İhtiyari Dava Arkadaşları Birbirinden Bağımsız mıdır? HMK Madde 58
İhtiyari dava arkadaşlığında birden fazla kişi aynı davada birlikte yer alsa da bu durum, aralarında hukuki bir bağımlılık doğurmaz. HMK Madde 58, ihtiyari dava arkadaşlığının usul hukukundaki temel kuralı olan bağımsızlık ilkesini düzenlemektedir: Her dava arkadaşı kendi davasının sahibidir; birinin yaptığı işlem, birinin kabul veya feragati, duruşmaya katılıp katılmaması diğerini bağlamaz. Maddenin bu basit ama kritik hükmü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun pek çok kararına konu olmuş; özellikle ihtiyari ile zorunlu dava arkadaşlığını birbirine karıştıran yerel mahkeme hatalarının kaynağını oluşturmuştur.
HMK Madde 58: Kanun Metni
(1) İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Bu maddede, ihtiyarî dava arkadaşlığının usul hukukuna yönelik hükümlerine yer verilmiştir.
Burada ihtiyarî dava arkadaşlarının, davalarının, birbirinden bağımsız olduğu ve her bir dava arkadaşının diğerinden bağımsız hareket edebileceği hususu vurgulanmıştır. Benzer düzenleme Alman Medeni Usul Kanununun 61 inci maddesinde de yer almaktadır.
Hukuki İncelemeler
Bağımsızlık İlkesinin Kapsamı — Madde 58 Ne Anlama Geliyor?
Madde 58’in tek fıkrası iki temel sonucu birlikte düzenlemektedir:
1. Davaların birbirinden bağımsız olması: İhtiyari dava arkadaşlığında dava arkadaşı sayısı kadar ayrı dava vardır; bunlar yargılamanın kolaylığı için birleştirilmiş olsa da hukuki olarak bağımsız niteliktedir. Her davada ayrı vakıa incelemesi, ayrı delil değerlendirmesi ve ayrı hüküm kurulabilir.
2. Her dava arkadaşının bağımsız hareket edebilmesi: Bir dava arkadaşının yaptığı usul işlemleri — feragat, kabul, sulh, yemin, itiraz, temyiz — yalnızca kendisini bağlar. Bu işlemler diğer dava arkadaşlarını ne lehine ne de aleyhine etkiler.
m. 58 ile m. 60 Karşılaştırması — İhtiyari ve Zorunlu Dava Arkadaşlığının Usul Farkı
Bu iki madde zaman zaman birbirine karıştırılmakta; özellikle yerel mahkemeler ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte hareket zorunluluğu aramaktadır. Oysa fark nettir:
| İhtiyari Dava Arkadaşlığı (m. 57–58) | Zorunlu Dava Arkadaşlığı (m. 59–60) | |
|---|---|---|
| Dava sayısı | Arkadaş sayısı kadar dava | Tek dava |
| Hareket | Her biri bağımsız hareket eder | Hep birlikte hareket zorunluluğu |
| Hüküm | Her biri için ayrı hüküm kurulabilir | Tüm arkadaşlar için tek ve aynı hüküm |
| Feragat/kabul | Yalnızca o kişiyi bağlar | Tümünü etkiler |
| Dahil edilmeme | Dava açılabilir, zorunlu değil | Zorunlu; eksiklik dava şartı noksanlığıdır |
Bağımsızlık İlkesinin Pratik Sonuçları
Bağımsızlık ilkesinin uygulamada yol açtığı önemli sonuçlar şunlardır:
- Farklı kararlar: Mahkeme, dava arkadaşlarından biri aleyhine kabul, diğeri aleyhine ret kararı verebilir. Bu çelişki değil, bağımsızlığın doğal sonucudur.
- Süre kullanımı: Bir dava arkadaşının süresi geçirmesi diğerini etkilemez; her biri kendi süresini bağımsız olarak takip eder.
- Temyiz hakkı: Aleyhine karar çıkan dava arkadaşı temyize gidebilir; temyize gitmeyen için karar kesinleşir.
- Zorunlu dahil etme yok: İhtiyari dava arkadaşlığında, üçüncü bir kişiyi zorunlu olarak davaya dahil etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dava dışı kişiyi dahil etmek davacının tercihine bağlıdır.
