2 Haftalık Kural: HMK Madde 96 Eski Hale Getirmede Süre

Bir yasal süreyi elinizde olmayan ağır sebeplerle (hastalık, kaza, doğal afet vb.) kaçırdınız ve “Eski Hale Getirme” (HMK m. 95) müessesesinden faydalanmak istiyorsunuz. Mahkemelerin vatandaşa sağladığı bu büyük “telafi” şansı, elbette sonsuza kadar açık kalan bir kapı değildir. Yasa koyucu HMK Madde 96 ile bu şansı “2 Hafta” gibi çok kesin bir süreye bağlamıştır. Ancak bu 2 haftalık sürenin kronometresi, davayı kaçırdığınız gün değil; o ağır engelin ortadan kalktığı (örneğin karantinanın bittiği, komadan çıktığınız) gün basılarak işlemeye başlar. Engelin kalktığı günden itibaren en geç iki hafta içinde mahkemeye hem mazeret delillerinizi sunmalı hem de kaçırdığınız işlemi aynı anda yapmalısınızdır. Her şeye rağmen eski hale getirme kurumunun nihai tavanı, mahkemenin “hüküm vermesidir”; dosya karara çıkıp kapanmışsa mahkemeden artık bu talepte bulunulamaz (Temyiz süreci hariç).


HMK Madde 96: Kanun Metni

(1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.

(2) İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu hükümle, eski hâle getirme talebinin hangi süre içinde yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, eski hâle getirme talebi, işlemin süresinde yapılamamasına engel olan sebebin ortadan kalkmasından itibaren onbeş gün içinde ileri sürülmelidir. Bu süre, 1086 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında on gün olarak öngörülmüştü. Onbeş günlük süre, eski hâle getirme talebinin ileri sürülmesi için Komisyon tarafından da yeterli görülmüştür.

İkinci fıkra ile, ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında, eski hâle getirme talebinin en geç mahkemece nihaî karar verilmesine kadar ileri sürülmesi esası kabul edilerek, talep için nihaî bir süre getirilmiştir. Esasen, bu durum, söz konusu mahkemelerde, ön sorun olarak ileri sürülmesi ve incelenmesi kabul edilen eski hâle getirme talebinin niteliği gereği ortaya çıkmaktadır. Ancak nihaî karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, o tarafın hukukî dinlenilme hakkının muhafazası açısından, nihaî kararın verilmesinden sonra da, yine onbeş günlük süreye riayet edilerek eski hâle getirme talebinde bulunulabilecektir.

Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talepleri açısından ise kural olarak Yargıtayda temyiz süresinin kaçırılması hâlinde, eski hâle getirme yoluna başvurulacağından, nihaî karar verilinceye kadar şeklinde bir süre sınırlaması gerekli olmayacaktır. Yargıtayın ilk derece mahkemesi olarak yargılama yaptığı hâllerde ise zaten ilk derece mahkemesi için belirtilen kurallar geçerli olacaktır.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 102 nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “onbeş gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “ iki hafta” olarak, ikinci fıkrasında geçen “İlk derece yargılamasında ve istinaf yargılamasında” ibaresi, anlatım bozukluğunu gidermek amacıyla, “İlk derece ve istinaf yargılamalarında” şeklinde değiştirilmiştir.


Hukuki İncelemeler

2 Haftalık Süre Ne Zaman Başlar? (Engelin Kalkması)

Eski hale getirme süresi olan iki haftalık milat, sürenin dolduğu ilk gün işlemez. Zaten o gün kişi komadadır, hastadır veya esaret altındadır. Kanun, bu kişi adına kronometreyi ancak ve ancak “Fiziki veya objektif engelin somut olarak son bulduğu gün” başlatır. Hastaneden taburcu belgesinin tarihi, deprem bölgesindeki idari izin/mücbir sebep tahliyesinin bittiği gün veya sel yüzünden kapanan yolların trafiğe açıldığı açık kaynaklardan kanıtlanan o gün; sürenizi başlatan birinci gündür. Kişi engelin kalktığının ertesi gününden itibaren (HMK m. 92 günlük hesap kuralı) 2 Hafta sayarak bu talebi yapmak mecburiyetindedir.

Avukat Görüşü: Karardan Sonra da Eski Hale Getirme İstenebilir Mi?

Kural olarak ilk derece (Yerel Mahkeme) veya Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), davayla ilgili son sözü söylemiş ve “Karar Verilmiştir” demişse kapanan dosyada dâhili işlemleri (Örn: Tanık bildirme vs.) kurtarmak için geç kalınmıştır (HMK m. 96/2 İlk cümlenin nihai karar sınırı). Ancak yasa koyucu burada çok zarif bir istisna öngörmüştür: Diyelim ki o nihai karar siz yatağa bağlı hastayken/veya komadayken (“yokluğunuzda”) verildi. Tahkikatta sunacağınız devasa bir delil vardı ama mücbir sebepten sunamadan karar yüzünüze dahi okunmadan çıktı. Bu durumda, karardan (hükümden) sonra dahi engelin kalktığı tarihten itibaren iki haftalık süre içinde mahkemeye gelip, “Ben yokken vermişsiniz ancak engelim vardı, kararnızı kaldırıp o delil aşaması süresini eski hale getirin” diyebilirsiniz. Ancak bu hakkın suistimal edilmemesi tam ispat şartına bağlanmıştır.

