Çekilme Kararının İncelenmesi ve Usulü: HMK Madde 39 İncelemesi

Halk arasında “Hâkim davama bakmak istemedi, dosyadan çekildi ve dosyam hemen başka mahkemeye gitti” şeklinde yaygın bir yanılgı vardır. Hukukumuzda hiçbir hâkim tek taraflı iradesiyle “Ben bu dosyadan çekiliyorum” diyerek cübbesini çıkarıp davadan özerk biçimde kaçamaz. HMK Madde 39 (Çekilme Kararının İncelenmesi), mahkeme hâkiminin kendi isteğiyle davadan el çekmesi (çekinme) durumu dâhil olmak üzere, reddi hâkim süreçlerinde son sözü kimin söyleyeceğini düzenler. Madde hükmüne göre; hâkim davadan çekilmek istese bile, yandaki komşu mahkeme nitelikli “İnceleme Mercii”, hâkimin bu çekilme gerekçesinin kanuna (HMK 36 ve 34’e) uygun olup olmadığını denetler. Merci “çekilme gerekçen kanuni değil, davaya bakmak zorundasın” derse, hâkim mecburen dosyaya dönüp yargılamayı sürdürür.


HMK Madde 39: Kanun Metni

(1) Hâkim, taraflardan birinin ret talebi üzerine veya kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirirse, ret talebini incelemeye yetkili merci, bu çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar verir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 32 nci maddesindeki düzenleme gerekçesiyle birlikte benimsenmiş, dili sadeleştirilerek aynen alınmıştır.


Hukuki İncelemeler

Merci Denetiminin “Tabii Hâkim İlkesi” Açısından Önemi

Anayasanın 37. maddesi uyarınca hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Tabii-Doğal Hâkim İlkesi). Bu ilkenin mahkemelerdeki yansıması, davanın tevzi edildiği Asıl Hâkimin dosyayı bitirme yükümlülüğüdür. Eğer Hâkimler, gergin geçen veya dosya içeriği fazlaca karmaşık olan davalardan, tarafların sahte olarak yarattığı husumetleri bahane ederek diledikleri zaman çekilebilselerdi; bu durum yargı sistemini kaosa sürükler, davasını uzatmak isteyen herkes hâkimi kızdırıp dosyadan el çektirirdi. İşte HMK Madde 39’daki “Merci Onayı” şartı, adaletin kanunsuz çekilme ile kilitlenmesini engelleyen sübap görevi görür.

Avukat Görüşü: Hâkimin Red Talebini Kendi Kendine Reddetmesi Cezası

Uygulamada bazı hâkimler, kendileri aleyhine verilen “Reddi Hâkim” dilekçelerine oldukça sinirlenerek “Bu talep hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir, kanuna ve usule aykırıdır” gibi ifadelerle dilekçeyi bizzat kendi kurdukları ara kararla çöpe atmakta ve hatta vatandaşı/avukatı para cezasına çarptırabilmektedir. Yargıtay içtihatları bu durumu HMK 39’a açıkça aykırı bulur. Hakkında ret talebi bulunan hâkim, merci yerine geçerek kararı bizzat reddedemez. Hâkim sadece “Ben çekilmiyorum, iddialar asılsızdır” şeklinde hukuki görüş mütalaasını yazmak ve dosyayı mecburen incelemeye yetkili Merciye (Yan Mahkemeye) göndermekle yükümlüdür.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, HMK m.39 uyarınca Reddi Hakim / Çekilme sarmalının yalnızca “Yetkili Merci” tarafından incelenip çözülebileceğini, hâkimin bizzat dosyayı çöpe atamayacağını gösteren güncel emsallerdir.)

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/103 E. , 2012/3032 K.