Avukat Görüşü: “Zorunlu” ile “İhtiyari” Arasındaki İnce Çizgi
Uygulamada en kritik hata, ihtiyari dava arkadaşlığının varlığında tüm ortakların birlikte dava açması ya da açılmaması gerektiğini düşünmektir. Yargıtay HGK’nın 2008 tarihli kararında açıkça ortaya konduğu gibi, davacı ihtiyari dava arkadaşı konumundaki kişiyi davaya dahil etmeyi tercih edebilir ya da etmeyebilir; mahkeme bu tercihi zorla değiştiremez. Zorunluluk, yalnızca bölünemez bir hukuki sonucun söz konusu olduğu hâllerde (tahliye gibi) ya da maddi hukukun tüm ortakların birlikte dava açmasını gerektirdiği hâllerde aranır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/92 E. , 2015/789 K.
ÖZET (İhtiyari ve Zorunlu Dava Arkadaşlığı Sınırı — Birden Fazla Kiralayanın Tahliye Talebi): Kira sözleşmesinde iki kiralayanın birlikte taraf olduğu uyuşmazlıkta, kiralayanlardan yalnızca biri icra takibi başlatmış ve tahliye ile itirazın kaldırılması davası açmıştır. Yerel mahkeme, kira sözleşmesinden doğan şahsi hakkın tek başına kullanılabileceği gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Yargıtay 6. HD bozmuş; yerel mahkeme direnerek önceki kararda ısrar etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını bozmuştur. HGK’ya göre: HMK m. 58 kapsamındaki bağımsızlık ilkesi, bölünebilir para alacakları için geçerlidir. Tahliye talebi ise bölünemez bir eda içerdiğinden, iki kiralayanın bulunduğu hâllerde tüm kiralayanların katılımı zorunludur; bu durum zorunlu (mecburi) dava arkadaşlığı kapsamındadır. Para alacağı bakımından ise her kiralayanın yalnızca kendi payına düşen miktarı (yarısını) ayrı ayrı talep edebileceği kabul edilmiştir. Karar, m. 57–58 ve m. 59–60 arasındaki çizginin nerede çizileceğini pratik olarak netleştirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/746 E. , 2008/748 K.
ÖZET (Kat Karşılığı İnşaat — Dava Dışı Yüklenicinin Mecburi Dava Arkadaşı Olmadığı): Arsa sahibi, sözleşmesi geriye etkili olarak feshedilen yüklenicinin talimatıyla taşınmazı devralan üçüncü kişiye karşı tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Özel Daire, yüklenici hakkında ayrı dava açılarak birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuş; yerel mahkeme direnerek bozma kararına uymamıştır. Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla direnme kararını onamıştır. HGK’ya göre: Davalı üçüncü kişi ile dava dışı yüklenici arasında maddi ya da şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır; aralarındaki ilişki en fazla ihtiyari dava arkadaşlığı niteliği taşımaktadır. İhtiyari dava arkadaşlığında ise kimse dava açmaya zorlanamaz (HUMK m. 79 ilkesi); davacının yükleniciyi ayrıca dava etme veya eldeki davaya dahil ettirme yükümlülüğü yoktur. Bu karar, m. 58’deki bağımsızlık ilkesinin —”zorla dahil etmeye gerek yok”— somut bir uygulamasıdır.
HMK Madde 58 (İhtiyari Dava Arkadaşlarının Davadaki Durumu) Sıkça Sorulan Sorular
İhtiyari dava arkadaşlarından biri davayı kaybederse, diğeri de kaybedeceği anlamına gelir mi?
Hayır. Her dava arkadaşının davası bağımsızdır. Mahkeme, aynı yargılamada bir dava arkadaşı lehine kabul, diğeri aleyhine ret kararı verebilir. Kararlar birbirini otomatik olarak etkilemez.
Bir dava arkadaşı sulh olursa diğerini de bağlar mı?
Hayır. HMK m. 58 uyarınca sulh, feragat veya kabul yalnızca onu kabul eden dava arkadaşını bağlar. Diğerleri yargılamayı kendi davaları bakımından sürdürür.
Mahkeme, beni dava dışında bıraktığım kişiyi zorla davaya dahil edebilir mi?
İhtiyari dava arkadaşlığında hayır. Davacı, ihtiyari dava arkadaşı konumundaki kişileri davaya dahil edip etmemekte serbesttir; kimse dava açmaya zorlanamaz. Yalnızca zorunlu dava arkadaşlığında eksik taraf değerlendirmesi yapılır.
Her dava arkadaşının farklı avukat tutması gerekir mi?
Hayır. Ortak bir avukatla temsil mümkündür. Ancak çıkarları çatışıyorsa ayrı avukat alınması önerilir; zira avukatın yaptığı işlem her dava arkadaşını ayrı ayrı etkiler ve bir arkadaşın talebi diğerini sınırlamaz.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbil bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.