İşin Özü: Hem Dilekçe Verilecek Hem De Kaçırılan İşlem Yapılacaktır!

Birçok tarafın veya avukatın Yargıtay’da kaybettiği en büyük usul tuzağı şudur: 2 hafta içerisinde yalnızca “Beni affedin, mazeretim ektedir eski hale getirin” demek yetmez. HMK m. 97 uyarınca, o 2 haftalık sürede adliyeye geldiğinizde; kaçırdığınız o işlem her ne ise (cevap dilekçesi, bilirkişi ücreti yatırma vb.) onu o anda fiilen YAPMAK (parayı yatırmak veya dilekçeyi eklemek) zorundasınızdır. Yargıtay’ın katı kuralına göre “Eski hale getirme isteyip de kaçırdığı işlemi yanına eklemeyenin talebi” esasa dahi bakılmadan reddedilir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Esas: 2020/1482, Karar: 2020/3594 (Sadece Rapor Sunularak Eski Hale Getirmenin İstenemeyeceği)

ÖZET: Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) kararı davalı şirket vekilinin UYAP sistemine E-Tebligat olarak düşer. Avukat kararı temyiz etmesi için dilekçe sunar ancak “temyiz harçlarını” eksik yatırır. Mahkeme avukata “Bu parayı tamamla” diyerek e-tebligat yollar. Avukat bu muhtırayı e-tebligattan bizzat açıp okur ancak para verilen kesin sürede yatırılmaz. Süre geçtikten günler sonra avukat bir “doktor raporu” sunarak “Ben hastaydım (Elde olmayan sebep), sürem eski hale getirilsin, harcı yatırayım” der.

Kararın Esası: Yargıtay Dairesi talebi sert bir tespitle reddetmiştir: “HMK Madde 95 ve 96 kapsamında eski hale getirme için engelin objektif ve kişiyi acze düşürücü olması gerekir. Sen kararı ilk geldiğinde temyiz etmişsin, eksik harç muhtırasını UYAP’tan açıp okumuşsun. Demek ki hastalığın eylem yapmanı (tıklamanı) engelleyecek bir koma veya acz hali değil. Salt bir doktor raporu sürenin eski haline gelmesini sağlamaz. Kaldı ki, avukat eski hale getirme talep dilekçesini vermiş ama yanına eksik olan o parayı (Harç miktarını) yine eklememiştir! Bu şartlar altında sürenin eski hale getirilmesi koşulları oluşmamıştır.”


HMK Madde 96 (Eski Hale Getirmede Süre) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hastanede 2 ay yattım. Raporum devam ediyor ama bilincim açıldı. 2 haftalık süre bilincimle mi raporumun bitimiyle mi başlar?

Yargıtay pratiğine göre “engel hali”, fiilen sizin adliyeye gelmenizi (veya UYAP’tan avukatınıza işlem yaptırmanızı) imkansız kılan fiziksel veya yasal esaret durumudur. Koma veya komada geçirilen süre boyunca süre zaten donuktur. Ancak bilinciniz yerindeyse ve vekalet verebilecek veya yakınlarınızla UYAP üzerinden işlem yaptırabilecek fiili duruma 2 aylık istirahat döneminizde geçmişseniz (sadece kolunuz kırıksa vb.), Yargıtay bu durumu mutlak engel saymayabilir. Mutlak engelin bittiği gün 2 haftalık kronometreyi basar.

Eski hale getirme talebini 2 haftalık süre içinde yaptık ancak delil eklemeyi unuttuk. Sonradan eksik delili tamamlayabilir miyiz?

Hayır. Kanun (HMK m. 97) engelin ortadan kalkmasından itibaren gelen o 2 haftalık süre cenderesinde, sadece talebinizi ve mazeret delillerinizi sunmanızı değil, bizzat KAÇIRMIŞ OLDUĞUNUZ İŞLEMİ (itiraz, dilekçe, masraf vb.) eş zamanlı olarak dosyaya sunmanızı/yatırmanızı emreder. Dilekçe verilip de kaçırılan işlemi yapılmamış talepler “Kötüniyet/Eksik Şart” sayılarak geri çevrilir.

Karar çoktan verildi (Hüküm kuruldu) ve celse bitti. Artık eski hale getirme isteyemez miyim?

HMK Madde 96/2’de belirtildiği üzere kural olarak nihai karar okunduktan sonra (tahkikat evresi gibi geride kalan işlemler için) geriye dönüp eski hale getirme BAŞVURUSU YAPILAMAZ. Ancak bu kuralın tek bir istisnası vardır: O karar “Sizin yasal yokluğunuzda” okunduysa ve yok olma sebebiniz de gerçek bir mücbir sebepse, karardan sonra da (Yargıtay evresi vb. hariç) bu talepte bulunmanız yasa tarafından desteklenir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.