Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi Nedir? HMK Madde 31 İncelemesi
Hukuk davalarında (Ceza hukukunun aksine) kural olarak “Taraflarca Getirilme İlkesi” geçerlidir; yani davaya konu olayları ve delilleri taraflar sunar, hâkim masada oturan pasif bir hakem gibi bunları tartar. Ancak bu pasiflik mutlak değildir. HMK Madde 31’de düzenlenen Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi, adaletin usul oyunlarına veya basit kafa karışıklıklarına kurban gitmesini engelleyen devasa bir sigortadır. Bir davanın dilekçesinde ne istendiği belli değilse, rakamlar havada uçuşuyor fakat kimin hangi eşyayı kime verdiği çelişkili kalıyorsa; hâkim sadece “anlamadım, davanı reddediyorum” diyemez. Uyuşmazlığın üzerindeki sis perdesini aralamak, tarafları bizzat dinleyip soru sormak ve o karanlık noktaları “aydınlatmak” hâkimin kanuni bir zorunluluğudur.
HMK Madde 31: Kanun Metni
(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından neler yapabileceğinin hüküm altına alındığı bu madde, 1086 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarını karşılamaktadır. 75 inci maddede, “iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere” şeklinde ifade edilen husus “uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda” ibaresi kullanılarak ifade edilmiştir. Bu düzenlemeye göre, hâkimin ancak bu hâllerde, taraflardan açıklama isteme, soru sorma ve delil göstermelerini isteme yetkisi vardır.
Maddede, hâkimin maddî anlamda davayı sevk yetkisi düzenlenmektedir. Mukayeseli hukuktaki gelişim sonucu, günümüzde, bununla hâkimin taraflara sorular sorma, işaret ve müzakere etme ödevi anlaşılmaktadır. Bununla hâkim, olayın ve hukukî uyuşmazlığın olgusal ve hukukî boyutlarını gerekli olduğu ölçüde taraflarla birlikte ele alabilecek, tarafların zamanında uyuşmazlığın çözümü için önemli vakıaların tamamı hakkında açıklama yapmalarını, özellikle ileri sürülen vakıalardaki eksiklikleri tamamlamalarını, delilleri ikame etmelerini ve gerekli talepleri ileri sürmelerini sağlayabilecektir.
Hukuki İncelemeler
Hâkim Soru Sorarken “Tarafsızlık” Sınırını Aşabilir mi?
HMK 31’in uygulamasında en ince çizgi budur. Hâkim elbette davayı aydınlatacaktır ancak “tarafların avukatı gibi” davranıp kendi başına yeni iddialar üretemez. Hâkimin görevi var olan ama belirsiz olan bir iddiayı netleştirmektir, hiç olmayan bir iddiayı yaratmak (hatırlatmak) değildir. Örneğin; davacı taraf dilekçesinde 100.000 TL zararının olduğunu ve bunu farklı sebeplerle istediğini (fakat matematiğinin birbirini tutmadığını) yazmışsa, hâkim davacıyı çağırıp “Bu zararları tek tek açıkla, çelişkiyi gider” demelidir (Bu HMK 31’dir). Ancak davalı taraf davaya gelirken “Zamanaşımı” itirazında bulunmayı unutmuşsa, hâkim davalıya dönüp “Siz galiba on yıllık süreyi hesaplamadınız, isterseniz bir düşünün” diyerek yol gösteremez! Bu, Aydınlatma Ödevini aşıp HMK 24’teki (Tasarruf İlkesi) eşitliği ve tarafsızlığı ağır biçimde bozmaktır.
Avukat Görüşü: Hayatın Olağan Akışına Aykırılık ve HMK 31
Yargılamalarda en çok karşılaştığımız tıkanıklıklardan biri, dosyadaki belgelerin veya matematiksel iddiaların “Kâğıt üzerinde doğru görünmesine rağmen; pratik akla (hayatın olağan akışına) tamamen ters düşmesi” durumlarıdır. Böyle bir olayda hâkim salt kâğıtlara bakarak “şekli bir karar” veremez. Akıl ve mantıkla çelişen çok aşırı bir iddiayı (Örneğin 20 yıl çalışıp sadece 3 gün tatil yaptığını iddia eden bir işçinin veya elden tek seferde 5 milyon TL nakit borç verdiğini iddia eden birinin durumunu) gördüğünde derhal HMK 31‘i işleterek tarafı bizzat mahkemeye çağırıp tereddütleri gidermelidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay içtihatları, maddelerin pratikteki yansımalarına ve ilam metinlerinde karşılaşılan uygulamalara ışık tutmaktadır.)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2020/1075 E. , 2020/4067 K.
