Dava Hangi İl/İlçe Mahkemesinde Açılır? HMK Madde 5 Genel Yetki Kuralı
Hukuk davalarında “görev” davanın hangi tür mahkemede açılacağını belirlerken, “yetki” davanın coğrafi olarak hangi yerdeki (hangi il veya ilçedeki) mahkemede açılacağını belirler. HMK Madde 5, medeni usul hukukumuzun en temel yetki kuralını vazetmiştir: “Aktör sequitur forum rei” (Davacı, davalının peşinden gider). Bu kural uyarınca, kanunda özel bir yetki kuralı (taşınmazın aynına ilişkin davalar gibi kesin yetki halleri) bulunmadıkça, dava davalının yerleşim yerinde açılır. Bu kuralın temel amacı, kendisinden bir hak talep edilen kişiyi kendi yaşadığı yerde savunma yapma imkanı vererek korumaktır.
HMK Madde 5: Kanun Metni
MADDE 5- (1) Kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddeyle, genel yetkili mahkeme olan yerleşim yeri mahkemesinin yetki kuralı esas alınmış ve kural bu şekilde ifade edilmiştir. Kişilerin yerleşim yerinin tayininde Türk Medenî Kanununun yerleşim yerine ilişkin hükümleri dikkate alınacaktır. Birinci fıkradaki kural gereğince yetki, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerine göre belirlenecek ve dava açıldıktan sonra meydana gelen yerleşim yeri değişiklikleri mahkemenin yetkisini etkilemeyecektir. Tüzel kişilerin yerleşim yeri ise kendi kuruluş kanunlarında veya tüzüklerinde veya ana sözleşmelerinde gösterilen merkezdir. Davacı dilerse davasını, genel yetki dışında, Kanunda öngörülen diğer özel yetkili mahkemelerde de açabilecektir. Bu durumda davalının veya davalıların yerleşim yeri mahkemesi tek yetkili mahkeme haline getirilmiş olmayıp, davacı için diğer yetki kuralları yanında bir seçenek teşkil etmektedir. Ancak kamu düzenine ilişkin olan kesin yetki halleri (örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalar gibi) bu genel yetki kuralının istisnasını teşkil eder. (Süre sınırlaması nedeniyle gerekçenin devamı web sitesindeki metinden tamamlanmıştır).
Hukuki İncelemeler
Davalının Yerleşim Yeri Mahkemesi (Genel Yetki)
| Kavram | Açıklama |
|---|---|
| Zamanlama | Yetki, davanın açıldığı tarihteki duruma göre belirlenir. Dava açıldıktan sonra yerleşim yerinin değişmesi yetkiyi etkilemez. |
| Yerleşim Yeri (İkametgah) | Türk Medeni Kanunu m. 19 uyarınca; bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. |
| Birden Fazla Davalı | Eğer davalı sayısı birden fazlaysa, dava bunlardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (HMK m. 7). |
| Yetki Sözleşmesi | Taraflar tacir veya kamu tüzel kişisiyse, genel yetkili mahkemenin yanına bir başka yeri de yetkili kılabilirler. |
Genel Yetki ile Kesin Yetki Farkı
Genel yetki (HMK m. 5), kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Eğer bir dava, davalının yerleşim yeri dışında (ancak kesin yetki olmayan bir yerde) açılmışsa; davalı “ilk itiraz” olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Ancak taşınmazın aynına ilişkin davalar gibi “kesin yetki” hallerinde, mahkeme yetkili olup olmadığını re’sen incelemek zorundadır.
Avukat Görüşü: Yerleşim Yerinin Tespiti
Uygulamada en büyük sorun, davalının MERNİS (Nüfus Müdürlüğü) kaydı ile fiilen oturduğu yerin farklı olması durumunda yaşanır. Yargıtay’ın istikrar kazanmış görüşüne göre; yetkili mahkemenin belirlenmesinde MERNİS adresi karine teşkil eder. Ancak davalının sürekli yaşama niyetiyle başka bir yerde oturduğu ispat edilirse, orası da yerleşim yeri olarak kabul edilebilir. Dava açmadan önce mutlaka güncel bir adres araştırması yapılmalı, aksi halde “Yetkisizlik Kararı” ile dosyanın başka ile gönderilmesi zaman kaybına yol açacaktır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/4583 E. , 2015/5801 K.
ÖZET (Haksız Fiillerde Seçimlik Yetki): Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan tazminat davasında, haksız eylem nedeniyle HMK’nın genel ve özel yetki kurallarına göre davacının seçimlik yetkisini kullanarak haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde dava açmasının usul ve yasaya uygun olduğu, yerel mahkemece yetki itirazının reddedilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/13280 E. , 2016/6002 K.
ÖZET (İstihkak Davası ve Re’sen Yetkisizlik): İİK’ya dayalı istihkak davalarında HMK uyarınca asıl icra takibinin yapıldığı yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir ve kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Yasada öngörülen süresi içinde usulüne uygun şekilde yetki ilk itirazı ileri sürülmediği takdirde davanın açıldığı mahkeme yetkili hale geleceğinden, hakimin re’sen yetkisizlik kararı veremeyeceği vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/13293 E. , 2016/3693 K.
ÖZET (İcra Takibinde Yetki ve İtirazın İptali): Para alacağına ilişkin başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davalarında da HMK Madde 5 uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri kuralı geçerlidir. Davalının icra dairesine yaptığı yetki itirazının kanundaki hükümlere göre yerinde olması durumunda icra takibinin askıda kalacağı ve geçerli bir takibin bulunmamasından ötürü itirazın iptali davasının reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı karara bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/9516 E. , 2018/2499 K.
ÖZET (Görev Hususunun Kamu Düzeni Niteliği): Ticari evrak zayi belgesi verilmesi talepli davanın TTK ve HMK’nın genel hükümleri uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu ve asliye hukuk/sulh hukuk yerine görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği; görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında re’sen gözetileceği açıkça ifade edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/881 E. , 2016/1433 K.
ÖZET (Trafik Kazası ve Sigortacı Merkezinin Yetkisi): Motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepli davalarda davanın sigortacının merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilmesi mümkün olduğundan, davacının birden fazla yetkili mahkemeden birini seçme hakkını kullanarak sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemesini tercih etmesinin geçerli olduğu ve yetkisizlik kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
H2: HMK Madde 5 (Yetkili Mahkeme) Sıkça Sorulan Sorular
Davalı davanın açıldığı ilde değil de başka ilde yaşıyorsa ne yapmalıyım?
Eğer davanız haksız fiil, sözleşme veya taşınmazın aynına ilişkin özel bir yetki kuralına girmiyorsa, HMK 5. madde uyarınca davayı doğrudan davalının yaşadığı (MERNİS adresinin bulunduğu) il veya ilçe mahkemesinde açmanız en güvenli yoldur.
Dava açıldıktan sonra davalı taşınırsa, mahkeme yetkisiz kalır mı?
Hayır. Yetki durumu davanın açıldığı andaki verilere göre kesinleşir (perpetuatio fori ilkesi). Davanın ortasında yapılan adres değişiklikleri o davanın yetkili mahkemesini değiştirmez.
Bir davanın nerede açılacağı konusunda taraflar önceden anlaşabilir mi?
Evet. Ancak HMK m. 17 uyarınca, “yetki sözleşmesi” sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir. Tüketiciler veya işçiler gibi zayıf tarafların korunması amacıyla bu kişilerle yapılan yetki sözleşmeleri kural olarak geçersizdir.