Birden Fazla Davalıya Karşı Açılacak Davalarda Yetki: HMK Madde 7 Esasları

Hukuk pratiğinde uyuşmazlıklar her zaman iki kişi arasında cereyan etmez. Bir davanın birden fazla davalısı olduğunda (örn. bir trafik kazasında hem sürücüye hem de araç sahibine dava açılması), hangi yer mahkemesinin yetkili olacağı sorusu gündeme gelir. HMK Madde 7, bu soruna pratik bir çözüm sunarak; davanın, davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini hükme bağlamıştır. Bu kural, davacının seçim hakkını genişleterek yargılama sürecini kolaylaştırırken, aynı zamanda davalıların yetki itirazlarının nasıl koordineli değerlendirileceğini de netleştirmiştir.


HMK Madde 7: Kanun Metni

MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi belirleyen bir hüküm varsa, davanın o yer mahkemesinde açılması gerekir.
(2) Düşmanlık amacıyla, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açıldığı saptanırsa, mahkeme, bu davalının yetki itirazını kabul ederek davanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddeyle, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği kuralı benimsenmiştir. Bu kural, davanın davalılar için en az masrafla görülmesini sağlamak amacına yöneliktir. Ancak kanunda davalıların tamamı için ortak bir yetkili mahkeme öngörülmüşse davanın orada açılması gerekir. İkinci fıkrada ise kötüniyetli yetki kullanımını engellemek için düzenleme yapılmıştır.



Hukuki İncelemeler

Davalılardan Birinin Yerleşim Yeri Mahkemesinde Dava Açma Seçeneği

Dava, uyuşmazlığın taraflarından herhangi birinin ikametgahında açılabilir. Ancak bu genel kuralın bazı önemli sınırları vardır:

  • Kesin Yetki Hali: Eğer davalılar arasında, taşınmazın aynına ilişkin bir uyuşmazlık (HMK m. 12) varsa, “seçim hakkı” işlemez ve dava malın bulunduğu yerde açılır.
  • Kötüniyet Yasağı: Davacı, sadece davanın kendi istediği bir mahkemede görülmesini sağlamak amacıyla, o uyuşmazlıkla gerçek bir ilgisi olmayan kişiyi “davalı” olarak gösteremez.

Yetki İtirazının Değerlendirilmesi (Hadi Birisi İtiraz Ederse?)

Birden fazla davalı olduğunda yetki itirazı süreci şu şekilde işler:

  1. Genel Yetkili Yer: Dava davalılardan birinin yerleşim yerinde açılmışsa, diğer tüm davalılar için o mahkeme yetkili hale gelir; yetki itirazı yapamazlar.
  2. Yanlış Mahkeme: Dava, hiçbir davalının yerleşim yeri olmayan bir yerde açılmışsa; tüm davalılar ortak bir yetkili yer göstererek itiraz edebilir. Eğer davalılar farklı yerleri yetkili olarak gösterirse, mahkeme davanın türüne göre yerleşik kuralı uygular.

Avukat Görüşü: Dava Arkadaşlığı Kavramı

HMK Madde 7’nin uygulanabilmesi için davalılar arasında “Dava Arkadaşlığı” (HMK m. 57 vd.) bulunması gerekir. Uygulamada en sık yapılan hata, birbiriyle hukuken bağımsız uyuşmazlıkları olan kişileri aynı potada eritip tek mahkemede toplamaya çalışmaktır. Mahkeme, “Davalardan Birinin Yerleşim Yeri” kuralına dayanarak yetkisizlik kararı vermeden önce, uyuşmazlığın birlikte görülmesinde hukuki bir yarar ve bağ olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/13939 E. , 2016/9493 K.

ÖZET (Sigorta Rücu Davasında Ortak Yetki Yokluğu): Emtia nakliyat sigortasında ödenen tazminatın rücuen tahsili için taşıyan, şoför ve sigortacıya karşı açılan davada, tüm davalılar için kanunda öngörülen ortak yetkili mahkeme bulunmadığından; davacının HMK Madde 7/1 uyarınca davalılardan sadece birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açmasının yeterli olduğu ve davanın ayrılarak yetkisizlik verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/27101 E. , 2017/4195 K.

ÖZET (Faturaya Dayalı Takip ve Akdi İlişkinin Reddi): Faturaya dayalı takiplerde borçlu tarafından sözleşme ilişkisi açıkça kabul edilmemişse, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğine dair TBK m.89 kuralının ugulanamayacağı; HMK Madde 7 gereği davanın borçlulardan birinin yerleşim yerindeki mahkemede/icra dairesinde açılması gerektiği karara bağlanmıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/15160 E. , 2017/322 K.

ÖZET (Trafik Kazası ve Seçimlik Yetki): Trafik kazasından doğan tazminat davasında, HMK m. 6, m. 7 ve m. 16 kapsamında birden fazla mahkemenin yetkili olması durumunda davacının dilediği mahkemede (örneğin haksız fiilin zarar göreni olarak kendi yerleşim yerinde) dava açabileceği; usulüne uygun yönde açılmışsa yetki itirazının dinlenemeyeceği ifade edilmiştir.

Yargıtay HGK 2014/2163 E. , 2017/555 K.

ÖZET (İş Davaları ve Ortak Yetki Kavramının Yorumlanması): Birden fazla davalı işverenin bulunduğu bir işçi alacağı davasında; davanın 5521 sayılı Kanunla öngörülen seçimlik yetki çevresinde, davalı şirketlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde görülebileceği, HMK Madde 7’de yer alan “ortak yetkili mahkeme” kuralı sebebiyle davacının seçim hakkının elinden alınamayacağı belirlenmiştir.

Yargıtay HGK 2015/3884 E. , 2017/1411 K.

ÖZET (İş Kazası Sonucu Davalılardan Birinin Merkezinde Dava Açılması): İş kazası sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında, kazanın olduğu yerin ortak yetkili olarak kabulüyle re’sen yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; HMK Madde 7 uyarınca davanın Türkiye Kömür İşletmelerinin merkezinin bulunduğu Ankara’da görülmesinde bir engel olmadığına hükmedilmiştir.


HMK Madde 7 (Çoklu Davalı Yetkisi) Sıkça Sorulan Sorular

Davayı en kolay nerede açabilirim?

Kanun size seçimlik bir hak tanıyor. Davalılardan hangisinin bulunduğu il veya ilçede dava açmak sizin için daha ekonomik (ulaşım, avukat takibi vb.) ise orayı tercih edebilirsiniz.

Davalılardan biri şirket diğeri şahıs ise yetki değişir mi?

Hayır. İster şirket olsun ister gerçek kişi, davanın konusu malvarlığına ilişkin ise her iki tarafın ikametgah/merkez adresi genel yetkili yer olarak kabul edilir.

Diğer davalı yetki itirazında bulunursa ne olur?

Eğer dava davalılardan birinin yerleşim yerinde açılmışsa, diğer davalının liyakatsiz bir yetki itirazı dinlenmez. Mahkeme, yetki kuralına uygun açılan davayı sürdürmek zorundadır.