ÖZET (Taleplerdeki Belirsizliğin Giderilmesinde Hakimin Ödevi): Bir ölümlü trafik kazası nedeniyle davacılar (ölenin yakınları) mahkemeye başvurarak toplu şekilde “manevi tazminat” istemiştir. Ancak dilekçede hangi akrabanın (annenin, kardeşin vs.) tam olarak kendisine ne karar tazminat istediği açık değildir. Yerel mahkeme bu belirsizliği sorgulamadan toptan bir tazminata hükmetmiştir. Yargıtay bu durumu HMK 31 yönünden bozmuştur: “Davacılar tazminat istemiş olmakla birlikte hangi davacının ne miktarda tazminat talep ettiği hususu açık değildir. Hâkim, davayı aydınlatma ödevi uyarınca asillere veya vekillerine başvurarak bu durumu ayrı ayrı açıklattırmalı, çelişkiyi gidermeli ve ancak ondan sonra talebe göre hüküm koymalıdır.”
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/1294 E. , 2019/4233 K.
ÖZET (Mal Rejimi Tasfiyesinde Kalemlerin Netleştirilmesi): Boşanma sonrası açılan mal rejimi davasında davacı vekili; ev, araba, banka hesapları gibi onlarca malvarlığından oluşan devasa bir liste vermiş ve “şimdilik 10.000 TL katkı payı/katılma alacağımı istiyorum” diyerek dava açmıştır. Hangi maldan ne kadar, (değer artış payı mı, edinilmiş mallara katılma payı mı) ne tür bir alacak istediğini hiç sınıflandırmamış, mahkeme de bunu hiç sormadan esastan yargılama yapıp hüküm vermiştir. Yargıtay HMK 31 üzerinden kararı net bozmuştur: “Hâkim davayı aydınlatmak zorundadır. Ortada onlarca taşınmaz varken ‘hangi mal için, ne tür, ne kadarlık bir alacak istendiği’ kalem kalem sorulup iddianın iskeleti somutlaştırılmadan işin esasına (bilirkişiye vs.) girilemez.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/3166 E. , 2020/10213 K.
ÖZET (Hayatın Olağan Akışına Aykırı İddialarda Davacının Aslen Dinlenip Aydınlatma Yapılması): Bir işçi, kıdem tazminatı davasıyla birlikte açtığı yıllık izin davasında, çalıştığı sürece birikmiş yıllık izinlerinin eksik ödendiğini iddia etmiştir. Davacının işyerinde 10 yılı aşkın kıdemi vardır, ancak dosyadaki kağıtlar üzerinden sadece “17 gün yıllık izin kullandığı” varsayılarak inanılmaz yüksek bir izin ücreti hesaplaması yapılıp karara bağlanmıştır. Yargıtay Dairesi duruma derhal HMK 31 çerçevesinde müdahale etmiştir: “Davacının uzun yıllar (10 yıl boyunca) sadece 17 gün yıllık ücretli izin kullanarak çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hâkim, davayı aydınlatma ödevi (HMK 31) uyarınca sırf kağıt yığmakla yetinemez, bu kadar tuhaf bir tabloda bizzat davacı asili mahkemeye çağırıp sorular sorarak durumu aydınlatmalıdır.”
HMK Madde 31 Sıkça Sorulan Sorular
Hâkimin davayı aydınlatma ödevi sadece davacı için mi geçerlidir?
Hayır. HMK 31’de yer alan bu ödev davadaki “uyuşmazlığı” çözmek için her iki tarafa da yöneliktir. Davacının talep sonucundaki muğlaklıklar iddia boyutunda nasıl aydınlatılmak zorundaysa; davalının savunma dilekçesine yazdığı çelişkili ifadeler (Örn: Hem borcu ödedim diyor hem de borçlunun ben olduğumu kabul etmiyorum diyor) hâkim tarafından davalı tarafa soru sorularak aydınlatılmalıdır.
Avukatımla girdiğim duruşmada hâkim doğrudan bana zorla soru sorabilir mi?
Evet, sorabilir. Hâkim uyuşmazlığın aydınlatılması boyutunda, temsil eden vekil (avukat) nezdinde maddi vakıanın çözülemeyeceğini veya çelişki barındırdığını gördüğü takdirde, HMK 31 kapsamında bizzat “davacı/davalı asilin” doğrudan dinlenmesine ve kendisine mahkeme huzurunda soru yönetilmesine (İsticvap vb. usullerle desteklenerek) karar verebilir. (9.HD’nin yukarıdaki yıllık izin kararında olduğu gibi).
Hâkim dosyada iddiamı kanıtlayacak delilim zayıf kaldı diye bana “şu delili de getir” diye yol gösterir mi?
Kesinlikle hayır. Hâkimin “Davayı Aydınlatma Ödevi” eksik hukuk bilginizi tamamlama veya size davayı kazanmanız için tüyolar verme (yeni delil yaratma) ödevi değildir. Hâkim ancak sunduğunuz bir delilin dosyayla bağlantısının anlaşılamaması veya dilekçenize yazdığınız soyut bir konunun hukuki zemine oturtulamaması noktasında size bunu “Açıklatır.” Hiç iddia etmediğiniz sıfır bir delilin peşine hâkim adına lütfedip sizin için düşmez; düşerse reddi hâkim sebebi doğar.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.