Davanın Usulden Reddi: HMK Madde 88 Teminat Gösterilmemesinin Sonuçları
Hukuk davalarında teminat istenmesi, basit bir idari işlem veya harç ödemesi değil, doğrudan doğruya davanın esasına girilmesinin ön şartıdır. Çünkü teminat yatırmak yasada “Dava Şartı” (Bkz. HMK m. 114) olarak düzenlenmiştir. HMK Madde 88, hakim tarafından “şartları oluştuğu için” takdir edilen ve yatırılması için kesin süre (genellikle 2 hafta vb.) verilen bu paranın dosyaya girmemesi durumunda ne olacağını düzenler. Kanun bu aşamada çok nettir: Teminat emri yerine getirilmezse, davacının haklı veya haksız olduğu, delillerin ne anlama geldiği, tanıkların ne söylediği hiçbir şekilde incelenemez. Hakim, “Dava şartı yokluğu” gerekçesiyle davayı doğrudan usulden reddetmek zorundadır. Peki hakim hatalı yere teminat emri vermişse ne yapılmalıdır? Davacı bu emre boyun eğip yok yere davasının reddedilmesini mi bekleyecektir? Aşağıdaki makale içeriğinde ve yargıtay kararlarında bu usul tuzağının sınırları incelenmektedir.
HMK Madde 88: Kanun Metni
(1) Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir.
(2) Müdahale talebinde bulunan kişi, kesin süre içinde istenen teminatı vermezse, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında yer alan düzenlemede, hâkim tarafından belirlenen süre içinde teminatın gösterilmemesi hâlinde, hâkimin davayı usulden reddedeceği hususu hüküm altına alınmıştır. Böylelikle 1086 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinde yer alan düzenlemeden farklı bir düzenleme benimsenmiştir. Bu durum, “Dava şartları” başlıklı 119 uncu maddenin (ğ) bendinde, teminat kararının yerine getirilmesi hususunun dava şartı olarak öngörülmesinin doğal bir sonucudur.
Maddenin ikinci fıkrasında ise davacı yanında fer’î müdahil olarak yer alanın müdahale giderlerini karşılamak amacıyla, göstermesi istenen teminatı, verilen kesin süre içinde göstermemesi hâlinde, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususu hüküm altına alınmış; uygulamada fer’î müdahale bağlamında ortaya çıkabilecek olan boşluk, bu şekilde doldurulmuştur.
(Not: Maddedeki “119. Madde” atfı, kanunun ilk tasarı metnindeki numaralandırmadır. Mevcut yasalaşan 6100 sayılı HMK uyarınca Dava Şartlarını düzenleyen asıl madde 114. Madde‘dir).
Hukuki İncelemeler
Davanın Esastan Değil “Usulden Reddedilmesi” Ne Demektir?
HMK M. 88/1’deki en büyük ceza, davanın “usulden reddedilmesi”dir. Bir davanın usulden reddi demek, o uyuşmazlığın kanuni prosedürler (şartlar) yerine getirilmediği için “hiç incelenmeden kapatılması” demektir. Yani davacı, teminat parasını bulamadığı için davası reddedildiğinde aslında hukuken “haksız/suçlu” bulunmuş olmaz; sadece davayı yürütemeyeceği belgelenmiş olur. En büyük dezavantajı ise, davası usulden reddedilen davacının, davalı tarafın avukatına nispi değil “maktu vekalet ücreti” ödemek zorunda kalmasıdır. Oysa teminatı yatırıp davasına devam edebilse o paraları belki de ödemeyecekti.
Fer’i Müdahiller (Yardımcı Taraf) Teminat Yatırmazsa Ne Olur?
HMK 88’in 2. fıkrası sadece asıl taraflarla (Davacı) değil, davaya davacı yanında müdahil olan (fer’i katılan) kişilerle ilgilidir. Örneğin bir iş kazası davasında alt işveren olan müteahhit, ana işveren (davalı) yanında değil de davacı işçi yanında davaya katılarak onun kazanmasını ister ve mahkemeye müdahil olur. Ancak bu kişinin bizzat iflas etmiş vb. olduğu anlaşıldığı için hakim ondan da “müdahale masrafları için” teminat yatırmasını isteyebilir. Eğer müdahil taraf parasını yatırmazsa, davanın tümü usulden reddedilmez. Sadece o müdahil kişinin talebi reddedilir (vazgeçmiş sayılır), ana dava kaldığı yerden devam eder.
