile ……….’ı hakem olarak seçmiş ve davalı tarafa bildirmiştir. İhtarnamenin davalıya, ….06.2012 tarihinde tebliğ edildiği verilen şerhten anlaşılmakta olup, davalı bu ihtara ….06.2012 tarihinde cevap vermiş ve dava konusu ihtilâfla ilgili olarak seçtiği hakemin …….. olduğunu bildirmiştir. Sözkonusu ihtarnamenin davacı tarafa tebliğ edilemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 416. maddesi uyarınca, üç hakem seçilecek ise taraflardan her biri bir hakem seçer, bu şekilde seçilen iki hakem üçüncü hakemi belirler. Taraflardan biri diğer tarafın bu yoldaki talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki bir ay içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından hakem seçimi yapılır. Yine aynı Yasa’nın 413. maddesi uyarınca tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmış ise karşı tarafça tahkim ilk itirazında bulunulabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder
ve davayı usulden reddeder. Davacının dava tarihinden önce alacağının tahsili için ilâmsız icra takibinde bulunması tahkim şartının uygulanmasından vazgeçildiği ve tahkim şartının uygulama olanağının ortadan kalktığı anlamına gelmeyeceğinden ve itirazın iptâli davalarına bakmaya hakemlerin de yetkili oldukları Dairemizin yerleşik içtihatları gereği olduğundan bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece işin esasına girilerek davacı talepleri yönünden hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.