ÖZET (Hâkimin Reddi Hâkim Dilekçesini Çöpe Atamayacağı): Bir tazminat davasında hâkim, davacı vekiline “İslah yapacaksanız 10 günlük süreniz var” şeklinde ara karar kurmuştur. Davalı taraf ise sırf bu ara karar yüzünden “Hâkim karşı tarafa akıl ve yol gösterdi!” diyerek Reddi Hâkim isteğinde bulunmuştur. Duruşma hâkimi bu garip talebe çok kızmış, dosyayı merci’ye yollamak yerine iddiayı bizzat reddetmiş ve avukata para cezası kesmiştir. Yargıtay kararı hemen bozmuştur: “Hâkim kendisine yöneltilen ret talebini kendi başına reddedemez, geri çeviremez. Hâkim sadece görüşünü yazar, nihai karar merci tarafından verilmelidir (HMK m.39-40). Usule uyulmadan kesilen para cezası yasa dışıdır.”

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2012/13574 E. , 2012/14186 K.

ÖZET (Hakim Çekilmek İstese Bile Merciin Gerekçeli Karar Vermesi Şartı): Bir “İflasın Ertelenmesi” davasında katılan şirket vekili, hâkim aleyhine HSYK’ya şikayet dilekçesi vermiş, sonra da gelip “Husumet oluştu” diyerek hakimi reddetmiştir. Duruşma hâkimi baskılardan bunalarak “Çekiliyorum” görüşü bildirip dosyayı merci mahkemesine yollamıştır. Merci mahkemesi dosyaya bakıp “Hâkimin reddi talebinin dayanağı yoktur, yerinde değildir” deyip kapatmıştır. Yargıtay bu işlemi de bozmuştur: “Sırf bir hâkimi HSYK’ya şikayet ettin diye HMK 36 anlamında husumet doğmaz, aksi halde herkes hâkimleri uydurma şikayetlerle davadan attırırdı! Mahkemedeki Merci; sadece ret talebinin iptaliyle yetinemez; HMK 39 uyarınca duruşma hâkiminin ‘Ben Çekiliyorum’ mütalaası hakkında da net bir karar (Çekilmenin kanuna uygun olmadığı şeklinde ret veya uygun şeklide kabul) vermek ZORUNDADIR.”


HMK Madde 39 Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim dosyadan bizzat çekilmek isterse, benim davam hemen o gün başka mahkemeye gönderilir mi?

Hayır. HMK 39 uyarınca, hâkimin bizzat “çekilme yönünde görüş bildirmesi” davanın otomatik olarak transfer olacağı anlamına gelmez. Hâkimin bu mütalaası tıpkı bir talep gibi ilgili Merci mahkemesine gönderilir. Merci, 1 hafta içinde bu çekilmenin haklı olup olmadığına karar verir. Eğer haklı bulursa dosya ancak o zaman yeni mahkemeye verilir.

Hakkında reddi hâkim talep edilen hâkim, “Bu talep asılsızdır ve maksatlıdır” diyerek dilekçemi işleme almayabilir mi?

Yargıtay uygulamalarına göre bunu yapamaz. Hâkimin, kendisine yöneltilen reddi iddialarını şahsi olarak geri çevirme veya dilekçeyi hiç işleme koymama (yırtıp atma) gibi bir yetkisi yoktur. Hâkim sadece “Bu iddialar asılsızdır, reddi kabul etmiyorum” diye şerh/mütalaa yazmak ve onaylaması/reddetmesi için dosyayı üst hakimliğe (Merciye) sevk etmekle görevlidir.

Hâkimin çekilme kararını inceleyecek o “Merci” tam olarak neresidir?

Bu durum usul kanunumuzun bir sonraki maddesi olan HMK 40’ta detaylıca sayılmıştır. Genel kurala göre; reddedilen hâkimin bulunduğu adliyedeki numara sırasına göre takip eden mahkeme (Örn: 2. Asliye Hukuk Hakimi reddedilmişse, Merci 3. Asliye Hukuk Mahkemesi) merci görevi görür.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.