Avukat Görüşü: Hatalı Teminat Ara Kararına İtiraz Süreci
En sık yaşanan durum, hakimin haksız yere HMK Madde 84’ü işletip müvekkilden devasa bir teminat istemesi ve HMK Madde 88 ile “usulden ret” ihtarını vermesidir. Özellikle müvekkil yurt dşında (Almanya vb.) yaşıyorsa, hakimler ikili anlaşmaları unutarak ezbere teminat kararı alabilmektedir (Aşağıdaki Yargıtay emsalindeki gibi). Davacı vekili olarak bu kesin süre zarfında sessiz kalınmamalıdır. Derhal, “Türkiye ile Almanya arasında ikili Adlî Yardımlaşma Sözleşmesi muafiyeti bulunduğuna” dair açık HMK 85 itiraz dilekçesi sunulmalı, hakimin kendi hukuki bilgisizliği yüzünden verilecek red kararının Yargıtay’dan kesin olarak döneceği dosyaya işlenmelidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/16175E. , 2018/1079K. (Almanya İle Muafiyet Anlaşması ve Hatalı Usulden Red)
ÖZET: Davacı Türk vatandaşı, bir şirketten aldığı ticari aracın nakliyat sırasında yanarak perişan olması sebebiyle imzaladığı senetlerden borçlu olmadığının tespiti davası açmıştır. Ancak davacının hukuki hakları daha sonra yurt dışında (Almanya’da) adresi bulunan bir kişiye “temlik” edilmiştir. İlk derece ticaret mahkemesi, dosyaya Almanya’dan giren bu yeni davacıyı görünce aniden “Senin mutat meskenin Almanya’da, hemen 1 aylık kesin süre içinde 10.000 TL teminat yatır” demiş, davacı yatırmayınca da HMK 88 uyarınca davasını usulden reddetmiştir.
Kararın Esası: Yargıtay bu kararı ağır bir usul ihlali sayarak BOZMUŞTUR. Yargıtay Dairesi vurgulamıştır ki; bir kişinin yurt dışında ikamet ediyor olması (mutat meskeninin dışarıda olması) tek başına ezbere “kesin teminat şartı” doğurmaz. Her şeyden önce Türkiye ile Almanya Devleti arasında ikili adli yardımlaşma antlaşması ve “teminat muafiyeti” vardır. Hakim bu ikili anlaşmayı gözetmeksizin, durduk yere 10.000 TL teminat arayıp, yatırılmadı diye HMK 88 üzerinden davayı usulden reddedemez.
HMK Madde 88 (Teminat Gösterilmemesinin Sonuçları) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hakimin teminat için verdiği kesin süre kaç gündür, ben parayı bu süre bitince yatırsam ne olur?
Hukuk sistemimizde “Kesin Süre” kavramı tavizsizdir (Genellikle 1 hafta veya 2 haftalık bir süredir, ancak hakim tayin eder). Eğer hakim ara kararında “2 haftalık kesin süre verilmesine” yazmışsa ve siz o parayı 2 hafta 1 gün sonra vezneye götürürseniz, artık iş işten geçmiştir. Zaten makbuz UYAP’tan kesilemez veya dosyaya eklense de HMK 88 gereği dava geri dönülemez şekilde usulden reddedilmiş sayılır. Süreyi kaçırmamak hayati önem taşır.
Param olmadığı için teminatı yatıramadım ve davam HMK 88 ile usulden reddedildi. Aynı davayı ileride para bulunca tekrar (baştan) açabilir miyim?
Evet açabilirsiniz. Davanız esastan (haksız olduğunuz için) değil, usulden (“Dava şartı yokluğu” yani teminatsızlık) nedeniyle reddedilmiştir. Bu nedenle “kesin hüküm” teşkil etmez. Yani ileride paranızı ayarladığınızda, yasal zaman aşımı süresini de geçirmemişseniz, harcını yatırarak (ve teminatı bularak) aynı konuyu baştan yeni bir dava olarak yargıya taşıyabilirsiniz.
Mahkeme benden teminat istedi, yatırmadım ve davam usulden reddedildi. Karşı taraf (davalı) avukatına yüklü vekalet ücreti ödeyecek miyim?
Maktu bir vekalet ücreti ödeyeceksiniz (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin o yıl ki rakamına göre, örneğin asliye hukuk için belirlenen maktu tutar). Ancak korktuğunuz gibi “davayı esastan kaybetmiş gibi” istenen yüz binlerce liranın (Nispi vekalet ücretinin) oranını karşı tarafa ödemezsiniz. Dava ön inceleme aşamasında, esasa girilmeden usulden kesildiği için karşı taraf avukatı “maktu (sabit/standart)” vekalet ücretine hak kazanır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.